Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    10.Ocak.2009
    Mesajlar
    7,879
    Konular
    6308
    Aldığı Beğeni
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Sağlık Harcamalarını Artırmadan Özel Sağlık Sektörünü AyaktaTutmak: “Kurtuluş Reçetes

    Sağlık Harcamalarını Artırmadan Özel Sağlık Sektörünü AyaktaTutmak: “Kurtuluş Reçetesi

    ____________

    MEDİMAGAZİN KONUK YAZARI:




    Prof. Dr. Bahattin Adam
    TSTV Konya Hastanesi Genel Müdürü



    Hükümet gerçekten özelleştirme taraftarı mı? Kaliteyi daha makul fiyatlara almak istiyor mu? O zaman tüm sağlık kurumlarını denetleme pozisyonunda olan Sağlık Bakanlığı, ya kendisine bağlı hastaneleri özerkleştirmeli, ya da özelleştirmelidir. Böylece Bakanlık, enerjisini teşhis ve tedavi hizmetleri yerine koruyucu tıbbi hizmetlere, sağlık hizmetlerinin standardizasyonuna ve verilen hizmetin kalitesini kontrol etmeye harcamalıdır. Eğer Bakanlık hastanecilik yapmaktan vazgeçemiyorsa standart ve fiyat belirleme, sözleşme yapma ve denetim görevlerini bağımsız bir kuruluş olan ve hizmeti satın alan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yapmalıdır.

    SGK & Maliye Bakanlığı, kamu hastanesine giden bir hastanın kendisine maliyetini düşünerek özel sağlık kurumları için ayrı bir asgari fiyat belirlemeli ama daha ötesine, yani hastanelerin fark ücreti alıp almamasına, karışmamalıdır. Zaten serbest piyasa ekonomisinde fiyatları devlet değil, piyasanın görünmeyen eli belirler. Ya da özel sağlık sektörünün %100’den aşağı olmamak kaydıyla fark almasına müsaade edilmelidir. Eğer devletimiz çok zengin deniyorsa özel sağlık sektörü için SUT/BUT fiyatları artırılmalıdır.

    Basına yansıyan bir suistimalden sonra çıkarılan acil genelgesi yeniden gözden geçirilmelidir. Acil tanımının net bir şekilde yapılarak sadece ani acillerde fark ücretinin kaldırılması gerekir. Özel sağlık kuruluşları her durumda gereken hastaya ilk müdahaleyi yapmalı, ancak ondan sonra fark ücreti vermeyi kabul eden hastaya tıbbi tedaviye devam etmeli veya hastanın fark ücreti vermeyeceği bir kuruma gitmesi sağlanmalıdır.

    Yine etki-tepki ürünü olan Yoğun Bakım Genelgesi özel hastaneleri sıkıntıya sokmuştur. Bir hastanede verilen sağlık hizmetinin maliyetinin en yüksek olduğu birim yoğun bakımlardır. Burada özellikli sağlık personeli çalıştırmak zorundasınız. 24 saat izlemek ve en pahalı ilaçları ve sarf malzemeleri kullanmak zorundasınız. Bu durumda ya SUT’ta yoğun bakım tedavilerine ayrı bir fiyat belirlenmeli ya da özel hastanelerin makul bir ölçüde (SUT’un 3 katına kadar) fark almasına müsaade edilmelidir.

    Makul olanı, hizmet başına fatura kesilmesidir. Ancak bunun elektronik ortamda denetlenmesi şarttır. Eğer tam bir kontrol kurulması imkânsız gözüküyor ise ayaktan teşhis ve tedavilerde de paket uygulama devam edebilir. Paket uygulamasında özel sektör için ayrı bir fiyat belirlenmeli ve özel sektörün fark almasına müsaade edilmelidir. Hem fiyat hem de paketin içeriği konusunda özel sektörün de görüşü alınmalıdır. Fark ücreti verip vermeyeceğine vatandaşın karar vermesi daha doğru olur. Zaten fark ücreti vermeden yararlanabileceği hastaneler daima olacaktır. Fark alınması durumunda gereksiz gelişler, tahliller, tetkikler ve diğer tıbbi işlemler azalacaktır.

    SGK’nın, özel ve kamu ayrımı yapmadan vatandaşa verilecek sağlık hizmetini tüm sağlık kuruluşlarından satın almasına, şartları belirlemesine ve denetlemesine büyük önem veriyoruz. Ancak şartlar suistimal edenlere göre değil de dürüst çalışanlara göre belirlenmelidir. Daha da önemlisi bu şartların oluşmasında Sağlık Bakanlığı belirleyici olmamalıdır. Çünkü Sağlık Bakanlığı verilecek hizmetin kalitesini düşünmeden sürümden kazanma anlayışı ile bakıyor ve şartların mümkün olduğu kadar özel sektör aleyhinde oluşmasına katkı sağlıyor.
    Özel ve Kamu Hastanelerinin tabi olduğu yasal standartlar aynı olmalı, tüm hastaneleri kapsayan tek bir yasa (yönetmelik) hazırlanmalı ve bağımsız bir kurum tarafından kamu hastaneleri de dahil olmak üzere etkin bir şekilde denetlenmelidir.

    SGK ve bağlı müdürlüklerde vatandaşına güvenen ve pozitif düşünen personel çalıştırılmalıdır. Bu durum özellikle fatura kontrol birimlerinde önem kazanmaktadır. Aynı birimde çalışan 5 personelin bir faturayı değerlendirmesi 5 farklı şekilde olabilmektedir. Mevcut personel bir zihniyet değişikliği programına tabi tutulmalı ve fatura kontrol şekline bir standart getirilmelidir.
    Vatandaşın hastanelere gitmesi engellenmesin ve hastanesini seçebilsin. Bir süre sonra herkes bu hizmeti istediğinde alabileceğine inanırsa yılların verdiği açlık giderilmiş olur.

    Kötü niyetlilere göre uygulamaları değiştirmek veya kaldırmak yerine iyi bir denetim mekanizması ile suistimal yapanlara ağır cezalar verilmelidir. Eğer kamu ve özel sektördeki kaçaklar/suistimaller etkin bir şekilde önlenebilirse sağlık harcamalarında hatırı sayılır bir tasarruf sağlanabilir. Bu yolla sağlanan tasarruf ile SUT fiyatları makul bir düzeye getirilirse hem devlete ek bir yük gelmemiş olur hem de dürüst çalışan hastaneler ayakta kalarak devletin sağlık alanındaki yükünü paylaşmaya devam ederler.

  2. #2
    BırayeDelal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2011
    Mesajlar
    6,982
    Konular
    3984
    Aldığı Beğeni
    7
    Verdiği Beğeni
    0
    Emeğine yüreğine sağlık paylaşım için teşekkürler...

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •