Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 12 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Program Anlatımları

    Uyduyu Bilgisayara Bağlayıp Kayıt Yapmak (Resimli)
    Program Anlatımları
    Receiver ile bilgisayar arasındaki bağlantı üstteki gibi olacak. Şekilde görüldüğü gibi sadece 1 adet 3’lü kablo ve 1 adet te ufak dönüştürücü gerekmektedir. Receiverin arkasında bulunan 3 çıkıştan “sarı” olan bilgisayardaki TV Kartının girişine (genellikle o da sarı renk olur) diğer iki ses çıkışı ise (sol ve sağ olmak üzere) stereo dönüştürücü vasıtasıyla ses kartının “line-in” veya diğer adıyla “giriş hattı” na bağlanır. Bu bağlantılar yapıldıktan sonra bilgisayardaki ses ayarları yapılmalıdır

    Üstteki menüye ulaşmak için saatin bulunduğu görev çubuğundaki hoparlör görünümlü ses simgesine çift tıklanır. Çıkan pencereden “seçenekler -> özellikler -> kaydetme” seçilir ve okeye tıklanır. Böylece üstteki “Kayıt Denetimi” menüsüne ulaşılır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta : “Giriş Hattı” veya “Line-in” seçeneğinin işaretli olmasıdır. Aksi takdirde kayıt sessiz olur. Ayrıca ikinci bir önemli nokta ise; ses ayarının ful üste kadar açılmamasıdır üstten bir önceki noktada bırakılmalıdır. Yoksa ses kaydının boğuk cızırtılı olmasına sebep olur.
    * Buraya kadar olan bağlantı ve ayarlar tüm TV kartları ve kaydedici program ne olursa olsun hepsi için standarttır.
    - WinDVR ile Kaydın Yapılması -
    Aşağda WinDVR-3 ile kayıt yaparken ayarların nasıl olması gerektiğini ve nasıl kayıt yapılacağını anlatacağım. Ama genel olarak sizin kullanacağınız kayıt programının da çoğu ayarı buradaki gibi olmalıdır. Standart ayarlar bunlardır…
    1) WinDVR programını çalıştırdıktan sonra 1 numaralı okun gösterdiği düğmeden "Setup" yani ayarların yapılacağı menüye girilir.


    Üstten "Display" menüsüne gelinir. Bağlantı receiverden yapıldığı için "Channel" menü ayarlarına ihtiyacımız yok. Burada 2 numaralı okun gösterdiği yerden görüntünün "Aydınluk (Brightenes)" "Kontrast" gibi ayarları isteğe göre yapılır. Başta hepsi ortada bulunmaktadır. Resimdekiler benim ayarlarım. Menüdeki diğer ayarlar da resimdeki gibi olmalıdır.

    3) "Device" başlıklı menüde ; 3 numaralı okun gösterdiği yerden kayıt yapılacak olan donanım seçilir. Eğer bilgisayarda sadece TV kartı varsa seçmeye gerek yok otomatik seçer onu. Fakat aynı zamanda web cam gibi başka video yakalama aygıtları varsa buradan istenileni seçmek gereklidir. Eğer web cam varsa ve buradan o seçilirse web cam'den gelen görüntü kaydedilir.
    4) 4 numaralı okun gösterdiği yerden "giriş" kısmı ayarlanır. En üstteki bağlantı şemasındaki gibiyse bağlantınız buradan "Composite" girişi seçilir. Eğer onun yanındaki S-video'dan giriş yaptıysanız buradan "S-video" seçeneğini seçmeniz gerekir.
    5) 5 numaralı okun gösterdiği yerden ses kartına giriş ayarlanır. line-in yani Giriş Hattından bağladığımız için bu menüden de "Giriş Hattını" seçmek gerekir. "Audio Input" kısmı ise zaten defulttur. Ses kartı hangisiyse o olur.


    6) "Record" menüsüne gelelim. Aradaki TV menüsünü geçiyoruz. "Record Quality" kısmındaki ayar 6 numaralı okun göserdiği gibi Customed -> PAL VCD seçeneği seçilmelidir. Eğer DVD formatında (MPEG-2) kayıt yapmak isterseniz buradan DVD seçeneğini seçersiniz. Eğer daha farklı formatlarda (küçük boyutta mesela) kayıt yapmak isterseniz "Profiles" kısmından istediğiniz özelliklerde ayar yapabilirsiniz. Sağdaki menüde de seçtiğiniz kayıt profilinin teknik özellikleri görülmektedir.


    7) "Storage" menüsünde 7 numaralı okun gösterdiği yerden kayıtların nereye yapılacağı ayarlanır.
    8 numarada kaydın yapılacağı HDD bölümünde kayıt için maximum ayrılacak alan ayarlanır.


    9) "Time Shifting" menüsünde ayar 9 numaralı okun gösterdiği gibi olmalıdır. Bu ayarda kayıt işlemi manuel sonlandırılana kadar devamlı kaydeder. Fakat kilitlenme yapmaması için kayıtları 1'er saat yapar. Yani mesela kesintisiz 10 saat kayıtta bırakırsanız bunu 10 parça halinde depo eder. vol-1 vol-2... şeklinde.

    Tüm ayarları yaptıktan sonra 3. resimdeki "Kayıt Düğmesi" yazan yerden kaydı başlatabilirsiniz. Bir uyarı daha ; receiverden ses seviyesi % 80 civarında olmalıdır kayıt esnasında. Daha yüksek olursa boğulma yapar düşük olursa da kısık olur.

  2. #2
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    XP KURULUMU RESİMLİ ANLATIM
    Evet arkadaşlar benden size bir bomba daha karsınızda XP kurlumu hemde resimli evet başlıyoruz Kuracaginiz xp nin şuan itibarı ile piyasada en son sp2 olduğunu düşünerek eğer sp2 monte edilmiş bir cd ile yaparsanız çok verim alabileceğinizi düşünüyorum.
    cd yi boot olarak açtıktan sonra..
    (eger hard disk bos iseformatlanmıs ise ya da ilk satın alınmış ise otomatik olarak aşağıdaki işlemler başlayacak)
    (eger hard disk te daha once kayıtlı bir işletim sisteminiz var ise cd boot olunca karşınıza devam etmek icin herhangi bir tuş a basınız yazısı çıkacak
    )


    XP sistemimizi ve driverlarımızı tarıyor.Bu işlemin bitmemesi demek yada donması demekdonanımda bir sorunumuz var demektir.Genelde ram uygun değilse bu işlem sona ermez.

    Bu resimde enter e basıp geçiyoruz

    Bu resimde f8 e basıp şartları kabul ettiğimizi belirtiyoruz.

    Bu resimde ise normal kurulum için enter e basıyoruz.

    Bu resimde harddiskinizin bölümleri gözükecek(cde...) Hangisine kurmak istiyorsak klavye yön tuşu ile onun üzerine gelip enter e basıyoruz.c ye kuracak isek c yi seçip enter e basıyoruz

    Bu resimde kurulumun NTFS mi FAT mı kurulacağını soruyor.NTFS HIZLI yı seçip enter e basıyoruz.

    Şu an sistem dosyalarını yüklemeye hazır hale getiriyor.Bekliyoruz.(Bilgisayar reset atıp kuruluma başlar)

    XP yüklenmeye başladı.Bekliyoruz.

    Burada dil seçenekleri karşımıza çıkar.XP en uygun olanı ayarladığı için ileri deyip geçiyoruz

    Burda bilgisayarınıza isim vermenizi istiyor.İleri.

    Burda geçerli xp anahtarını (cdkey) giriyoruz.İleri.

    Burda bilgisayarınıza isim vermenizi istiyor tekrar.İsterseniz administrator e de şifre koyabilirsiniz.

    Yerel saat ve tarih ayarı..Kendinize uygun olanı seçin.İleri

    Kurulum devam ediyor.


    İnternet ayarları.Kendiniz ip vericekseniz alttaki kutucuğu işaretleyin.Yoksa üstteki otomatik seçenek zaten varolan en iyi seçeneği yapacak size. Not: eğer ethernet kartınızı tanımadıysa bu pencere gelmez.Modem penceresi gelir oraya şehir kodunuzu yazıp enter a basıp gecersınız diğer bilgileri doldurmanıza gerek yok.İleri deyin geçin

    Burası ağ bilgileri ileri deyip geçiyoruz.

    XP kurulumu devam ediyoraz kaldı

    Kurulum bitti sonundaşimdi bilgisayar ilk açılım için kendini hazırlıyor.Bekliyoruz.


    devammmm
    ....


    Ekran ayarıXP otomatik ayarladığı için tamam diyoruz.

    XP ye Hoş Geldiniz vs. vs ...İleri deyip geçiyoruz.

    İlk açılış ekranı.Bundan sonra driverlarımızı yüklüyoruz ve bilgisayarımız bebek gibi kullanıma hazır saygılar

  3. #3
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    SİSTEMİ GERİ YÜKLEME
    Evet arkadaşlar sizler için bir bomba daha bu yöntemle bilgisayarınızı kurtarabilir eski bir tarihten başlatabilirsiniz tabi alacağınız tarihte bilgisayarınız sağlamsa ve bunların yanında hafta sonu yada belli aralıklar la virüs taratması yapın kulandığınız programlara bakın yani kontrol edin pc yi
    ve bir sistem geri yükleme noktası oluşturun



  4. #4
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    ANAKART NEDIR?

    Anakart fiberglasttan yapilmis üzerinde bakir yollarin bulundugu genellikle koyu yesil bir levhadir. Ana kart üzerinde mikro islemcibellekgenisleme yuvalari BIOS ve diger yardimci devreler yer almaktadir.Yardimci devrelere örnek sistem saatidir. Bütün kartlarin anasi diyoruz; çünkü PC'nin diger bilesenleri bir sekilde anakarta baglaniyor birbirleri ile anlasmak için anakarti bir platform olarak kullaniyor; yani PC'nin "sinir sistemi" anakart üzerinde yer aliyor.

    Üzerinde yongalar transistörler veriyollari çesitli donanimlar için yuvalar slotlar baglanti kapilari soketler bulunan irice bir baskili devre. Bir PC'nin hangi özelliklere sahip olabilecegini belirleyen en önemli bilesen çünkü anakart üzerindeki elektronik bilesenler bu PC'ye hangi tür islemciler takilabilecegini maksimum bellek kapasitesinin ne kadar olabilecegini bazi bilesenlerin hangi hizlara çikabilecegini hangi yeni donanim teknolojilerini destekleyebilecegini belirliyor. Burada en belirleyici faktörlerden biri anakartin yonga seti. O halde anakart yonga setinin tanimini vererek ise baslayalim
    .

    1.1 YONGASETI

    Yongaseti (chip set) anakartin "beynini" olusturan entegre devrelerdir. Bunlara bilgisayarin trafik polisleri diyebiliriz: islemci önbellek sistem veri yollari çevre birimleri kisacasi PC içindeki her sey arasindaki veri akisini denetlerler. Veri akisi PC'nin pek çok parçasinin islemesi ve performansi açisindan çok önemli oldugundan yongaseti de PC'nizin kalitesi özellikleri ve hizi üzerinde en önemli etkiye sahip birkaç bilesenden biridir. Eski sistemlerde PC'nin farkli bilesen ve islevlerini çok sayisal yonga denetlerdi. Yeni sistemlerde hem maliyeti düsürmek hem tasarimi basitlestirmek hem de daha iyi uyumluluk saglamak için bu yongalar tek bir yonga seti olarak düzenlendi. Günümüzde en yaygin yonga seti Intel tarafindan üretilmektedir. Intel kendi yongasetlerini bunlarin destekledigi veriyolu teknolo|ilerini de temsil edecek sekilde PCIset ve AGPset olarak da adlandirmaktadir. Silicon Integrated Systems (SiS) Acer Labs Inc. (ALi) VIA gibi üretici firmalann da gelistirdigi popüler yonga setleri vardir.
    1.2 VERIYOLU

    PC'nizin içindeki bilesenler birbirleri ile çesitli sekillerde "konusurlar". Kasa içindeki bilesenlerin çogu (islemci önbellek bellek genisleme kartlari depolama aygitlari vs.) birbirleri ile veriyollari araciligi ile konusurlar. Basitçe bilgisayarin bir bileseninden digerine verileri iletmek için kullanilan devrelere veriyolu adi (bus) verilir. Bu veriyollarinin ucunda da genisleme yuvalari bulunabilir. Sistem veriyolu denince genelde anakart üzerindeki bilesenler arasindaki veriyollari anlasilir. Ayrica anakarta takilan kartlarin islemci ve bellege erisebilmelerini saglayan genisleme yuvalarina da veriyolu adi verilir. Tüm veriyollari iki bölümden olusur: adres veriyolu ve standart veriyolu. Standart veriyolu PC'de yapilan islemlerle ilgili verileri aktarirken adres veriyolu verilerin nerelere gidecegini belirler. Bir veriyolunun kapasitesi önemlidir; çünkü bir seferde ne kadar veri transfer edilebilecegini belirler. Örnegin 16 bit'lik veriyolu bir seferde 16 bit 32 bit'lik veri yolu 32 bit veri transfer eder. Her veriyolunun MHz cinsinden bir saat hizi (frekans) degeri vardir. Hizli bir veriyolu verileri daha hizli transfer ederek uygulamalarin daha hizli çalismasini saglar. Kullandigimiz bazi donanim aygitlari da bu veriyollarina uygun olarak üretilirler. Sadece iki donanim aygitini birbirine baglayan veriyoluna "port" adi verilir. (örnegin AGP = Advanced Graphics Port). Bugün PC'lerimizde ISA PCI ve AGP veriyollari bulunmaktadir. Anakartin üzerindeki farkli boyut ve renklerde yan yana dizilmis kart takma yuvalarindan bunlari taniyabilirsiniz.
    1.3 ISA

    (Industry Standard Architecture) Anakartinizin kenarina yakin yerde bulunan uzun siyah kart yuvalari ISA yu-vasidir. 17 yildan beri kullanilan eski bir veriyolu mimarisidir. 1984'te 8 bit'ten 16 bit'e çikarilmistir. Ama bugün bile 8 bitlik kartlar olabilir. Ornegin bir ISA kartin yuvaya giren iki bölmeli çikintisinin sadece bir kenarinda baglanti bacaklari varsa bu 8 bitlik bir karttir. 90'lardan itibaren çogu aygit'in daha hizli PCI modeli çiktigindan yavas yavas terkedilmeye baslanmistir; hatta bugün ISA veriyolu olmayan anakartlar bile çikmistir. 1993'te Intel ve Microsoft Tak Çalistir ISA standardini gelistirmistir. Böylece isletim sistemi ISA kartlarin konfigürasyonunu sizin jumper'larla dip svvitch'lerle bogusmaniza gerek kalmadan otomatik yapmaktadir. Yeni çikan PIII ve P4 anakartlarinda genel olarak tercih edilmemekte P4 anakartlarda kullanilmamaktadir.1.4 PCI

    (Peripheral Component Interconnect) 1993'te Intel tarafindan gelistirilen bu veriyolu 64 bit'liktir ama uyumluluk problemlen nedeniyle uygulamada genelde 32 bit'lik bir veri yolu olarak kullanilir. 33 veya 66 MHz saat hizlarinda çalisir. 32 bit ve 33 MHz PCI veriyolunun kapasitesi 133 MB/sn'dir. Anakartinizda PCI yuvalari ISA yuvalarinin hemen yaninda bulunur; beyaz renkte ve ISA'dan biraz daha kisadir. PCI veriyolu Tak Çalisir desteklidir.

    1.5 AGP
    (Advanced Graphics Port) Sadece ekran kartlari için çikarilmis bir veriyoludur. Grafik agirlikli uygulamalar gelistikçe (örnegin 3 boyutlu grafikler tam ekran video) islemci ile PC'nin grafik bilesenleri arasinda daha genis bir bant genisligine ihtiyaç dogmustur. Bunun sonucunda grafik kartlarinda ISA'dan bir ara veriyolu standardi olan VESA'ya oradan da PCI'a geçilmistir; ama bu da yeterli görülmeyince grafik kartinin islemciye dogrudan ulasmasini saglayacak ona özel bir veriyolu olan AGP 1997 sonunda gelistirilmistir. AGP kanali 32 bit genisligindedir ve 66 MHz hizinda çalisir. Yani toplam bant genisligi 266 MB/sn'dir. Ayrica özel bir sinyallesme metoduyla ayni saat hizinda iki kati veya 4 kati daha hizli veri akisinin saglanabildigi 2xAGP ve 4xAGP modlari vardir. 2xAGP'de veri akis hizi 533 MB/sn olmaktadir. Ancak sistem veriyolu hizi 66 MHz ise 2xAGP tüm bant genisligini kaplayip diger aygitlara yer birakmayacagi için 66 MHz'lik anakartlarda 1xAGP kullanilir. 100 MHz anakartlarda bant genisligi 763 MB/sn'ye çiktigindan 2xAGP ile uyumludur. AGP 4X : Günümüzde genelde kullanilan 4X modudur. Çogu anakart üreticisi bu modu destekliyor ve anakartlarinda bu teknolojiyi kullaniyor ve ayni zamanda tüm akran karti üreticileri de bu teknolojiye ayak uyduruyorlar. Bu modda AGP veriyolu hizi 66 mhz’den 100 mhz’e çikmistir. Bunun pratikte 800 MB/Sn olarak hesaplanabilen bilen bir veri transfer hizidir. Bu teknolojinin gelismesiyle bu hiz 1 GB/Sn'ye ulasmistir...
    1.6 PORTLAR KONNEKTÖRLER

    PC ile çalisirken kasa kapali oldugundan anakarti görmeyiz ama çesitli aygitlari baglamak için kasanin arkasinda yer alan girisler (portlar) dogrudan anakarta baglidir. Eski anakartlarda AT form faktörü kullanilirken bu portlar birer kablo aracili ile anakart üzerindeki konnektörlere baglanirdi; ama ATX form faktörü ile artik anakart ile bütünlesik. Yani anakartin bir kenarinda bulunan bu portlar tam kasanin arka kismindaki bosluklara denk geliyor. Bu yüzden kasalar da anakart form faktörlerine uygun olarak üretiliyor.
    Anakartiniz ve kasaniz ATX formundaysa (artik tüm yeni PC'lerde öyle) kas nin arkasinda tipik olarak bir klavye bir fare portu iki USB portu iki seri pc (COM portu) bir paralel port (LPT Portu) göreceksiniz. Günümüzde klavye ve fare için artik PS/2 portu adi verilen küçül yuvarlak 6 pinli portlar kullaniliyor. Aslinda fare seri portu da bir adaptör yardimiyla kullanabilir (veya zaten seri kablolu fareler vardir) ama kendine ait bir port olmasi daha iyidir. Seri portlara genelde harici modemler baglanir ama seri port kullanan baska aygitlar da vardir (yedel leme cihazlari dijital kameralar gibi). Paralel porta ise yazici veya tarayici baglanir. USB portlara neredeyse her tür hariç cihaz baglanabilir. Ancak USB cihazla yeni yeni yayginlasmaktadir. USB'ni özelligi seri ve paralel portlara göre çok daha hizli olmasi ve USB aygitlar üzerindeki yeni USB portlari araciligi ile uc uca çok sayida cihazin zincirleme baglanabilmesidir.
    Bunlarin disinda anakart üzerine takilan (veya bütünlesik olan) grafik karti ses karti TV karti SCSI karti gibi aygitlarin portlari da kasa arkasinda yer alir.

    Anakart üzerinde kasa içinden ulasilabilen portlar da bulunur. Bunlar genel olarak iki adet IDE portu bir disket sürücü portu anakart ile bütünlesikse SCSI portudur. Bu portlara takilan yassi kablolar araciligi ile anakartimiza sabit disk CD sürücü CD yazici disket sürücü gibi dahili cihazlari baglariz. Bir IDE portuna bagli kabloya üzerindeki iki konnektör araciligiyla iki cihaz baglanabilir.

    Bunlarin disinda anakart üzerinde islemciyi takmak için bir soket veya slot bulunur. Soket yassi dikdörtgen seklindeki islemciler üzerinde iki düzlem üzerinde (enine ve boyuna) uzanan ignelerin oturdugu yuvaya verilen addir. Günümüz anakartlarinda PGA370 tipinde 370 igneli Celeron islemciler için PGA soketleri AMD K6-2 ve K6-3 islemciler için AGP ve 100 MHz sistem veriyolu destegi bulunan Super 7 soketleri Cyrix (K6-2 ve eski Pen-tium MMX islemciler için) 66 MHz destekleyen Socket 7 tipi soketler bulunabilmektedir. Su anda ise P4 islemcilerin pin sayilarina göre 423pin ve 478pin socket yapilari mevcuttur.

    Slot ise genisleme yuvalarina benzer uzun ince dikdörtgen seklindeki islemci yuvalarina verilen isimdir. Pentium II slot tipi Celeron ve Pentium III islemciler için Slot 1 Xeon islemciler için Slot 2 adi verilen modelleri bulunur.


    1.7 ÖNBELLEK
    Bugün PC'lerde kullanilan tüm donanimlar 15 yil öncesine göre çok daha hizli. Ama her bir donanim bileseninin hizi esit ölçüde artmadi. Örnegin islemcilerdeki performans gelisimi sabit disktekilerden kat kat daha fazladir. Hani bir PC'nin gücü en zayif halkasi kadardir derler ya islemci ve bellek çok hizli olsa da yavas kalan bir sabit disk ile bu performans artisini tam anlami ile yasamaniz mümkün degildir. Islemci bos bos oturup kendisine bilgi gelmesini bekler. Tabii bunu önlemek için bazi ara çözümler gelistirildi. Örnegin yakin zamanda kullanilan bilgileri sabit diskten önbellek (cache) adi verilen bir birime aktarilmasi islemcinin ihtiyaç duydugunda sik kullanilan bilgileri bu önbellek alanindan almasi.Iste önbelleklemenin esasi budur. Bir PC'de çesitli bellek kademeleri vardir: birincil önbellek (L1 cache); ikincil önbellek (L2 cache); sistem bellegi (RAM) ve sabit disk veya CD-ROM. Diyelim ki islemci bir bilgiye ihtiyaç duyuyor. Önce gider en hizli bellek türü olan L1 önbellege bakar. Bilgi orada varsa gecikme olmaksizin bu bilgileri alir ve isler. L1 önbellekte yoksa L2'ye bakar ve buradaysa nispeten küçük bir gecikme ile bilgileri alir. Orada da yoksa önbellege göre daha yavas kalan sistem bellegine yine yoksa en yavaslari olan sabit diske veya CD-ROM vb. bilginin geldigi cihazlara bakar.

    L1 önbellek en hizlisidir ve günümüz PC'lerinde dogrudan islemci üzerindeyer alir. Bu önbellek genelde küçüktür (genelde 64K'ya kadar; Pentium III Pentium II ve Celeron islemcilerde 32K; AMD K6-2 ve K6-3 islemcilerde 64K). L2 önbellek biraz daha yavas ama biraz daha büyük olabilir. Pentium II ve III'lerde boyutu 512K'dir ve islemci ile islemci hizinin yari hizinda haberlesir. Ilk Celeron'larda yoktur; günümüz Celeron'larinda boyutu 128K'dir ve islemciyle ayni hizda haberlesir. AMD K6-2'lerde islemci üzerinde degil anakart üzerindeki bir yuvada 2GB'a kadar L2 önbellek bulunabilir ve veriyolu hizinda (66 veya 100 MHz) haberlesir. AMD K6-3'de 256K önbellek bulunur ve islemci ile ayni hizda haberlesir. AMD K6-3 L1 ve L2 önbellegi üzerinde bulundurdugu ayni zamanda kullanildiklari anakartlarda da sistem veriyolu hizinda çalisan bir önbellek daha bulundugu için 3. seviye (L3) önbellegi literatüre sokmustur.

    1.8 IRQ (KESME)

    (Inrerrupt Reguest) Bir süre PC kullanan herkes su ünlü "IRQ çakismasi" tabirini duyar. Peki nedir bu IRQ? Türkçesi "kesme"; yani islemci bir isle mesgulken bilgisayarin bir yerinden baska bir donanimdan islemciye söyle bir emir geliyor: "Benimle de ilgilen!" Yani islemcinin isini böler. Tabii islemci ayni anda çok sayida isi birden yapabilir: Klavye ve fare kullanirken bir yandan ekrana gönderilen verileri isler sabit diskten okuma yapar modemin indirdigi dosyalara bakar vs. Ama islemciye isini görmesi için ihtiyaç duyan bir aygitin ona sinyal gönderebilmesi için özel bir hatta ihtiyaci vardir. Iste buna IRQ hatti adi verilir. PC'mizde 0'dan 15'e kadar numaralanan 16 IRQ hatti vardir. Bunlar su aygitlar için kullanilabilir ("default" yani pik aygitin yani sira bu IRQ'yu kullanabilecek diger aygitlar parantez içinde verilmistir)

    IRQ 0: Sistem saati.
    IRQ 1: Klavye
    IRQ 2: Programlanabilir IRQ (Modemler COM3 ve COM 4 portlari)
    IRQ 3: COM 2 portu (modemler COM 4 ses ve ag kartlan teyp yedekleme birimlerini hizlandiran kartlar)
    IRO 4: COM 1 portu (modemler COM 4 ses ve ag kartlan teyp yedekleme birirnlerini hizlandiran kartlar)
    IRQ 5: Ses karti (LPT2 LPT3 - yani ikinci ve üçüncü paralel portlar - COM 3 COM 4 modemler ag kartlan MPEG kartlari teyp yedekleme birimlerini hizlandiran kartlar)
    IRQ 6: Disket sürücü denetleyicisi (teyp yedekleme birimlerini hizlandiran kartlar)
    IRQ 7: LPT1 yani ilk paralel port (LPT2 COM 3 COM 4 modemler ag kartlari ses kartlan teyp yedekleme birimlerini hizlandiran kartlari
    IRQ 8: Gerçek zamanli saat.
    IRQ 9: (Ag kartlari ses kartlariSCSI kartlari PCI aygitlar yeniden yönlendirilen IRQ2 aygiflari)
    IRQ 10: (Ag kartlari ses kartlari SCSI kartlari PCI aygitlar ikinci ve dördüncü IDE kanallari)
    IRQ 11: (Görüntü kartlari ag kartlari ses kartlari SCSI kartlari PCI aygitlar üçüncü ve dördüncü IDE kanallari)
    IRQ 12: PS/2 fare (Görüntü kartlari ag kartlari ses kartlari SCSI kartlari PCI aygitlar üçüncü IDE kanali)
    IRQ 13: FPU yani matematik islemci.
    IRQ 14: Birinci IDE kanali (SCSI kartlar)
    IRQ 15: Ikinci IDE kanali (Ag ve SCSI kartlar)

    Normalde bir IRQ'yu bir aygitin kullanmasi gerekir; aksi halde islemci sasirir yanlis aygita yanlis zamanda cevap verebilir. iste buna IRQ çakismasi denir. Bazen Windows Aygit Yöneticisi bölü-münden donanim aygitlarinin kaynak degerlerini degistirerek bazen kartin yerini degistirerek bu sorun çözülebilir (tüm genisleme yuvalari doluysa bazen de çözülemeyebilir). Aslinda PCI Steering adi verilen bir yolla bir IRQ'nun iki PCI aygit tarafindan kullanilmasi mümkündür. Ama bunun için aygitin ve sürücülerinin bu islemi desteklemesi gerekir. Bu konunun detaylarina da Windows ile ilgili bölümümüzde deginecegiz.

    1.9 DMA Kanallari

    Dogrudan bellek erisim (Direct Memory Access) kanallari sistem içinde çogu aygitin dogrudan bellek ile veri alis verisi için kullandigi yollardir. IRQ'lar kadar "ünlü" degillerdir çünkü sayilari daha azdirve daha az sayida donanimda kullanilirlar. Bu yüzden de daha az soruna yol açarlar. Bildiginiz gibi islemci PC'nin beynidir. Eski PC'lerde islemci neredeyse her seyi üstlenirdi; tabii tüm donanim aygitlarina veri göndermek ve onlardan veri almak isini de. Ancak bu pek verimli olmazdi; islemci veri transferi ile ilgilenmekten baska islemleri dogru dürüst yerine getiremezdi. DMA sayesinde bazi aygitlar kendi aralarinda veri transferi yapip bu yükü islemcinin üzerinden aldilar. DMA kanallari normalde yonga setinin bir bölümünü olusturur. Bir PC'de 8 DMA kanali bulunur ve 0'dan 7'ye kadar numaralandirilir. DMA'lar genelde ses kartlari disket sürücüler teyp yedekleme birimleri yazici portu (LPT1) ag ve SCSI kartlari ses özelligi olan modemler tarafindan kullanilirlar.
    1.10 BIOS

    BIOS'un açilimi Temel Giris Çikis Sistemi'dir (Basic Input/Output System). PC'deki en temel seviye yazilimdir; donanim ile (özellikle de islemci ve yongasetiyle) isletim sistemi arasinda bir arayüz görevi görür. BIOS sistem donanima erisimi ve üzerinde uygulamalarinizi çalistirdiginiz ileri düzey isletim sistemlerinin (Windows Linux vs.) yaratilmasini saglar. BIOS ayni amanda PC'nin donanim ayarlarini kontrol eder; PC'nin dügmesine bastiginizda boot etmesinden ve diger sistem islevlerinden sorumludur. BlOS da bir yazilimdir dedik; bu yazilim anakart üzerindeki BIOS yongasi üzerinde tutulur. Eskiden BIOS bir ROM (Read Only Memory) idi. Yani sadece okunabiliyordu üzerine yazilamiyordu. Daha sonra eklenen yeni donanimlara göre BlOS'ta güncelleme yapilmasinin gerekmesi üzerine Flash BIOS adi verilen yazilabilir/güncellenebilir BIOS yongalari kullanilmaya basladi. Böylece kullanicilar daha güncel bir BIOS sürümünü anakart üreticisinin Web sitesinden indirerek yükleyebilirler.

  5. #5
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0


    BELLEK Nedir?

    Biraz düşündüğümüz zaman hayatımıza bellek terimlerinin ne kadar çok girdiğini görmek insanı hayrete düşürüyor. Çoğu hayatımızın ve kelime dağarcığımızın bir parçası oldu bile.(RAM ROM Tampon Bellek (cache-önbellek) Dinamik RAM Statik RAM Flash Bellek Sanal Bellek Video Bellek BIOS)

    Önünüzde duran bilgisayarda bellek olduğunu zaten biliyorsunuz. Fakat muhtemelen bilmeyeceğiniz bir şey her gün kullandığınız elektronik aletlerin de aslında bir çeşit belleğe sahip olduğu. Birkaç örnek vermek gerekirse cep telefonları el bilgisayarları araba radyolarınız Video CD çalarınız ve televizyonlarınız. Bu aletlerin her biri farklı tipteki bellekleri farklı yöntemlerle kullanıyorlar.

    Temel Bilgiler:

    Teknik olarak bellek herhangi bir şekilde elektriksel verinin depolanması işlemidir fakat günümüzde hızlı ve geçici depolama anlamında kullanılmaktadır. Eğer bilgisayarınızın işlemcisi devamlı olarak sabit diskinize erişmek zorunda kalsaydı çalışma performansı ciddi bir şekilde düşerdi. Veriler bilgisayarınızın belleğinde tutulduğu zaman işlemciniz bu verilere kat kat daha hızlı erişebilir.



    Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi işlemci belleğe farklı yollardan erişir. Veriler ister sabit bir depolama kaynağından (sabit disk) yada her hangi bir giriş kaynağından (klavye fare) gelirse gelsin bunların çoğu öncelikle RAM (Random Access Memory) belleğe gider. Bu aşamadan sonra işlemci kendi için gerekli olan küçük veri parçalarını tampon bellekte (Cache) saklar.

    Bilgisayarınızdaki bütün parçalar (işlemci sabit disk ve işletim sistemi gibi) takım halinde çalışır bu takımın en önemli ve en gerekli parçası bellektir. Bilgisayarı açtığınızdan itibaren kapatana kadar işlemciniz bellekleri kullanır. Bu aşamada akıllarda daha rahat kalması için bilgisayarı bir ofise benzetebiliriz. Bu durumda işlemci ofiste çalışan insan sabit disk dosyalarınızı sakladığınız dolaplar bellek ise sizin masanız olacaktır. Kullanmak istediğiniz dosyalara hızlı erişmek her seferinde gidip dolaptan çıkarmamak için onları masa üstünde tutmak en akıllıcasıdır. Bellek yani masa ofislerde olmazsa olmaz parçalardandır.

    Şimdi tipik senaryoya birlikte göz atalım:

    - Bilgisayarınızı açtınız.

    - Bilgisayar açılış verilerini ROM'dan (read-only memory - Sadece okunulabilen bellek) okur ve açılış testlerini (POST- power on self test) bütün aygıtların doğru çalıştığından emin olmak için yapmaya başlar. Bu testin bir parçası olarak bellek denetleyicisi bütün bellek adreslerini hızlı bir okuma/yazma işlemiyle test eder.

    - Bilgisayar basit giriş/çıkış sistemini (BIOS basic input/output system) ROM'dan yükler.

    - BIOS bilgisayar hakkında depolama aygıtları açılış sırası güvenlik Tak ve Çalıştır özelliği gibi en temel bilgileri sisteme sunar.

    - Bilgisayar işletim sistemini sabit diskten belleğe yükler tabii ki sadece sistem için hayati olan kısımlar bellekte sistem kapanana kadar kalır. Bu işlemcinin işletim sistemine direk ve hızlı erişimini sağlar.

    - Siz herhangi bir uygulama başlattığınızda bu öncelikle belleğe yüklenir. Tabi bellek kullanımını düzenlemek açısından sadece gerekli parçalar belleğe yüklenir. Bir uygulama açıldıktan sonra kullanılmak için açılan herhangi bir dosyada belleğe yüklenir.

    - İşiniz bitip dosyayı kaydedip kapattığınız zaman dosya uygun olan depolama birimine (sabit disk) yazılır ve uygulama bellekten silinir.

    Yukarıdaki listede görüldüğü gibi kullandığınız uygulamalar her defasında belleğe yüklenir ve silinir. Bu basitçe bilgisayarın geçici belleğinde yani masa üstünüzde bilgileri kullandığınız anlamına gelir. İşlemci tekrar eden süreçler halinde gerekli olan veriyi bellekten ister üzerinde gereken işlemleri yapar ve belleğe tekrar yazar. Çoğu bilgisayarda bu işlem saniyede milyonlarca kez tekrar edilir. Bir uygulama kapatıldığında o ve onun kullandığı dosyalar bellekten diğer uygulamalara yer açmak için silinir. Eğer değişiklikler sabit bir depolama aygıtına bellekten silinmeden kaydedilmezse veriler kaybolur.



    Masaüstü bilgisayarlarla ilgili en temel sorunlardan biri bilgisayarların neden bu kadar çok belleğe ihtiyaçları olduğudur. Tipik bir bilgisayar üzerinde L1 ve L2 tampon bellekler normal sistem belleği sanal bellek ve sabit disk bulundurur. Peki neden bu kadar çok? Cevabı size bellek hakkında bir çok şey öğretebilir.

    Hızlı ve güçlü işlemciler performanslarını mümkün olduğunca artırmak için veriye kolay ve hızlı erişmek isterler. Eğer işlemci gereken veriyi alamazsa doğal olarak durur ve beklemeye başlar. Yaklaşık 1 Ghz hızında çalışan modern işlemciler ciddi miktarlardaki veriyi işleyebilirler (potansiyel olarak milyarlarca byte kadar). Bilgisayar üreticilerinin önündeki sorun ise bu performansı yakalayabilen belleklerin çok pahalıya mal olması.

    Üreticiler bu sorunu sıralı bellekler kullanarak yani pahalı ve hızlı olan belleklerden az miktarda kullanarak ve bunu daha yavaş fakat nispeten daha ucuz olan belleklerle destekleyerek çözmüşler.

    Okuma/yazma yapabilen en ucuz bellek çeşidi sabit disklerdir. Sabit diskler ucuz büyük ve kalıcı depolama alanı sağlarlar. Sabit disklerde ucuza depolama yeri alabilirsiniz fakat depolanan veriye ulaşmanız biraz zaman alır. Sabit disklerin ucuz ve yavaş olması onları işlemci bellek sıralamasında en sona atmıştır bu çeşit belleklere sanal bellek denir. Sanal bellek normal sistem belleğinin (RAM) yetmediği koşullarda kullanılmak üzere işletim sistemi tarafından sabit disk üzerinde oluşturulan bir çeşit bellektir.

    Sıralamaya göre bir sonraki bellek çeşidi RAM'dir. İşlemcinizin bit değeri onun aynı anda ne kadar veriyi işleyebileceğini gösterir. Örneğin 16 bit'lik bir işlemci aynı anda 2 byte veriyi işleyebilir (1 byte = 8 bit -> 16 bit = 2 byte ) ve 64 bit'lik bir işlemcide 8 byte.

    Megahertz ise işlemcinin bir işlemi yapma hızıdır yada diğer bir deyişle saniyedeki saat turudur. Dolayısıyla 32 bit PIII-800 Mhz bir işlemci saniyede 4 Byte'ı 800 Milyon kere işleyebilir. Tabi bu değerler teoriktir ve diğer performans kriterleri (boru hattı - pipelining gibi) göz önüne alınmamıştır. Bellek sisteminin görevi ise bu büyük miktarlardaki verinin işlemciye aynı hızda ulaşabilmesidir.

    Bilgisayarın sistem belleği tek başına bu hızı karşılamaya yetmeyebilir. İşte bu sebeple tampon bellekler kullanılır. Tabi hızlı bellek her zaman için iyidir. Bugün birçok bellek 50-70 nano saniye arasında çalışmaktadır. Bir belleğin okuma/yazma hızı ise bellek tipine bağlıdır (DRAM SDRAM RAMBUS gibi). Bu bellek çeşitlerini başka bir yazıda açıklayacağız.

    Bellek hızı veriyolu genişliği (bus width) ve veriyolu hızıyla (bus speed) doğru orantılıdır. Veriyolu genişliği belleğin işlemciye saniyede aynı anda gönderebildiği bit sayısıdır. Veriyolu hızı ise saniyede gönderilen bit grupları miktarıdır. Bir veriyolu turu (bus cycle) verinin işlemciye gidip belleğe geri döndüğünde gerçekleşir.

    Örneğin 100 Mhz 32 bit veriyolu teorik olarak 4 byte (32 bit = 4 byte) veriyi saniyede 100 Milyon kere gönderebilirken 66 Mhz 16 bit veriyolu 2 byte'lık bir veriyi saniyede 66 Milyon kere gönderebilir. Eğer basit bir hesap yaparsak işlemcinin 16 bit'ten 32 bit'e çıkması ve veriyolu hızının 66 Mhz'den 100 Mhz'ye çıkması işlemciye verinin 4 kat fazla ulaşması anlamına gelir. (400 Milyon byte yerine 132 Milyon byte)



    Gerçekte ise durum faklıdır. Bellek her zaman en yüksek hızda çalışmaz. Gecikme (latency) teorik hızı ciddi bir şekilde etkilemektedir. Gecikme bir veriyi okumaya başlamak için geçen saat turları anlamına gelmektedir. Örnek olarak 100 Mhz'lik bir bellek bir veriyi 0.00000001 saniyede gönderme kapasitesine sahip olduğu halde bu veriyi bulup okuma işlemine başlamak 0.00000005 saniyeye kadar uzayabilir. Bu gecikmeyi önlemek için işlemciler patlama yöntemi (Burst Mode) denilen bir yöntem kullanmaktadır.

    Patlama yöntemi işlemcinin istediği verilerin arka arkaya gelen bellek hücrelerinde yazılı olduğu varsayımı üzerine çalışır. Bellek denetleyicisi işlemcinin bir sonraki aşamada isteyeceği verinin şu an kullanılandan hemen sonraki hücrede olduğunu tahmin eder ve arka arkaya birkaç hücreyi birden okur. Bu şu anlama gelir. Okunacak verinin sadece ilk bit'i gecikmeden tam olarak etkilenir. Birbirini izleyen hücreleri okumak belleğe ciddi anlamda zaman kazandırır.

    Hızlandırılmış patlama yöntemi normalde birbirinden kısa çizgiyle ayrılmış 4 rakamla ifade edilir. İlk numara birinci hücreyi okumaya başlamak için geçen süreyi ikinci üçüncü ve dördüncü rakamlarsa arkasından gelen hücreleri okumak için gereken saat turlarını gösterir. Örnek olarak 5-1-1-1 size ilk bit'i okumak için 5 saat turu ve diğerlerini okumak için 1 saat turu gerektiğini gösterir. Tabi ki bu rakamların az olması bellek performansın artması anlamına gelir.

    Patlama yöntemi genellikle boru hattı yöntemiyle birlikte kullanılır. Boru hattı yöntemi gecikmeleri azaltmak için uygulanan diğer bir yoldur. Boru hattı gönderilen veriyi sanki bir montaj hattındaymış gibi organize eder. Bellek denetleyicisi hücrelerden aynı anda birkaç kelimeyi okur o anda gerekli olanları işlemciye gönderir ve aynı anda bir veya birkaç kelimeyi de belleğe yazar. Bu iki yöntem beraber kullanıldığında belleklerin gecikme süreleri ciddi şekilde azaltılabilir.

    Peki neden en hızlı belleği satın almıyoruz? Belleğin ve sistemin veriyolu hızları ve veriyolu genişlikleri bir birine uygun olmalıdır. 100 Mhz'lik bir belleği 66 Mhz'lik bir sistem de kullanabilirsiniz fakat bellek kendinin 66 Mhz çalışmaya zorlar ve 100 Mhz'lik bir belleğin hiçbir avantajı kalmaz. Ayrıca 32 bit'lik bir bellek 16 bit'lik bir sisteme de uymaz.

    Tampon Bellek (Cache- Önbellek):

    Ne kadar geniş ve hızlı bir veriyolunuz olsa da verilerin işlemciye ulaşması yinede çok zaman alır. Tampon bellekler bu dar boğazı çözmek için üretilmişlerdir. Bu belleklerin asli görevi işlemcinin devamlı kullandığı bilgileri akılda tutmaktır. Bunun için işlemcinin içine doğrudan Düzey 1 (Level 1) adı verilen bir çeşit bellek konulmuştur. Bu bellek boyut olarak çok küçüktür. 2 KB 'dan 64 KB' a kadar değişir. Düzey 2 (Level 2) bellek ise işlemcinin içinde bir yerde konumlandırılmıştır ve boyutları 64 KB'dan 2 MB'ta kadar değişir. Genelde bilgisayarlarda işlemcinin ihtiyacı olan veriler %95 oranında tampon belleklerden karşılanır.

  6. #6
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    SABİT DİSK (HARDDİSK)
    Disketlerden farklı olarak sabit diskler havayla temas etmeyecek şekilde dış etkenlere karşı metal bir kutunun içinde korunurlar. Dışardan görülebilen: sürücü metal kutu ve birkaç elektronik devredir. Metal kutuyu açıp içindeki diski görmenin de kolay bir yolu yoktur. Çünkü kasanın açılması sabit diskin harap edilmesi anlamına gelir. Bu kutuların sadece “temiz oda” denilen havaları filtrelenmiş odalarda özel kıyafetler giymiş görevli kişilerce açılmaları gerekir. Bazı sabit diskler taşınabilir kutular içinde sunulsa da büyük bir çoğunluğu sabittir. Bunlara ‘Winchester” adı verilir.


    Veriye Erişim

    Disketler ve sabit diskler arasında çok büyük farklılıklar olsa da temelde eşittirler. Veriler; manyetik desenler şeklinde ve dairesel olarak diskler üzerine yazılırlar. Bu dairelerden her biri iz adını alır ve eşit büyüklükte olan sektörlere ayrılır. Manyetik kafa; diskin dış kenarından merkezine doğru hareket eder istenilen bilgilerin bulunduğu izde durur ve aradığı sektörün diskin dönmesi esnasında altından geçmesini bekler. Aşağıdaki şekilde de sektörlere bölünmüş izler görülmektedir.

    Disket ve Sabit Diskler Arasındaki Farklar
    Sabit disklerin disketlerden temel ve en önemli farkları çok daha hızlı çalışmaları ve verileri daha yoğun bir şekilde saklamalarıdır. 5.25’lik bir disket 40 iz içerirken yine 5.25’lik olan bir sabit disk 1000 tane iz içerebildiği gibi. bir iz üzerinde de 4 kat daha fazla veri saklayabilir. Bu kadar yüksek bir veri yoğunluğu disk yüzeyine çok yakın hareket edebilen; çok küçük bir manyetik kafa gerektirir. Her dikey hareket manyetik kafanın zıplamasına sebep olabileceği için diskler; manyetik bir alaşımla kaplı ve çarpmalara karşı dayanıklı bir alüminyum plakayla sabitleştirilir. Daha önce de belirtildiği gibi sabit diskler kendilerine has süratleriyle de tanınmışlardır. Normal bir disket dakikada 300 İle 360 dönüş yapmasına karşın sabit diskler dakikada 3600-15000 arası dönüş yapar. Bu sürat manyetik kafa için de geçerlidir. Sabit disklerin manyetik kafaları izlerin üzerinde çok yüksek bir süratle hareket ederler. Bütün bunlar montajda çok dikkatli ve hassas bir çalışma gerektirir.


    Sabit disklerde veri okuyabilme kabiliyetinin geliştirilmesi amacıyla ortak bir eksen üzerine bir çok disk yerleştirilmiştir. Bu diskler eksenin içinde veya altında bulunan bir motorun çalışmasıyla harekete geçerler. Aşağıdaki şekilde gerçek bir sabit diskin büyütülmüş hali görülmektedir.

    SABİT DİSKİN PERFORMANSI NELERE BAĞLIDIR?

    Genel sistem performansı üzerinde sabit diskin performansının önemli bir yeri vardır.Sisteminiz ne kadar güçlü olursa olsun yeterli bir diskiniz yoksa beklediğiniz etkiyi göremezsiniz.Sabit diskin performansı üzerinde şu etmenlerin rol aldığı söylenebilir;
    A. Dönme hızı
    B. Bir track üzerindeki sector sayısı
    C. Seek (arama) zamanı .kafa dönme zamanı ve silindir dönme zamanı
    D. Rotasyonel gecikme
    E. Veri erişim süresi
    F. Sabit disk üzerindeki Cache (Önbellek) miktarı
    G. Verinin diskler üzerindeki organizasyonu
    H. Transfer oranı
    I. Ara birim (EIDE / SCSI)


    A. DÖNME HIZI

    Dikat edilmesi gereken en önemli unsur dönme hızıdır.Dönme hızı sabit disk içinde verilerin üzerine yazıldığı plakaların kendi etrafında motorlar yardımıyla bir dakikadaki dönme miktarıdır.Dönme miktarı RPM (Rotation Per minute) birimi ile ölçülür.Ve bu değer her sabit disk için daima sabittir ve bu dğerin yüksek olması tercih edilir.Çünkü hızlı bir dönüş daha yüksek veri transferi oranı ve daha yüksek performans demektir.Plakalar ne kadar hızlı dönerse kafanın okuyabileceği alan mesafesi daha artacak ve bu da verilerin yönetimini hızlandıracaktır.Ama bu hız artışı beraberinde gürültü ve daha fazla ısınmayı da getirmektedir.
    B. TRACK ÜZERİNDEKİ SEKTÖR SAYISI

    Track üzerindeki sektör sayısı sabit disklere göre çeşitlilik göstermektedir.Ve sektör sayısı ne kadar yüksek olursa manyetik kafa bir dosyanın okunmasında veya yazılmasında o kadar az hareket eder.

    Ayrıca kafalar verileri plaka üzerinde genelde dışarıdan içeriye doğru yazdıkları ve dış tarafta sektörler için daha geniş bir alan olduğu için veri transfer oranını etkilemektedir.

    C. ARAMA ZAMANI (SEEK TIME)
    Bu süre veriye istendikten ne kadar süre sonra kafa tarafından ulaşılabildiğini gösterir ve önemli olan değer arama süresinin ortalamasıdır.
    Ama üreticiler tarafından belirtilen süre kafa herhangi bir yerdeyken rastgele erişim süresidir.Ortalamanın dikkate alınmasının nedeni sürenin yakın mesafelerde kısa iken tam iç ve tam dış noktalar arasında maksimum olmasındandır.Bu sürenin kısa olması tercih edilmelidir.

    Buna ek olarak kafa dönme ve plaka dönme süreleri de oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir.Bir sabit diskteki tüm kafalar tek bir hareketli kola bağlı olduğundan iki kafa arasında verinin okunması ve yazılması süre farkını belirtmekte ve ortalama bir değeri göstermektedir.

    Yine ms cinsinden ifade edilen silindir dönme süresi ise verinin yazılırken ve okunurken bir sonraki track’ e geçiş süresidir.

    D. ROTASYONEL GECİKME

    Rotasyonel gecikme kafanın uygun track üzerine geldiğinde plakanın dönmesi sırasında doğru sektörü beklemesinden kaynaklanır ve aslında bu gecikme doğrudan dönme hızına bağlıdır.Birimi ms (milisaniye) olan gecikme süresi 700 rpm’de 4 ms iken 5400 rpm’de 6 ms ortalama seviyelerindedir.
    E. VERİ ERİŞİM SÜRESİ

    Veri erişim süresi seek (arama) zamanıkafa dönme zamanı ve silindir dönme zamanı üçlüsünün kombinasyonundan oluşur.Verinin hangi trackta olduğu aranıp bulunur doğru sektörün gelmesi beklenir ve okunur.İşte bu 3 işlemin oluşturduğu ve bazen bilgisayarımızın karşısında saç-baş yolduran bu süredir.

  7. #7
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    TFT MONİTÖRLER

    TFT Nedir?
    Modern ekran teknolojileri katot ışın tüplü (CRT) veya düz panel ekranlar olmak üzere sınıflandırılır. Tüplü cihazlar büyüktür ve oldukça fazla yer kaplarlar. Düz paneller yani tüpsüz olanlar ise adından da anlaşıldığı gibi düzdürler ve çok yer kaplamazlar. Düz panel ekran kategorisi kendi içinde LCD (likit kristal) plazma ve LED (ışık yayar diod) gibi teknolojilere sahiptir. Işık yayanlar ve arka plan ışığını üzerinden geçirenler olarak da ayırt edilmeleri mümkündür.
    TFT-LCD olarak adlandırılan bu cihazlar arkadan aydınlatmalı ekranlar sınıfındadır. STN ve DSTN (pasif matris LCD) teknolojileri de kullanılır ancak günümüzde sadece çok düşük fiyatlı taşınabilirlerde rastlanmaktadır.



    TFT'ler Nasıl Çalışır?
    TFT 'Thin Film Transistor'ün kısaltılmışı olup pikselleri aktif olarak denetleyen elementleri tanımlar. Bu sebepten "aktif matris TFT" olarak da adlandırılırlar. Görüntü nasıl oluşur? Temel prensip basittir: Her biri renk verebilen çok sayıda pikselden oluşan bir panel sayesinde. Bu amaçla bir kaç adet florasan tüpten gelen siyah ışık kullanılır. Örneğin tek bir pikselin aydınlanması için yapılması gereken şey ışığın geçmesine izin verecek ya da vermeyecek bir kapı veya diyafram koymaktır. Bu basit açıklamayla anlatılabilmesine karşın bunu gerçekleştiren teknoloji elbette çok karmaşık ve kapsamlı. LCD (Liguid Crystal Display) sıvı kristal esasına dayalı düz panel monitörler için kullanılır. Sıvı kristaller moleküler yapılarını değiştirebilirler ve bu yüzden farklı seviyelerde ışığın içlerinden geçmesini sağlayabilirler (ya da ışığı bloke edebilirler). Yönlendirici filtreler renk filtreleri ve iki sıralama katmanı ne kadar ışığın geçeceğini ve hangi renklerin yaratılacağını belirler. Katmanlar iki cam panel arasında konumlandırılır. Sıralama katına özel bir voltaj verilerek elektrik alanı oluşturulur ve böylece sıvı kristaller hizalanır. Ekrandaki her nokta (piksel) katot ışın tüplü ekranlarda olduğu gibi 3 farklı bileşene ihtiyaç duyar biri kırmızı biri yeşil ve biri de mavi için.
    En yaygın TFT teknolojisi Twisted Nematic olarak adlandırılır. Aşağıda bu tür TFT'lerin nasıl çalıştığı açıklanıyor. Elbette başka teknolojiler de bulunmaktadır. Bunlar Bakış Açısı Teknolojileri başlıklı bölümde açıklanıyor

    Hangi Özellikler Daha Önemli? - Önemli Bazı Kavramlar

    Diyagonal Ekran Boyutunun Tanımı
    Bildiğiniz gibi monitörler boy olarak ekranın diyagonal uzunluğu ile sınıflandırılırlar. Örneğin 17 inç denildiğinde çapraz iki köşe arasındaki çizgi uzunluğu alınır. Tüplü bir monitörde "izlenebilir alan" her zaman tüpün diyagonal boyutundan küçüktür. TFT panellerde ise kasanın içinde görüntü verilmeyen bir kenar kısmı bulunmaz. Bu sebepten belirtilen diyagonal boyut her zaman izlenebilir alana eşittir yani kayıp söz konusu olmaz. Yine bu sebepten dolayı da 15.1 inç bir düz panel ekran izlenebilir boyutu itibarıyla 17 inç bir tüplü monitöre eşittir.


    Bakış Açısı
    Bu önemli bir kavram. Zira TFT'lerde tüplülerde olduğu gibi her bakış açısından aynı görüntüyü alamazsınız. Yani monitörün tam karşısından ve sağından ya da solundan bakıldığında ekran farklı görülür. Arkadan aydınlatma ışığı çeşitli filtrelerden sıvı kristallerden ve hizalama katmanlarından geçtiği için tek bir yönde hareket eder. Mesela çoğunluk ekranı dikey olarak terk eder. Eğer kullanıcı monitöre çok açılı bakarsa karanlık ya da bozulmuş renkler görebilir. Bu etki örneğin banka veznelerinde kullanışlı olabilir ama genelde istenmeyen bir durumdur. Üreticiler de daha iyi bakış açıları geliştirebilmek için üzerinde uğraştığı birçok teknoloji var: IPS (in-plane switching) MVA (multi-domain vertical alignment) ve TN+film (twisted nematic ve film). Maksimum bakış açısı ideal kontrast oranının onda birine düştüğü nokta olarak tespit edilir. Örneğin ekrana tam dik açı gibi.

    Kontrast Oranı
    Kontrast oranı maksimum ve minimum parlaklık değerlerinden türetilir. Verilerin arası ne kadar büyükse o kadar iyi olduğu kabul edilir. Bu 500:1 gibi yüksek kontrast oranına sahip tüplü monitörler için bir sorun teşkil etmez. Böylelikle foto gerçekçi kalite sunarlar. Siyah bir resim göstermek tüplü bir monitör için problem olmazken TFT'lerde arka ışığın parlaklığını değiştirmek zordur ve cihaz çalıştığı sürece de açık kalırlar. Siyah bir resim gösterebilmek için sıvı kristaller gelen ışığı tamamen tutarlar. Ancak bunu mükemmel yapmak fiziksel olarak mümkün olmadığından bir miktar ışık sızması yaşanır. Üreticiler de halen bu sorun üzerinde çalışmaktalar. İnsan gözü için kabul edilebilir değerler 250:1 üzeridir.


    Parlaklık
    TFT'nin başarılı olduğu bir özellik. Temel olarak maksimum parlaklık arka ışığı sağlayan florasan tüpler tarafından belirleniyor. Metrekareye 200 ve 250 candela (cd/m2) parlaklık birimi sorun değil. Daha yüksek parlaklık değerlerine de ulaşmak teknik olarak mümkün ancak gereksiz çünkü kullanıcıyı kör etmenin bir alemi yok.
    Tüplü monitörlerde maksimum parlaklık 100 ila 120 sd/m2'dir. Daha yüksek değerlere çıkmak katot tabancaları için devasa voltaj hızlanması gerektirdiğinden zordur. Ayrıca daha fazla parlaklık yüksek emisyon değerlerine yol açabilir ve fosfor ömrünü kısaltma gibi yan etkiler de yaratabilir.


    Piksel Hataları
    Bunlar genelde hatalı transistörlerden kaynaklanırlar. Ekranda nokta olarak saptanabilirler. Bozuk transistörden dolayı ışık piksele ulaşamaz bu nokta karanlık kalır veya sürekli parlak kalmasına yol açar. Bu olay grup halinde görülürse daha da rahatsız edici olur. Ne yazık ki ekrandaki maksimum ölü piksel sayısını belirleyecek bir standart henüz oluşturulmamış her üretici kendine göre bir sayı belirlemiştir. 3 ila 5 adet ölü piksel normal denilebilir. Bu tür mal satın alırken kontrol etmekte fayda var çünkü bu onarılması imkansız hatalar genelde üretim safhasında oluşur. Son bir detay: Bu hatalı piksel sayısı sonradan artmaz tabii eğer parmağınızla ya da başka nesnelerle ekrana bastırmazsanız.

    Tepki Süresi
    Birçok TFT'nin halen hareket eden resimlerde (mesela video) sorunları var. Bunun nedeni de sıvı kristallerin tepki süresi. Yeni TFT'lerde 20-30 milisaniye arası değerler normaldir. Bir örnekle açıklayacak olursak standart bir film saniyede 25 kareden oluşur bu da tek karenin 40 milisaniye'de gösterilmesi anlamında gelir. Sıvı kristaller tepki olarak çok yavaş olduklarından bu sahnede bir miktar bulanıklaşma ya da hareketlerde kesiklik görülebilir. Ancak genelde tepki süresi yeterli olduğundan TFT'ler için "bunlarda film seyredilmez" demek yanlış olacaktır.


    Renk Kalitesi-Analog Giriş Sinyallerini Hazırlamak
    Dijital düz panel ekranlara kıyasla standart bir VGA bağlantı noktası ile donatılmış modeller analog resim sinyallerini önce tekrar dijitale çevirmek zorunda olduğundan renk kalitesinde kayıplar oluşabilir. Kimi üreticiler düşük performanslı sadece 18 bit veriler ile başa çıkabilen (3x6 bit ; kırmızı yeşil ve mavi renklerin her biri için 6 bit) analog-dijital çeviricilerde ısrar ediyor. Sonuç olarak sadece 262 bin 144 renk (RGB taklidi) gösterilebiliyor. Oysa ki Gerçek Renk modu en azından 16.7 milyon renge ihtiyaç duymakta.

  8. #8
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    MİCROSOFT WORD - KELİME İŞLEM PROGRAMI

    Microsoft Word Nedir?
    Microsoft word büroda iş yerinde yani günlük hayatta yapılan her türlü yazışmaların bilgisayar yardımıyla yazılmasını sağlayan programlara Kelime işlemci Programı adı verilir. Piyasada kullanılan birçok kelime işleme programı vardır. Bunlarda en yaygı kullanıma sahip olanı Word kelime işleme programıdır. Kullanıcıya sağladığı kolaylıklardan dolayı tercih edilen bir kelime işlem programıdır.

    Office programları bir ofis içerisinde gerekli olabilecek tüm programları kapsayan bir paket programlar bütünüdür. İlk olarak Microsoft firması tarafından oluşturulan bir pakettir. Office paketinin piyasaya sürülmesi 1995 yılında olmuştur. Bu paketin içinde şu programlar yer almaktadır;

    Microsoft Word

    Microsoft Excel

    Microsoft Access

    Microsoft Powerpoint

    Microsoft Outlook


    Ondan sonra 1997 yılında çıkan office 97 ve en son olarak 1999 yılında çıkan office 2000 paketi piyasaya sürülmüştür. Ondan öncesinde ise word excel ayrı programlar şeklinde zaten satılıyordu. Office adı altında bunlar toparlanmış ve bir bütün haline dönüştürülerek daha kapsamlı bir hale getirilmiştir.

    Word penceresinin öğeleri şöyledir:

    Başlık Çubuğu:
    Program ve belgenin ismini gösterir. Eğer belge penceresi ekranı kaplıyorsa belgenin Başlık çubuğu görüntülenmez. Başlık satırlarından sürükleyerek pencerelerin yerlerini değiştirebilirsiniz. (Ekranı kaplayan pencerelerin yerlerini değiştirmek olası değildir.)

    Simge Durumuna Küçült Önceki Boyut ve Kapat düğmeleri
    Program ve belge pencerelerini simge durumunda çalıştırmak bunların ekranı kaplaması için kullanılır. Program penceresini simge durumunda çalıştırırsanız pencerenin görüntüsü ekrandan kaldırılır ve adı Görev Çubuğu üzerine eklenir. Pencereyi yeniden açmak için Görev Çubuğu üzerindeki program ismini tıklayın. Belge penceresini simge durumunda çalıştırırsanız pencerenin görüntüsü ekrandan kaldırılır ve adı program penceresinin sol alt bölümüne eklenir. Pencereyi yeniden açmak için belge ismini tıklayın. Program penceresinin tüm ekranı ya da belge penceresinin program penceresini kaplaması için Simge Durumuna Küçült düğmesini tıklayın. Bu düğmeyi yeniden tıklarsanız pencere bir önceki boyutuna döner. Kapat düğmesi üzerinde çalıştığınız belgenin ya da programın kendisinin kapatılması için kullanılır. Eğer açık belge(ler) üzerinde değişiklikler yaptıysanız ve bunları henüz diske kaybetmediyseniz. bunları kaydetmek isteyip istemediğinizi soran bir iletişim penceresi açılır.

    Menü çubuğu:
    Menü çubuğu komutları seçebileceğiniz menüleri barındırır. Her bir kelime bir komut grubu olan menüyü ifade eder. Menüler üzerine tıklayın ve açıları listeden bir komutu tıklayarak seçebiliriz. Bir menü komutu soluk renkteyse bunun anlamı bulunduğunuz aşamada o komutun kullanılamayacağıdır. Bir menü komutunun yanında ok işareti görüyorsanız bunun anlamı komutun içinde başka komut seçenekleri de var demektir. Bazı komutların karşısında Ctrl+ ifadesini ve bir karakteri görürsünüz. Bu ifade. Söz konusu menü komutunun menüyü açmadan Ctrl ve belirtilen tuşa basarak klavyeden de verilebileceğini gösterir.

    Araç Çubukları:
    Araç Çubukları programın fonksiyonlarına (komutlarına) kolayca ve çabucak erişmenizi sağlayan düğmeleri barındırır. Belirli bir fonksiyona erişmek için bu düğmeleri kullanabiliriz. her programın kendine ait bir penceresi ve araç çubuğu vardır. Çünkü kullanım amaçlarına yönelik hızlı ve pratik kullanma isteği araç çubuklarını daha cazip hale getirmektedir

    Cetvel:
    Yatay cetvel belgenizi duyarlı olarak biçimlendirmenize tablolar oluşturmanıza olanak verir. Dikey cetveli de belgenizi biçimlendirmek için kullanabilirsiniz.

    Yazı imleci (Cursor):
    Klavyeden yazdıklarınızın nerede belireceğini gösterir. Klavye işaretçisi olarak ta kullanılır. Faremizi kullanmadan yazılar üzerinde işlemler yapmak için kullanılır.

    Kaydırma Çubuğu:
    Düşey ve yatay kaydırma bantları pencerenin görünmeyen bölümlerini izlemenize olanak verir. Kaydırma bantlarının iki ucundaki küçük okları tıklayarak ya da kaydırma çubuğu üzerindeki kutuyu sürükleyerek sayfaların bölümlerini görebilirsiniz.

    Görünüm Butonları:
    elgemizi ekran içindeki görüntüleme şekillerini değiştirir bu konu daha sonraki Görünüm menüsünde işlenecektir.

    Durum Çubuğu:
    Durum çubuğu: Belge üzerinde çalışırken pencerenin altında Word ile ilgili bilgi ve ileti gösterir Üzerinde çalıştığınız belge hakkında Boyut yardım sağlar. Bir araç çubuğu düğmesi ya da bir menü komutu hakkında yardım almak için imleci bu öğeler üzerine getirin. Durum çubuğunda söz konusu öğeyle ilgili kısa bir yardım bilgisini okuyabilirsiniz.

    Bu bilgiler şunlardır;

    Sayfa 4: Aktif olan sayfanın numarasını belirtir.

    Böl 1: Bölüm numarasını belirtir.

    4/5: Belgede toplam sayfa sayısı 5 üzerinde çalıştığımız sayfa 4’tür.

    Bşl 75cm: Ekleme noktası ile sayfanın üstü arasındaki düşey uzaklıktır.

    Sat: Sayfanın üstünden ekleme noktasına kadar olan satır sayısıdır.

    Süt: Sol kenar boşluğundan ekleme noktasına kadar olan sütun sayısıdır.

    Kay: Makro kaydedicinin durumunu belirtir.

    Dim: Düzeltme işlemi etkindir.

    Seç: Seçileni genişlet tuşu aktiftir.(F8)

    Üyz: Insert tuşu kullanımı aktiftir.

    Not:Word Processor Programın versiyonu kurma biçimine ve program içinde yaptığınız özelleştirmelere bağlı olarak sizin ekran görünümünüz yukarıdakinden farklılar gösterebilir.

    Temel Metin İşlemleri
    İmlecin Farklı Biçimleri
    İmleç o andaki konumuna göre farklı işlevlere sahiptir ve o andaki işlevini göstermek için farklı biçimleri şunlardır:

    Ok İmleci: İmleç bu biçimde iken tıklayarak menu komutu araç çubuğu düğmesi gibi bir nesneyi seçebilir ya da sürükleyerek nesneleri taşıyabilirsiniz.

    Ters ok şeklindeki imleç: İmleç bu şekildeyken tıklayarak çift tıklayarak ya da üç kez tıklayarak metni seçebilirsiniz.

    İmleci: Metni seçmek ya da yanıp sönen imlecin yerini değiştirmek için kullanılır.
    şeklindeki imleç: Genellikle bir çizimin yapılabileceğini gösterir.

    Yardım İmleci:normal ok işaretçisinin yanında ? bulunan ve Bir nesneyi tıklayarak o nesne hakkında bilgi alabileceğimiz işaretçidir.

    Taşıma İmleci: Çizim nesnelerinin taşınabileceğini gösterir.

    Boyutlandırma İmleci: Nesnelerin boyutunun değiştirilebileceğini gösterir.



    Metin İşlemleri
    Word programını başlattığımızda boş bir belge açılır. Belgenin pencere içinde kalan beyaz alanı sizin çalışmanızı yapacağınız kağıdınızdır. Beyaz alanın başında yanıp sönen bir imleç bulunur. Bu imleç klavyeden yazdıklarınızın nerede belireceğini gösterir.

    Bir metin yazmak için Klavyeden yazdıklarınız yanıp sönen bir imlecin olduğu yerin solunda belirir. Satır sonuna geldiğinizde satıra sığmayan sözcükler bir alt satırın başına kaydırılır; bunun için sizin bir eylemde bulunmanıza gerek yoktur.

    Herhangi bir metni yukarıdaki gibi yazdıktan sonra Enter tuşuna basarak yeni bir paragrafa başlayabiliriz. Tekrar Enter tuşuna basıp bir satır boş bırakabiliriz.

    Bu Uygulamagerek aynı firma tarafından yazılmış olması gerek Windows 98 bir çok işleve olanak verebilen kullanımı kolay bir işletim sistemi olmasından sebep; Windows 98'in sunduğu tüm olanaklardan yararlanır. Böylece güçlü ve gücüne erişilmesi kolay olan bir program doğmuştur.

    Yazılı metni silmek :
    Sileceğiniz metnin sonuna ya da başına tıklayıp. Klavyedeki Back space (Geri) ya da Delete (Sil) tuşuna gerektiği kadar basarak birer birer karakter silebiliriz. Sileceğiniz metin uzunsa bu metni seçip Backspace ya da Delete tuşuna bir kez basın. (Metnin nasıl seçileceği aşağıda açıklanmıştır.)

    Araya metin eklemek :
    Metni ekleyeceğiniz yere tıklayarak veya yön tuşları ile araya eklenti yapılacak kelimeler arasına yazı imlecimizi yetirin artık klavyeden metni yazabiliriz. Diyelim ki Metni bir başka metinle değiştirmek itiyoruz şuana kadar ki öğrendiklerimiz ile önce siler sonra araya ekleriz. Bir başka metodu ise değiştireceğiniz metni seçip direk olarak Klavyeden yeni metni yazabiliriz bu sayede hız ve zaman kazanmış oluruz.

    Metin Seçme Teknikleri
    Seçmek Windows programlarında önemli bir kavramdır. Seçerek özneyi vereceğiniz komutun yapacağınız eylemin neyi etkileyeceğini belirtmiş olursunuz.

    Bir metin bloğunu seçmek için: farenin düğmesi basılıyken- I imlecini metin bloğu üzerinde sürükleyin ve farenin düğmesini bırakın. Yada; I imlecini seçeceğiniz metin bloğunun başına ya da sonuna tıklayın. Shift tuşu basılıyken I imlecini seçeceğiniz metin bloğunun sonuna ya da başına tıklayın. İki tıklama arasında kalan metin seçilir.

    Bir sözcüğü seçmek için: Sözcük üzerine çift tıklayın.

    Bir satırı seçmek için: İmleci ters bir ok şeklini alacak biçimde belgenin sol sınırı üzerine seçmek istediğiniz satırın karşısına getirin ve çift tıklayın.

    Bir paragrafı seçmek için: Paragraf üzerine üç kez tıklayın. Yada; İmleci ters bir ok şeklini alacak biçimde belgenin sol sınırı üzerine seçmek istediğiniz paragrafın karşısına getirin ve çift tıklayın.

    Bir metin sütununu seçmek için: Alt tuşu ve farenin düğmesi basılıyken imleci sütun üzerinde sürükleyin.

    Belge içindeki tüm metni seçmek için:İmleci ters bir ok şeklini alacak biçimde belgenin sol sınırı üzerine getirin. Ctrl tuşu basılıyken tıklayın. Metni seçili durumdan çıkartmak için herhangi bir yere tıklamanız yeterli olacaktır.

    Kes ve Kopyala İşlemleri
    Belge içerisinde veya farklı bir belgede bulunan bir metni veya bir nesneyi belge içerisinde bir yere kopyalamak için aşağıdaki metotları kullanabilirsiniz ;

    Düzen menüsü - Kopyala
    Fare sağ tuş - alt menü – Kopyala

    Araç çubuğu – Kopyala

    Klavyeden kısayol komut tuşları



    Sürükle ve Bırak Yöntemiyle Metnin Taşınması ve Kopyalanması

    Bu tip bir işlem yapmak için Windows içinde kullandığınız bütün kes-kopyala işlemleri geçerlidir. Bir ifadeyi belge içinde bir başka yere kopyalamak ya da bir ifadeyi belge içinde bir başka yere taşımak isterseniz Sürükle ve Bırak yöntemini kullanabilirsiniz de

    Bir ifadeyi Sürükle ve Bırak yöntemiyle kopyalamak için:

    Kopyasını çıkartacağınız Kelime veya kelime grubunu seçebiliriz. İmleci seçtiğiniz ifade üzerine getirip farenin düğmesini ve klavyenizdeki Ctrl tuşunu basılı tutarken ifadeyi kopyanın çıkartılacağı noktaya sürükleyin. Ctrl tuşunu ve farenin düğmesini bırakın.

    Bir ifadeyi Sürükle ve Bırak yöntemiyle taşımak için:

    Taşıyacağınız Kelime veya kelime grubunu seçebiliriz. İmleci seçtiğiniz ifade üzerine getirip farenin düğmesini basılı tutarken ifadeyi taşıyacağınız noktaya sürükleyin. Farenin düğmesini bırakın.

  9. #9
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    DOSYA MENÜSÜ
    Yeni (Ctrl-N):
    Boş WORD belgesi (dosyası) yada daha önceden hazırlanan belge şablonlarından yeni belge açar.

    Aç (Ctrl-O):
    Daha önce yazılmış Word veya Word Programının dosyasını açar.

    Açılacak dosyanın bakılacağı klasör: Açmak istenilen dosyayı seçmek; diğer klasörlere sabit diskin diğer bölümlerine geçmek CD ile Ağ komşularına geçmek internet'te dosya seçmek için kullanılır. Açılmak istenen dosya bulunduktan sonra ya Aç komut düğmesine basılır ya da seçilmek istenen dosya üzerine çift tıklanır. Normal durumda Dosya-Aç ya da Standart Araç Çubuğunda Aç simgesi seçildiğinde Belgelerim klasörü açılır. Diğer klasörlere geçmek için kullanılır. Diğer klasörlere geçmek ya da görmek için simgesi üzerine basılır. Açılan pencereden geçmek istenilen klasör seçilir.



    Bir Düzey Yukarı: Alt dizinden bir üst dizine çıkmak için kullanılır. Örnek: C ana dizininde bulunan Belgelerim dizini içindeyken C ana dizinine çıkmak için bir kez tıklanır. Bir kez daha basılırsa Bilgisayarım'a geçilir.

    Web'de ara: İnternet'te bir dosya aramak için kullanılır.

    Sık Kullanılanlara bak: Sık kullanılan dosyalar içinden bir dosya seçmek için kullanılır.

    Sık kullanılanlara ekle: Sık kullanılan dosyalara seçilen dosya eklenir. "Sık Kullanılanlara bak" seçeneğinde dosyaları görmeye yarar.

    Liste: Dosya isimleri ve klasörlerin isimlerini alt alta görmek için kullanılır.

    Ayrıntılar: Dosyaların "Adı" "Boyut" "Tür" "Değiştirilme Tarihi" hakkında bilgi verir. Bu başlıklar üzerine tıklandığında sıralama yapar. Örneğin: "Adı" seçeneği üzerine tıklanırsa dosya adlarına göre sıralama yapar. "Değiştirilme Tarihine" yazısı tıklanırsa en son yazılan dosyadan ilk önce yazılan dosyaya göre sıralanır. Bu şekilde dosya bulmak daha kolay olur.

    Özellikler: Dosyanın özellikleri hakkında bilgi verir. Kim ne zaman ne kadar sürede de ... bu dosyayı oluşturmuş. Sözcük sayısı harf sayısı paragraf sayısı ... hakkında bilgi verir.

    Ön izleme: Dosyayı açmadan içini görmeye yarar. Büyük dosyaların açılması zaman alır/yavaş çalışır.

    Metin ya da özellik: Dosya içinde geçen bir sözcük ya da ifade bu kutucuğa yazılır. Şimdi Bul komut düğmesi tıklandığında belirtilen sözcük ve ifade aranır. Eğer aranan sözcüğü içeren dosya/dosyalar bulunursa isimleri listelenir.

    Gelişmiş bul seçeneği

    Dosya Adı: Adı bilinen bir dosyanın aranıp bulunması için kullanılır. Dosya adı yazılır. Şimdi Bul düğmesine basılır. Bulunulan dizin içinde arama yapar. Eğer alt klasörler de aranmak isteniyorsa Gelişmiş düğmesine basılır. Gelişmiş Bul penceresi açılır. Alt Klasörleri Ara yazısının yanında bulunan kutucuk üzerine basılır. Şimdi bul kutusu tıklanır.

    Bazen dosya adı anımsanmaya bilinir. Bu durumlarda dosya içinde bulunan bir sözcük deyim ya da cümle Değer kutusu içine yazılarak arama yaptırılır. Bu durumda bulunulan dizin içindeki word dosyaları içindeki metinlerde aradığınız sözcüğü içeren dosyaları bulur ve listeler.

    BÜYÜK/Küçük harf eşleştir: İşaretli değilse büyük ve küçük harflere duyarlı değildir. Örneğin Bilgisayar BİLGİSAYAR bilgisayar sözcükleri birbirinin aynıdır. Eğer işaretlenirse bu sözcükler birbirinden farklıdır.

    Arama Kaydet: Yapılan arama sonuçlarını kaydetmeye yarar.

    Arama Aç: Daha önce kaydedilen arama sonuçlarını ekrana getirir.

    Aç penceresinde dosya işlemleri:

    Dosya Silme: Yazılan bir dosyanın silinmesi için dosya üzerindeyken farenin sağ tuşuna basılır. Açılan pencerede Sil komutu seçilir. Silmek istediğinizden eminseniz EVET komut düğmesine basılır. Emin değilseniz yaptığınız işlemi iptal ediniz. Dosya açıksa silme işlemi yapılamaz.

    Dosya/Klasör Adı Değiştirme: Yazılan bir dosyanın adını değiştirmek için (dosyanın açık olmaması gerekir) dosya üzerindeyken farenin sağ tuşuna basılır. Açılan pencerede Yeniden Adlandır seçilir yada F2 tuşuna basılır. Yeni dosya ismi yazılıp klavye üzerindeki Enter tuşuna basılır.

    Dosya Kopyalama: Yazılmış bir dosyayı diskete kopyalamak için dosya üzerindeyken farenin sağ tuşuna basılır. Açılan pencereden Gönder-"3 1/2 Disket A"seçilir.

    Kapat:
    Açık olan etkin WORD belgenizi (dosyasını) kapatır.

    Kaydet (Ctrl-S):
    Açık olan belgeyi kaydeder. Eğer belge ilk kez kaydediliyorsa Ad Tür ve konum belirmeniz için Farklı Kaydet penceresi açılır. Dosya adı kısmına dosyaya verilmek istenen isim yazılır. Word yazdığınız metnin ilk satırını geçerli dosya adı olarak önerir. Eğer bu ismi kabul ediyorsanız Kaydet komut düğmesi tıklanır ya da Enter tuşuna basılır.


    Belgenin Kaydedilmesi: Bir programı kullanarak yaptığımız çalışmalar bilgisayarımızın belleğinde yer alır. Bellek elektrik gücüyle beslenir; bilgisayarımızın güç düğmesini kapatırsanız yaptığımız tüm çalışmaları kaybederiz. Çalışmalarımızın kalıcı olması için bunları disk ya da disket gibi bir ortama kaydetmelisiniz. Böylece daha sonra bunları yeniden açabilir ve üzerlerinde çalışmayı sürdürebilirsiniz.

    Bir belgeyi ilk defa kaydedecekseniz Dosya menüsü menüsünden Kaydet komutunu verin. Ya da Standart araç çubuğundaki kaydet düğmesini tıklayın. farklı kaydet iletişim penceresi açılır. kayıt yeri kutusunun sağındaki aşağı ok simgesini tıklayın. Kaydetme yerini seçebileceğiniz bir liste açılır. Açılan listede belgeyi kaydedeceğiniz ortamı(Sürücü veya klasör) üzerine tıklayarak seçebiliriz.

    Seçtiğiniz ortamın içeriğini ortadaki beyaz alanda görebilirsiniz. Belgenizi bu ortamda bulunan bir klasörlerden birinin içine kaydetmek istiyorsanız söz konusu klasörü çift tıklayıp içerisine girebilirsiniz. Eğer yeni bir klasörün içine kaydetmek isterseniz; iletişim kutusu araç çubuğunda bulunan yeni klasör yarat butonunu tıklayarak yeni bir klasör yaratıp fareniz ile çift tıklayarak içine girebilirsiniz

    Dosya adı kutusuna belgeniz için bir belge ismi verebilirsiniz (Max 256 karakter). Eğer dosyaya bir isim verilmezse word bu dosyayı otomatik olarak isimlendirir örneğin belge1 şeklinde. Belge ismini yazdıktan sonra belge türünüzü kayıt türü seçeneğinden istediğiniz belge türüne değiştirebilirsiniz kaydet düğmesini tıklayın. Belgeniz seçtiğiniz ortama kaydedilir.

    Daha sonra belge üzerinde bir değişiklik yaparsanız belgeyi bu haliyle de kaydetmek istediğinizde sadece kaydet komutuna tıklamanız yeterli olur. bu kez Farklı Kaydet iletişim penceresi açılmayacaktır. Çünkü belgenin nereye ne isimle ve hangi belge türünde kaydedileceği bellidir. Önceden kaydedilmiş bir belgenin başka bir isim tür veya ortama kaydedilecekse farklı kaydet seçeneği kullanılabilir. Word farklı türlerde veya farklı programlarda yazılmış ve kaydedilmiş belgeleri açabildiği gibi kaydedebilmektedir. Aksi belirtilmediği sürece belgeyi Word belgesi olarak kaydeder.

    Word dosya kayıt türü: Her dosya kaydedişinizde Word ‘ ün kullanmasını istediğiniz dosya biçimini seçiniz. Belgeyi farklı türde kaydetmek için kaydet diyalog penceresinde yer alan kayıt türü liste kutusundan istenilen tür seçilir. Word de hazırlanmış belgeler aşağıda belirtilen programlar tarafından kullanılacak şekilde kaydedilebilir.

    HTML belgeleri: Belge internet üzerinde yer alabilecek sayfa biçiminde kaydedilir.

    MS-DOS için WordPerfect: Belge Ms-Dos altında çalışan WordPerfect programının 5.x ve 6.0 sürümlerinde kullanılacak şekilde kaydedilir.

    Windows için WordPerfect: Belge windows altında çalışan Wordperfect programının 5.x ve 6.0 sürümlerinde kullanılacak şekilde kaydedilir.

    Microsoft Excel: Belge Excel programının 2.x 3.0 4.0 5.0 95 ve 2000 sürümlerinde kullanılacak şekilde kaydedilir.

    Windows için Microsoft Word: Word un 2.x sürümünde kullanılacak şekilde kaydedilir.

    Microsoft word: Belge Word 6.0 ve word 95. sürümlerinde kullanılacak şekilde kaydedilir.

    Macintosh için Microsoft Word:Belge macintosh bilgisayarlarda yer alan word programının 4.x ve 5.x sürümlerinde kullanılacak şekilde kaydedilir.

    Microsoft Works: Belge Windows 95’te çalışan works programının 4.0 sürümünde kullanılacak şekilde kaydedilir.

    Salt Metin: Metni biçimlendirmesi olmadan kaydeder. Tüm bölüm sonlarını ve yeni satır karakterlerini paragraf imlerine dönüştürür ANSI karakter kümesini kullanır.

    MS-DOS Salt metin : Salt metinle aynı şekilde dosyaları dönüştürür. MS-Dos tabanlı programlar için standart olan genişletilmiş ASCI karakter kümesini kullanır. Belgeleri word ve windows tabanlı olmayan programlar arasında paylaştırmak için bu biçim kullanılır.

    Satır sonlu salt metin satır sonlu Ms-Dos salt metin: Metnin biçimlendirmesi olmadan kaydeder. Tüm satır sonlarını bölüm ve sayfa sonlarını paragraf imlerine dönüştürür. Satır sonları korunmak istenmiyorsa bu biçim kullanılır.

    MS-DOS Metni: Satır sonlarını korur girintileri tabloları satır boşluklarını paragraf boşluklarını ve Sekme duraklarını yaklaştırmak için dönüştürülmüş belgeye boşluklar ekler. Bölüm ve sayfa sonlarını paragraf imlerine dönüştürür. Bir belgeyi sayfa düzenini koruyarak bir metin dosyası biçimine dönüştürmek için kullanılır.

    Zengin metin biçimi: (Rich text Format- RTF) Tüm biçimlendirmeleri kaydeder. Biçimlendirmeleri diğer programların okuyup yorumlayabileceği hale dönüştürür.

    Farklı Kaydet:
    Daha önce kayıtlı olan dosyayı farklı konum tür isimde kaydetmek için kullanılır. Kaydet ya da farklı kaydet penceresinden Seçenekler Komut Düğmesi seçilirse seçenekler iletişim penceresi açılır. Bu isteğimizi aynı zamanda araçlar–seçenekler –kaydetme sekmesinden de gerçekleştirebiliriz

    Her zaman yedekle Belgeyi her kaydettiğinizde belgenin önceki sürümünü yedek olarak kopyalar. Her yeni yedek öncekinin yerini alır. Word yedeği özgün haliyle aynı klasör içinde (.Bak uzantısıyla)kaydeder. Her zaman yedekle seçeneğini seçtiğinizde Word hızlı kaydet onay kutusunu temizler çünkü Word un yedek oluşturabilmesi için tam kayıt yapması gerekir.

    Hızlı kaydetme yapabilsin Yalnızca belge içindeki değişiklikleri kaydederek kayıt hızını arttırır. Belge içindeki çalışmanızı bitirdiğinizde belgenin tümünü tamamen kaydedebilmeniz için Hızlı kaydet onay kutusunu temizleyin. Tam kayıt belgenizin dosya boyutunu küçültebilir.

    Belge özelliklerini sor Bir belgeyi ilk kez kaydettiğinizde Dosya menüsünden özellikler iletişim kutusunu açar. Böylece başlık konu yazar ana hat sözcükler ve açıklamalar gibi çeşitli belge özellikleri girilebilir.

    Normal şablonu kaydetmeden önce sor Wordden her çıkışınızda yazı tipi ve kenar boşlukları gibi varsayılan ayarlarda yapılan değişiklikleri kaydetmek isteyip istemediğimizi soran bir ileti görüntüler. Bu onay kutusu temizlendiğinde Word otomatik olarak Boyut sormadan Normal şablonunu kaydeder.

    True Type yazı tiplerini karıştır: Belgeyi birlikte belgeyi oluşturmak için kullanılan True Type yazı tiplerini de saklar. Bu belgeyi açan diğer kişiler belgede bulunan yazı tipleri bilgisayarında yüklü olmasa bile bu yazı tipleriyle belgeyi görüp yazdırabilirler.

    Yalnızca kullanılan karakterleri katıştır Belgenizdeki True Type yazı tipleri için yalnızca belge içinde gerçekten kullandığınız yazı tipi biçimlerini katıştırır. Böylece belgenizin boyutu küçülebilir. Bir yazı tipinde 32 veya daha az sayıda karakter yazdıysanız Word yalnızca bu karakterleri katıştırır. Bu seçenek yalnızca True Type yazı tiplerini katıştırır. Onay kutusu seçiliyse kullanılabilir.

    Verileri yalnızca formlar için kaydet Ekran formuna girilen verileri veri tabanı içinde kullanabilmeniz için sekmeyle sınırlı tek bir kayıt olarak kaydeder. Word dosyayı salt metin dosya biçiminde kaydeder.

    Arka planda kaydedilmesine izin ver Belgeleri artalanda kaydeder. Böylece kaydederken Word içinde çalışmaya devam edebilirsiniz. Word artalanda kayıt yaparkendurum çubuğunda titreşen disk simgesi belirir.

    Otomatik kaydetme bilgilerini kaydetme sıklığı: Dakika kutusuna girdiğiniz zaman aralığı (1’den 120 ‘ ya kadar bir sayı girin) içinde belgenin kurtarma dosyasını otomatik olarak oluşturur. Bilgisayarınız kilitlenirse (yanıt vermeyi durdurursa)veya aniden güç kaybı olursa Wordu yeniden başlattığınızda Word otomatik olarak kurtar dosyasını açar. Otomatik kurtar dosyası özgün belgenizden kaybolmuş olabilen kaydedilmemiş bilgileri içerir. Özgün belgeniz zarar gördüyse otomatik kurtar bilgilerinizi kurtarabilirsiniz.

    Parola Seçenekleri Belgelere erişimi sınırlamak veya belgeleri değişikliklere karşı korumak için parola yazın veya salt okunur önerilir. Seçeneğini seçebiliriz.

    Açma parolası: kutusuna bir parola yazarsanız kullanıcı doğru parolayı girdiğinde belge açılır. Parolayı unutur veya kaybederseniz belgeyi açamazsınız. Parola küçük/büyük harfe duyarlıdır ve harf sayı ve simgelerden oluşan en fazla 15 karakter içerebilir.

    Değiştirme parolası: kutusuna parola yazarsanız kullanıcı doğru parolayı girdiğinde belge düzenlenmek üzere açılır. Parolayı unutur veya kaybederseniz belgeyi yalnızca salt okunur olarak açabilirsiniz. Parola küçük / büyük harfe duyarlıdır ve harf sayı ve simgelerden oluşan en fazla 15 karakter içerebilir.

    HTML olarak kaydet:
    Word dosyasını (.doc uzantılıdır) HTML dilinde kaydeder. .html uzantılı dosyalar internet explorer netscape gibi internet gezginlerinde (browser) gözükür. Diğer bir deyişle internette de gözükecek duruma gelir.

    Sayfa Yapısı:
    Sayfa kenar boşlukları ve Kağıt boyutu ve yönü (yatay-dikey) gibi kullanılan kağıdın yapısı ile ilgili seçenek ayarları yapılır. Belgeyi yazdıracağınız sayfanın özelliklerini belirlemek için Dosya menüsü menüsünden Sayfa Yapısı komutunu vererek Sayfa Yapısı penceresi açın. Kenar Boşlukları Kağıt Boyutu Kağıt kaynağı ve Düzen sekmelerini tıklayarak Kenar Boşlukları kağıt boyutunu kağıt kaynağını ve belge düzenini belirleyebilirsiniz.

    Kenar Boşlukları sekmesi: Belgenin tek ve çift numaralı sayfalarının Kenar Boşlukları birbirlerinin ayna görüntüsü şeklinde ise karşılıklı Kenar Boşlukları seçeneğini devreye sokun. Kağıdın üst alt sol ve sağ tarafında bırakılacak boşlukların ölçülerini ilgili kutulara yazın. Üstbilgi ve Alt bilginin kenarlardan uzaklığını Kenardan Uzaklık alanındaki kutulara yazın. Yaptığınız tercihlerin belgenin hangi bölümüne uygulanacağını Uygula açılır listesinden seçebilirsiniz.

  10. #10
    -GuLé- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    ***4326;***9829;***4326;AsKuM_RuKéN***4326;***9829;***4326;
    Üyelik tarihi
    01.Şubat.2009
    Mesajlar
    235
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Kağıt Boyutu sekmesi: Kağıt Boyutu açılır listesinden kullandığınız kağıt boyutunu seçebilirsiniz. Eğer standart bir kağıt türü kullanmıyorsanız Kağıt Boyutu açılır listesinden Özel Boyut seçeneğini tıklayın ve Genişlik ve Yükseklik kutularına kağıdın en ve boyunu yazın. Yönlendirme seçenekleri kağıda boylamasına ya da enlemesine mi kullanılacağınızı belirler.

    Kağıt kaynağı sekmesi: Bu pencerede kullandığınız yazıcıya göre kağıdın yazıcıya nasıl besleneceğini seçebilirsiniz. İlk sayfanın ve diğer sayfaların nasıl besleneceğini İlk Sayfa ve Diğer Sayfalar açılır listelerinden seçebilirsiniz.

    Düzen sekmesi: Bölüm Başlangıcı açılır listesinden geçerli bölümün (imlecin içinde bulunduğu bölüm) başlangıç yerini seçebilirsiniz. Üstbilgi ve Altbilgi alanındaki Tek ve Çift Sayfalarda Farklı ve İlk Sayfada farklı seçenekleri tek ve çift numaralı sayfaların Üstbilgi ve Alt bilgilerinin farklı olmasını sağlayabilirsiniz

    Baskı Önizleme:
    Yazılan metinin kağıtta nasıl gözüktüğünü gösterir. Metin üzerinde değişiklik son dakika değişiklikleriniz yapmanızı sağlar.


    İstenilen yazıcıdan yazının tamamını yazdırmak için Tümü seçeneği işaretlenir. İmlecin üzerinde bulunduğu sayfayı yazdırmak için Geçerli sayfa işaretlenir.

    Bir metinin tümü değil de istenen sayfaları yazdırmak için istenilen sayfanın numarası ya da numaraları yazdırılır. 1. ve 3. sayfaları yazdırmak için Sayfa kutucuğuna 13 yazılır. Ardışık gelen 234 ve 5. sayfalarını yazdırmak için 2 - 5 yazılır. 5. Sayfa ve sonraki sayfaları yazdırmak için 5- yazılır.

    Kopya sayısı: Yazdırılacak metini 1 kopyadan fazla bastırmak istediğimizde Kopya sayısı kutucuğuna yazılır. Örneğin 3 yazıldığında aynı sayfadan 3 kopya yazıcıdan çıkar.

    Harmanla: 3 sayfalık bir metinde 2 kopya alındığında 123. Sayfalardan 1 kopya çıkar. Daha sonra 123. Sayfalar çıkar. Eğer bu seçenek işaretlenmezse sayfalar 112233 sırasıyla çıkar.

    Seçenekler - Yazdırma sırasını ters çevir: basılacak sayfaları tersten basar. 4 sayfalık bir metin çıkarılmak istenildiğinde önce 4. Sayfa sonra 3 2 1. Sayfalar çıkar.

    Gönder: Bir fax alıcısına word belgesi göndermek için kullanılır. Bunun için bir fax programı yüklenmiş olması gerekir.

    Özellikler: Word belgemizin konusu başlığı nerede ve hangi kategori içeriğinde yazıldığı gibi özelliklerini verir.

    Açılan son dosyalar:
    Açılan son dosyalar listelenir bu varsayılan adedi 4 isteğe bağlı olarak araçlar-seçenekler iletişim penceresinden arttırılabilir (max 9 adet).

    Çıkış: (Alt+F4)
    Word programından çıkılır.

Benzer Konular

  1. Kpss eğtim bilimleri ( program geliştirme )
    Konu Sahibi BeDirhAn Forum KPSS Sınavına Hazırlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Ocak.2010, 08:45

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •