Direniş,özgürlük,mazlum Doğan Diyarbakır Cezaevi'ndeki koşuları protesto etmek amacıyla 20'yi 21 Mart'a bağlayan gece, yakın Kürt tarihine Newroz'un sembolü olarak geçen Mazlum Doğan'ın eyleminin üzerinden 24 yıl geçti. KKK Yürütme Konseyi Üyelerinden Mustafa Karasu, PKK'nin kurucularýndan Mazlum Doðan'ı anlattı.
Mazlum Doğan'la tanışmanız ne zaman ve nerede oldu?
Mazlum arkadaşla ilk tanışmamız Siyasal Bilgiler Fakültesi yurduyla, tıp fakültesi yurdu arasında taşlık bir yer vardı, orada bizden diðer arkadaþlarla oturuyorlardı; kendisini ilk önce orada gördüm. Hafızamda oradaki tanışmam kaldı. O yıllar devrimciler bir araya geldiðinde, mutlaka her hangi bir konuda ideolojik ya da siyasi bir tartışma yürütürlerdi. Ben de Mazlum'u böyle bir tartışma yaparken tanıdım. İlk dikkatimi çeken yönü, konuşmasıydı; bir yönüyle yumuşak, bir yönüyle de çok keskindi, coşkuluydu. Yumuşak üslubuna, dilinde var olan pelteklik, daha da sempatik ve etkileyici bir yan katıyordu. Daha sonra gördüðümüzde de her zaman tartışan, deðerlendiren bir arkadaş olarak gördük kendisini. Mazlum Doðan'ın okumaya olan yoðun ilgisinden hep bahsedilir... Mazlum Doðan yoldaş her şeyden önce çok okuyan bir arkadaştı. Her konuda düşünce belirtirdi. Bunlar ifade ettiði düşüncelere olmasını beraberinde getirirdi. Çok okumanın getirdiði diðer bir özellik de, her hangi bir konuda farklı düşünce belirten yazarları düşünceleriyle bildiðinden, zaman zaman tartışmalarda karşısındakini şaşırtıcı sorularla düşüncesinin hangi eðilimde olduðunu tespit etmeye çalışırdı. Bu açıdan yoldaş söylediklerinde hangi ideolojik yaklaşım içerisinde olduðunu, hangi konularda nasıl düşünebileceðini deðerlendirebilirdi. Bu ona örgüt yaşamında, çalıştığı arkadaşlar açısından, yine yanında örgütün diðer kadroları açısından, onları daha iyi tanıma yanlarını anlama gibi bir merak kazandırmıştı. Bu nedenle Mazlum Doðan arkadaınn çalıştığı yerlerde ilişkilendiði öðrenciler, kısa sürede bir kadrolaşma sürecine girerdi, kendi özelliklerini mutlaka insanlara aktarırdı.
İlk çalışmalar yürüttüğü bölgeler nerelerdi?
Mazlum Doðan'ın etkinliði ideolojik çalışmada daha belirgindi. İlk etkili çalışma yürüttüðü yerlerden biri Batman'dı. Burada kaldıðı içinde hiçbir yerde olamayacak düzeyde hareketimizin kadrolaşmasını ortaya çıkarttı. Eðer bugün Batman'da büyük bir kitlesellik varsa, PKK Batman'da çok etkili ve köklü bir hareket haline gelmişse, bunda Mazlum Doðan yoldaınn rolünü çok iyi görmek gerekiyor.
Çünkü Batman'da kadrolaşma çok erkenden oldu, hareketin önemli bir kadrolaþma düzeyi ortaya çıktı... Eðer 1979'da Bölge'deki belediye başkanlarından birisi Batman'da seçilmişse, bunu da yine Mazlum yoldaşın kadro ve kitle çalışmasının Batman'da yarattıðı ideolojik ve siyasi sonuçlarla ilgili deðerlendirmek gerekir. Yine 15 Aðustos atılımının büyük komutanı Mahsum Korkmaz yoldaş Mazlum Doðan'ın öðrencisidir. Bir yönüyle de Mazlum Doðan'ı öðrencileriyle daha iyi tanıyabiliriz. Mazlum Doðan'ın öðrencileri zaman ilkelidir. Eðer 15 Aðustos hamlesinin deðerlendirmelerini Agit yoldaşın tuttuðu notlardan izlersek, Mazlum Doðan'ın da birçok özelliðini görebiliriz. Cezaevinde birçok arkadaş vardı, daha sonra gerilla mücadelesinde şehit düşen arkadaşlar vardı. Bu harekete çok baðlı olmaları ve ilkeli olmaları belirgindi. Örneðin Mahmut Tanrıkulu yoldaş da Mazlum Doðan yoldaınn öðrencilerinden biriydi.
Mazlum Doğan yaşamında nasıl bir insandı?
Mazlum Doðan tabii sadece ideolojik ilkelerinde tutarlı deðildi, yaşamında da öyleydi. Çok disiplinli ve düzenli bir yaşamı vardı.
İdeolojiler nasıl insanların derli toplu olmasını saðlarsa, bunun sadece düşüncesi deðil bütün yaşamı, ilişkileri çalışmasını planlaması derli topluydu. Bu tabii ilişkilendiði kişiler üzerinden çok kısa sürede onun otoritesini hissettirirdi, belki ilk baştan gittiði yerde yumuşak üslubu ve duruşu böyle bir etki bırakmasa da onunla beraber kaldıkça kesinlikle insan aðırlıðını his ederdi. Diðer bir önemli özeliði ise kendisi bir iş yaptıðında, zamanında, en iyi biçimde, yerinde yapardı. Bunu herkesten de beklerdi. Mazlum Doðan yoldaınn en sevmediði şeylerden biri, bir kişinin bir iş üzerine alıp yerinde, zamanında, iyi biçimde yapmamasıydı, buna tepki gösterirdi. Fakat Mazlum Doðan'ın tepkileri, çoðu zaman ideolojik hiciv içerikli tepkiler olurdu. Yani öyle kaba tepki hiçbir zaman göstermezdi.
Diyarbakır Cezaevi ve Mazlum Doðan, Özgürlük Hareketi tarihinde nasıl bir yer tutar?
Diyarbakır cezaevinin tarihimizdeki yeri çok önemlidir. Diyarbakır Cezaevi denince de akla direniş gelir. Bu büyük direnişlerin ilk kıvılcımını 21 Mart 1982'de çakan da Mazlum Doğan yoldaştır. Diyarbakır Cezaevi'nde baskılar karşısında, neden bu kadar direnişleri ortaya çıkarttı denilirse, bunun cevabı PKK kadrolarının ideolojik derinliði ve baðlılıðının çok fazla olmasıdır. Bu yönüyle Diyarbakır Cezaevi'nin direnişinin büyüklüðüyle, ideolojik derinlik ve baðlılık arasında bire bir bað vardır. Bu açıdan da bu direnişlerin oluşumunda ister diðer direnişler olsun, ister kendi direnişi olsun, Mazlum Doðan yoldaşı dolaysız görmek mümkündür.
Siz de orda kaldınız, Diyarbakır Cezaevi'nde yapılmak istenen neydi?
Diyarbakir Zindani Kürt özgürlük hareketinin 1980 öncesi Bölge'de Kürt halkının yüreðine, beynine serptiði tohumların tümden kökünün kazılması, Bir kök kazma hareketi başlatılmıştı. 1980 yılında Diyarbakır Cezaevi'ndeki direnişler, her şeyden önce bu kök kazıma hareketinin başarılı olmasını engelleyerek, özgürlük hareketinin en zor koşullarda başarılı olabileceðini kanıtlamıştır. Özgürlük ve demokrasi ancak en zor koşullarda başarma gücü gösterilirse mümkündür... Bir ülkenin, bir halkın devrimi, ancak kendi koşullarına uygun tarzı ortaya çıkarabilirse başarılı olabilir. PKK'nin çıkışına kadar Diyarbakır zindanı ve direnişine kadar, devrimin zorluklarına katlanacak bir mücadele tarzını ortaya çıkaramadıðı için Kürt halkı hala köle kalmıştı, sömürge kalmıştı. Bu yönüyle Diyarbakır zindanında öz güvenle, iradeyle Kürt halkının özgürlüðü için en gerekli olan özellikler, Kürt toplumuna, özgürlük savaşçılarına kazandırmıştır.
Mazlum Doğan'ın eylemi burda nasıl rol oynadı?
Bir mücadeleyi başarıya götüren ne silahtır, ne imkanlardır. Kesinlikle başarıya götüren temel etkenler, ölçülerin düzeyidir. Diyarbakır Cezaevi ve Mazlum Doðan yoldaş, Kürt halkına bugüne kadarki yaşam kabul edilemez, bu yaşamı kabul etmek ölümden daha beterdir demiştir. Bu yönüyle de tabii ki Diyarbakır cezaevinin ve Mazlum Doðan yoldaşın duruşunu ve eylemini, özgürlük tarihi açısından mutlaka deðerlendirilmesi gereken olgular olarak görmeliyiz. Eðer Diyarbakır Cezaevi'nin yaratıðı ölçüler görülmezse, özgürlük mücadelesinde doðru bir yürüyüş sahibi olmak mümkün deðildir...
Eðer 1970'lerde Önderliðimiz ideolojik mücadeleyle bu yaşam felsefesini kadrolarına vermeseydi, Diyarbakır Cezaevi'nde de böyle bir yaşam felsefesi temelinde, tüm toplumu sarsacak direnişler ortaya çıkmazdı. Bu yönüyle Diyarbakır Cezaevi'nin büyük kıvılcımını çakan Mazlum Doðan yoldaş, her zaman saygıyla anılacaktır. Tarihimizde direnme, özgürlüğe ve demokrasiye sevdalanmayla ideoloji arasındaki bağ, Mazlum Doğan kişiliğinde Diyarbakır zindanında kanıtlanmıştır.

Cezaevinde de Mazlum Doðan ile birlikte kaldınız, ona dair bir anınızı anlatabilir misiniz?
Mazlum Doðan'la birlikte anılarımız çoktur. 1982 yılında cezaevinde direniyorduk. Biz Mazlum Doðan'la birlikte, ana davanın Diyarbakır grubundaydık. 81'de direnişin sürdürüldüðü günlerde, Mazlum Doðan, Akif Yılmaz ve bir arkadaşla birlikte bizi aynı tutuyorlardı. Tabii üzerimizde direnişi bırakmamız için büyük bir baskı vardı. Her türlü işkence ve baskı yöntemlerini kullanıyorlardı. direnişi kırmak için üzerimizde baskı yaratarak yeni bir yöntem denediler. Her dördümüzü de çırılçıplak soyarak kör hücreye attılar. Kör hücreler, bölümünün en alt kısmında, sadece küçük mazgalı olan demir kapılı bir hücreydi. Bu hücrenin, demirin önünü kapayarak doldurmuşlardı. Bir taraftan en alt kat olması, diðer taraftan beton ve soðuk su, tabii ki kişinin soðuktan etkilenmesini de beraberinde getiriyordu. Kaldı ki zaten aylardır süren direniş, fiziki olarak çok etkilemişti. Bu yıpranma soðuðun etkisini daha da artırıyordu, bu nedenle saatler geçtikçe bulunduðumuz kör hücrede artık ayakta duramaz hale geliyorduk, zaman geçtikçe soðuktan uykumuz geliyordu. Buna karşı nasıl bir çare bulabileceðimizi düşünürken, Mazlum Doðan ne yapmalıyız? sorusuna cevap aradı cevabı da biz birbirimize sırt sırta sarılarak, kucak kucaða sarılarak, zaman zaman sırtımızı, zaman zaman karın tarafımızı vücudumuzu ısıtarak soðuktan kendimizi korumalıyız dedi ve biz kör hücreden çıkana kadar bu yöntemi denedik, böylece de soðuðun etkisinden kendimizi korumaya çalıştık. Ben Mazlum'u çırılçıplak iken o soðuk hücredeki, o önerisi aklama geldikçe, hem tüm hataralar aklıma gelir, hem de gülerim. Mazlum'la yaşadıðýmız birçok anı var. Ama dikkat çekici olduðu için bunu belirttim ve biz otuz saat kadar kaldıðımız bu kör hücrede ve soðuk hücrede zamanı böyle geçirdik. Daha sonra da bizleri bu hücreden çıkarıp normal hücrelere attılar.
Newroz ve Mazlum Doğan'ın eylemi arasında nasıl bir bağ kurulabilinir?
Mazlum Doðan'ın bir diðer yönü ise eylemini Newroz'da yapmasıydı. Bu yüzden de Mazlum Doðan'ı güncelleştermenin yolu, Newroz gününü özgürlük ve demokrasi günü haline getirmekten geçer. Newrozlar ancak direnerek, mücadele edilerek yapılır. Eðer kölelik varsa eðer bir halkın kimliði ve kültürü yok sayılıyorsa, bir halk için özgürlük ve demokrasi yoksa, o zaman 21 Martlar, sessizlikle karşılanamaz. Mazlum Doðan kendi eylemiyle buna cevap vermiştir. Bunun için Kürt halkının tehditler ne olursa olsun yüz binlerce, milyonlarca bir sayıyla meydanlara çıkıp Kürt halkının artık yenilmeyeceðini, özgüven ve irade kazandıðını, kendini bütün dünyaya gösterip, Türkiye'deki inkarcı, imhacı, sömürgeci bir rejiminin paslı kilidini açması gerekiyor. Mazlum Doðan'ı güncelleştirmek Zekiye gibi olur, Rahşan gibi olur, 92 serhildanı gibi olur. Tabii bunu söylerken kendini yakmaktan söz etmiyoruz. Biz burada özgürlüðe ve demokrasiye ölesiye baðlılıktan söz ediyoruz. Çünkü Mazlum Doğan yoldaşın, Kawa'nın eylemiyle birlikte, onun izinde Kürt halkı Newrozları sıradan bayramlar, sıradan kutlamalar olmaktan çıkarmış, özgürlük demokrasi direnişi günü haline getirmiştir. O zaman bizim de görevimiz, özgürlük, demokrasi, direniş ateşini, coşkusunu daðda harmanlandırmaktır. Newroz günü Kürtler için her zaman özgürlüðe ve demokrasiye yakın hissedilen bir gündür. O gün Newroz günlerinde özgürlüðe demokrasiye inanç ve bunu kazanma inancı daha fazlalaşır. Ama artık Mazlum'lara bağlı kalmak istiyorsak, Newroz günlerinin, özgürlük ve demokrasiye inanç ve özlem olmaktan çıkarılıp, bilakis özgürlüğün ve demokrasinin gerçekleştirme günleri haline getirilmesi gerekir. Mazlum Doğan yoldaşın böylece en iyi şekilde güncelleşeceðini belirtebiliriz.
MAZLUM DOÐAN
Mazlum Doðan 1955 yılında Elazığ'ın Karakoçan İlçesi'nde dünyaya geldi. Balıkkesir'de eðitim fakültesini bitirdikten sonra 1974 Diyarbakir Zindani Hacettepe Üniveristesi'nde Ekonomi Bölümü'ne kaydını yaptırdı. 1976 yılının sonlarına doðru okuldan ayrılarak, PKK'nin öncü arasında yer aldı. Mazlum Doðan, 30 Eylül günü 1979'da gözaltına alındıktan hemen sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi. yılında 20'yi 21 Mart'a baðlayan gece, kaldıðı Diyarbakır Cezaevi'ndeki baskıları ve koşulları protesto etmek amacıyla üç kibrit ateşledi ve yaşamına son verdi.