Siz kaç beyazla kapladınız bu yarayı?
Kaç boyun sizin pervasızlığınız altında kaynadı.

Sizin silahlarınızın namlusu yüzünden,
Kaç Ana kendini namluların önüne attı.
------
Kaç çocuğun giysisi kefeni oldu.
Çok kafalar kesildi ve
bir çoğu kez biz sizin elinizle öldürüldük.
Ey Azmışlar!
Unutulmaz Gelyê Zilan ( Zilan Yaylası),
Kınalı Yürekler ve Kasapların Uçurumu,
Yerdeki bedenlerin acısı,
Kinle yoğrulmuş özlem damatların yüreklerinde
Hayaller yağmalanmış, ve sonu olmayan masallar,
-----
Tarihin ellerini bağladılar.
Günleri yasakladılar.
Yüceliği gecelere verdiler.
Gece ki Soğuk, karanlık ve uzun,
Çocuklar hayallerini tanıdılar.
Devletim kuru yaralar üzerinde parçalanmış,
Susuz ve Susuzluktan kavrulmuş.
Islak gökyüzünün üzerinde rahmansız.
Yüreğimi iyileştirmeye yardım etmediler.
ve aç Kartallar ölüm halayını oluşturuyorlardı.
ve Kan kaynıyordu.
-----
Sıcak Harran’ın ısısı,
Peygamber çocukları,
Ve bir çocuk ağıt söyledi.
Ne beklemekle geçen zamanı,
Ne de ölümü kabul etmedi
Kış ayının soğuğunda,
Gül ve Gülçinler açtı.
Yaraları tırpanladı ölümün dibinde,
Gülmeyen yüzünü güldürdü.
Ve hiç gülmeyen gözlerini,
-----
Yaşlandılar artık bozkurtlar.
Ululamaları dağlarda ve köylerde,
Dışarda ve içerde,
İşçilerine çağrı yaptılar.
Vietnam ormanlarındaki kirli ellere sahip
adamların torunları,
ve Kasap Sebra Uşatila’nın kuzenleri,
ve Korkak komşuları,
-----
Gelin!
gelin biz paylaşalım.
Öldürelim, Yok edelim.
Bugün benim sıram,
ve yarında sizin,
ve geldiler ,
Edepsizce hakları için kurtlar.
-----
Ey, Kahpe Dünya!
Ne yapıyorsun sen?
Kirli Haçlar
ve
Şahinlerin Gökgürültüsü saklanabilir mi?
Özgürlüğü kısıtlamış insanların,
bilekleri pas tutmuş kelepçelerle bağlanabilir mi?
Savaş kafeslerde kilitlenebilir mi?
-----
Ey, Vefasız Dünya!
Hadi gelin,
Hadi gelin, Ey Azmışlar! gelin.
Parça parça edin canımı!
Bunu iyi bilin
Benim emdiğim süt Yaşam dır.
Ölüm bile benle başa çıkamıyor.
Qamişlo’da, Süleymaniye’de, Urmiye’de,
Amêd’de,
Vefasız dört duvar arasında,
Yaban ellerde,
Yüzlerce can neden yandı?

-----
Ey İnsaniyet Dışı Vahşiler!
Sizin gücünüz Günümüzü karartmaya yetmez.
Beklentilerim (Beklediklerim)!
Kız kardeşim ve Erkek kardeşimdir.
Duvarları yükseltin,
Su verin Güllere,
Büyük ustalarımızın emeğidir,
Babamızın ve Annemizin alın teri,
Amcaoğlu ve Amcakızımızdır.
-----
Dün Dar ağacına astılar Şeyhimizi,
Yıktılar Mirimizi,
Ateşsiz ve Sessiz bıraktılar yüreğimizi,
Bugünde ellerini ve gözlerini bağlıyorlar Amcamızın (Önderimizin),
-----
Ey Ağır Düş!
Deme ben fezadan bir parçayım.
Vefasızların rüyasına girme.
Onlar fezanın düşmanlarıdır.
Sadece ormanlar kaldı devletimde.
Milyonlarca insanın kinini üzerine çekme.
-----
Ey Tarih!
Ben Yemin Ediyorum!
Ben senin tek başına karalar içinde yaşamana izin vermeyeceğim.
Bende seninle yorulacağım.
Bu sefer sıra benim...Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..

KişiSeL Bi'şHey