ıı Anadolu'da yaklaşık 1 Milyon Kürt ve 300'e yakın kürt kıyı bulunmaktadır.
Iro li Anatoliyan Navın: Li Enqere-Ankara( Haymana, Polatlı, Bala, Koşhisarça), Li Qonye-Konya (Kulu, Cihanbeyli, Yunak), Kirçehir (Kaman, çiğekdaxi), Aksaray, Yozgat (Yerkıy), çorum, Sivas ı li Tokat e nezıkı milyonek Kurd heye.
Li Enqerı 102, li Konyı 75, li Kırçehirı 52, li Aksarayı 39, li dorbera sinorın Yozgat-Tokat-Amasyı 41, li Kayseriyı 23 ı nezıkı 300 gundın Kurda hene
Qonyı-Konya
Cihanbeyli
Beşkardeş
Beyliova
Bulduk(Gunde Bulduq)
çimen
ıılkıy
Damlakuyu
Beşkavak(Büyük)
Beşkavak(Küçük)
Gılyazı(Xalikan)
Günyızı(Cudkan)
Kandil
Kelhasan
Kırıkııla(Molıka)
Kutukkuçağı(Kutiga)
Kuşca(Hacilaro)
Saşlık
Yapalı(Qemera)
Yeniceoba(ıncove)
Zaferiye(Kayıçoğlu)
Kulu
Acıkuyu(Birtalik)
Altılar
Arsinci(Germik)
Beşkardeş(Torına)
Burnagil
Bozan
Celep
ııpler(Copli)
Dipdede
Gıkler
Hisar
Karacadaş(Xalikan)
Karacadere
Kirkpınar
çerefli
Yazıcışayır(Mehina)
Yeğilyurt(Celikan)
Tavçançalı(Omaro)
Zincirlikuyu(Gordoşlu)
Sarayını
Boyalı
Kadçoğlu
Sarıkaya
Yunak
Beışııklı
çayırbaşı
Hatırlı(Gunde xofe)
Hacıfakılı(Kamaran)
Hacçomeroşlu(Hacımaran)
Imamoşlu(Bodan)
Karayayla
Kurtuçağı(Kurdan)
Koşyazı(Civikan)
Meselij
Odabaşı(Halisinan)
Ortakııla
ızyayla
Saray(Golan ga)
Sinanlı
Sılıklı(Galikan)
çeltik
Kaşıren(Rengan)
Adakasim(Sorikan)
Büyükhasan
Isakuçağı(Sagan)
Küçükhasan
Enqerı -Ankara
Haymana
Balcıhisar
Bumsuz
Bostanyüklı
Cihançah
Dikkulak
Hacımusa
Inler
Kerpiş
Kırpolu
Sazbaşları
Sebilibaşlar
Sindiran
Tepekıy
Yenice
Yenicik
Yurtbeyli
Bala
Açağıhacıbekir
Açaışıren
Aydogan
Bektaşlı
Büyükbüyük
Büyükcamili
çişdemli
Derekııla
Eıribasan
Erginkıy
Kesikkıprı
Küçükbüyük
Küçükcamili
Tatarhıyük
Sugüzel
Yukarıhacıbekir
Polatli ı Qoşhısar
Kayabaşı; ııxbizını
Yenimehmetli(Rıta Newalı); Rıtan
Sapanca(Koğika); Rıtan
Hacımusa(Hacı Musa); Canbeg
Karabenli(Rıtı Gazı); Rıtan
ınler(Mıkaşla); Mıkaşlı-Milı
Ilıca(ılce); Mıkaşlı
Hacımusul; Rıtan
Sinanlı(Sına ışıı); Canbeg
Kürttaciri-ızyurt(Tıcırı Kirmanca); Canbeg
Uzunbeyli(Uzunbeg); Canbeg
Yızıkbaşı; Canbeg
Yeğilız(Memela/Kokar) ;Canbeg-Tırikan
Haciosmanoşlu(Hecosmana); Canbeg
Yukarı Tıfekçioşlu; Canbeg
Eski Karsak(Zirkan); Zirkan
Karapınar; Erzurumdan gelen Kürtlerin son yıllarda yerleşmiş olduğu kıy
Ada Toprakpınar; Canbeg
Mıcıkoşlu(Micixa); Canbeg
Gılpınar(Milsıva); Tırikan-Canbeg
çihahmetli(Qirpoli); Canbeg
Kırçehir
çiğekdaşı
çiğekdaşı(çiğek)
Acıkıy(Sorik)
Alahacıli(Galikan)
Bahçepınar(Torin)
Baraklı
çanakpınar(Ramiko)
Dohankaş(Kungus)
Konurkale(Konir)
Mahmutlu(Qişle)
Pohrek(Gedar)
çahinoşlu
Yalnızaçağ(Zekera)
Boztepe
çamalak
çevirme
çişdeli
çimenli
Harmanaltı(Sayiplı)
Hıseyinli
Kulhıyük
ıksözkale(Haladin)
ııkuyu
Uzunpınar
Akçakent
Avanoşlu
Navend
Gollu
Kırpınar(Kaniya kurik)
Seyrekkıy(Hurmik)
Taburoşlu
Taşınburnu (Mala bene)
Yeğiloba (Guri)
Kaman
Açapınar
çadırlıhacıbayram
çadırlıkırmehmet
Hirfanlar
KekilliAli
MollaOsmanlar
awçin
09-02-2008, 11:54 Am
ıı ANADOLU KÜRTLERİ
Hacı Erdoğan
Dınya tarihinin bazı evrelerinde, var olmuş bir Çok halk toplulukları, yaratmış oldukları yüksek kıltır ve tarih değerlerine raşmen yok olup gitmişlerdir. Bu yok oluşların doğal, sosyal ve siyasal bazı etkenlerden kaynaklandışı ızerinde tarih bilimcileri hem fikirdirler. Halkların yokoluşları salt ilkçağa tekaböl etmemektedir. Ortaçağ'da ve 20.yy'ın ilkbaşlarında da yok olmakla karıı karııya kalmış halklar söz konusudur. Sımırgeciliçin doğuğuyla; işgal edilen toprakların kıltır uygarlıkları ve değerleri sımırgeci gıılerin saldırılarına maruz kalmış ve tahrip edilmiştir. Sımırgelere misyonerler gönderilmiş, katliam ve zulımle onların kıltırlerinin, dillerinin, değerlerinin ve yerli dinlerinin ilkel ve gayrımedeni olduğu kabul ettirilmeye çalışılmış ve yerli halkların yarattıkları tüm değer
Bunları anlatmamızın bir nedeni; aynı tarihsel sırecin farklı çekillerde de olsa, Anadolu ve Mezopotamya topraklarında da yağanması gerŞekliğidir. Türkler'in Orta-Asya'dan ııkarak Anadolu'ya yayıldıkları dınemlerde, tarihin de kanıtladışı gibi girdikleri toprakları yaşma ve talan ederek, halkları ya zorla sırmışler ya da yerli insanlar zulımden kağarak gıçebe konumuna girip kendilerine başka yurtlar edinmişlerdir. Bunlardan biri de Mezapotamya - Kırdistan halklarıdır. Daha sonraları kurulan Osmanlı ımparatorluğu dıneminde de aynı politikalar farklı yıntemlerle devam etmiştir. ızellikle Kürtler ızerindeki asimile politikaları, islam ve hilafet kalkan olarak kullanılarak; ımmet kisvesi altında sırdırılmıştır.
Osmanlı 17.yy'dan sonra girdiği sarsıntı dınemlerinde, artık Kürtlere yınelik yasalar ııkarılarak zorla daşıtılmaları ve hatta uzak yerlere sÖrgüne tabi tutulmaları söz konusu olmuştur. Karıı gelenlere saldırı ve katliamlar söz konusudur. ııte bu saldırı, katliam ve sÖrgünlere tabi tutulanlardan bir bölümı günımızde ıı Anadolu'da yağayan Kürt toplumudur. Ama ne hikmetse yok olmuş toplulukların tersine, ıı Anadolu Kürtleri 250 yıllık bir sırece raşmen, kendi dil ve topluluklarını koruma, yağatma ve yağama erdemliliçini gösterebilmişlerdir.
Kırdistan'dan sonra en büyük Kürt kolonisi olan ıı Anadolu Kürtleri, kimliklerini koruyor. Hatta okuyan insanların aile içinde Türkçe konuşmasını "Xag Wirek" diyerek ayıplıyorlar. Onlar, 68 ve 80'li yıllar arasında geliğen devrimci-toplumsal muhalefette yerlerini alırlarken; Kırdistan'ın bir Çok yerinde o dınemlerde kendine ayak bulan Türkiye soluna, ıı Anadolu Kürt toplumu fazla sempatiyle bakmamış, aksine, ilk dınemlerinde DDKO içinde ve daha sonraları ise, farklı Kürt Örgüt ve partilerinde yerlerini almışlardır. Onlar Kırdistanlıların yanında olmayı ve onlarla ilişki geliştirmeyi kendilerine bir ayrıcalık saymışlardır. Bu, bilinıli bir taraf olmaktan ziyade, Kürt olmalarından kaynaklanan bilinçaltı ve gıdıyle oluğan ilkel bir Kürt kimliçine sahip olmalarından kaynaklanıyordu.
HADEP'in ıı Anadolu Kürt yerleğim birimlerinde (sırasıyla; il, ilçe, kasaba, kıy) aldışı oy oranı, burada Kürt kimliçinin bir resmini verir. Bu aynı zamanda, Kürt sorununu salt bir ekonomik sorun olarak gören devlet dışıncesinin de bilimsel, olmadışını, aksine ıırıklığını ortaya ııkarıyor. Ekonomik olarak gıılı değerlere sahip ve bu dızlemde de iktisadi istemleri pek de olmayan ıı Anadolu Kürtler'inde de, ilk planda Kırdistan'daki gibi, kendini dayatan, Kürt kimliçini tanıyıp ızgırce ifade edebilmesi istemi ııkıyor karıımıza.
Kimliçin tanınması isteminin bu Kürt kolonisinde de kendisini dayatmasının nedenlerinden en ınemlisi;1984'te başlayan gerilla savaşı olmuştur. ıınkı bu ızgırlık savaşıyla, Kırdistan'da da hızla geliğen ve büyük bir ivme kazanan, Türkiye'de de tüm toplumsal, sosyal dinamikleri sarsan ve uluslararasılağan Kürt halkının ızgırlık mıcadelesi; Kürt kimliçinde ve uluslararasılaşmasında bir rınansı yağatmıştır. Genelde Kürt halkını etkileyen mıcadele, ıı Anadolu Kürtleri'ni de yoğun bir çekillenmeyle karıı karııya bırakmıştır. Bir yandan Kırdistan'da ılke ve kimlik kavramları insanların beyinlerinde netlik kazanırken, diğer yandan ıı Anadolu Kürtler'inde de ılke ve kimlik kavramları arasında bir kargağa başlatmıştır. O gerillaya katılırken, ılke bilincinden Çok, Kürt kimliçinden dolayı katılmıştır.
250 yıllık tarih sırecinde kendinde ızgı bir kıltır ve değerler birikimi yaratan ıı Anadolu Kürt toplumunun; Kırdistan Ulusal Kurtuluş Mıcadelesi içinde yer almasının Örneklerini verirken; 74'te çehit dışen Mehmet Bayram, faili meşhul bir cinayete kurban giden HEP Ankara il başkanı Av. Faik Candan, yızlerce çehit gerilla, hapishanelerdeki onlarca ızgırlık mahkumu ve HADEP eski Genel Başkanı Murat Bozlak'ı anmamak mımkın mı?
ıı Anadolu Kürtlerinin Yerleğim Coşrafyası :
Başta Konya iline başlı Cihanbeyli, Yeniceoba, Yunak, Kulu kazaları olmak ızere bu kazaların kıylerinin % 90'ı Kürt kıyıdır. Yine bu kıylerle sınır olan Ankara'nın Haymana, Polatlı, çereflikoşhisar ve Bala ilçelerinin Kürt kıyleri ve onlarla sınır olarak Hirfanlı Baraj'ından itibaren Kırçehir'in Kaman ilçesi, Pisyan ağiretine mensup Kürt kıyleri başlamaktadır. Kırçehir merkez kıylerinin yarısı, çiğekdaşı kazasının % 60 'ı ve Boztepe kazasının ise % 80'i Kürt kıyleridir. Burada Konya, Ankara ve Kırçehir il sınırları arasında olan Kürt yerleğim birimlerinin birbirine ya sınır oldukları veya arlarında Çok az mesafe olduğu görülmektedir. Yine bu illere sınır Aksaray'da Kürtler vardır. Aksaray Kürtlerinin çoğu Kürtçe'nin "Dimilı / Zazaca" diyalektiçini konuşmaktadırlar. Aksaray Kürtlerinde Dimilıce e
Yozgat Kürtleri; genellikle, Yozgat, çorum, Tokat ve Amasya il sınırlarının kesiştiği bölgededir. Bu bölgeye serpiştirilmiş Kürt kıyleri çekerek, Zile, Alaca ve Ortakıy ilçelerine başlıdırlar. Burada meskun kıylerin sayısı 41'i bulmaktadır.
ıı Anadolu Kürt toplumunun kıltır birliği iğerisinde olan ancak, daha Çok Kırdistan'la coşrafik yakınlığı olan Elbistan'la, Kayseri ili Sarız ilçesinin Kürtler'i ise yoğun bir nıfus birikimi arz etmektedirler.
Bu incelememizde, daha Çok Kırçehir, Ankara ve Konya Kürtleri ızerinde duracaşız.
Açiretler :
ıı Anadolu Kürt ağiretlerinin en büyükleri kuşkusuz ki Reşvan, Canbeg, (Cihanbeyli) ve çexbizini'lerdir. Bunun yanında yoğun bir nıfusa sahip Koşgiri ( Sanz ), Badili, Mahasi, Pisiyan ve Beski gibi ağiretlere de ıı Anadolu'da rastlanmaktadır. Bir Çok ağiret Kırdistan'dan küçük guruplar halinde sırıldıkleri için Reşvan ve Canbeg ağiretleri arasında erimiştir.
Bir ağiretler konfederasyonu olan Reşvan ağireti hakkında yazılı olan eski belge, çerefname ve Osmanlı ımparatorluğu'nun iskan belgeleridir. çerefname'de Reşvan ağireti Hasankeyf eyaletinin en büyük 8 ağireti arasında sayılır. Necdet Sakaoşlu, "Kıse Pağa" adlı eserinde; "Doğu Anadolu'nun en namlı ailelerinden olan Reşvanzadeler, bir yandan konfederasyon ızerinde mukaata voyvodası , bir yandanda Maraş , Malatya ve Besni malikaneleri mutasarrıfı olarak 200 yılı aşkın kendi bölgelerinde mutlak söz sahibi oldular. Bu ocaktan 1650 ile 1850 arasında çoğu mirmiran rıtbeli Halil Pağa, ımer Pağa, Mehmet Pağa, Sıleyman Pağa, Abdurrahman Pağa, ımer Pağa(2), Abdurrahman Pağa (2) gibi tanınmış derebeyleri gelip geşti. Devlet, bu hanedanın nıfuz alanına dışardan yınetici göndermeyecek derecede çekingen davranmayı , zulım ve taşkınlıklarını kulak ardı etmeyi seşti. Mesela 1750'de "
"Sen Reşvanoşlusun - bulunmaz narhın
Aıılar ıldırır - verdiçin vergin
Altında arap atın - elinde kargün,
Kollarında cıngıraklı balar da dışer..."
Reşvani ağireti hiyerarçi ve Örgütlılık biğiminde başka bir Çok ağiretten farklılıklar göstermekteydi. Yusuf Halaçoğlu, 8.yızyılda Osmanlı ımparatorluğu ıskan siyaseti adlı yapıtında: "Reşvan ağireti gibi bazı teğekkıllerde ise, kethıdaları, ihtiyarları ve diğer söz sahiplerinin istedikleri çahısları Boy beyi yapma yetkisine sahip oldukları görülmekte ve ağiret Kethıdaları ise, tabi oldukları Boybeyi tarafından tayin edilirlerdi. Buna raşmen Kethıdalığın ırsi bir mçessese olduğu ileri sırılmektedir." diye aktarıyor.
Diğer en büyük ağiret olan Canbeg (Cihanbeyli) ağireti ise Ulus diye anılmıştır. Y. Halaçoğlu aynı yapıtında Cihanbeyli ağireti için; "Güneydoğu ve doğu Anadolu'da Ulus adıyla anılan büyük ağiret" diye bahsetmektedir. Reşvan ağiret konfederasyonu kendi içinde bir Çok ağirete ayrılıyor. Bunlar sırasıyla; Belikan, Celikan, Oxciyan, Cutkan, Xelkan, Sıfkan, Nassir ı, ııxbılan, Mifkan, Omeran, Berkati, Sevidi, Moliki, Canbeg (Cihanbeyli)'dir.
Tek tık kıyleri bulunan Milli ağiretinden bilinen alt ağiretler de ııyle; Hatunoşlu ve Hacibanlı'dır.
Açiret federasyonları içine girmeyen ağiretler ise; Taburoşlu, Pisiyan, Mahasi, Beski, Badili, Atmani, vs. dir. Bunların yerleğim birimlerinin adları ise genelde Kürtçedir. Ancak Türk devleti bu Kürtçe isimleri de Kırdistan'da yaptışı gibi değiştirmiştir. ırneğin; Zakırı ismi Yalnızaçağ olarak, Qişla ismi Mahmutlu olarak ve Omıran ismi Tavçançalı olarak değiştirilmiştir.
Nıfus (1990):
Kırçehir merkezi ve kırsal alanda toplam Kürt nıfusu 50.000, Ankara da 100.000, Konya'da 170.000 civarındadır.
200'ı aşkın Kürt yerleğim biriminin (ilçe, kasaba, kıy) bulunduğu Konya, Ankara, Kırçehir illerinin sınırları içinde, il merkezleri dahil ıı Anadolu kıkenli Kürt nıfusu toplam olarak 300.000'i aşmaktadır. Buna, bu illere daha sonraları Kırdistan'dan gelip yerleğen nıfus dahil değildir.
ızellikle başkent Ankara'da yağayan nıfusun dırtte birinin Kürt kıkenli olduğunu söylersek, bu ıı ildeki toplam Kürt nıfusunun yaklaşık 1 Milyonu bulduğu söylenebilir. Bu nıfus toplamına çorum, Tokat, Yozgat, Amasya, Aksaray, Nişde ve Kırıkkale'de yerleğik Kürt nıfusu eklenince 2 Milyona yaklaştışı söylenebilir.
Kırdistan'dan kopuş tarihleri, nedenleri ve geldikleri yerler :
ıı Anadolu Kürtler'inin gıı tarihleri daha Çok Osmanlı ımparatorluğu'nun ikinci yarısına yani 18.yy'ın sonlarıyla 19.yy'ın ilk yarısına tekaböl etmektedir. Bu gııler, siyasal ve ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Osmanlı ımparatorluğu'nda ızellikle ikinci dınemin birinci çeyreğinde meydana gelen isyanların kimlikten Çok ekonomik nedenlerden kaynaklandışı bir gerçektir. Ama imparatorluğun yınetici kadroları ve ızellikle padiğah için bu sÖrgünlerin esas nedeni Kürtleri daşıtıp, eritmek ve bıylecede zararsöz, asker ve vergi deposu yaratmaktı. ıınkı Osmanlı ımparatorluğu daşılma ve yükılma sırecine girmiş; bir yandan Balkanlar olmak ızere birden Çok cephede, komçularıyla ve başımsözlık-larını elde etmek isteyen halklarla savağa girmiştir. Zaten 1683 yılından beri devam eden savaşlardan dolayı masraf
Hazineyi doldurmak için vergi mıkelleflerini arttırmak, diğer yandan savaş cephelerine asker yetiştirmek için ilk akla gelen potansiyel konar - gıçer ağiretler olmuştur.
Açiretler konar-gıçer olmalarından dolayı, yaylak ve kıılak bölgeleri arasında hareket etmekteydiler. Yaylak ve kıılakları bazen birbirinden Çok uzaklarda bulunmaktaydı. Erzurum yaylalarına, Fırat nehri'nin ııktışı yerlere yaylamağa giden bir ağiret kıılak için Suriye ııllerine ve ıran'a kadar inmekteydi. Bu devlet için bir Çok sorumlulukları da beraberinde getirmekteydi. Bir yandan vergi alınamaması, asker elde edilememesi ve diğer yandan sırıleri ile yaylaklar arasında gidip gelmelerde çevredeki tarım alanlarına zarar vermeleri en büyük sorunlardı. Yine bu sorun hakkında Yıcel ızkaya'da çunu aktarmaktadır; "Türkmen ve Kürt ağiretleri bir yerde durmayıp, yaz - kıı yer değiştirmekte ve yer değiştirirken gitmiş olduğu yerlerin halkına da zararları dokunmaktaydı. Bu ağiretlerin meselesi, 18.yy'ın ilk yarısında devleti devamlı uşraıtıran bıy&uum
Yukarıdaki nedenlerden ıtırı ağiretlerin iskana tabi tutulmasına geğildi. ılk olarak 1692'de başlatılan ve gıçebe ağiretleri yerleğik hale getirmeyi amaşlayan iskan uygulaması zor yıntemi kullanılarak yapılmaya çalışılmıştır. Yani bu iskan politikası bir sÖrgün ve cezalandırma eylemi olarak uygulanmaya konulmuştur. Esas amaş olarak
a-) Gıçebe ağiretleri yerleğik hale getirip tarıma yıneltmek, bıylelikle vergi aışıına kaynak bulmak,
b-) Açiretleri iskan ettirmek suretiyle, onları disiplin ve denetim altına almak ve bu yolla asker devçirmeyi ve vergi toplamayı kolaylaıtırmak. ıskanların amacına ulaşması için ağiretleri bölıp parçalamak, birbirine kırdırtmak da yıntemlerden biri olmuştur.
ılk gizli çetecilik
Son günlerde Türkiyede aktçel olan devlet iği çeteler, hizbul-kontra gibi devlet tarafından organize edilmiş, katillerin ve çetlerin tarihçesi 1808'lerde kardeğini boşdurarak tahta gelen II. Mahumd'a dayanmaktadır. II. Mahmud, Tuna boylarında sıkıçan askerini doyurmak, asker aışıını doldurmak için, Kürt ağiretlerinden yararlanmak istedi. Ancak ağiretlerin ınce dize getirilmesi gerekliydi. ııte Türk tarihinde ilk olarak devlet eliyle, devlet içinde gizli çeteler oluşturuldu. Bunların bir amacı da Kürt ağiretlerini daşıtıp, "zararsöz, yararlanılabilecek" bir konuma getirmekti. II.Mahmut tarafından oluşturulan bu çetelerin ilk icraatı ise II.Mahmud'un kardeğini boğarak ıldırmek olmuştur.
ıı Anadolu Kürtleri'nin en büyük ağiret federasyonu olan Reşvan ve Canbeg Açiretleri'nin iskanı bu dınemin devletini Çok meşgul etmiştir.
Cengiz Orhunoşlu, (Osmanlı ımparatorluğu'nda ağiretlerin iskanı); "Cihanbeyli Açireti'nin iskanı hakkında çunu aktarmaktadır; " Güney-Doğu Anadolu Açiretlerinden olan ve eskiden beri oturmakta oldukları Gerger kazasını terk ederek çemişgezek, Pertek ve Saşman kazalarına tabi kıylere gidip, ahalisini sırerek kendileri yerleğen Cihanbeyli, çeyh Hasanlı ve Dede Sılı vs. cemaatlerinin bu hareketleri, çemişgezek Kadısı Mevlana Mehmet tarafından bir arzla ıstanbul'a çikayet edilmişti. Bunun ızerine 1705 yılında Cihanbeyli ağiretinin Rakka'ya sırılmesine gönderilen fermanla emir edilmişti."
Ancak onlarında iskanları Reşvanlarla aynı dıneme tekaböl etmektedir. Yinede Kırdistan'da iskan içinin zor olduğunu gırmekteyiz. 1692'de başlayan iskan siyasetinin tam bağarıya ulaşmadışını ve bu iği sonuca ulaıtırmak için 1866' da tekrar devletin içe koyulduğunu ve hatta adına Firka -i ıslahiye denilen bir komisyon kurulduğunu görüyoruz.
Ankara Haymana'da çexbizini ağiretinin iskan tarihi için Avrupalı gezgin Hıterroth'un iskan tarihi olarak verdiği 1800 ile 1810'u doşru buluyoruz.
Yine başka bir yabancı kaynakta Kürt ağiretlerinin 17.yy'ın sonlarına doşru Haymana çevresindeki daşlarda görünmeye başladıkları aktarılmaktadır. ( Bak. çev. Gabar çiyan ) Aynı kaynak Reşvan ve çexbizini ağiretlerine başlı kiğilerin Osmanlı idaresinin kontrolınde batıya zorla gıı ettirilmelerinin yanısıra , hayvanlarına yeni otlaklar bulmak, otlaklarını genişletmek için de buraya gelmişlerdi diyor.
18.yy boyunca Kürt ağiretleri Orta Anadolu'ya gelmeye başladılar. 1850'li yıllarda, Fransöz asıllı coşrafyacı Perrot, Haymana'lı Kürtlerle yaptışı söyleşilerden yola ııkarak, Kürtler'in enaz birkaş kuğak ınce buraya geldiklerini aşıklamaktadır. (çev. Gabar çiyan) Bu ağiretlerin mımkın olduğunca daşınık , birbirinden kopuk yerleştirilmeleri ızellikle planlanmış ve uygulanmıştır.
" 18.yy'ın ortalarından sonra Kulu çevresinde yeni kıyler kuruldu. Bundan başka yaz boyunca gezinilen yaylalar, yerleğik hale dönüştırıldı. Günımızde Kulu'da bulunan Kürt kıylere - ki bunlar gıçerlerin yerleğik hale getirilmesinden sonra inça edildi - ırnek verirsek , Dipdere'nin 1830'da, Celep'in 1839'da, Omeran (Tavçançalı)'nın 1886'da, çerefli'nin 1863'de, Beşkardeş ve Karacadaş'ın 1870'de, Kırkpınar'ın 1886'da, Tuzkaya ve Yazıçayır'ın temelleri 1890'da atıldı." (çev. G. çiyan ) Türk devletinin Kürtlere yınelik zorunlu iskan ve daha sonraları sÖrgün siyasetleri günımıze kadar farklı çekillerde, devam etti. ıı Anadolu'ya toplu ağiret iskanlarından sonra; Cumhuriyet Türkiye'sinin de sÖrgünleri eklenmiştir.
Aırı ısyanı'ndan sonra ıı Anadolu Kürt kıylerine bir Çok Kürt gelmiştir. Bunlara verilen ad ise "Muhacir" olmuştur. Bu "Muhacirler" ordaki yerleğik Kürtlerle evlenerek kaynaşıp akraba olmuşlardır.
Burada M. Emin Zeki'den bir pasaj aktarırken sÖrgünlerin Kürtler için, zor ve zalimane gerçeğinin, günımızde yakılan 3000 kıy ve yerlerinden edilen 3 Milyona yakın Kürt insanının " Kaderi" ile çakııtışına çahit olmaktayız. M. E. Zeki ; "1919 yılında, Osmanlıların 2. ordusunda erzak ve yiyecek sıkıntısı da baş gösterince, Diyarbekir ve yıresindeki Kürtlerden asker ve sivil olanlar yurtlarını bırakarak Musul'a gitmeye zorlandılar. Bir bölümıde Adana ve Halep'e sÖrgün edildi. çoğu yollarda aşlıktan ve hastalıktan ıldı. Bu arada Musul'a kadar gelebilenlerin anlattıkları olaylar, o masumların kitleler halinde yollarda yada eriğebildikleri çehirlerin cadde ve sokaklarında topluluklar halinde ılııleri; dinleyicilerin ve görenlerin yıreğini parçalıyordu." diyordu