Kürdistan dağlarında son yıllarda çekilen sinema filmlerinden birisi daha önümüzdeki hafta içinde Avrupa’da izleyiciyle buluşuyor. Kendisi de aynı zamanda bir özgürlük savaşçısı olan Kürt yönetmen Halil Uysal’ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği ‘Eyna Bejnê’ (Boy Aynası), Mir Müzik Prodüksiyon şirketi tarafından DVD filmi olarak piyasaya çıkıyor. ‘Eyna Bejnê’ filmi Kürdistan dağlarındaki özgürlük savaşçılarının mücadeleleri ve yaşamlarından kesitler sunuyor. Uysal bu filminde, küçük yaşlarda gerillaya katılan Sakine’nin yaşamından yola çıkarak özgürlük dağlarını ve özgürlük savaşçılarını perdeye yansıtıyor. Dah önce de ‘Tîrêj’, ‘Nepaniya Rûye Me’ ve ‘Bêrîtan’ adlı filmlere imza atan Halil Uysal, tıpkı o filmlerinde olduğu gibi ‘Eyna Bejnê’yi de tamamen dağın olanak(sızlık)ları içerisinde çekmiş. Bir, Şehit Sefkan Kültür ve Sanat Akademisi yapımı olan ‘Eyna Bejnê’ filminin tamamı, senaryo, oyunculuk, teknik, yönetim ve güvenlik koşullarının sağlanması gibi bütün yanlarıyla Kürt özgürlük savaşçılarının ürünü. Filmde küçük yaşta gerillaya katılan ve uzun zamandır dağlarda gerillada olan Sakine’nin yaşamı anlatılıyor. Filmde Sabriye İke, Harun Hêvî, Sediq Cudi, Hêvî Şanoger (Gafur Doğan, 27 Ağustos 2004 tarihinde Kerkük Kürt Tiyatro Festivali’ne katılmak için giderken talihsiz bir trafik kazasında yaşamını yitirdi), Tofan Şilan, Bedri Zevki ve Newroz Hüner rol alıyorlar.

Sinemaya yeni bir bakış

Bir söyleşisinde, sinemaya çıkış yaptıracak düşüncenin Kürtlerin coğrafyasında doğduğunu, bunun yeni bir düşünüş, yeni bir bakış olduğunu söyleyen Halil Uysal, şunları dile getirmişti: “Hepimiz tanığız. Yeni insan, yeni düşünce, yeni yaşam, Kürdistan dağlarında yükseliyor. Bu, insanın en güçlü ifade biçimi olan sanatına da damgasını vuracaktır. Bu çağın sanatı da sanatçıları da bir çıkış arıyorlar. Bu hepimiz açısından hissediliyor. Sanatın da sanatçının da çıkışı bu yeni düşünme ve yaşama biçiminde kendisini bulacaktır. Şimdilik bu görmezden gelinse de, yokmuş gibi yaklaşılsa da, bir kaçınılmazlık olarak sanatçının önünde duruyor.’ Dağdaki sinema çalışmalarının sadece bir adım olduğunu belirten Uysal, şöyle devam etmişti: “Aslında bütün dünyaya bir şeyler anlatma çabasıdır bu... Onunla yarışmak, onlardan daha iyi yapacağımızı göstermek için değildir çabamız. Sadece o yolu gösterebilmek içindir. Şu çok iyi biliniyor ki sinema, teknoloji ve düşüncenin birleştiği bir sanat alanıdır. Bunun en uyumlu bileşimi, en güçlü eserleri açığa çıkaracaktır. Sinemanın ihtiyaç duyduğu düşünce Kürdistan şehirlerinde ve dağlarında yükseliyor.” Kürtçe olarak çekilen ve 100 dakika süren film, 21 Mart Newroz bayramında Avrupa’da tüm müzik market ve standlarda yerini alacak.
__________________