1913 Ermeni Manastırı Van


Varagavank Ermeni Manastırı Mehmet Çoban’a emanet

Varagavank Ermeni Manastırı Mehmet Çoban’a emanet
Van merkezden sadece 10 kilometre kadar uzakta, Varaga (Erek) Dağı eteğindeki yere ‘Yedi Kilise’ deniyor. Buraya adını veren erken 11. yüzyıldan kalma yapı bugün Yukarı Bakraçlı köyünde bulunuyor. Varagavank Manastırı dönemin Vaspurakan Ermeni kralı tarafından yaptırılıyor. Zaman ve ihtiyaçla büyütülen manastır sonunda birbirine kenetli yedi kiliseden oluşuyor.
2012’de yapılmak istenen restorasyon çalışması tapuya takılınca tarihi manastırın gazeteci Fatih Altaylı’nın ailesine ait olduğu ortaya çıkmıştı. Altaylı bin senelik kutsal mekânı iade edebileceğini söyledikten sonra manastırın Ermeni toplumuna iadesi için imza kampanyası başlamış ancak istenen sonuca ulaşamamıştı.

2011’deki Van depreminde zarar gören, önündeki kulesi yıkık halde olan Varagavank resmi bir restorasyon görmedi. Yıkılan kulenin kolonları yerde, kapının çevresinde duruyor. Muhtarlık binasına bitişik yapı dışarıdan ihtişamını belli etmese de içerisi oldukça büyük ve yüksek tavanlı.
Agos gazetesinin muhabiri Nesi Altaras Van'da bulunan Varagavank Ermeni Manastırı hakkında bir makale kaleme aldı.

Her kolonun dört yüzünde freskler, duvar boyunca taş işlemede Ermeni ustalığını gösteren süslemeler bulunuyor. Arka kısmındaki büyük odada ise sol duvara asılı bir haçkar bulunuyor. Girişindeki kitabeli kapının yanındaki taşlarda Türkiye’deki birçok tarihi yapıda olduğu gibi kazınmış yazılar bulunuyor. Ancak farklı zamanlarda, değişik el yazılarıyla yapılmış bu kazımaların hepsi Ermenice. Bu detay, ziyaretçiye Ermenilerin bir zamanlar sadece bu manastırdaki papazlardan ibaret değil, bu köyün tüm halkını oluşturduğunu hatırlatıyor.


Bahçesinin önündeki demir kapıyı açınca karşımıza Mehmet Çoban çıkıyor. Gezerken bizi içeri buyur eden Mehmet Çoban köyün imamının oğluymuş. Babası ölürken ona bu kiliseye bakmayı vasiyet ediyor. Vazifesini çok ciddiye alan Çoban, tüm kardeşleri şehre taşındığı halde köyden ayrılmamış. Seneler önce Varagavank’ı ziyaret eden Vanlılara göre içerisi ahır gibi ve son derece pismiş.


Bugün ise yerler ve duvarlar Kültür Bakanlığı himayesi altındaki Akhtamar’la aynı durumda. Çoban babasının vefatından sonra kiliseyi baştan aşağı temizlemiş, duvarların resim olmayan bölümlerini silmiş. Çatısı çöken kubbelerin üzerini kendi aldığı malzemelerle tek başına kapatmış. Hatta bunları yaparken bir sefer çatıdan düşüp yaralanmış. Kapının yanına Varagavank’ın en eski bilinen fotoğrafını ve ziyaretçilerin getirdiği bazı Ermenice posterleri asmış. Küçük bir tahta masanın üzerine bir ziyaretçi defteri, dikmek isteyenler için mum ve bağış yapmak isteyenler için ufak bir kutu yerleştirmiş.