Sayfa 1 Toplam 5 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 47 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    kitap özet arşivi

    HAZAR SÖZLÜĞÜ
    Milorad Paviç | RomanPaviç’in eseri Hazar Sözlüğü, 7. ve 9. yy. arasında, Transilvanya’nın ötelerinde varolmuş Hazarlarla ilgili bir romandır. Yazar romanında Hazarların 9. yy.daki din değiştirmelerini ana konu olarak ele almış. Üç büyük dine göre düzenlenmiş üç sözlükten oluşan eser için sözlük-roman diyebiliriz. Romanda, geçmişle gelecek arasında gidip gelen maddeler, üç yasa tanımaz bilge, zehirli mürekkeple basılmış bir kitap, aynalarla intihar, insanların düşlerine sızan düş avcıları, ölüm ve yaşam arasındaki romansı ve daha birçok şey anlatılıyor.EYLÜLÜN GÖLGESİNDE BİR YAZDI
    Ferit Edgü | Roman / Türk Edebiyatı
    Ferit Edgü romanında, 1950′li yılların başlarında, İstanbul’un bir kıyı semtinde, yaşam savaşı veren alt-tabaka insanlarının, birbiri içine girmiş yaşamlarını ve ölümlerini ele almaktadır.
    KARANLIK DÜNYA EKİLMEMİŞ TOPRAKLAR
    Orhan Hançerlioğlu | Roman / Türk Edebiyatı
    Ahmet, yeni cumhuriyetin idealist atmosferi içinde, Anadolu’nun küçük bir kasabasına tayin olan genç bir hakimdir. Kahramanımız burada görevine devam etmekle, kendine farklı bir gelecek çizmek arasında bocalamaktadır… Ekilmemiş topraklar: Anadolu’nun Osmanlı’dan Cumhuriyete değişmeyen yazgısının ve yoksulluğunun göstergesidir ekilmemiş topraklar. Tek varlığı olan toprağını insansızlık ve imkansızlık yüzünden işleyemeyenlerin öyküsü sürer gider…
    BİTMEYEN SAVAŞ
    Joe Haldeman | Roman / Amerikan Edebiyatı
    “Er William Mandella, kendisine rağmen bir kahramandır. İstemediği halde seçkin askerlerden oluşan özel bölüğe alınır ve binlerce yıl uzaktaki bir savaşta çarpışmak üzere zaman ve uzayda fırlatılır. Asla savaşa gitmek istememişti. Yine de görevini kin tutmadan yerine getirir, yaşadığı sürece rütbesi yükselir. Döndüğünde dünyayı bıraktığı gibi bulamaz. Uzay yolculuğundaki zaman genişlemesinden ötürü, Mandella aylarla yaşlanırken dünya yüzyıllarla yaşlanır.”
    MUSA / II NCİ CİLT / ULUS YARATAN PEYGAMBER
    Gerald Messadie | Roman / Fransız Edebiyatı
    “Kızıldeniz mucizesi ne kadar gerçekti? Yahudilere çölde bile hayatta kalabilme gücünü veren neydi? Yahve’nin Horeb Dağı’nda görünmesinden önce meydana gelen olağanüstü olay hangisiydi? Yazar Messadie eserinde, Kitabı Mukaddes’te yer alan ve binlerce yıldır tartışılan bu esrarengiz noktaları aydınlatmaktadır. Gerald Messadie bu olayları, okunması çok keyifli ve heyecanlı bir hikâye şeklinde anlatıyor okuyucularına. Kitap için, bu bileşimin eseri olarak bir solukta okunabilecek bir tarihi roman denebilir.
    BÜTÜN İSİMLER
    Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı
    Nüfus kayıt merkez arşivinde memurluk yapan Don Jose’nin, gazete ve dergilerden bir takım kişiler hakkında yazılmış yazılar, fotoğraflar toplamak gibi ilginç bir koleksiyon merakı vardır. Bu koleksiyonda ünlü kişiler olduğu gibi, ölüm ilanlarından derlediği sıradan insanlar da vardır. Don Jose bir gün, bu insanlara ait doğum yerleri ve tarihleri, ana-baba isimleri vs. gibi bazı bilgilerin kaybolduğunu fark eder ve arşivden araştırmaya başlar. Fakat arşivden yanlışlıkla sıradan bir kadının dosyasını alır ve onun hayatının peşine düşer. Kadınla kendisi arasındaki farklar (belki de benzerlikler) onda bu araştırma isteğini daha da körükler. Saramago, Bütün İsimler’de şöhret olgusunu yalnız ve son derece silik bir roman kahramanının araştırmacılığında felsefi bir bakışla irdelerken, isimlerin gizemine evrensel bir yorum getiriyor: Yazara göre bu gizem insanların ortak suskunluğundadır. Ve o, “bu adı açığa vurdum” diyor.
    ÖLÜMCÜL ÖYKÜLER
    Edgar Allan Poe | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Morgue Sokağı Cinayeti, Altın Böcek, Arthur Gordon Pym gibi kitapların yazarı olan Edgar Allan Poe kısacık hayatına önemli eserler sığdırmıştır. Baudelaire, usta yazar Poe hakkında şunları söylemektedir; “insanın kendisiyle çelişme ve çekip gitme hakkına saygı göstermeyen” bir toplumda Poe’un yaşamı bir çöl insanınınki gibiydi. Amerika’nın değişik kentlerinde, Avrupa’da, hatta Rusya’da hep yeniden başlamak istedi. Ama boşuna! Disipline gelmeyen bir zekayı kimse kabul etmek istemiyordu. Gerçek hayatında neler yaşamış olursa olsun yapıtlarında dört saplantıyı işledi: kadın, suç, ölüm ve sanat.”

    YABAN
    Yazarı: Yakup Kadri Karaosmanoğlu | Remzi Kitabevi | 1999 | Roman / Türk Edebiyatı
    Yakup Kadri, Yaban adlı romanı kendi dönemi içindeki gerçekçilik anlayışına uygun olarak yazmıştır. Romanda, I. Dünya Savaşı’nın bitimiyle birlikte Sakarya Savaşı’nın sonuna kadar olan sürede bir Anadolu köyünü, köylüleri, köyün durumunu, Milli Mücadele’ye ilişkin tavırları ortaya konulmaktadır. Yazar romanı için “bu eser benliğimin çok derinliklerinden adeta kendi kendine sökülüp, koparak gelmiş bir şeydir” demiştir. Yazar bu romanda ortaya koyduğu bir çok soruna daha sonra yazacağı Ankara adlı eserde cevap bulmaya çalışacaktır.
    ANKARA
    Yazarı: Yakup Kadri Karaosmanoğlu | İletişim Yayıncılık | 1999 | Roman / Türk Edebiyatı
    Ankara, Yakup Kadri’nin Kadro dergisini çıkardığı yıllarda yazılmış bir eserdir. Romanda bu derginin savunduğu görüşlerin hakim olduğu görülmektedir. Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarını yaşayan farklı kişilerin yaşantıları ve dünyası, yazarın eleştiri ve özlemleriyle birlikte eserde yer almıştır. Hiçbir çıkar gözetmeksizin vatan için mücadele veren bazı subay ve politikacıların daha sonraları taahhüt işlerine girip, arsa spekülasyonları yaparak “milli mücadele ruhu”nu yitirmelerine de üzülen Karaosmanoğlu, Ankara’nın son bölümünde yaşayan gerçeğe sırtını dönerek, kahramanlarını kendi hayal ettiği bir çeşit “inkılâp düşü”nde yaşatır.
    BİR SÜRGÜN
    Yazarı: Yakup Kadri Karaosmanoğlu | İletişim Yayıncılık | 1987 | Roman / Türk Edebiyatı
    Eser, Yakup Kadri’nin romanlarının arasında önemli bir yere sahiptir. Türk toplumunun Tanzimat’tan sonraki gelişim sürecini, özellikle siyasal değişmeleri konu edinen, bu değişmelerin toplumun ve bireylerin yaşayışına etkilerini, koşulların belirleyiciliğini işleyen Yakup Kadri, bu romanında, romanlarını oturttuğu tarihsel sürecin ilk aşamasını ele alır. Romanın ana çatısını, Meşrutiyetin gerçekleşmesinde önemli payları olan Jön Türkler ile bunların Paris’teki yaşayışları ve eylemleri oluşturmaktadır.
    KİRALIK KONAK
    Yazarı: Yakup Kadri Karaosmanoğlu | İletişim Yayıncılık | 1987 | Roman / Türk Edebiyatı
    Yazarın ilk romanı olan Kiralık Konak’ta, toplumumuzdaki batılılaşma ile birlikte kuşaklar arasında meydana gelen düşünce, duygu ve dünya görüşü ayrılıkları, toplumsal çözülüş kavramı temel alınarak, bir konağın dağılışı etrafında verilmektedir. Satılığa çıkarılan konağın bu değişimle farklı yerlere savrulmuş bazı kişileri, Tanzimat’tan Meşrutiyet’e uzanan bir kopuş süreci içinde, ölçülü ve namuslu kişiler olmaktan çıkıp, sırtlarına geçirdikleri redingotlarıyla -romancının değişiyle- “riyakar, yarı uşak ve adi” bir kuşağın temsilcileri haline gelirler.
    KÖRLEŞME
    Yazarı: Elias Canetti | Payel Yayıncılık | 1993 | Roman / Biyografi
    Dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan her konu bu romanda işlenmiştir. Körleşme, gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır; görünüşteki bireysel boyutlar içersinde, körleşmiş düşünce ve körleşmiş toplum gibi ana temellerden kaynaklanan, bu körleşmenin korkunç sonuçlarını sergileyen bir çağdaş destandır. Yarı cehennem, yarı dünya dekorlarından oluşma bir sahnede Canetti’nin gözler önüne serdiği, gerçekte tüm yanılsamaları, düşünceleri ve egemen değer yargılarıyla, bütün bu kültürün çöküşünden başka bir şey değildir. Kitap üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölüm “Dünyasız Bir Kafa”, ikinci bölüm “Kafasız Bir Dünya”, üçüncü bölüm ise “Kafadaki Dünya” adını taşımaktadır.
    TANRILAR VE KÖPEKLER
    Yazarı: Jack London | Oda Yayıncılık | 1995 | Roman / Amerikan Edebiyatı
    “Jerry, yepyeni, romanlarda bugüne dek rastlanmamış bir kahramandır. Yalnız konusu köpekler üzerine olan hikayelerde değil, roman adı altındaki bütün eserlerde Jerry gibisine rastlanmaz. Bu köpeğin apayrı, canlı davranışları, köpek sevenler kadar ruhbilimcileri de etkileyecektir.” Köpeklerin özel bir zekaları vardır. Bu yüzden efendilerine karşı duydukları derin ve kahramanca sınırsız sevgi nedeniyle bu sözcük, onlarca daha yaygın bir anlam taşır. İnsan kendini köpeğinin efendisi olarak görür. Köpek ise insanı tanrı gibi yüceltir. Tanrı sözcüğü, Jerry’nin sınırlı ve özel söz dağarcığında, yüreğinde ve aklında sonsuz güç ve iyilik demek olan “Bay Hagg’in” ile eşanlamlıydı.
    ÇOCUKLUĞUM
    Yazarı: Maksim Gorki | Morpa Kültür Yayınları | 1994 | Roman / Rus Edebiyatı
    Bugünkü adı Gorki olan Nijni Novgorod’da doğan Maksim Gorki (1868-1936)’nin asıl adı Maksimiç Peşkov’dur. Rusya’nın en ünlü öykü, oyun ve roman yazarlarından biridir. Önceleri toplum dışı insanları anlattığı öyküleri ile tanınmış, daha sonra Rus toplumundan yaşadığı dönemle ilgili kesitler sunmuştur. Maksim Gorki Çocukluğum adlı romanında, nasıl öksüz kaldığını, büyükanne ve büyükbabasıyla geçen günlerini ve tüm hayatını, yani kendi hayat hikayesini anlatmaktadır.

    ISSIZLIĞIN ORTASINDA
    Mehmet Eroğlu | Roman / Türk Edebiyatı
    Yazar Mehmet Eroğlu eserinde, 1969-1972 dönemi ve sonrasını Ayhan adlı bir gencin çevresinde, toplumsal olayların ve bu olayların bireysel örgüsünün oluşturduğu dengeyi gözeterek ele alıyor. Bir yandan geriye dönüşlerle o dönemin bireylerinin içinden çıktıkları koşulları ve düşüncelerini irdeliyor, bir yandan da dünyayı değiştirmek gibi somut bir şeyle yola çıkan roman kahramanlarının kavgalarını nasıl bir ortaçağ şövalyeliği ile soyluluk, yüreklilik, yiğitlik gibi soyut kavramlara indirgediklerini roman kahramanlarını yermeden ve mitleştirmeden tartışıyor. Gerilimli, tutkulu, kendine özgü bir şifresi olan ve tartışması roman bittikten sonrada okuyucunun bilincinde sürüp giden bir roman olarak ortaya çıkıyor.
    KARARTMA GECELERİ
    Rıfat Ilgaz | Roman / Türk Edebiyatı
    Karartma Geceleri 1944′lerin İstanbul’unda, Alman faşizminin azgınlaştığı, dünyayı ateşe veren savaşın kapımıza dayandığı günlerde, hakkında iki tutuklama kararıyla İstanbul sokaklarına sığınan bir devrimcinin serüven dolu yaşamını anlatıyor. Karartma Geceleri, Rıfat Ilgaz’ın anılarından kaynaklanır ama bir anı-roman değildir. Anılar harmanlanıp bir zaman kurgusunda yeniden oluşturulmuştur. Filmi de romanı kadar büyük ilgi gören Karartma Geceleri, ülkemizde ve uluslararası yarışmalarda birçok binicilik ödülü kazanmıştır.
    DAMGA
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Reşat Nuri’nin, çocukluk anılarını dile getirdiği ve eski İstanbul günlerini anlattığı Damga, yazarın kısa romanlarından birisidir. Vedia’ya duyulan büyük aşkın, sonunda boş bir kuruntu nedeniyle umutsuzluğa dönüşmesini hüzünlenip severek okuyacaksınız. Özlenen bir evliliğin gerçekleşmemesi, büyük bir düş kırıklığına yol açıyor. 1889 yılında İstanbul’da doğan yazar, ilköğrenimini Çanakkale’de tamamlamıştır. Edebiyat fakültesini bitirdikten sonra çeşitli okullarda öğretmenlik, müdürlük, milli eğitim müfettişliği ve Paris’te kültür ataşeliği görevlerinde bulunmuştur. 1956 aralık ayında tedavi için gittiği Londra’da kanserden öldü.
    ACIMAK
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Bu kitapta, görevine bağlılığıyla tanınmış bir ilkokul başöğretmeni olan Zehra Hanım’ın trajik serüveni dile getiriliyor. Doğruluk, temizlik, fedakarlık hastalığı, onda insanlığın en değerli yeteneğini öldürmüştür. Acımak yeteneğini. Duygusal, geniş ruhlu bir kadın. Güzel, doğru, temiz şeyleri çılgınca seviyor. Ama zaafa, düşkünlüğe ve çirkinliğe acımıyor. Yapılmış bir kötülük için hiçbir gerekçe tanımıyor ve acımadan söküp atıveriyor. Bütün insanları etkilemiş güzel bir duygunun romanı.
    ESKİ HASTALIK
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Eski Hastalık, aşk, tutku, sadakat, vefa kavramları çevresinde dönen, çok iyi kurgulanmış, güçlü ve zengin roman kişilikleriyle çarpıcı bir kitaptır. İstanbul’da, başka bir erkekle birlikte geçirdiği trafik kazasından sonra, genç kadın, kocasıyla birlikte yine taşraya doğru yola çıkar.
    BİR KADIN DÜŞMANI
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Bir Kadın Düşmanı, psikolojik çözümlemeleri, Anadolu’nun gerçeklerini yansıtmadaki ustalık ve içtenliğiyle yoğunlaşan bir roman. Reşat Nuri bu eserinde halktan kişileri başarıyla tipleştirmektedir. Eser, yıllar yılı, toplumumuzda kadınlara bakışın yanlışlığını ibretle gözler önüne sermektedir.
    GİZLİ EL
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Bu kitap; yazarın, “Cemil Nimet” takma adıyla, “Dersaadet” gazetesinde yayınlanan ilk romanlarından biridir. Gizemli bir dünyanın dile getirildiği bu eserde, bir yazarın düş gücünün sözcüklerine nasıl başarıyla yansıdığı görülmektedir.
    ATEŞ GECESİ
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Yazar bu romanında Ege Bölgesinde yaşanan unutulmaz bir aşkın çevresinde, döneminin gerçeklerini de ustalıkla yansıtmıştır. Çalıkuşu’ndaki Feride, Akşam Güneşi’ndeki kahraman Feride gibi, bu kitapta da Afife’nin aşkı ön plana çıkmaktadır.

    AKŞAM GÜNEŞİ
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Cumhuriyet romanının kurucularından Reşat Nuri Güntekin’in daha çok ülkemiz geleneklerini tanımlama ve kişilik canlandırımında başarılı, duygusal ve sevgi dolu bu kitabı da, onun ilk ve en önemli romanı Çalıkuşu ile eş düzeyde sayılabilir. Akşam Güneşi’nde, romanın unutulmaz kahramanı olan Jülide’nin sımsıcak serüvenini bulacaksınız. Feride’den aşağı kalmayan bir kahramanın romanı. 1889 yılında İstanbul’da doğan yazar, Edebiyat Fakültesini bitirdikten sonra çeşitli liselerde öğretmenlik ve müdürlük ile milli eğitim müfettişliği ve Paris kültür ataşeliği yaptı. Unesco’da Türkiye’yi temsil etti. Romanları, hikayeleri, tiyatro eserlerinin yanı sıra çeşitli çevirileri de bulunmaktadır.
    KAN DAVASI
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Kan Davası adlı eserinde Reşat Nuri Güntekin, öç alma duygularından kaynaklanarak işlenen cinayetleri ele almaktadır. Kan Davası, toplumun gerçeklerini yüreklilikle sergileyebilen, akıcı ve sürükleyici bir eserdir. Aynı zamanda iyileşmeyen bir yaranın ilginç ve ürpertici bir serüveni. 1889 yılında İstanbul’da doğan yazar, iİlköğrenimini Çanakkale’de yaptı. Çanakkale İdadisinde, Galatasaray Lisesi’nde ve İzmir’de bir Fransız okulunda okudu. 1912 yılında Edebiyat Fakültesini bitirdi. 1916-1919 arasında İstanbul’da Vefa ve Erenköy Liselerinde öğretmenlik yaptı. 1931 yılına kadar çeşitli liselerde Türkçe, Fransızca, edebiyat, felsefe ve pedagoji dersleri verdi. Ardından Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi oldu. 1939 yılına kadar Anadolu’yu dolaştı. 1939-1943 arasında Çanakkale milletvekili, 1950′de Paris’te kültür ataşesi ve Türkiye’nin Unesco temsilcisiydi. 1954 yılında emekli oldu. İstanbul Şehir Tiyatroları edebi kurul üyeliğine seçildi. 1956 Aralık ayında, tedavi için gittiği Londra’da kanserden öldü. Kan Davası, günümüzün gerçeklerinden biri olan ve halen bir çok yerde töre uğruna devam ettirilen kan davasını o günün şartlarıyla başarıyla anlatmaktadır.
    YEŞİL GECE
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Toplumsal yönü ağır basan bu romanda, medresede yetişen, ancak sonra öğretmen okulunu bitirerek Ege Bölgesi’ndeki bir kasabada, gerici ve çıkarcı birtakım güçlerle savaşan, idealist bir gencin serüveni ele alınmaktadır. ******* Devrimi’nin o coşkulu havası içinde, çok güçlü sezgi ve gözlemlerle kaleme alınmış bu kitapta, toplumumuzun o günkü bütün büyük sorunları, yürekli biçimde tartışılıyor. Romanın en önemli kahramanı Şahin Hoca’nın kişiliğini oluşturan nitelikler, mücadelesi ve uğradığı yenilgilerin öyküsü sayılabilir.
    DOĞU YAKASI
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Jack London, başeserleri arasında yer alan bu romanını kolay yazmamıştır. Çürümesi, solması, yaprak dökümüyle, filizlenmesi, hasatıyla bir insan tarlası halindeki Doğu Yakası’nda, kendisi de diğer işsizler gibi günü gününe ve çoğunlukla aç, ekmeksiz olarak yaşadı. Bu en acımasız gerçekliğin bütün eziciliğini kendi sırtında duydu. Acılara mal olmuş bu gözlemleri romanlaştırdığı zaman dünya kamuoyu büyük bir şaşkınlık duymuştu. Bütün bunlar gerçek olabilir miydi? Jack London’un usta kalemi gerçeği bütün çıplaklığıyla ama estetik yetkinlikle sergilemektedir.
    DÜŞ ÜLKELERİNE YOLCULUK
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Yazar bu kitabında, San Francisco’da yaptırdığı Snark adlı teknesiyle, güney denizlerinin yakıcı güneşi altında iki yıl süren yolculuğunu sürükleyici bir dille anlatıyor. Snark, Altın Kapı’dan çıkıp Pasifik’teki Hanibal Adaları’na gittiği zaman, tüm Amerikan basını bu geziyle alay etmeye başlamıştır. İki yıl süren yolculuk boyunca yazarın eşi New York’ta 1915 yılında Snark günlüğü adıyla yayımlanan günlüğü tuttu. Teknedeki tek bayandı, tayfalar üç kişiydi. Bunlar London’un dostu Roscoe, bir aşçı ve bir Japon çocuk. Bert Stolz bozulan motorları tamir için San Francisco’da Snark’a bindi ve ilk durak olan Havai’de gemiden ayrıldı, yerini aşçı olarak işe alınan Martin Johnson aldı. Hollandalı tayfa Hermann, Havai ve Tahiti arasında Snark’a katıldı. Kaptan Varren Havai ve Fiji adaları arasında Londonlara eşlik etti. Denizcilik hakkında çok az şey bilen Jack London bundan sonra yolculuğu tek başına gerçekleştirdi. Bu işi yüz akıyla başardı. Ne yazık ki Jack, Kaliforniya’daki çiftliğine döndükten sonra Snark, yeni Hebrides adalarında ticaret yapmak üzere bir İngiliz şirketine satıldı. Yer yer fantastik öğelerle süslü nefes kesici bir roman.
    MAİ VE SİYAH
    Halid Ziya Uşaklıgil | Roman / Türk Edebiyatı
    Yazar bu kitabında basın ve edebiyat dünyasının bir temsilcisinin kişiliğinde, aşırı hayale yönelik ve aşırı duygusal bir gencin iç dünyasını sergilemektedir. Bunun doğal sonucu olarak eserde konunun canlılık dolu işlevi ve hareket daha az, ruh tahlilleri, duygu ve düşünce betimlemeleri daha çok bir alan kapsamaktadır. Bu kitaptan çalkantılı serüvenler arayanlar değil, kişinin hayal evreninde enine boyuna gezinmek isteyenler gerçek bir haz duyacaklardır. Bununla birlikte romanın Moeurs yönleri de yok değildir; 19.yüzyıl İstanbul’unun semtler, kişiler, gelenekler, görenekler bakımından kimi gerçek çizgileri ve görüntüleri eserde başarılı bir biçimde yerlerini almış bulunmaktadır. Kitap yazıldığı zamanın ve ortamın aktüel havasına bağlanıp kalmakta, bugünün ve yarının okuyucuları için yer yer sıkıntılar, belirsizlikler ve belki bezginlikler doğurabilmektedir.

    YALNIZIZ
    Peyami Safa | Roman / Türk Edebiyatı
    Yalnızız, insanı ürperten, sapık bir şüphe motifi ile başlar. Sonra tereddütler, şüpheler, cemiyetimizin sınırlarını aşmayan değişik durumlar içinde mevzularını değiştirerek sürüp gider. Mekan ve olaylar sınırlı ve yerli fakat gerek insan, gerekse cemiyette çözümlenmek istenen meseleler cihanşumul ve ebedidir. Romancının hayata sunduğu teklifler bütün bir insanlık içindir. Samim bir yandan, içinde yaşadığı cemiyetin ve birlikte olduğu insanların meselelerini günün idrak ölçüleri içinde çözmeye çalışırken, odasına kapandığı zamanlarda da Peyami Safa’nın “Simeranya” ülkesini yazmaya ve hayatın problemlerini orada çözmeye çalışır. Peyami Safa romanlarında, değişik nisbetlerde olmak üzere kendi hayatından belli izler vardır. O, romanlarına düşüncelerini olduğu kadar gerektiğinde hayatını da koymaktan kaçınmamıştır. Acı ve tatlı yönleriyle pek renkli geçen bütün bir hayatı ona zengin bir malzeme kaynağı olmuş ve bu malzemeyi sanatkarca işlemesini bilmiştir.
    ACI TÜTÜN
    Necati Cumalı | Roman / Türk Edebiyatı
    Roman, hikaye, şiir, oyun ve çeviri gibi edebiyatın hemen her dalında verdiği usta işi ürünlerle çağdaş Türk sanatçıları arasında haklı ve büyük bir ün kazanan ve eserleri üst üste yeni baskılar yapan Necati Cumalı, “Tütün Zamanı” genel adı altında düşündüğü tütün üçlüsünü bu son romanıyla tamamlıyor. Ege çevresinin önemli bir sorununu evrensel boyutlarda okuyucuya iletmek başarısını gösteren Acı Tütün 1952 yılı tütün piyasasının açılışı sırasında bütün Ege’yi saran örgütsüz bir boykot olayının çevresinde tütün ekicilerinin ekonomik durumlarını, piyasa ilişkilerini yıllardır sürüp giden amansız olduğu oranda acımasız bir sömürü düzenine karşı yürekli başkaldırışı anlatır. Böylece “Tütün Zamanı” üçlüsünün öteki iki kitabı Zeliş, Yağmurlarla Topraklar ile birlikte Ege yöresinin yaşamını gerçekçi bir bakış açısıyla, çeşitli toplumsal kesitlerden yansıtarak Türk romanına unutulmaz güzellikte bir Ege destanı kazandırmış olmaktadır.
    YORGUN SAVAŞÇI
    Kemal Tahir | Roman / Türk Edebiyatı
    Deniz subayı Tahir Bey’in oğlu olan Kemal Tahir İstanbul’da doğmuştur. Cezayirli Gazi Hasan Paşa Rüştiyesini bitirmiştir. Galatasaray Lisesinde okumuş, hayatını kazanmak için okuldan ayrılarak çeşitli gazete ve dergilerde çalışmıştır. Siyasal inançlarından dolayı Çankırı, Malatya, Çorum, Nevşehir Cezaevlerinde yatmış, af kanunundan yararlanmış, o günden ölümüne kadar hayatını eserleriyle kazanmıştır. Sanata şiirle başlayan Kemal Tahir, daha sonra hikaye ve roman alanında çalışmıştır. Yorgun Savaşçı romanıyla 1968 yılında Cumhuriyet Gazetesi Roman Ödülünü, Devlet Ana romanıyla da Türk Dil Kurumu Roman Ödülünü kazanmıştır.
    GÖKKUŞAĞI
    D.H. Lawrence | Roman / İngiliz Edebiyatı
    İlk kez 1915 yılında yayımlanan Gökkuşağı, yirminci yüzyılın en büyük yazarlarından biri sayılan D.H.Lawrence’ın yazarlık serüveninde önemli bir evreyi yansıtır. Bir bakıma yazarın en tutkulu yapıtlarından biri sayılır. İlk yayımlandığı yıllarda birtakım tutucu çevrelerin büyük tepkisiyle karşılanan bu roman, yanlış anlaşılmış, yanlış değerlendirilmiş ve bir süreliğine de olsa yasaklanmıştır. İngiltere’nin kırsal kesiminde yaşamış bir ailenin üç kuşağının gündelik yaşamını dile getiren bu romandaki karakterlerin yaşamları, olağanüstü ve sevecen bir gerçekçilik anlatımı içinde sunulmuştur.
    CESUR YENİ DÜNYA
    Aldous Huxley | Roman
    Aldous Huxley, karşı ütopyanın başyapıtlarından kabul edilen Cesur Yeni Dünya’da bilim ve teknikteki gelişmelerin insanları nerelere sürükleyeceğini geleceğe uzanan bir yapıda gözler önüne sermektedir. “Cesur Yeni Dünya, bilim ile tekniği kendi amaçlarına uydurmuş zorba bir yönetimin, yığınları köleleştirmek, bütün bireysel ayrılıkları törpülemek için uyguladığı yöntemler üzere kurulmuştur.”
    BİR AKŞAMDI
    Peyami Safa | Roman / Türk Edebiyatı
    “Bir akşamdı… oda loş… kafes delikleri mavi… gündüzün son ışıklarıyla beraber, sanki, odadan eşya da çekiliyordu. Levhalar, duvarların kararan zeminine batıyorlar, minderler sönüyor, iskemleler dağılıyor ve hepsi, buğulanarak şekilsiz bir uçuşla kayboluyorlar. Minderin köşesinde oturan babası, bir öksürükten sonra ileri fırlayan başını hala doğrultamamış, iki büklüm, yüzü gittikçe kararıyor ve siyah ceketinin rengini alıyordu. Her şeyi koyu kurşun renkli bir buğu kaplamıştı. Akşam…ve ses yok…”


    İFFET / DÜNYANIN MİHVERİ KADIN MI PARA MI?
    Hüseyin Rahmi Gürpınar | Roman / Türk Edebiyatı
    Yazar bu romanında aşk, namus ve açlık konularını ele almaktadır. İlkinin kahramanı İffet, açlıkla namus arasında bocaladıktan sonra ölümü yeğlerken; ikincisinin “akıllılar, akılsızların zararına yaşarlar” felsefesini güden kahramanı Edip Münir, namusunu zenginlikle değişerek amacına ulaşıyor. Siz olsanız hangisinin yolunu yeğlerdiniz? Eser, yazarın duygulandıran ve öğretici bir romanıdır. Gençliğin tertemiz, içten çırpıntılarıyla yazılmıştır.
    ŞIK
    Hüseyin Rahmi Gürpınar | Roman / Türk Edebiyatı
    Hüseyin Rahmi, Şıpsevdi romanının kaynağı olan Şık’ta, bizlere Tanzimat romanının gözde tiplerinden bir örnek sunuyor. Hem acınacak hem de gülünecek bir tip bu. “Ölüm Bir Kurtuluş mudur?” daysa daha ciddi ve dramatik bir konuya el atıyor yazar: İntihar olgusunu, toplumsal koşullar ve ailenin eğitimi yönlerinden enine boyuna irdeliyor. Kitapta, bunlar dışında her biri bir yaşam dersi veren öyküleri ve yazıları da yer almaktadır. Batılılaşmayı yanlış anlayan, davranışları Türk toplumunun gelenekleriyle tezat teşkil ettiği için gülünç durumlara düşen, alafranga, züppe ve dejenere tiplere de yer veren eseridir. Yazar sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş, romanlarıyla, öyküleriyle, yazılarıyla toplumun çağdaşlaşması yolunda, yobazlığa, gericiliğe, bağnazlığa, sömürücülüğe karşı savaşmıştır. Onu böylesine verimli bir yazar yapan da bu özelliği olmuştur.
    GULYABANİ/GÖNÜL TİCARETİ/MELEK SANMIŞTIM ŞEYTANI
    Hüseyin Rahmi Gürpınar | Roman / Türk Edebiyatı
    Hüseyin Rahmi Gulyabani adlı romanında; cin, peri ve gulyabani gibi boş inançların nasıl kötüye kullanılarak saf ve namuslu insanların kandırıldığını vurgulamakta, boş inançları mahkum ederek bilimsel düşünceyi savunmaktadır. Doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kavşaklarından biri olan yazar, sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş, romanlarıyla, öyküleriyle, yazılarıyla toplumun çağdaşlaşması olunda, yobazlığa, gericiliğe, bağnazlığa, sömürücülüğe karşı savaşmıştır. Onu böylesine verimli, çok okunan bir yazar yapan da bu özelliği olmuştur. Hüseyin Rahmi, sanatı, halkı yükseltmek için bir araç olarak görür. Bu nedenle, bütün yazarlık yaşamı boyunca üzerine gitmediği, eleştirip alay etmediği hiçbir toplumsal kurum yoktur. İki yüzlü aile ahlakını, dini kötüye kullanıp dünyalıklarını doğrultan yobazları, karısını ya da kocasını aldatan eşleri, her türlü rezaleti Avrupalılaşmanın bir gereği olarak gören kadınları, tüyü bitmedik yetimin hakkını gasp eden ticaret erbabını yergilerinin hedefi olarak işlerken, amacı yalnızca okuru biraz olsun düşündürmek ve eğlendirmektir.
    İKİ HÖDÜĞÜN SEYAHATİ / KESİK BAŞ
    Hüseyin Rahmi Gürpınar | Roman / Türk Edebiyatı
    Eser, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kimi güldürücü, kimi hüzünlendirici on bir öyküsünden oluşmaktadır. Yazar bu öykülerde yine, yüzyıl başının İstanbul’unu kendisine özgü bir ustalıkla irdeliyor. Kesik Baş’ta ise, kör bir kuyuda bulunan kesik başın gizini çözmeye çalışan polislerin peşinden merak ve heyecanla sürükleniyor, insanların tutkularının nelere mal olduğunu ibretle öğretiyor. Hüseyin Rahmi, genel olarak toplumun ve insanların her türlü olumsuzluklarını, suça yönelmelerini, toplumsal ve dinsel yolsuzluklarını, saflıklarını, doğalcılara özgü bir gözlemci gerçekçilikle işlemiştir.
    BEYAZ LALE / ZAMANE YİĞİTLERİ / YENİ KAHRAMANLAR
    Ömer Seyfettin | Öykü / Türk Edebiyatı
    Çağdaş Türk Edebiyatının öncülerinden olan Ömer Seyfettin, yaşıtları gibi çalışmalarını roman üzerine değil, kendisine daha yakın bulduğu küçük hikaye türü üzerine yoğunlaştırmış, bir yandan çağdaş Türk hikayeciliğinin ana temellerini atarken, bir yandan da özü ve anlatımıyla son derece kişisel bir hikaye evreni kurmayı başarmıştır. Ömer Seyfettin’in Bütün Eserleri dizisinin onuncu kitabı olan bu kitabında, yazarın, işkence ve katliamla yurtlarından sürülmeye ve yok edilmeye çalışılan balkan ülkelerindeki Türklerle ilgili hikayeleri bir araya toplanmıştır.
    GİZLİ MABET / KURUMUŞ AĞAÇLAR / NOKTA
    Ömer Seyfettin | Öykü / Türk Edebiyatı
    Eser, Ömer Seyfettin Bütün Eserleri dizisinin on birinci kitabıdır. Kitapta, çağı ve koşulları ne olursa olsun bir toplumun önemi hiçbir vakit azalmayan çelişkileri sergilenmektedir. Birbirinden ilginç konuların ince bir duyarlılıkla yoğrulduğu öyküler toplamıdır Gizli Mabet. Çağdaş Türk edebiyatının öncülerinden olan Ömer Seyfettin, yaşıtları gibi çalışmalarını roman üzerinde değil, kendisine daha yakın bulduğu küçük hikaye türü üzerinde yoğunlaştırmış, bir yandan çağdaş Türk hikayeciliğinin ana temellerini atarken, bir yandan da özü ve anlatımıyla son derece kişisel bir hikaye evreni kurmayı başarmıştır.
    ESKİ KAHRAMANLAR
    Ömer Seyfettin | Öykü / Türk Edebiyatı
    Ömer Seyfettin, Birinci Dünya Savaşı yıllarında halkın yiğitlik duygularını coşturmak amacıyla konularının çoğunu eski tarihlerden aldığı “Eski Kahramanlar” başlıklı tarihi epik hikayelerle, konularını Çanakkale Savaşı’ndan aldığı “Yeni Kahramanlar” başlıklı çağdaş epik hikayeler yazmış, yenilgiyle sona eren savaş ertesinde artık yiğitlik hikayeleri yazmanın anlamı kalmayınca, “Zamane Yiğitleri” genel başlığı altında İstanbul kabadayılarını ele alarak, eski yiğitlerle zamanın kof yiğitleri arasında karşılaştırma olanağı hazırlamıştır.


    BOMBA
    Ömer Seyfettin | Öykü / Türk Edebiyatı
    “Bomba” Ömer Seyfettin’in hikaye kitapları arasında en çok ilgi gören kitaplarından biridir. Bu kitapta, Ömer Seyfettin’in sınır boyu hikayeleri bir araya getirilmiştir. Bunlardan “Primo Türk Çocuğu” adlı uzun hikayenin bugüne değin hiçbir kitaba girmeyen bölümleri de bulunmaktadır.
    EFRUZ BEY
    Ömer Seyfettin | Öykü / Türk Edebiyatı
    “Efruz Bey” 1908′den Birinci Dünya Savaşı ortalarına kadar uzanan dönemin anlatıldığı bir romandır. Edebiyatçılarımız arasında “Ömer Seyfettin’in Don Kişot’u” diye anılan bu eserde, Türkiye’nin o çağındaki siyaset, bilim, Türkçülük, köycülük, eğitim, felsefe v.b. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler adları değiştirilerek, Efruz Bey’in kişiliğinde birleştirilmiştir. Bugüne değin yapılan toplu yayınlarda, “Efruz Bey” romanıyla ilgili olduğu halde başka başka ciltlere dağıtılmış olan bölümlerle Efruz Bey’in çevresine bağlı hikayeler ilk defa bu kitapta bir araya getirilerek bir ciltte toplanmıştır.
    SİNEKLİ BAKKAL
    Halide Edip Adıvar | Roman / Türk Edebiyatı
    II.Abdülhamit dönemini bir geçmiş zaman dekoru önünde yansıtarak, eskiden yeniye devralınması gereken kültür, sanat ve töre değerleri üzerinde duran eser defalarca basılmış ve kuşaklardan kuşaklara ulaşabilmiştir. Bir anlamda, yazar ve eseri, tarihi süreklilik arayışı içerisindedirler. Yazar ve eseri, bir yandan da, çoktan yer edenmiş görünen batılılaşmanın ortalık yerinde, doğunun payını araştırırlar ve ulusal kimlikli bir bileşime ulaşmayı denerler. Mimari, müzik, mevlevilik değerleri üzerine ilginç görüşler ileri sürmüş Sinekli Bakkal’ın, kendi kapsamında öncü bir roman olduğu söylenebilir. Burada doğu ve batı kültürleri birbirini bütünler. İstanbul sokağı tasviri ortasında Rabia, muhafazakar töreyle barışıktır, bununla birlikte Peregrini’yi sevmekten kendini alamayacaktır. Gerçi, Peregrini, Osman olup çıkmıştır ama, kendi yetiştiği ortamın müziğinden vazgeçmemiştir. Bu müzik, Rabia’yı da büyülememiş midir? Doğu ve batı çatışması, Sinekli Bakkal’da, sanat ve kültür aracılığıyla yatışır, dinginliğe kavuşur. Yaşamın ütopyasında da öyle değil mi, öyle olmayacak mı?
    MÜTHİŞ BİR TREN / ÇEVİRİLER VE UYARLAMALAR
    Sait Faik Abasıyanık | Roman / Türk Edebiyatı
    Sait Faik’in bu kitabı çeviri ve uyarlamalardan oluşmaktadır. Kitapta yer alan çeviriler: Son Turfandalar (Andre Gide), Uykuda Cinayet (Claude Houghton), Flüt Çalan Adam (Liam O’flaherty), Kuyruklu Piyano Adası (Samivel), Pomega (Manhood), Meslek Kazası (Bir İtalyan hikayesi). Uyarlama öyküleri ise: Ecel Atı, Saadet, Bir Eşek Hikayesi, Diş Ağrısı, Çiviler, Ana, Gümüş Saat, Venüs’ün Sevgilisi, Müthiş Bir Tren. Sanat hayatına şiir yazarak başlayan yazar, ilk hikayelerini Bursa Lisesi’nde okuduğu sırada yazmış, Avrupa’dan dönünce, çeşitli gazete ve dergilerde yayımladığı eserleriyle, hikayeciliği meslek edinmiştir. Hikaye niteliği gösteren röportajlarıyla birlikte, o alandaki çalışmaları on kitapta toplamıştır. Bunlar dışında bir roman, üç uzun hikaye yazmış, ayrıca bir de şiir kitabı yayımlamıştır.
    SAMANYOLU
    Kerime Nadir | Roman / Türk Edebiyatı
    Eserleri yüz binlerce okura ulaşmış olan ünlü romancı Kerime Nadir, 1917 yılında İstanbul’da doğdu. Yazı hayatına öyküler yazarak başladı. “Hıçkırık” romanıyla tüm Türkiye onu tanıdı. Kaleme aldığı aşk ve karasevda romanları, yayınlandıkları yıllarda gazetelerin tirajını artırmıştır. Hemen her eseri, bazen birkaç kez filme de alınan, insanlara roman okuma sevgisini aşılayan Kerime Nadir, 20 Mart 1984 yılında İstanbul’da öldü. “Samanyolu” da önce gazetelerde yayınlanmış, daha sonra kitap halinde basılmıştır. Büyük ilgi gören kitap Türk edebiyatının ölmez eserleri arasında yer alır.
    DENİZ GURBETÇİLERİ
    Cevat Şakir Kabaağaçlı | Roman / Türk Edebiyatı
    Balıkçı’nın bütün kitapları şiirli ve müzikli girişleriyle dikkati çeker, çokluk da ünlem ve hareket vardır onun ilk sözcüklerinde. Deniz Gurbetçileri de, Oppianus’un, güney Ege dalgıç ve denizcileri için söylediği ünlü sözden sonra “haydi sefere!” diye başlar. Deniz Gurbetçileri, Balıkçı’nın toplumsal sorunlara en fazla eğildiği kitabıdır. Yazar bu romanında, deniz emekçilerinin çile, sorun ve aşklarını, kısacası onların dünyalarını anlatır.Ama bu anlatım, kaynağından, birinci elden anlatımdır. Öyle ki; Türklerin Türk sularında sünger avlamalarının yasaklanması üzerine birçok yere başvurup sonunda Genelkurmay’a telgraf çeken “Latif”, aslında Balıkçı’nın ta kendisidir.

  2. #2
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    ULUÇ REİS
    Cevat Şakir Kabaağaçlı | Roman / Türk Edebiyatı
    Uluç Reis adı Akdeniz ile özdeşleşmiş sayılı denizcilerimizden biridir. Cesareti, zekası ve bilgisiyle Turgut Reis’in dikkatini çekmiş ve onun tarafından yetiştirilmiştir. Preveze Zaferinde, Malta kuşatmasında, Kıbrıs’ın ve tüm Ege Adalarının fethinde büyük başarılar gösteren Uluç Reis, Trablusgarp ve Cezayir genel valilikleri sırasında Akdeniz’de Türk egemenliğini perçinlemiştir. Daha sonra imparatorluğun Kaptan-ı Deryalığına yükselen Uluç Ali Paşa, 15 yıl süren bu görevi sırasında Türk Donanmasını cihanın en büyük deniz gücü halinde tutmasını bilmiştir. Bu eserinde Halikarnas Balıkçısı, başta Uluç Reis olmak üzere korsanlığa bir yandan Anadolu çelebiliğini, öte yandan Magrip’in büyüleyici gizemini katan, asıl önemlisi Avrupa kıyılarını bir “Kartaca” hışmıyla vuran Türk denizcilerini, o kendine özgü üslubu, içten ve coşkulu anlatımıyla romanlaştırıyor.
    KELLECİ MEMET
    Kemal Tahir | Roman / Türk Edebiyatı
    Kemal Tahir 1910 yılında İstanbul’da doğdu. Gazihasanpaşa Rüştiyesi’ni bitirip girdiği Galatasaray Lisesi’nin ikinci sınıfından ayrılarak öğrenimini yarım bıraktı. Avukat katipliği, ambar muhasipliği, gazetecilik gibi çok değişik işlerde çalıştı. Donanma *******lığı mahkemesinde 15 yıl hapse mahkum edilen Kemal Tahir, on iki yıl Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya cezaevlerinde yattı. 1950 yılında çıkan genel af yasası uyarınca geri kalan cezası affedildi. 1955 yılından sonra yayımlamaya başladığı romanlarıyla edebiyatımızın önde gelen yazarları arasına katıldığı gibi, tarih konusundaki görüşleriyle düşünce hayatımızı da etkiledi. 21 Nisan 1973 yılında bir kalp krizi sonucu İstanbul’da öldü. İlk romanlarıyla amansız bir gözlemci ve büyük bir şüpheci olduğunu gösteren Kemal Tahir, son yıllarda art arda yayımladığı eserleriyle, Türk toplum gerçeğinin en gizli ve temel unsurlarını, en can alıcı noktalarını ve kaynaklarını dile getirmeye yöneldiğini belli etmişti. Bir yandan sanatın gereklerine uymak, yani somut olanı, canlı olanı, karmaşık olanı, dile gelmezi ortaya dökmek; bir yandan da sınırsız çeşitlilik ve rastlantısallık altında yatan temel gerçeği ve değişmez olanı bulmak, ortaya çıkarmak istiyordu. Büyük eserlerin dokusunu teşkil eden çatışmayı, somutla soyut, yani gözlemle fikir arasındaki çatışmayı daha üstün bir düzeyde, tek bir varlık halinde kaynaştırıp vermeye yönelmişti.
    GEMİ ADAMLARI
    Zeyyat Selimoğlu | Roman / Türk Edebiyatı
    Bu kitapta Zeyyat Selimoğlu, nemli ve sonsuz bir ufukta, muhteşem bir öykü atmosferinde, ateşçi, çımacı, süvari, çarkçıbaşı, kaptan ve diğer gemi adamları ile tüm deniz hikayelerini bir araya getiriyor.
    YALNIZ EFE
    Ömer Seyfettin | Roman / Türk Edebiyatı
    Çağdaş Türk Edebiyatının öncülerinden olan Ömer Seyfettin yaşıtları gibi çalışmalarını roman üzerine değil, kendisine daha yakın bulduğu küçük hikaye türü üzerine yoğunlaştırmış, bir yandan çağdaş Türk hikayeciliğinin ana temellerini atarken, bir yandan da özü ve anlatımıyla son derece kişisel bir hikaye evreni kurmayı başarmıştır. Yalnız Efe yazarın İstanbul ve taşra hayatını, gündelik hayat içerisinde rastlanan çeşitli tipleri ele alıp işlediği birçok hikayesinin yer aldığı bir derlemedir. Derlemeyi oluşturan öykülerde, yazarın gerçekçi anlatımı, zaman zaman, ince bir alay, etkili bir taşlama niteliği kazanır.
    MÜBAREK TOPRAK
    Pearl S. Buck | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Mübarek Toprak, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Pearl Buck’ın en tanınmış eseridir. Kahramanlar Çinli olmasına rağmen, onlarda bütün insanlığın, özellikle toprakla geçinen insanların kaderini görürüz. İnsanlar zengin olabilirler, türlü hayaller, ihtiraslar peşinden koşabilirler; ne var ki, topraktan gelmişlerdir, toprakla yaşamaktadırlar, toprağa döneceklerdir. İşte, Pearl Buck Mübarek Toprak’ta bu ezeli konuyu, kendisine özgü sanat gücüyle işlemektedir. Çin deyince akla türlü şey gelir: Bugün nüfusu dünya nüfusunun dörtte birine varmış muazzam bir kalabalık; eski çağların masallarına konu olmuş, ejderlerle, devlerle dolu hikayeler arasında yarı - hayal dünyasına dalmış insanlar; birçok romanın, macera filmlerinin işlendiği afyonkeşler ülkesi; bunların yanı başında, belki de üstünde, toprağa bağlı, ekmeğini aslanın ağzından kurtarabilmek için didinip çırpınan köylüler… Çin deyince bütün bunların yanı sıra, her şeyden önce bir de Pearl Buck adı gelir. Çünkü, Amerikalı büyük kadın romancı eserlerinde Çin’i, Çinlileri öylesine canlı, öylesine derin işlemiştir ki onun romanlarından akılda kalan sahneler, kahramanlarından zihinlere çizilen portreler bu efsaneler diyarı ülke ile esrar dolu insanlarını dünyaya en parlak renklerle, en canlı olaylarla tanıtmıştır. Pearl Buck’ın kişiliğiyle Çinliler, onun romanlarıyla Çin ufukları ayrılmaz bir bütün olmuştur, çünkü onu bir yazar yapan da Çin’dir, dünya çapında bir romancı haline getiren de gene Çin. Bunun hikayesini kısaca yazarın kendisinden dinleyelim: Pearl Buck, “koleji bitirdiğim zaman kendimi bir kara cahil buluyordum” diyor. “Roman yazmak istiyordum ama, yazamayacağımı, yazabilecek hale henüz gelmediğimi hissediyordum.” Roman yazmak konusunda kendisini bu derece yetersiz bulan bir kimse sonradan yirminci yüzyılın en büyük romancılarından birisi oluyor.
    YENİ DÜNYALARA DOĞRU
    Robert Heinlein | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Açlık, hava kirlenmesi, enerji bunalımı. Yakında dünyamız belki de yaşanılmaz duruma gelecek. Bunun uzun vadedeki çözüm yolu insanoğlunun kendine yeni hayat sahaları bulmasıdır. Büyük devletler her yıl uzay çalışmaları için boş yere mi milyarlar döküyorlar? İşte yazar tamamen ilmi gerçeklerden hareket ederek, bize böyle bir teşebbüsün hikayesini anlatıyor. Büyüleyici ve sürükleyici bir roman.

  3. #3
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    KUNDURACI; BİR RUH HASTASININ ANATOMİSİ
    Flora Rheta Schreiber | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Philadelphia’da ayakkabı tamirciliği yapan otuz sekiz yaşındaki Kallinger ve onun on üç yaşındaki oğlu Michael 17 Ocak 1975 yılında tutuklandıklarında, baba-oğulun bu suç ortaklığı, toplumda büyük bir şok ve ürküntü yarattı. Bu ikilinin Pennsylvanıa, New Jersey ve Maryland’ın banliyölerinde bulunan beş eve yaptıkları baskınların başlangıç tarihi olan 22 Kasım 1974 gününü izleyen yedi hafta boyunca da ortalığı bir dehşet duygusu sardı. Özellikle son saldırı sırasında tüyler ürpertici şeyler olmuştu. New Jersey’in ufak bir yerleşim yerinde olan bu saldırı sırasında, baba oğul sekiz rehine aldılar ve Kallinger bir kadını öldürdü. İnsana dehşet veren, vahşice ve acımasız bir cinayetti bu. Ama, genelde sanıldığı gibi bu cinayet, kurbanın Kallinger ile ilişkiye girmeyi reddetmesi sonucu işlememişti.
    UZAK TEPELER
    M.M. Kaye | Roman / İngiliz Edebiyatı
    Issız mağarada iki genç yapayalnızdılar. Genç adam adeta hırsla boynuna sarılıp dudaklarını öpen güzel kıza sevgiyle baktı. Juli beni seviyor musun? Seni her zaman sevdim, ta başından beri. Delikanlı kollarını kızın omuzlarından aşağı doğru kaydırdı. Yere yatarken güzel Jully’de yanına çekti. Gümüş renkli kumlar serin ve çok yumuşaktı. Romanda anlatılan olay ve kişilerin tümü gerçektir, ancak isimler değiştirilmiştir.
    TEPKİ
    Stephen King | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Mc Gee ve Vicky Tomlinson 1969 yılında gizli bir örgütün piyasaya sürmek istediği bir ilacın ilk denemelerine katılmışlardı. Bir yıl sonra evlendiler. Küçük kızları Charlie doğdu. Charlie 3 yaşındayken, bakışları ile oyuncak ayısını tutuşturdu. Charlie 8 yaşına gelince duygularını kontrol altına almayı öğrendi. Artık her zaman yangın çıkarmıyordu. Ama gizli örgüt bu büyük etkili, küçük silahı kullanmayı planlıyordu. Fakat unuttukları bir şey vardı. Küçük bir çocuk bile intikamın ve acı vermenin buruk tadını anlayabilirdi.
    NEFRET TEPESİ / ASPEN
    Burt Hirschteld | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Nefret Tepesi, karlı dağların doruğunda insan ihtiraslarının kin ve nefrete dönüşmesinin öyküsüdür. İstedikleri her şeyi insanları korkutarak elde etmeyi başaran mafya çetelerini, ölümü bile hiçe sayan yürekli insanların direnişi bekliyordu. Ve dağların bembeyaz, suskun tepeleri, buraları kötü emellerine alet insanları asla affetmeyeceklerdi. Sevginin nefretle, tutkunun fedakarlıkla mücadelesinin unutulmaz romanı. roman Bugüne kadar yirmi sekiz dile çevrilmiş ve dokuz milyondan fazla satmıştır.
    ANTİKACI DÜKKANI
    Charles Dıckens | Roman / İngiliz Edebiyatı
    Toplumsal altüst oluş ve değişim dönemlerinde insanın dramı daha bir derinleşir. Dıckens manifaktürden fabrikaya geçiş, emeğin sömürülmesine dayanan sermayenin yoğunlaşması döneminin romancısı. Antikacı dükkanında tüm toplumsal sınıfların tipik temsilcilerini işleyerek, onların maddi yaşamlarındaki değişmelerle tinsel direnmeleri ve çatışkılarını dile getiriyor. Başka bir deyişle altyapı ile üstyapıyı birlikte irdeleyerek yeni insanın önünü açıyor.
    AY VADİSİ
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Ay Vadisi’nde Oakland grevleri anlatılmaktadır. Yazar, grevcilere grev kırıcılarının sokakları kana bulayan savaşı içerisinde işçilerin ruh derinliklerine girebilmiştir. Savaşlarının, amaçlarının yanı sıra sevgilerini, özlemlerini de sergiledi. Daha iyi bir hayat için verilen bu mücadelede bir kesimin, mutluluğu ataları gibi kır hayatında aramalarını ele aldı. O dönemler çok etkin olan adanmış topraklar eğilimini eleştirdi. Estetik yetkinliği ve şaşırtıcı etkileyiciliği Ay Vadisi’ni bütün dünyada sürekli yayımlanan bir kitap yapmıştır.
    PİPPİN DÖRDÜN KISA SÜREN SALTANATI
    john Steinbeck | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Yazar kitabında demokrasiden krallığa dönüşün getirdiği güçlükleri, gülünçlükleri anlatırken büyüleyici bir gülmece örneği de sunmaktadır.

  4. #4
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    KİBAR SEMTLER
    Louis Aragon | Roman / Fransız Edebiyatı
    Türk okuru Aragon’u, özellikle Orhan Veli’nin büyük bir ustalıkla Türkçe’ye çevirdiği Elsa’nın Gözleri adlı şiiriyle tanımıştır. Gerçekten de Aragon, büyük Fransız şiiri içinde çok güçlü bir sestir. Gerçeküstücülükten kopup gerçekçiliğe dönüşü 1930 yılına rastlar. Partiye girmiş ve artık bağlanımlı bir yazar olmuştur. Edebiyatla siyasetin ayrı tutulması gerektiğinde direten gerçeküstücü arkadaşlarından kesinlikle kopmuştur. Ve gerçek dünya genel başlığı altında bir dizi roman yazmaya başlamıştır. Bu dizi, siyasal bağlanımın kaçınılmazlığına karşın, yine de bireysel özerkliği yücelten romanlardan oluşur. Dizinin ilk romanı Basel’in Çanları’dır. İki yıl sonra Kibar Semtler dizinin ikinci romanı olarak yayımlanır. Bu romanda yazar, büyük bir ustalıkla, sıkıcı taşra çevresinde, tipik bir 3.Cumhuriyet politikacısı olan babaya başkaldıran iki kardeşi anlatır.
    ATLILAR
    Joseph Kessel | Roman / Fransız Edebiyatı
    Renkleri simsiyahtan beyaza kadar değişen göz kamaştırıcı atlara binmiş altmış bozkır kahramanı, elde kırbaç, tek saf halinde, durmadan çalan borazancıların ve yaşlı başkanlarının ardından, büyük alanı bir baştan bir başa ağır ağır geçiyorlardı. Her birinin yüzü, ağaçtan oyulmuş ya da en kaba köseleden biçilmiş gibiydi. Güneş yanığı sarımsı bir ten, aman bilmeyen sert dudaklar, çıkık elmacık kemikleri, çekik yırtıcı kuş gözleri. Altmış Çopendoz tek saf halinde kral çadırının önüne geldiler. Afgan bozkırlarının bu en usta binicileri, atlarını durdurup eyerlerinin üzerinde doğruldular. Yöresinin en iyi Çopendozu sayıldığından Uraz’a takımın tam ortasında yer verilmişti. Sağında ve solunda, her birini dövüşürken salıverdikleri ter kokularına kadar tanıdığı insanlardan oluşmuş bir insan çiti uzanmasına, onlarla aynı giysiyi ve başlığı giymiş olmasına ve atının üzerinde aynı biçimde taş kesilmişcesine durmasına karşın, Uraz kendini onların dışında ve üstünde, sanki bir başka kanla beslenmiş gibi hissediyordu. Kazanana kralın kendi eliyle vereceği ve bir yıl süresince onun ilinde kalacak olan sancak, Kralın yanı başında, parmaklığa dayalı olarak duruyordu. “O benim olacak” dedi Uraz içinden.
    KARA KULE
    Stephen King | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Siyahlı adam tehlikeli büyülerle dolu ölüm yolunda kaçıyor, katil kovalıyordu. Bu kovalamaca yolun sonundaki Kara Kule’de sona erecek miydi? Çılgın bir kahin, konuşan iblisler, ölmemiş bir çocuğun ruhu Kara Kule’de kimleri bekliyordu? Bu soruların cevabını merak ediyorsanız bu kitabı okumalısınız.
    BUDDENBROOK AİLESİ
    Thomas Mann | Roman / Alman Edebiyatı
    Yazar kitabını müsvedde olarak yazdıktan sonra Fischer Yayınevi’ne göndermiştir. Önceleri bu müsveddeleri temize çekmeyi düşünmüş ama sayfalar çoğaldıkça bundan vazgeçmiştir. Elinde başka bir kopyası daha bulunmadığından postaya verirken bin marka sigorta ettirmiştir. 1900′ün sonuna doğru iki cilt olarak çıkan kitap, o zamanlar hiç tanınmamış bir yazar olan Thomas Mann’ın ilk ürünüydü ve para vermeye kimsenin hevesi yoktu. Yayınevi, yerinde öğütlere uyarak, kitabı tek ciltte yeniden bastı. Çok geçmeden basından övgü sesleri yükseldi. Baskılar birbirini kovaladı. Yazarı büyük üne kavuşturdu. Ve yazar ellinci doğum gününü kutlarken Buddenbrook Ailesi ile Nobel Ödülünü aldığını öğrendiğinde ona en büyük hediye bu olmuştu.
    SOFİ’NİN DÜNYASI
    Josteın Gaarder | Roman / Felsefe
    Benzer insanların, yüzeysel bilgilerin geçerli olduğu çağımızda, “3000 yıllık geçmişinin hesabını yapamayan insan günübirlik yaşayan insandır” diyen Goethe’nin günübirlik insanlarından olmama yolunda ciddi bir adım bu kitap. 15. yaş gününü kutlamaya hazırlanan Sofi, bir gün posta kutusunda ‘kimsin’ yazılı bir not bulur, bu sorudan hareketle, bütün bir felsefe tarihinde sorulmuş soruları ve cevapları, sürükleyici bir roman kurgusu içinde anlatan yazar, Umberto Eco’nun ‘Gülün Adı’nda ortaçağ teolojisini romanlaştırma gücünü bu kitabında felsefede gösteriyor. Yazar Gaarder özellikle gençliğe yönelik kitaplarıyla tanınan Norveç’li bir felsefe öğretmeni. Sofi’nin dünyası yayımlandığı 1991 yılından bu yana aralarında Korece, Rusça, Japonca, Arapça gibi diller de olmak üzere kırka yakın dile çevrilmiş ve yayımlandığı her ülkede en çok satan kitap olma başarısını uzun süre korumuştur.
    ANADOLU’NUN SESİ
    Cevat Şakir Kabaağaçlı | Roman / Türk Edebiyatı
    Eserin okullarda kültür ve tarih diye okutulması ayrıca Türkiye’yi tanıtmak için yararlı bir kaynak olacağını kanısına varılmıştır. “Yirminci yüzyılın ilk yarısı, dünyanın alabildiğine değişen devri oldu. Değişme daha önceleri de, hatta her zaman vardı. Ama öylesine yavaştı ki, duralama asıl, değişme ise arızi sayılıyordu. Eskiden insanlar, doğdukları zaman buldukları dünyayı, ömürlerini geçirdikten sonra hemen aynı bırakıyordu. Oysa şimdi bir insan, on yıl aynı dünyada yaşıyorum sanırsa insandan ziyade antika olur. Son elli altmış yılda değişmeler, ondan önceki iki bin yıldaki değişmelerden daha çok olmuştur.” Yazar bu gelişme ve değişmeleri bu kitabında ele almaktadır.

  5. #5
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    ALTINCI KITA AKDENİZ
    Cevat Şakir Kabaağaçlı | Roman / Türk Edebiyatı
    “Del bel paese la dove sisuona (evet’in gürlediği güzel ülke)” böyle diyor Dante, ülkesi İtalya için. Ya Akdeniz? Halikarnas Balıkçısı, Dante’nin bu sözlerini pekiştirerek yanıtlıyor bu soruyu: “Akdenizlinin karakteri hayırdan çok evet demeye yatkındır. Evet demek o kadar kolaydır ki! Oysa hayır deyince bir sıkıntı duyulur. Altıncı kıta “evet! evet!” ülkesidir. Bu kitabıyla Balıkçı, Anadolu uygarlığına Akdeniz ölçeğinde ışık tutuyor.
    DALGIÇLAR
    cevat şakir Kabaağaçlı | Roman / Türk Edebiyatı
    Denizaltının esrarengiz alemini ve deniz adamlarının tehlikelerle, akıl almaz heyecanlarla dopdolu yaşamını anlatan bir yapıt. Olayların geçtiği yerler Türkiye değil, kişileri de Türk değil. Nedense Balıkçı Baba, 1949′da Demokrat İzmir gazetesinde yayınlanan Dalgıçlar’a adını “nakleden” diye koymuş. Kalebentlik’le Bodrum’a sürgün edilen Balıkçı’nın adı, o sıralarda halen sakıncalıymış. Kitap ne başkasından aktarma, ne de çeviri. Her satırı Balıkçı’nın, her satırında onun kendine özgü öyküleme ustalığını buluyoruz. Deniz adamlarının ilginç, soluk kesen serüvenlerine Balıkçı’nın renkli anlatımı da eklenince Dalgıçlar beğeniyle okunacak bir yapıt olmuş.
    KUŞATMA
    Stephen Coonts | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Yazarın şimdiye dek yazdığı en heyecanlı ve akıcı romanı olan Kuşatma, Kolombiya’yı alt üst eden uyuşturucu çetelerinin bu defa ABD’nde giriştikleri terör hareketlerini konu alıyor. Unutulmaz karakterleri içeren ve ABD Ordusunun kendi topraklarında karşılaştığı en tehlikeli düşmana karşılaştığı en tehlikeli düşmana karşı verdiği mücadeleyi konu alan bu kitap yazarın en başarılı kitabıdır.
    MAVİ VE GRİ
    John Leekley | Roman / Amerikan Edebiyatı
    1983 yılının TV olayı olan bu roman yazarın önemli bir eseridir. Geyser ve Hale aileleri iki kuzenin çocuklarıydı. Ailelerden biri güneyde, öteki birkaç mil uzakta, kuzeyde yerleşmişti. Ve günün birinde savaş fırtınasının aralarına gireceğini asla düşünmemişlerdi. Birbirlerine gönülden bağlı bu insanlar, nefret rüzgarlarına karşı koyabilecekler miydi? Her sayfası, her satırı ölümün ve savaşın acısıyla dolu destan bir roman.
    ZELİŞ
    Necati Cumalı | Roman / Türk Edebiyatı
    “Öğleye geliyordu. İri zeytin ağacının altında, yabani erguvan dallarından örülmüş çardağın içi loştu, serindi de. Dışarıda ise bulutsuz bir temmuz göğü, öğle güneşinin yakıcı aydınlığıyla dolup taşıyordu. Rüzgar kesilmiş, toprak, üstüne yalınayak basılamayacak kadar ısınmıştı. Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. Zeliha çardağın kapısından çıkıp durdu. Komşu bağ ile kendi tarlaları arasından geçen yola baktı. Sağ elini gün ışığından kamaşan gözleri üzerine siper ederek tekrar baktı. Ve annesine seslendi.”Çarpıcı bir aşk öyküsünün ekseninde gelişen tütün ekicilerinin özel yaşantıları.
    ADEMDEN ÖNCE
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Jack London, bu romanında çağının bilimsel verilerinden ve özellikle Spencer, Darwin ve Huxley’den yararlanarak ilkel yaşamı ve insanın insan olma serüvenini acılı bir dille anlatır. Kitapta anlatılan olaylar öylesine canlı, öylesine etkilidir ki, okur zaman zaman kitabın akışına kendini iyice kaptırarak, insanoğlunun ilkel bir yaratık halinden insan haline dönüşümünü görür gibi olur. Yazar bu yapıtıyla ulaştığı başarının farkında olduğu içindir ki coşkuyla açıklamıştır bunu: “Gelmiş geçmiş en ilkel öykü budur.”
    YAPRAK DÖKÜMÜ
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Toplumsal yönü ağır basan bu romanda yazar, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlak düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, usta bir dille anlatıyor. Eski görenek ve ahlak anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların belirlediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor.
    SEVGİNİN KATIKSIZI
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Kitap, Jack London’un ölümünden hemen sonra yayımlanmıştır. Sevginin Katıksızı, yazarın yazma ve düşünme ustalığını olduğu kadar sanat yeteneğini de bir kez daha gözler önüne seren eşsiz bir kanıttır. İnsanın özüne yabancılaşması olgusu, böylesine doğal bir anlatım ve böylesine sürükleyici bir romanın sınırları içinde daha önce hiç yansıtılmamıştır.

  6. #6
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    BİR MÜSLÜMANIN İTİRAFLARI TARİKAT GERÇEĞİ
    Ekmel Ali Okur | Öykü / Türk EdebiyatıSemtlerde şeyhler ve ülke bazında da sultan buyurgandır. Halk da şeyhler etrafında bir uydudur. Kendi görüşü, kendi hayatı yoktur. Bu anlamda her birey kuldur. Ve her şeyh de ilahdır. Bu tarikat şeyhleri; birer kişilik katili, acımasız birer büyücüdürler. Bunlar her türlü uyuşturucu örgütlenmelerinden daha tehlikelidirler. İnsan bir mafya kurumuna girerken yani oraların üyesi olmaya karar verirken, kötü bir iş yaptığını baştan bilir. O yüzden de vicdanının kişiyi rahatsız etmesi mümkündür. Ama bir mürit, hayata hep şeyhinin gözüyle bakar, onun kulağıyla duyar, onun aklıyla akleder. Yani onda yok olur. Şeyhi de yüzyıllarca, önce ölmüş pirinin, efendilerinin kendilerine bırakmış olduğu çoğu akıl dışı, gayri insanı fosil bilgilerle, daha doğrusu hurafelerle örmüş oldukları kozalarında ölüp ölüp giderler.KUMRAL ADA MAVİ TUNA
    buket Uzuner | Roman / Türk EdebiyatıBuket Uzuner bu romanında bireysel ve toplumsal iç savaş metaforlarıyla bizi iç barışa; içimizle barışmaya çağırıyor.BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
    İrfan Orga | Öykü / Türk EdebiyatıYazar İrfan Orga ve ailesinin hayat hikayesinin anlatıldığı kitap İngiltere’de yayımlananmıştır. Tarihin asıl gerçekleri, adı tarih sayfalarına hiç geçmemiş kahramanların yaşam öykülerinde gizlidir. Bir Türk Ailesinin Öyküsü kitabında da, Osmanlı devrinin bitişiyle Kemal ******* liderliğindeki cumhuriyet devrinin başlayışı arasındaki devre duyarlı bir biçimde verilmektedir. Kitapta çekingen bir Osmanlı çocuğu ile modern bir Türk subayının birleşerek ortaya nasıl bir komple kişilik çıkardığı görülmektedir. Birinci Dünya Savaşı yıllarının bir Türk ailesinin yaşantısını nasıl çılgınca sarstığını ve yaralar açtığını, eski Türkiye’nin sıcak ve iyi huylu insanlarıyla onların sevinçleri ve üzüntülerini dile getiren bu kitapta, renkli kişilerin ve törelerin, savaş ve değişen dünya koşulları sonucu nasıl ortadan kalkmakta olduğunu izliyoruz…FIRTINA
    Orhan Duru | Öykü / Türk EdebiyatıFantastik, sentetik, yabanıl, büyülü, giz dolu, uzak-yakın bir dünyaya hem içinden hem dışından keskin bir bakış.1996 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Duru’nun son öykülerinden oluşan Fırtına, gündelik yaşamın sınırlarına yapılmış bir yolculukta, prizmadan geçip dağılan görüntüleri bir araya getiriyor ve sarsıcı sonuçlara varıyor. Zaplatıcı ve zıplatıcı…Dünyalı ve uzaylı…Kırılgan ve dayanıklı…Ciddi ve alaycı…MAHŞER NÖBETİ
    Robert Ludlum | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Harry Latham bir istihbarat ajanıdır. Yaklaşık üç yıllık bir çabanın sonunda Hausruck Alpleri’nde bulunan Brüderschaft Vadisi’ne gizlice sızmayı başarır. Burası, kendilerini İkinci Dünya Savaşı’nın Nazi canavarını hortlatmaya ve dördüncü Reich’ı kurmaya adamış binlerce insanın bağlı olduğu bir genel merkezdir. Harry, gerçek kimliği ortaya çıkınca öldürülür. Onun ölümünden sonra öç almaya ant içen kardeşi Drew Latham, bu işin tek çaresinin Harry’nin yerine geçmek olduğuna karar verecektir.
    HALİDONLARIN BÜYÜSÜ
    Robert Ludlum | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Halidonların büyüsü Alexmc Auliff akademik kariyeri olan bir Jeologtur ve aldığı iş ona zenginliğin kapısını aralayacaktır. Yapacağını düşündüğü iş, toplayacağı ekiple Jamaika’ya gidip araştırma yapmak ve bunun sonuçlarını rapor etmektir. Ama hiçbir şey görüldüğü gibi değildir. Ne işini aldığı şirket, ne de topladığı ekip görünen amaç uğruna bir araya gelmemiştir. Jamaika’nın vahşi ormanlarının derinliklerinde yapılacak bu araştırma Halidon adlı gizemli bir ismin ortaya çıkmasıyla alt üst olu. Halidon nedir? Kimdir yada nelerdir? Nefes nefese gelişen olaylar, Halidon’un gizemini ancak kitabın sonunda bir büyü yada bir çığlık gibi bize ulaşacaktır. Son çember, nemrut, akrep yanılgısı gibi unutulmaz romanların yazarı Robert Ludlum’dan, soluk kesen bir baş yapıt daha.
    TANİOS KAYASI
    Amın Maalouf | Roman / Fransız Edebiyatı
    Amin Maalouf’tan Afrikalı Leo ve Semerkant’tan sonra yine bir doğa öyküsü. Mehmet Ali Paşa’lı yalların Mısır’ı. Güzelliğini çarmıh gibi taşıyan bir kadın: Lamia. Lamia’nın gölgesine sığındığı bir şeyh: Francis. Yasak aşk meyvesi bir oğul: Tanios. Başka bir kadın: Esma. Bir serüven ve sadakat romanı. Kitap yazara ünlü “Goncourt” ödülünü kazandırmıştır.
    KAYIP ZAMANIN IZINDE : SODOM VE GOMORRA
    Marcel Proust | Roman / Fransız Edebiyatı
    “Andree’nin, o kendine has, zarif hareketlerinden biriyle, sokularak, başını Albertine’in omzuna dayayışını, gözleri yarı kapalı, boynunu öpüşünü görüyordum; ya da ikisinin arasında geçen bir bakışı yakalıyordum; ikisini tek başlarına denize girerken görmüş olan biri, ağzından bir laf kaçırıyordu; bu tür ufak tefek ayrıntılar, normal olarak bizi çevreleyen havada sürekli olarak uçuşur, insanların çoğu bunların gün boyu soluduğu halde, ne sağlıkları bozulur nede keyifleri kaça, ama hastalığa eğilimli bir insan için, yeni acılar yaratabilecek tehlikelerdir her biri.” Kayıp Zamanın İzinde bir adım daha…

  7. #7
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    SEMERKANT
    Amın Maalouf | Roman / Fransız EdebiyatıAmin Maalouf, Afrikalı Leo’dan sonra bu kez Doğu’ya İran’a bakıyor. Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ının çevresinde dönen iç içe iki öykü..1072 yılında Hayyam’ın Semerkant’ında başlayan ve 1912′de Atlantik’te bit(mey)en bir serüven. Bir el yazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran’ın tarihinin de okunuşunun öyküsü.DOĞUNUN LİMANLARI
    Amın Maalouf | Roman / Fransız EdebiyatıAdana’da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce. Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen isyan. Doğunun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor.DAĞIN ŞEYHİ HASAN SABBAH
    Freıdoune Sahebjam | Dinler Tarihi / İran EdebiyatıMollalar rejiminin idama mahkum ettiği İranlı yazar XI.yy.’ın üç önemli kişisinin (Hasan Sabbah, Vezir Nizamülmük ve Şair Ömer Hayyam) içine efsane öğesi de karışmış olan yaşamlarını ele alıyor. Daha doğrusu öykünün merkezinde Hasan Sabbah var. Hasan Sabbah’ın gizemli yazgısının çevresinde yaratılan bu roman, aynı zamanda, günümüzün ve geleceğin fanatik kuşaklarının simgesel romanına dönüşüyor. Okur, en azından Selçuklu egemenliğini unutmayan bir İran’ın günümüz Türkiye’sine karşı takındığı tavrın bilinçaltındaki ipuçlarını keşfediyor.MEYYALE
    Hıfzı Topuz | Roman / Türk EdebiyatıHıfzı Topuz’un, çeşitli belgelerden, sandıklarda saklanan aile mektuplarından ve Pertevniyal Valide Sultan’ın 1880′lerde dikte ederek yazdırdığı “Sergüzeştname”sinde n yola çıkarak kaleme aldığı bu tarihsel romanda, 19 yy.’ın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sırsında yaşanmış bazı olaylar anlatılıyor. Romanda, Ruslar’ın Kafkasya’ya saldırıları sırasında, 40 günlük bebekken annesiyle birlikte İstanbul’a getirilen ve Saray’da Pertevniyal Valide Sultan’ın yanında büyüyen Ubıh kökenli Meyyale’nin, önce Besteci Nevres Paşa, sonra da Vezir Hasan Hilmi Paşa ile evlilikleri, sarayda yaşanan gizli bir aşk serüveni, ****yelerin ve haremağalarının çileleri sergileniyor. Pertevniyal Valide Sultan’ın 117 yıl boyunca gizli kalan ve Hıfzı Topuz tarafından ortaya çıkarılan anıları, o dönemin siyasi entrikalarını, Abdülaziz’in devrilmesi ve intiharını, Abdulhamit dönemindeki günümüzü aratmayan yolsuzlukları, baskı ve işkenceleri, yargısız infazları, şeriatçıların devrimlere ve batılı eğitimine karşı direnişlerini aydınlatıyor.ÇALIKUŞU
    Reşat Nuri Güntekin | Roman / Türk Edebiyatı
    Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin’in, en yaygın ününü kazandığı ilk romanıdır. Romanda, iyi öğrenim görmüş bir İstanbul kızının, Anadolu’nun çeşitli köy ve kasabalarında öğretmen olarak yaşadığı serüvenler anlatılır. Dekorun yer yer büyük bir güç taşımasına karşın, Çalıkuşu duygusal bir sevgi öyküsüdür. Serüven yönü ağır basan bu romanda, kişilerin duygu dünyaları, ülke gerçeklerinden soyutlanmadan verilir. Çalıkuşu, her yaştan insanın rahatlıkla okuyup sevebileceği önemli romanlarımızdan biridir. Feride güzel insanların sevgilisidir. Çalıkuşu bir ışıktır.
    PARİS BİR ŞENLİKTİR
    Ernest Hemıngway | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Paris Bir Şenliktir, birbirinden güzel öykülerden derlenmiş bir kitaptır. İşte bir tanesinden küçük bir alıntı: “Paris’in sonu yoktur, orada yaşayan herkesin başka başka anıları vardır. Kim olursak olalım, Paris nasıl değişmişse değişsin, ne gibi güçlüklerle ya da kolaylıkla ulaşılırsa ulaşılsın, sonunda hep ona döndük. Paris buna her zaman değerdi. Çünkü ona ne verirseniz verin karşılığını alırdınız mutlaka. Fakat çok yoksul, çok da mutlu olduğumuz ilk günlerde Paris böyleydi işte.” Yazar Paris’i şöyle ifade eder: “Eğer gençliğinizde Paris’te yaşamak şansına ermişseniz, ömrünüzün geri kalan bölümünde nereye giderseniz gidin, o sizinle birliktedir artık, çünkü Paris devingen bir şenliktir.”
    İHTİYAR BALIKÇI
    Ernest Hemıngway | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Golf Stream’de küçük teknesiyle yalnız başına avlanan ihtiyar bir adamdı ve 84 gündür tek bir balık tutmadan dönüyordu. İlk kırk gün yanına bir de yardımcı çocuk almıştı. Fakat birbiri ardına eli boş döndükten sonra çocuğun ailesi, ihtiyar balıkçının artık talihsizlikten de beter bir Salao’ya uğradığına inanmış, çocuklarını ilk hafta içinde üç güzel balık yakalayan bir başka tekneye vermişlerdi. İhtiyar balıkçının her gün ufacık teknesiyle eli boş dönüşünü görmek çocuğa pek dokunuyordu. Sandalın gelişini görünce hemen aşağı sahile, olta yumaklarını, sereni, zıpkını, yelkeni taşımak için eski ustasının yardımına koşuyordu. Yer yer çuval parçalarıyla yamalı kıvrık yelken, sürüp giden yenilgilerin belirtisi gibiydi.

  8. #8
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    İŞGAL ISTANBUL’U VE İKİ DÜNYA SAVAŞI
    Ernest Hemıngway | Roman / Amerikan EdebiyatıBütün dünyada ün salan, filmlere konu olan romanların yazarı Hemingway, bu kitapta gazeteci olarak izlediği iki dünya savaşından çarpıcı görüntüler sunuyor. Hemingway’in, 1.Dünya Savaşı sırasındaki ünlü Trakya göçünü, İstanbul’un işgalini, Kurtuluş Savaşımızın önderlerine ilişkin yargılarını da bulacağınız yapıtta 2.Dünya Savaşıyla sonrasına ait izlenimleri de yer alıyor. Bir gazetecinin gazetesine gönderdiği bu mektupların her biri birer öykü gibi sanki.MARTİN EDEN
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatı”Martin Eden için neden biraz üzülmeyeyim? Martin Eden bendim. Martin Eden bir bireyci idi, bense bir sosyalist. İşte bu nedenden ben yaşamaya devam ediyorum ve işte bu nedenden Martin Eden öldü.” Bu kitap bireyciliğe bir saldırıdır. Martin Eden, başkalarının ihtiyaçlarının farkına varmayan aşırı bir bireycidir. Hayalleri kaybolduğunda, uğrunda yaşayacağı hiçbir şey kalmaz. Hayallerini kaybeden insan her şeyini kaybetmiş demektir.BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK
    Harper Lee | Roman / Amerikan EdebiyatıBülbülü Öldürmek ilk yayınlandığında satış rekorları kırmış ve yazarını kısa sürede üne kavuşturmuş güzel bir romandır. 1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü’nü kazanmış, bir yıl sonra beyaz perdeye aktarıldığında ise Oscar almıştır. Harper Lee “eski ve yorgun” bir kasabanın insanlarının etkili bir gözlem gücüyle ve ince bir duyarlılıkla anlatırken çocukluğun o uçsuz bucaksız dünyasını tüm zenginliğiyle yansıtmayı başarır.BENİM ÜNİVERSİTELERİM
    Maksım Gorkı | Roman / Rus EdebiyatıBenim Üniversitelerim Gorki’nin başyapıt olarak kabul edilen üç kitaplık yaşam öyküsünün son bölümüdür. Gorki, okuma aşkıyla yanıp tutuşan on altı yaşında yersiz yurtsuz bir delikanlı iken üniversiteler kenti Kazan’a gelmiş ve yaşam üniversitesinin çetin sınavlarından geçerek kendi kendini yetiştirmişti. Yaşamının acı ve yoksulluk içinde geçen bu döneminde, ilk kez halkçı-ihtilalci gizli siyasal örgütlere katılmış, Volga boylarındaki köylerde, halk arasında devrimci propaganda ve ajitasyonda bulunmuştu. İşte Gorki, ilerde gerçekçi bir yazar olmasında önemli bir rol oynayacak olan zengin deneyim ve renkli serüvenlerle dolu bu delikanlılık dönemini bu kitapta bütün ayrıntılarıyla dile getirmiştir.VAHŞETİN ÇAĞRISI
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Vahşetin Çağrısı, hiç kuşkusuz Jack London’un yaratıcılık evresinin başyapıtları arasında sayılır. Genç bir yazarken, Alaska’da altın arama serüvenine atılan Jack London bir gram bile altın çıkaramamasına karşılık yalnızca “güçlü” olanın yaşamaya hak kazanabildiği bu vahşi dünyadan, zengin bir malzeme birikimiyle geri döndü. Alaska’daki gözlem ve deneyleriyle,19.yüzy ıl kaba materyalistlerinin evrim, doğal ayıklanma ve soyaçekim kurallarından çıkardığı felsefi sonuçlara dayanarak otuz gün gibi kısa bir zamanda bu kitabı yazdı. Vahşetin Çağrısı’nda, buzlu diyarların vahşi ıssızlığı içinde dişe diş bir yaşama mücadelesi veren “güçlü” kızak köpeği Buck’ın destansı serüvenini Jack London’un o renkli ve sürükleyici kaleminden beğeniyle okuyacağınıza eminiz.
    ANA
    Pearl S. Buck | Roman / Amerikan Edebiyatı
    İnsan ruhunun derinliklerine seslenen bu eserde, tek bir isim geçmez. Nine, ana, oğul, koca. Bir köy ve birkaç köylü. Bu bir Çin köyüdür. Ama onu okurken, Çin’i unutacaksınız. Çinli anayı değil, bizim Anadolu’muzdan bir anayı görür gibi olacaksınız. Eserin başından sonuna kadar ismini bile söylemeyen bu adsız anaya zaten sadece analığın canlı bir heykeli diye bakmak gerekir.
    EZİLENLER
    Dostoyevskı | Roman / Rus Edebiyatı
    Dostoyevski, Ezilenler’de haksızlığın ve yoksulluğun dramını büyük kent fonu üzerine büyük bir ustalıkla çizer. İnsan ruhunun derinliklerine iner, bireysel iç çatışmasını kolayca yansıtır. Olağandışı zihinsel durumlarla ilgilenirken çağdaş ruh bilimin bulgularını, varoluşçu düşünürlerin görüşlerini sanki o zamandan sezinlemiş gibidir. Karamsar ve tutucu yönlerine karşın Dostoyevski, Ezilenler’de halktan çeşitli tipleri, acı çekenleri, suçlu insanları anlatmada eşsiz bir yetenek gösterir.
    KİLİMANJARO’NUN KARLARI
    Ernest Hemıngway | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Bu kitaptaki öykülerin kimisi, büyük savaşla ya da yaşam savaşı diyebileceğimiz küçücük olaylarla başlatılmaktadır. Küçücük olaylar başkalarını da çağrıştırır okuyucuya. “Kilimanjaro karla kaplı, 6500 metre yüksekliğinde bir dağ. Afrika’nın en yüksek dağı olduğunu söylerler. Masal dilinde, bu dağın batı doruğuna “Ngaje Ngaı”; “Tanrı’nın Evi” diyenler var. Batı doruğuna yakın bir yerde, kurumuş, donmuş bir leopar iskeleti olduğu söylenir. Söylenir de, kimse kalkıp bu leoparın, o yükseklikte ne aradığını açıklayamaz.” Kitabın içinde 10 tane öykü bulunmaktadır.

  9. #9
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    AŞK OTOBÜSÜ
    John Steinbeck | Roman / Amerikan EdebiyatıKitapta insan ilişkileri konusu ele alınıyor. Bir rastlantıyla bir araya gelen işi, geliri, eğitimi farklı insanların kısa birliktelikleri, birçok ilginç olayı birlikte yaşamaları anlatılıyor. Kimi tatil, kimi iş gezisi, kimi yeni bir yaşam kurmak için yola çıkan insanları, umulmadık olaylar beklemektedir. Yazar bu insanların yaşama bakışlarını, isteklerini, beklentilerini, bir bakıma hepsinin ruhsal durumlarını da irdeleyen açık seçik bir tablo çizer. Bu tabloda elbette çevre ve doğada bütün incelikleri, güzellikleriyle yer alır. Düş dünyaları, algılamaları farklı, kimi geleneklere bağlı, kimi anı yaşayan insanlar birlikte ilginç serüvenler yaşarlar.DEMİR ÖKÇE
    Jack London | Roman / Amerikan Edebiyatıİşçi hareketlerinin doğuşuyla birlikte kitlelerin bir işçi sınıfı yazarı arayışına yanıt veren tek yazar Jack London olmuştur. Kitabın bugün bile toplumcu roman niteliğini koruması, yazarın kapitalizme yönelttiği ağır eleştirilerden kaynaklanmaktadır. Kitapta betimlenen savaşım, sınıfların güçlendiği, eski sınıfları yıktığı ve daha güçlü olduklarından yeni toplumsal düzenler kurduğu gerçeğini işlemektedir. Daha çok bireysel güçler arasında gelişmektedir. Kitabın ünü, yazarın ölümünden sonra, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında yönetici sınıfların tüm güçlerini ortaklaşmacılığa karşı kullanmaya başladığında büyümüş ve bu ün günümüze dek korunmuştur.DİRİLİŞ
    Lev Nikolayeviç Tolstoy | Roman / Rus EdebiyatıDiriliş, sadece bir vicdan azabının romanı değil; aynı zamanda, ceza hukukuna yöneltilmiş keskin bir eleştiridir.MUTLULUK TUTKUSU
    Andre Mauroıs | Roman / Fransız EdebiyatıYirminci yüzyıl Fransız edebiyatının önde gelen yazarlarından Andre Mauroıs burjuva bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ve iyi bir öğrenim gördü. Lisedeyken öğrencisi olduğu Alain’den etkilendi. Bu nedenle yükseköğrenim için felsefeyi seçti. Edebiyatın hemen her alanında ürünler veren Mauroıs, adını “Albay Brambl’ın Sessizlikleri” ve “Doktor O’grady’nin Gevezelikleri” kitaplarıyla duyurdu. “Mutluluk Tutkusu” adlı bu yapıtındaysa, yazar, ince bir alaycılıkla duyarlı bir tahlil yeteneğini birlikte sergiliyor. Sıkılmadan okunabilecek bir yaşam felsefesi….
    ELLİ YAŞ KORKUSU
    Erıca Jong | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Yazar, yirmi yılda yaşadığı deneyimlerden yola çıkarak yazdığı Elli Yaş Korkusu’nda, aşk, cinsellik, evlilik, annelik ve yaşlılık gibi olguları sorgularken, feminist hareketle ve kız kardeşlerle açık yüreklilikle hesaplaşıyor; elli yaşın dinginliğiyle, tüm kadınları yaşamlarında yeni değerler ve zenginlikler oluşturmaya çağırıyor.
    SARDALYE SOKAĞI
    John Steinbeck | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Özgün olay dokusu ve bütün içeriğe damgasını vuran sarsıcı atmosferi ile bu kitap, Steinbeck denilince akla gelen ilk romanlardan biridir. Erdemle suç arasında savrulan, yazgıları rastlantılardan oluşan birtakım insanların değişik açılardan sergilendiği, gerçekçiliğin ince bir duyarlılıkla atbaşı gittiği Sardalye Sokağı, ne yönden bakılırsa bakılsın, kalıcı etkiler bırakacak bir romandır.
    TATLI PERŞEMBE
    John Steinbeck | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Tatlı Perşembe, sevimli ve hoşgörülü biyolog Doc ile içten bir arkadaşlık kuran bir grup avare gencin dokunaklı serüvenlerini anlatmaktadır.
    PARMA MANASTIRI
    Stendhal | Roman / Fransız Edebiyatı
    Stendhal (Henrı Beyle) 1799′da politeknik okuluna girmek üzere Paris’te sınava girdi ama kazanamadı. Bir yakınının yardımıyla orduya katıldı. Napoleon’un ikinci İtalya seferinde görev aldı. Orduyu çok sevdiği halde ordu da başarı gösteremedi ve ordudan ayrılmak zorunda kaldı. Çok geçmeden gene subay olarak Rusya seferine katıldı. Mantık ve matematiği çok seviyordu. Yapıtlarındaki mantık ve psikoloji çözümlemeleri dikkatleri üzerine çekti. Romanlarında kendi yaşamında olduğu gibi hep toplumla ters düşen kişileri işlemiştir. Parma Manastırı bu konunun baş yapıtlarındandır.

  10. #10
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    SIRÇA ANAHTAR
    Dashıel Hammett | Roman / Amerikan EdebiyatıDashiell Hammett 1894′te Maryland’da doğdu. On üç yaşındayken okulu bırakıp çeşitli işlerde çalıştı, kendi kendini yetiştirdi, ünlü Pinkerton Dedektif Ajansı’nda özel polis olarak görev yaptı. Oyun yazarı Hellman’la beraberliğini ölümüne değin sürdürmüş, 1951′de başkanı olduğu insan haklarını savunan bir örgüte kimlerin katıldığını açıklamayı reddettiği için tutuklanmıştı. 1930′da yayımlanan The Maltese Falcon (Malta Şahini) adlı romanıyla ünlenen Hammett, ideal kahramanlar yerine, sert, zorba, çıkarcı dedektif tipleri yaratmış; klasikleşen romanlarında 1930 yılları Amerikan toplumunun rahatsızlıklarını yansıtmıştır. 1930-1940 yılları Amerikan toplumunun rahatlıksızlıklarını yansıtmıştır.KARAYEL HÜZNÜ
    Buket Uzuner | Roman / Türk EdebiyatıBelki sevgili, belki arkadaş, belki de kardeştiler… Ama eski bir yazın sevinci böyle yürekten özlemelerine bakılırsa, onlar ancak has çocukluk arkadaşı olmalıydılar. Eski bir yazı hala tutkuyla özlemek, yalnızca çocukluk arkadaşlarının ayrıcalığıdır. Eski aşıklar, geçmişteki yazları hüzünlü bir özlemle anarlar.FEDAİLERİN KALESİ ALAMUT
    Wladımır Bartol | Roman / Slovak EdebiyatıHasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’nin, cennet bahçelerinin ve fedailerinin tarihsel romanı. “Hıristiyanları n zaman ölçüsü ile 1092 yılını ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant’tan başlayarak buhara üzerinden Horosan’ın kuzeyindeki Elbruz Platosuna uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinden ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara’dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı..”KÖSEM SULTAN / TOPKAPIDA BİR GELİN
    Jean Bell | Tarihi RomanKösem Sultan, 1603 yılında Yunan sahillerine yapılan bir baskında Osmanlı’ya esir düşer. Bu, hem onun kaderini, hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderini değiştiren bir tarihtir. Topkapı Sarayına ****ye olarak alındığında henüz 14 yaşındadır. Güzelliği ve çekiciliği sayesinde yüzlerce ****ye arasından hareme seçilir…
    YÜZÜKLERİN EFENDİSİ / YÜZÜK KARDEŞLİĞİ
    J.R.R. Tolkıen | Roman / İngiliz Edebiyatı
    Yüzüklerin Efendisi son yüzyılın en çok okunan yüz kitabı arasında en başta geliyor; bilimkurgu, fantezi, polisiye, best-seller ya da ana akım demeden, tüm edebiyat türleri arasında tartışmasız bir önderliğe sahip. Bir açıdan bakarsanız bir fantezi romanı, başka bir açıdan baktığınızda, insanlık durumu, sorumluluk, iktidar ve savaş üzerine bir roman. Bir yolculuk, bir büyüme öyküsü; fedakarlık ve dostluk üzerine, hırs ve ihanet üzerine bir roman.
    TÜRKLERE KARŞI ERMENİ KOMİTECİLERİ
    Altan Deliorman | Tarihi Roman
    Ermeni sorunu hakkında yazılmış bir kitaptır. Yazar kendi kelimeleriyle kitabı şöyle açıklamış: Bu kitabı okurken, kelimelerin tutuştuğunu ve sayfaların kan lekeleriyle dolu olduğunu hissedenler olursa, zannetmesinler ki ifadenin kudretindendir. Hayır, bu hissi veren, hadiselerin kudretidir.”
    İKİ YEŞİL SU SAMURU / ANNELERİ, BABALARI, SEVGİLİLERİ VE DİĞERLERİ
    Buket Uzuner | Roman / Türk Edebiyatı
    Yazarın içten, duyarlı ve mizah dolu üslubuyla yazdığı çağdaş bir roman. Bu kitapta, çevre politikasına, aşka, enerji sorununa, kadın - erkek ilişkisine alternatif çözümler arayan aydın ve farklı bir çiftin öyküsü yer almaktadır. Bir modern zamanlar romanı.
    RAMSES IŞIĞIN OĞLU / RAMSES SERİSİNİN 1 NCİ KİTABI
    Chrıstıan Jacq | Tarihi Roman
    Bu kitap, tarihi bir romandır. Mısır Firavunu 1. Seti güçlü ve sevilen bir hükümdardır. Akıllı yönetimi sayesinde ülkesini zamanının en güçlü imparatorluğu yapar. Tahtı devretme zamanında iki oğlu arasında seçim yapmak zorundadır. Henüz on dört yaşında olan azimli, dürüst ve akıllı Ramses ya da genç Ramses’in rakibi olan kurnaz ve hain ağabeyi Şenar. Bu iki kardeşin mücadelesi, Ramses’in hükümdarlık süresi ve yaşamını anlatan bir romandır.
    TİTANİK
    Clıve Cussler | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Kuzey Atlantik’in buzlu sularının 4000 metre derinliğinde yatan efsanevi gemi Titanik, dev kasasında özgür dünyanın kurtuluşunun anahtarını saklamaktadır. Bu kasaya ulaşmak için Amerikalılar ve Ruslar büyük bir mücadeleye girerler. Bu kitap, bu mücadeleyi konu alan bir romandır.

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •