Sayfa 3 Toplam 5 Sayfadan BirinciBirinci 12345 SonuncuSonuncu
Toplam 47 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 30 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #21
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    BÜYÜLÜ DAĞ
    Thomas Mann | Roman”Büyülü Dağ” dünya edebiyatının çağdaş klasikleri arasında anılan bir Avrupa romanıdır. Hamburglu genç gemi mühendisi Hans Castrop, üç haftalığına kuzenini ziyarete gittiği bir İsviçre sanatoryumunda kendisinin de tedaviye ihtiyacı olduğunu öğrenerek yedi yıl kalır. Bu süre içinde doktorlar ve hastalar dünyasını, batı felsefesinin iki kutbunu, platonik bir aşk serüveninin sarhoşluğu içinde ve yaşayarak tanır. Thomas Mann, roman sanatının bütün incelikleriyle yarattığı, ironik üslupla sunduğu bu eserinde zaman, kültür, aşk, hastalık, ölüm gibi evrensel konuları işliyor.ROBINSON CRUSOE
    Danıel Defoe | Roman / İngiliz Edebiyatı
    İngiliz gazeteci ve yazar Danıel Defoe “Beyaz Adım Mitosu” olarak da tanımlanabilecek olan “Robınson Crusoe”yu yazarken, aslında gerçek bir öyküden esinlenmişti: Kendi isteği üzerine Juan Fernandez Takımadalarında yer alan bir adada tek başına yaşayan Alexander Selkırk’ın yaşamöyküsünden. Robinson ise daha sonra kendi adıyla anılacak olan bir adaya düşer ve burada tam yirmi sekiz yıl kalır. Bu süre, Robinson’un adada bir “koloni” kurmasına yetecek kadar uzun bir süredir. Evet, Defoe’nun “Robınson Crusoe”da ortaya koyduğu şey, tam da bu “beyaz adam mitosu”nun pratiğidir. Teknolojiyi yeniden yaratan, dili konuşan ve öğreten, dini tanıyan ve tanıtan, dünyayı keşfeden hep beyaz adamdır çünkü. Ve beyaz adamın bu pratiği, kendini sürekli “beyaz” olmayana karşıt olarak konumlandırır. Artık Danıel Defoe’nun adıyla özdeşleşmiş olan “Robınson Crusoe” yıllanmış metinlere yeni bir bakış açısı kazandırmak isteyenler için biçilmiş kaftan.
    SOĞUMA
    Mahir Öztaş | Roman / Türk Edebiyatı
    Cemil Raşit, kaybolmayı seçen ünlü bir yazar. Nedim Eren, idol haline getirdiği yazarın izlerini süren, bu izlerin içinde kendi yaşamını parçalayan bir araştırmacı. Soğuk tanrı, gövdeleri birbirine çeken umutsuzluğun sahibi. Düş kadınlar, yağmurun ve sonsuza değin sadece karanlığın. Deliler gemisi, yanardağ, Atlantis ve hayallerimizin sonsuz ölümü. Bir türlü gerektiği gibi yazılamayan düş kırıklıkları, sıradan ayrılamayışlar, gelgeç düşünceler. Son anda her şeyi yeniden yazıp, “uzun bir zaman aldı bu, bellek unutmasın diye yaptım bunu” diyen üçüncü bir yazar. Okurunu sıkıntının ve kırıklığın kollarına atan, unutuş, bellek ve öfke üzerine iç içe iki roman. Nedeni ve işleyeni belli olmayan bir cinayet.
    ÇÖL MASALLARI
    Tayfun Pirselimoğlu | Roman

    Çölün sarı rüzgarında savrulan “sıradışı” insanların iç içe geçmiş hikayeleri… Gerçek’in ve gerçekdışı’nın sınırlarını zorlayan, masalı hayata, hayatı masala dönüştüren bir roman.
    AY ÇARPMASI AYİNLERİ
    Bayram Keten | Roman
    Kitabın yazarı Bayram Keten kitabını şöyle anlatıyor: “…Belki de herkes birazdan çıldıracaktı. Şehirlerde herkesin kendini tanrı sandığı gün herkesin çıldıracağına, belki de annenin bir başka şekli olan evlerin, şehirlerin, ülkelerin yıkılacağına inanıyordum. Herkesin kendini tanrı sanacağı gün; dünya yıkıldıktan sonra herkesin tek tanrı tarafından uyandırılıp, günah ve sevapların sorulduğu günden daha önemli ve uzun bir gün olacaktı. Belki de herkesin bir süre sonra çıldırmasını istiyordum…” İlginç konuları tüm çıplaklığıyla anlatan kitap, çok akıcı bir dile sahip olmasa da konusu sürükleyicilik katıyor.

  2. #22
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    DOĞU AVRUPA’DA ÖZELLEŞTİRME
    Ervın Csıllag Apathy, Kalman Istvan MızselDoğu Avrupa’da özelleştirme sürecinin başındaki tartışmaların ekonomik, sosyal ve hukuki yanlarını ele alan, değişik tezleri, sürecin olumluluklarını ve olumsuzluklarını dile getiren bir araştırma kitabı. Farklı tarihi, ekonomik ve siyasi mirasa sahip olan Doğu Avrupa ülkeleri benzer sorunları hangi yasal düzenlemeler ve farklı yaklaşımlarla düzenlemeye çalıştılar. Entellektüel birikim, batıda yaşanan deneyimlerle ve doğu ülkeleri insanlarının siyasi beklenti ve özlemleriyle birleştiğinde nasıl çözümler üretti. Kitap tek tek ülkeler bazında bu sorulara yanıt aramaya çalışıyor. Bu ülkelerde özelleştirme sadece birkaç işyerinin devletten özel sermayeye devri olarak algılanmamalı. Aslında devletsizleştirme olarak da adlandırabileceğimiz bu süreç, tüm toplumsal yaşamın egemen kurumu olan devletin, öncelikle ekonomik hayattaki etkisinin azaltılması, özgür dinamiklerin var olabileceği ve kendini yeniden var edebileceği bir ortamın (hem ekonomik, hem de siyasi anlamda) garanti altına alınmasıydı. Türkiye’de gündemin ilk maddelerinden biri haline gelen “özelleştirme” üzerine ilgililerinin merakla okuyacakları bir kitap.SIRADAN ÖYKÜLER
    İngo Schulze | Roman
    Sade, ironik, önemsiz olayların altında yatan düşünce ve duyguları açığa çıkaran stiliyle öne çıkan İngo Schulze, bu kitabında sıradan kısa öyküler anlatıyor. İçindekiler bölümünde şu başlıklara yer verilmiş: Zeus, Yeni Para, Bu Kez Gerçek Bir Öykü, Panik, Göçmen Kuşlar, Gece İçinde Geçen Zaman, Yazlıkta, Boynumdaki Nefes, Dispatcher, Gülümseme, İki Kadın, Bir Çocuk, Terry, Canavar Ve Fil, Katil, Şimdi Yapabilirsin, Ayna, Big Mac Ve Big Bang, Teneke Kutular, Borç, Geceden Sabaha, Bir Mucize, Çocuklar, Çam İğneleri, İş İşten Geçti, Yayının Kapanışı, Dolunay, Tanrım, Ne Kadar Güzel, Göz Kırpan Bebek, Yanlış Adam, Kar Ve Enkaz, Balıklar…
    SEVGİNİN GÜCÜ
    Alan Loy Mcgınnıs
    Yazar alan Loy Mcgınnıs kendi kitabını şöyle tanıtıyor: Psikoanalist Eric Fromm’a göre, “büyük umutlar ve beklentilerle başlayan, ancak aşk kadar düzenli bir şekilde başarısızlığa uğrayan neredeyse hiçbir şey yoktur. Ancak aslında başarısızlığa uğrayan aşk değil, insanlardır. Muhtemelen bir nedenle çok sık başarısızlığa uğrarız: Çiftleri ayrılmaya teşvik eden, ama bir araya gelme konusunda neredeyse hiç bilgi vermeyen bir topluluk tarafından habersiz ve hazırlıksızca, ısrarla, kadın-erkek ilişkilerinin vahşi ve tehlikeli dünyasına itiliriz. Ancak yaşamın hiçbir noktasında cahilliğimiz ve hazırlıktan yoksunluğumuz bizi büyük bir sıkıntıya sürüklemez. Son derece önemli olan bu yöntemler ülkelerin her okulunda öğretilmelidir. Matematik kurallarını bilmeden yaşayabilirsiniz, ama karşı cinsle nasıl ilişki kurulacağını öğrenmeden yaşayamazsınız. Genelde mutluluğunuz ve hatta kariyerinizde başarınız büyük oranda umutlu bir yuva yaratma becerinize bağlıdır.” Kitabın içindekiler bölümünde şu başlıklara yer verilmiştir: Sevginin savunması, Romantik aşkı nasıl alevlendireceğiniz üzerine dört öneri, Doğru eşi nasıl seçersiniz, Gerçek dostluğu kurma ve bun yaparken kendiniz olabilmenin yolu, Evlilikte fırtınaları gemiyi batırmadan dindirmenin on altı yolu, Yasak ilişkiden nasıl sakınmalı, Uzun süreli bir ilişki kurmanın yolları…
    SALON KÖŞELERİNDE
    Ziya Safveti | Roman / Türk Edebiyatı
    Safveti Ziya’nın ilk romanı olan Salon Köşelerinde 1898′de Servet-i Fünun Dergisinde yayınlanmış ve sansüre uğramıştır. Yazar, II. Meşrutiyet’in ilanından sonra sansürün çıkardığı bölümleri ekleyerek, romanını asıl biçimiyle 1912′de kitap olarak yayınlamıştır. Edebiyat tarihçilerince farklı biçimlerde değerlendirilen “Salon Köşelerinde” yüzyıl başında gündelik yaşamdaki batılılaşmayı yansıtması açısından önemli bir eserdir. Hem akıcı bir roman okuyup, hem de bir şeyler öğrenmek isteyenlerin, ilgi duyacağı bir kitap.
    GERİ SAYIM
    Robert Ludlum | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Matarese, bütün dünyaya yayılmış gizli bir örgüttür. Korkunç bir amaç uğruna dünyadaki güç odaklarını ellerine geçirmeye çalışan Matarese Liderleri Matarese Baronu Julıan Guıderone tüm yasadışı yolları kullanarak sona yaklaşmaktadırlar. Artık dönüşü olmayan geri sayım başlamış ve zaman kalmamıştır. Bu düğümü çözmek için bir araya gelen en iyi ajanlar insanlığın geleceğini kurtarmaya çalışacaklardır. Gelecek, geri sayımın bittiği yerde yeniden başlayacak mıdır?

  3. #23
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    HAZAR SÖZLÜĞÜ
    Milorad Paviç | RomanPaviç’in eseri Hazar Sözlüğü, 7. ve 9. yy. arasında, Transilvanya’nın ötelerinde varolmuş Hazarlarla ilgili bir romandır. Yazar romanında Hazarların 9. yy.daki din değiştirmelerini ana konu olarak ele almış. Üç büyük dine göre düzenlenmiş üç sözlükten oluşan eser için sözlük-roman diyebiliriz. Romanda, geçmişle gelecek arasında gidip gelen maddeler, üç yasa tanımaz bilge, zehirli mürekkeple basılmış bir kitap, aynalarla intihar, insanların düşlerine sızan düş avcıları, ölüm ve yaşam arasındaki romansı ve daha birçok şey anlatılıyor.EYLÜLÜN GÖLGESİNDE BİR YAZDI
    Ferit Edgü | Roman / Türk Edebiyatı
    Ferit Edgü romanında, 1950′li yılların başlarında, İstanbul’un bir kıyı semtinde, yaşam savaşı veren alt-tabaka insanlarının, birbiri içine girmiş yaşamlarını ve ölümlerini ele almaktadır.
    KARANLIK DÜNYA EKİLMEMİŞ TOPRAKLAR
    Orhan Hançerlioğlu | Roman / Türk Edebiyatı
    Ahmet, yeni cumhuriyetin idealist atmosferi içinde, Anadolu’nun küçük bir kasabasına tayin olan genç bir hakimdir. Kahramanımız burada görevine devam etmekle, kendine farklı bir gelecek çizmek arasında bocalamaktadır… Ekilmemiş topraklar: Anadolu’nun Osmanlı’dan Cumhuriyete değişmeyen yazgısının ve yoksulluğunun göstergesidir ekilmemiş topraklar. Tek varlığı olan toprağını insansızlık ve imkansızlık yüzünden işleyemeyenlerin öyküsü sürer gider…
    BİTMEYEN SAVAŞ
    Joe Haldeman | Roman / Amerikan Edebiyatı
    “Er William Mandella, kendisine rağmen bir kahramandır. İstemediği halde seçkin askerlerden oluşan özel bölüğe alınır ve binlerce yıl uzaktaki bir savaşta çarpışmak üzere zaman ve uzayda fırlatılır. Asla savaşa gitmek istememişti. Yine de görevini kin tutmadan yerine getirir, yaşadığı sürece rütbesi yükselir. Döndüğünde dünyayı bıraktığı gibi bulamaz. Uzay yolculuğundaki zaman genişlemesinden ötürü, Mandella aylarla yaşlanırken dünya yüzyıllarla yaşlanır.”
    MUSA / II NCİ CİLT / ULUS YARATAN PEYGAMBER
    Gerald Messadie | Roman / Fransız Edebiyatı
    “Kızıldeniz mucizesi ne kadar gerçekti? Yahudilere çölde bile hayatta kalabilme gücünü veren neydi? Yahve’nin Horeb Dağı’nda görünmesinden önce meydana gelen olağanüstü olay hangisiydi? Yazar Messadie eserinde, Kitabı Mukaddes’te yer alan ve binlerce yıldır tartışılan bu esrarengiz noktaları aydınlatmaktadır. Gerald Messadie bu olayları, okunması çok keyifli ve heyecanlı bir hikâye şeklinde anlatıyor okuyucularına. Kitap için, bu bileşimin eseri olarak bir solukta okunabilecek bir tarihi roman denebilir.
    BÜTÜN İSİMLER
    Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı
    Nüfus kayıt merkez arşivinde memurluk yapan Don Jose’nin, gazete ve dergilerden bir takım kişiler hakkında yazılmış yazılar, fotoğraflar toplamak gibi ilginç bir koleksiyon merakı vardır. Bu koleksiyonda ünlü kişiler olduğu gibi, ölüm ilanlarından derlediği sıradan insanlar da vardır. Don Jose bir gün, bu insanlara ait doğum yerleri ve tarihleri, ana-baba isimleri vs. gibi bazı bilgilerin kaybolduğunu fark eder ve arşivden araştırmaya başlar. Fakat arşivden yanlışlıkla sıradan bir kadının dosyasını alır ve onun hayatının peşine düşer. Kadınla kendisi arasındaki farklar (belki de benzerlikler) onda bu araştırma isteğini daha da körükler. Saramago, Bütün İsimler’de şöhret olgusunu yalnız ve son derece silik bir roman kahramanının araştırmacılığında felsefi bir bakışla irdelerken, isimlerin gizemine evrensel bir yorum getiriyor: Yazara göre bu gizem insanların ortak suskunluğundadır. Ve o, “bu adı açığa vurdum” diyor.
    ÖLÜMCÜL ÖYKÜLER
    Edgar Allan Poe | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Morgue Sokağı Cinayeti, Altın Böcek, Arthur Gordon Pym gibi kitapların yazarı olan Edgar Allan Poe kısacık hayatına önemli eserler sığdırmıştır. Baudelaire, usta yazar Poe hakkında şunları söylemektedir; “insanın kendisiyle çelişme ve çekip gitme hakkına saygı göstermeyen” bir toplumda Poe’un yaşamı bir çöl insanınınki gibiydi. Amerika’nın değişik kentlerinde, Avrupa’da, hatta Rusya’da hep yeniden başlamak istedi. Ama boşuna! Disipline gelmeyen bir zekayı kimse kabul etmek istemiyordu. Gerçek hayatında neler yaşamış olursa olsun yapıtlarında dört saplantıyı işledi: kadın, suç, ölüm ve sanat.”

  4. #24
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    HAZAR SÖZLÜĞÜ
    Milorad Paviç | RomanPaviç’in eseri Hazar Sözlüğü, 7. ve 9. yy. arasında, Transilvanya’nın ötelerinde varolmuş Hazarlarla ilgili bir romandır. Yazar romanında Hazarların 9. yy.daki din değiştirmelerini ana konu olarak ele almış. Üç büyük dine göre düzenlenmiş üç sözlükten oluşan eser için sözlük-roman diyebiliriz. Romanda, geçmişle gelecek arasında gidip gelen maddeler, üç yasa tanımaz bilge, zehirli mürekkeple basılmış bir kitap, aynalarla intihar, insanların düşlerine sızan düş avcıları, ölüm ve yaşam arasındaki romansı ve daha birçok şey anlatılıyor.EYLÜLÜN GÖLGESİNDE BİR YAZDI
    Ferit Edgü | Roman / Türk Edebiyatı
    Ferit Edgü romanında, 1950′li yılların başlarında, İstanbul’un bir kıyı semtinde, yaşam savaşı veren alt-tabaka insanlarının, birbiri içine girmiş yaşamlarını ve ölümlerini ele almaktadır.
    KARANLIK DÜNYA EKİLMEMİŞ TOPRAKLAR
    Orhan Hançerlioğlu | Roman / Türk Edebiyatı
    Ahmet, yeni cumhuriyetin idealist atmosferi içinde, Anadolu’nun küçük bir kasabasına tayin olan genç bir hakimdir. Kahramanımız burada görevine devam etmekle, kendine farklı bir gelecek çizmek arasında bocalamaktadır… Ekilmemiş topraklar: Anadolu’nun Osmanlı’dan Cumhuriyete değişmeyen yazgısının ve yoksulluğunun göstergesidir ekilmemiş topraklar. Tek varlığı olan toprağını insansızlık ve imkansızlık yüzünden işleyemeyenlerin öyküsü sürer gider…
    BİTMEYEN SAVAŞ
    Joe Haldeman | Roman / Amerikan Edebiyatı
    “Er William Mandella, kendisine rağmen bir kahramandır. İstemediği halde seçkin askerlerden oluşan özel bölüğe alınır ve binlerce yıl uzaktaki bir savaşta çarpışmak üzere zaman ve uzayda fırlatılır. Asla savaşa gitmek istememişti. Yine de görevini kin tutmadan yerine getirir, yaşadığı sürece rütbesi yükselir. Döndüğünde dünyayı bıraktığı gibi bulamaz. Uzay yolculuğundaki zaman genişlemesinden ötürü, Mandella aylarla yaşlanırken dünya yüzyıllarla yaşlanır.”
    MUSA / II NCİ CİLT / ULUS YARATAN PEYGAMBER
    Gerald Messadie | Roman / Fransız Edebiyatı
    “Kızıldeniz mucizesi ne kadar gerçekti? Yahudilere çölde bile hayatta kalabilme gücünü veren neydi? Yahve’nin Horeb Dağı’nda görünmesinden önce meydana gelen olağanüstü olay hangisiydi? Yazar Messadie eserinde, Kitabı Mukaddes’te yer alan ve binlerce yıldır tartışılan bu esrarengiz noktaları aydınlatmaktadır. Gerald Messadie bu olayları, okunması çok keyifli ve heyecanlı bir hikâye şeklinde anlatıyor okuyucularına. Kitap için, bu bileşimin eseri olarak bir solukta okunabilecek bir tarihi roman denebilir.
    BÜTÜN İSİMLER
    Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı
    Nüfus kayıt merkez arşivinde memurluk yapan Don Jose’nin, gazete ve dergilerden bir takım kişiler hakkında yazılmış yazılar, fotoğraflar toplamak gibi ilginç bir koleksiyon merakı vardır. Bu koleksiyonda ünlü kişiler olduğu gibi, ölüm ilanlarından derlediği sıradan insanlar da vardır. Don Jose bir gün, bu insanlara ait doğum yerleri ve tarihleri, ana-baba isimleri vs. gibi bazı bilgilerin kaybolduğunu fark eder ve arşivden araştırmaya başlar. Fakat arşivden yanlışlıkla sıradan bir kadının dosyasını alır ve onun hayatının peşine düşer. Kadınla kendisi arasındaki farklar (belki de benzerlikler) onda bu araştırma isteğini daha da körükler. Saramago, Bütün İsimler’de şöhret olgusunu yalnız ve son derece silik bir roman kahramanının araştırmacılığında felsefi bir bakışla irdelerken, isimlerin gizemine evrensel bir yorum getiriyor: Yazara göre bu gizem insanların ortak suskunluğundadır. Ve o, “bu adı açığa vurdum” diyor.
    ÖLÜMCÜL ÖYKÜLER
    Edgar Allan Poe | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Morgue Sokağı Cinayeti, Altın Böcek, Arthur Gordon Pym gibi kitapların yazarı olan Edgar Allan Poe kısacık hayatına önemli eserler sığdırmıştır. Baudelaire, usta yazar Poe hakkında şunları söylemektedir; “insanın kendisiyle çelişme ve çekip gitme hakkına saygı göstermeyen” bir toplumda Poe’un yaşamı bir çöl insanınınki gibiydi. Amerika’nın değişik kentlerinde, Avrupa’da, hatta Rusya’da hep yeniden başlamak istedi. Ama boşuna! Disipline gelmeyen bir zekayı kimse kabul etmek istemiyordu. Gerçek hayatında neler yaşamış olursa olsun yapıtlarında dört saplantıyı işledi: kadın, suç, ölüm ve sanat.”

  5. #25
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    SCHINDLER’İN LİSTESİ
    Thomas Keneally | Roman / Avustralya Edebiyatı1935′te doğan ve Avustralya, Sidney’de eğitimini tamamlayan Thomas Keneally, roman ve tiyatro yazarı, aynı zamanda bir yapımcıdır. Yazar Schindler’in Listesi adlı kitabını yazmak için iki sene çalışmış ve listede yer alıp hayatta olanlarla yaptığı söyleşilerle bu eseri meydana getirmiştir. Alman bir Katolik olan Oskar Schindler, İsraillilerin onurlu bir kahramanı olarak Kudüs’te gömülüdür. “Rightous People Bulvarı’ndaki bir ağacın üzerinde ismi kazılıdır. Schindler, Musevi sorununa, II. Dünya Savaşı’nda kendisine ait Cracow’daki fabrikasına toplama kamplarından kaçırttığı tutsaklarla cevap vermiş bir Alman sanayicisidir. Soykırımda binlerce Museviyi kurtarıp Çekoslovakya’da güvenli bir cennete göndermeyi başarmıştır. Schindler’ın Listesi’nde yer alabilecek isim, tutsak bir Musevinin geleceği için en azından bir umut demekti… Yakın tarihin canlı tanıklarıyla yapılan görüşmelerden çıkan, roman tarzında bir tarih kitabı, ya da yaşanan hayatların özeti.
    UMUT PARKI
    Jane Austen | Roman / İngiliz Edebiyatı
    Umut Parkı (Mansfield Park), ünlü İngiliz yazarı Jane Austen’in en önemli eserlerinden birisidir. Yazar bu romanında aşk, evlilik, namus, aile kavramları ve diğer toplumsal değerleri derinlemesine incelemektedir. Austen bu eserinde de sözü uzatmayan, düşüncelerini daha çok olay ve konuşmalarla aktaran, ince hicivli, akıcı üslubu sayesinde okuru eğitirken eğlendirmektedir.
    SAKKARA’NIN KUMLARI
    Glenn Meade | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Polisiye romanların usta yazarı Glenn Meade, İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Mısır’da geçen ilginç ve heyecanlı bir öyküyü anlatıyor romanında. Prusyalı bir anne ile Amerikalı bir babanın oğlu olan Jack, ailesinin yanında bahçıvan olarak çalışan adamın oğlu ve en yakın arkadaşı olan Harry ile birlikte Mısır’a, Sakkara kazılarında çalışmaya gider. Orada güzel bir kadın olan Alman Yahudisi Rachel Stern’le karşılaşan iki genç ona aşık olurlar. İkinci Dünya Savaşının çıkmasıyla Jack Avrupa’ya döner. Mısır’da kalan Rachel Naziler tarafından yakalanır ve ortadan kaybolur. Dört yıl sonra, Roosevelt ve Churchill savaşın en önemli zirve toplantısı için Mısır’a gelir. Olaylar Harry, Jack ve Rachel’in Mısır’da tekrar bir araya gelmelerini sağlar, ancak bu kez farklı taraflardadırlar. Ortak konuları sadece savaşın değil, bütün XX. yüzyılın kaderini değiştirebilecek bir cinayettir. Sakkara’nın Kumları’nda anlatılan olaylar gerçek bir hikayeye dayanıyor. Meade, “Nazilerin, 1943 yılında çok önemli bir toplantı için Ortadoğu’ya gelen Roosevelt ve Churchill’i öldürmek istemeleri tarihi bir gerçektir” diyor. Kitap çok iyi anlatılmış ilginç bir öyküye dayanıyor.
    BEERŞEBA MUHABİRİ
    Sulamit Lapid | Roman
    Otuz yaşlarında bir gazeteci olan Lizi Badihi, ünlü bir haber gazetesinin yerel nüshası olan Güney Haberi’nde çalışmaktadır. İri vücudu, uzun boyu, geniş omuzları, kocaman ayakları ve büyük göğüsleriyle görüntüsü yanıltıcı olsa da, dünyaya alaycı gözlerle bakan çok zeki bir kadındır. Lizi, Beerşeba’ya yeni atanan savcı Pinhas Horentick onuruna verilen bir davete katılır. Onu karaborsanın ve finans dünyasının karanlıklarına sürükleyecek bir cinayetin tam ortasına düşeceğinden habersizdir. Neredeyse herkesin gözleri önünde işlenen cinayetin soruşturmasını polisten bağımsız olarak kendi başına yürütür. Beerşeba Muhabiri’nde Lizi Badihi’nin serüvenini okurken, İsrail gibi çok sözü edilen fakat gündelik gerçekleri pek az bilinen bir ülkeyi de tanıma fırsatı bulacaksınız.
    YİTİK ADANIN ÖYKÜSÜ
    Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı
    “Bütün İsimler” ile Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Jose Saramago bu romanı ile de Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır. “Birgün İspanya’yla Fransa arasındaki sınırda bir yarık belirir ve giderek büyüyerek İberya Yarımadası’nın Avrupa kıtasından kopmasına yol açar. Bunun jeopolitik dengeler üstündeki etkisi muazzam olur. İberya yarımadası Atlantik’te batıya doğru, dev bir taştan sal gibi yüzerken Kuzey Amerika yepyeni bir toprak parçasını ve Avrupa’nın yitirdiği bir nüfusu ele geçirmek için kolları sıvar…..”
    MOĞOL KURDU
    Homeric | Roman / Fransız Edebiyatı
    Temuçin’in kazandığı başarıların yankısı bozkırda dörtnala yayılıyor ve daha dün onu terk edenler bugün atlılarının ve okçularının arasına katılıyordu. Zeki ve sabırlı Temuçin’in içgüdüleri bir kurdunki gibidir. Yanında, her türlü güçlük karşısında dimdik ayakta kalmayı başaran sadık dostu Borçu, tüm dünyanın tanıdığı ve önünde korkuyla diz çöktüğü Moğol İmparatorluğu’nun kurucusu Cengiz Han’ın yani Temuçin’in büyüklüğünün en yakın tanığı olacaktır. Temuçin’in Moğol boylarını kendi sancağı altında toplaması yirmi yılını aldı, daha sonra fetihlere çıktı ve unutulmaz atlılarıyla, Çin ve İran gibi imparatorluklara diz çöktürdü. Kendi ordusundan on kat daha kalabalık orduları bozguna uğrattı ve alınmaz denilen kaleleri alarak, görkemli uygarlıklara son verdi. Borçu’nun anlattığı bu öykü bize, “Gog ve Magog topraklarından çıkan felaketin”, yani bütün halkları tek bir kağanın egemenliği altında toplayan Cengiz Han’ı anlatıyor.

  6. #26
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    GÜNÜN İLK IŞIĞINDA GERÇEK ” TRUE AT FIRST LIGHT “
    Ernest Hemingway | Roman / Amerikan EdebiyatıEdebiyat dünyasının en önemli yazarlarından biri olan Nobel ödüllü Ernest Hemingway, “Günün İlk Işıklarında Gerçek” adlı bu romanını 1950′li yılların başında Afrika’da olduğu sıralarda yazmıştır. Kitap yıllar sonra yazarın oğlu Patrick Hemingway tarafından keşfedilmiştir.
    İSTİLA / INVASION
    Robin Cook | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Dr. Robin Cook’un bu kitabında en bastırılmış korkularımızı bile şaşırtıcı bir yetenekle gün ışığına çıkarıp bizi kendimizle yüzleştiren bir tablo görülmektedir. Robin Cook, en kışkırtıcı eseri olarak nitelenen bu kitabında; kaynağı bilinmeyen, bu nedenle daha da dehşet verici olan yeni bir semptonun ortaya çıkıp aniden yayılmasını anlatıyor. Kitabı büyük bir heyecanla okuyacaksınız. Sempton insanoğlunun gördüğü, bildiği hiçbir şeye benzemiyor çünkü. Dr. Robin Cook, Colombia Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra master eğitimini Harward’da tamamladı. Kitapları ona dünya çapında bir ün kazandırdı.
    UMUT TARLALARI
    Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı
    “Umut Tarlaları”, Nobel ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago’nun “Körlük”ten sonra çıkan ikinci romanıdır. Eserlerinde tarihe, bütün gelişmeleri ve rastlantısal ayrıntılarıyla yer veren, onu sıradan insanların beklentileri ve umutları ışığında sorgularken, yepyeni bir açıdan bakan Jose Saramago, hafif alaycı ve barok üslubuyla, zengin diliyle, ustalığını tartışılmaz bir biçimde gözler önüne seriyor. Portekiz’in güneyindeki Alentejo eyaleti, verimli toprakların göz alabildiğine uzandığı uçsuz bucaksız bir bölgedir. Halkı da, bir yanda büyük çiftlik sahipleri, öte yanda düşük ücretlerle çalıştırdıkları yoksul tarım işçileridir. Jose Saramago, bu topraklarda yaşayan ve hayatta kalma savaşı veren bir aileyi, dört kuşak boyunca izliyor; ailenin öyküsünü, yüzyılımızın başından alarak 1974 devriminin hemen öncesine kadar getiriyor.
    SAVAŞ
    Patrick Rambaud | Roman / Portekiz Edebiyatı
    Yazar Patrick Rambaud, 1946 yılında doğdu. 1970 yılında yayın hayatına atılan “Actuel” gazetesinin kurucularından olan yazar, otuz kadar yapıta kendi başına ya da başka yazarlarla birlikte imza atmıştır. Yazar, bu romanıyla 1997 yılında Fransız Akademisi Büyük Ödülü’nü ve Goncourt Ödülü’nü kazanmıştır. Subaylıktan bir anda imparatorluğa yükselen, yaşamını sürgün edildiği küçük bir adada tamamlayan, Fransa’nın efsane kahramanı “Napoleon Bonaparte”, renkli kişiliğiyle olduğu kadar, inişli çıkışlı yaşamı, Fransa’nın yazgısını belirleyen kararları ve unutulmaz savaşlarıyla da ünlüdür. 1809 yılında ordularıyla Viyana’ya giren, sonra da Tuna’yı aşmayı amaçlayan Napoleon, ilk iki girişiminde başarısızlıkla karşılaşır, o bölgedeki savaşları kaybeder. Patrick Rambaud bu romanında Essling Savaşı’nı incelemekte; okuyucularını Tuna kıyısında 32 saat içinde 40 bin kişinin öldüğü savaş alanına götürmekte; öfkeli Napoleon’un, birçoğu savaş alanında can veren generallerin, kentleri, köyleri, yağmalayan erlerin yanı başında savaştırmaktadır. Yazar, yazgıları ve duyguları kaynaştırırken, bizi bir savaş alanının tüm dehşeti ve görkemiyle de tanıştırmış oluyor. Yazarına, Fransa’nın en saygın edebiyat ödülü olan “1997 Goncourt Ödülü”nü kazandıran “Savaş”, edebiyat dünyasının en önemli eserlerindendir.
    YARIN SAVAŞTA BENİ DÜŞÜN
    Javier Marias | Roman / İspanya Edebiyatı
    Kulağa tümüyle gerçek gelen çok güzel anlatılmış bir öykü olan Marias’ın eseri, olağanüstü tasarlanmış, sürükleyici, entrikalarla dolu, okuyucuya büyük zevk veren bir roman. 1951 yılında Madrid’de doğan Marias, İspanyol edebiyatının en önemli öykü ve roman yazarlarındandır. Marias’ın eserleri pek çok dile çevrilmiştir. Javier Marias bu romanıyla şu ödülleri kazanmıştır; 1995 Fastenrath-Almanya, 1995 Romula Gallegos-İspanya, 1996 Arzobispo Juan De San Clemente-İspanya, 1996 Prix Femina Etranger-Fransa, 1998 Mondello Citta Di Palermo-İtalya.
    MUSTAFA KEMAL VE MİTİ KOVAÇEVA / UMUTSUZ BİR AŞKIN ÖYKÜSÜ
    Liliana Serafimova | Roman / Bulgar Edebiyatı
    Birinci Balkan Savaşı Türkiye’nin yenilgisiyle sonuçlanmış, ardından çıkan İkinci Balkan Savaşı ise Bulgaristan’a büyük yıkım ve felaket getirmiştir. Sofya’ya Türk Askeri Ataşesi olarak atanan Mustafa Kemal ile, ünlü ozanlara esin kaynağı olan, yabancı diplomatların “Balkan Gülü” adını taktıkları güzel Miti’nin kaderleri işte bu dönemde, 1914 Sofya’sında kesişti. Esrarengiz, mutlu ve umutsuz bir biçimde… Bulgar yazar Liliana Serafimova romanında şöyle devam ediyor; “eskiden, bir asrı aşkın zaman önce, bir Bulgar, köyünü ateşe vermek isteyen başıbozukların elebaşısını öldürür. Savunma amacıyla öldürür, fakat mahkeme onu ölüm cezasına mahkum eder. Türk komşusu cesaretini toplar ve yargıçlara, “İvan, suçlu değil, saldırıya uğradı, evini ve çocuklarını korudu…”. 1912 Balkan Savaşı sırasında bir Türk subayı, bir Bulgar üsteğmeniyle amansız bir kavgaya tutuşur. Kavganın en ateşli anında mayın patlar ve subay ağır yaralanır. Bulgar, onu kucağına alır, ölüm pahasına kurşun yağmuru altında onu en yakın yardım noktasına kadar götürür. Bilinci yerine geldiğinde subay, minnettarlığını göstermek için kurtarıcısına kılıcını armağan eder. Böylesine dokunaklı insanlık manzaralarına sıkça rastlanır. Kaderin aynı göğün altında komşu olarak yaşama mahkum ettiği Bulgarlar ve Türkler, asırlar boyunca dostluğa, iyi komşuluğa ve gönül yüceliğine değin benzersiz örnekler sergilemişlerdir. Onlara, Bulgarlara ve Türklere, Türkiye’nin yüce oğlu ve Bulgar halkının büyük dostu *******’le ilgili romanımı armağan ediyorum.”

  7. #27
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    GÜNÜN İLK IŞIĞINDA GERÇEK ” TRUE AT FIRST LIGHT “
    Ernest Hemingway | Roman / Amerikan EdebiyatıEdebiyat dünyasının en önemli yazarlarından biri olan Nobel ödüllü Ernest Hemingway, “Günün İlk Işıklarında Gerçek” adlı bu romanını 1950′li yılların başında Afrika’da olduğu sıralarda yazmıştır. Kitap yıllar sonra yazarın oğlu Patrick Hemingway tarafından keşfedilmiştir.
    İSTİLA / INVASION
    Robin Cook | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Dr. Robin Cook’un bu kitabında en bastırılmış korkularımızı bile şaşırtıcı bir yetenekle gün ışığına çıkarıp bizi kendimizle yüzleştiren bir tablo görülmektedir. Robin Cook, en kışkırtıcı eseri olarak nitelenen bu kitabında; kaynağı bilinmeyen, bu nedenle daha da dehşet verici olan yeni bir semptonun ortaya çıkıp aniden yayılmasını anlatıyor. Kitabı büyük bir heyecanla okuyacaksınız. Sempton insanoğlunun gördüğü, bildiği hiçbir şeye benzemiyor çünkü. Dr. Robin Cook, Colombia Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra master eğitimini Harward’da tamamladı. Kitapları ona dünya çapında bir ün kazandırdı.
    UMUT TARLALARI
    Jose Saramago | Roman / Portekiz Edebiyatı
    “Umut Tarlaları”, Nobel ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago’nun “Körlük”ten sonra çıkan ikinci romanıdır. Eserlerinde tarihe, bütün gelişmeleri ve rastlantısal ayrıntılarıyla yer veren, onu sıradan insanların beklentileri ve umutları ışığında sorgularken, yepyeni bir açıdan bakan Jose Saramago, hafif alaycı ve barok üslubuyla, zengin diliyle, ustalığını tartışılmaz bir biçimde gözler önüne seriyor. Portekiz’in güneyindeki Alentejo eyaleti, verimli toprakların göz alabildiğine uzandığı uçsuz bucaksız bir bölgedir. Halkı da, bir yanda büyük çiftlik sahipleri, öte yanda düşük ücretlerle çalıştırdıkları yoksul tarım işçileridir. Jose Saramago, bu topraklarda yaşayan ve hayatta kalma savaşı veren bir aileyi, dört kuşak boyunca izliyor; ailenin öyküsünü, yüzyılımızın başından alarak 1974 devriminin hemen öncesine kadar getiriyor.
    SAVAŞ
    Patrick Rambaud | Roman / Portekiz Edebiyatı
    Yazar Patrick Rambaud, 1946 yılında doğdu. 1970 yılında yayın hayatına atılan “Actuel” gazetesinin kurucularından olan yazar, otuz kadar yapıta kendi başına ya da başka yazarlarla birlikte imza atmıştır. Yazar, bu romanıyla 1997 yılında Fransız Akademisi Büyük Ödülü’nü ve Goncourt Ödülü’nü kazanmıştır. Subaylıktan bir anda imparatorluğa yükselen, yaşamını sürgün edildiği küçük bir adada tamamlayan, Fransa’nın efsane kahramanı “Napoleon Bonaparte”, renkli kişiliğiyle olduğu kadar, inişli çıkışlı yaşamı, Fransa’nın yazgısını belirleyen kararları ve unutulmaz savaşlarıyla da ünlüdür. 1809 yılında ordularıyla Viyana’ya giren, sonra da Tuna’yı aşmayı amaçlayan Napoleon, ilk iki girişiminde başarısızlıkla karşılaşır, o bölgedeki savaşları kaybeder. Patrick Rambaud bu romanında Essling Savaşı’nı incelemekte; okuyucularını Tuna kıyısında 32 saat içinde 40 bin kişinin öldüğü savaş alanına götürmekte; öfkeli Napoleon’un, birçoğu savaş alanında can veren generallerin, kentleri, köyleri, yağmalayan erlerin yanı başında savaştırmaktadır. Yazar, yazgıları ve duyguları kaynaştırırken, bizi bir savaş alanının tüm dehşeti ve görkemiyle de tanıştırmış oluyor. Yazarına, Fransa’nın en saygın edebiyat ödülü olan “1997 Goncourt Ödülü”nü kazandıran “Savaş”, edebiyat dünyasının en önemli eserlerindendir.
    YARIN SAVAŞTA BENİ DÜŞÜN
    Javier Marias | Roman / İspanya Edebiyatı
    Kulağa tümüyle gerçek gelen çok güzel anlatılmış bir öykü olan Marias’ın eseri, olağanüstü tasarlanmış, sürükleyici, entrikalarla dolu, okuyucuya büyük zevk veren bir roman. 1951 yılında Madrid’de doğan Marias, İspanyol edebiyatının en önemli öykü ve roman yazarlarındandır. Marias’ın eserleri pek çok dile çevrilmiştir. Javier Marias bu romanıyla şu ödülleri kazanmıştır; 1995 Fastenrath-Almanya, 1995 Romula Gallegos-İspanya, 1996 Arzobispo Juan De San Clemente-İspanya, 1996 Prix Femina Etranger-Fransa, 1998 Mondello Citta Di Palermo-İtalya.
    MUSTAFA KEMAL VE MİTİ KOVAÇEVA / UMUTSUZ BİR AŞKIN ÖYKÜSÜ
    Liliana Serafimova | Roman / Bulgar Edebiyatı
    Birinci Balkan Savaşı Türkiye’nin yenilgisiyle sonuçlanmış, ardından çıkan İkinci Balkan Savaşı ise Bulgaristan’a büyük yıkım ve felaket getirmiştir. Sofya’ya Türk Askeri Ataşesi olarak atanan Mustafa Kemal ile, ünlü ozanlara esin kaynağı olan, yabancı diplomatların “Balkan Gülü” adını taktıkları güzel Miti’nin kaderleri işte bu dönemde, 1914 Sofya’sında kesişti. Esrarengiz, mutlu ve umutsuz bir biçimde… Bulgar yazar Liliana Serafimova romanında şöyle devam ediyor; “eskiden, bir asrı aşkın zaman önce, bir Bulgar, köyünü ateşe vermek isteyen başıbozukların elebaşısını öldürür. Savunma amacıyla öldürür, fakat mahkeme onu ölüm cezasına mahkum eder. Türk komşusu cesaretini toplar ve yargıçlara, “İvan, suçlu değil, saldırıya uğradı, evini ve çocuklarını korudu…”. 1912 Balkan Savaşı sırasında bir Türk subayı, bir Bulgar üsteğmeniyle amansız bir kavgaya tutuşur. Kavganın en ateşli anında mayın patlar ve subay ağır yaralanır. Bulgar, onu kucağına alır, ölüm pahasına kurşun yağmuru altında onu en yakın yardım noktasına kadar götürür. Bilinci yerine geldiğinde subay, minnettarlığını göstermek için kurtarıcısına kılıcını armağan eder. Böylesine dokunaklı insanlık manzaralarına sıkça rastlanır. Kaderin aynı göğün altında komşu olarak yaşama mahkum ettiği Bulgarlar ve Türkler, asırlar boyunca dostluğa, iyi komşuluğa ve gönül yüceliğine değin benzersiz örnekler sergilemişlerdir. Onlara, Bulgarlara ve Türklere, Türkiye’nin yüce oğlu ve Bulgar halkının büyük dostu *******’le ilgili romanımı armağan ediyorum.”

  8. #28
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    ŞEREF SÖZÜ
    Nelson Demille | Roman / Amerikan Edebiyatı
    “O, erkeklerin takdir ettiği, kadınların arzuladığı, işinde başarılı, onurlu bir aile reisiydi. Ancak 18 yıl önce teğmen rütbesiyle katıldığı Vietnam Savaşı’nda emrindeki birlikle vahşi bir katliama neden olmuşlar ve yaptıklarını kimseye söylemeyeceklerine dair “şeref sözü” vermişlerdi. Şimdi basın, askeri mahkeme ve unutmaya çalıştığı o kanlı olaylar, Ben Tyson’un peşine düşmüştü. Ailesi, kariyeri ve kişisel onuru adeta pamuk ipliğine bağlıydı. Geçmişindeki gerçekleri ortaya çıkartıp onu özgürlüğe kavuşturacak tek bir kadın vardı…….”
    SALKIM HANIMIN TANELERİ
    Yılmaz Karakoyunlu | Roman / Türk Edebiyatı
    Yılmaz Karakoyunlu eserinde, İkinci Dünya Savaşının önemli olaylarından birini konu edinmektedir. Salkım Hanımın Taneleri romanında, savaş yıllarında Türkiye’de iş çevrelerindeki gelişmeleri, batan ve yeni gelişen ekonomik kesimleri, Musevi kökenli tüccar ailelerini, sermayenin sınıf değiştirmesini ve bu süreçteki ahlak/kültür değişmelerini, “varlık vergisi faciası”nı, Saracoğlu hükümetinin bununla ilgili uygulamalarını anlatıyor. Üç Aileler Divanı ve Güz Sancısı romanlarının da yazarı Karakoyunlu Salkım Hanımın Taneleri için “Ben çocukluğumun büyük bölümünü ve ilk gençliğimi bu romanın geçtiği çevrede yaşadım. Ayrıca çocukluğumda babamın yazıhanesinde çalışırken ziyarete gelenlerin büyük bölümü bu olayı ya bizzat yaşamış ya da ailesinden birisinin yaşadığı gerçeği yakından izlemiş kimselerdi. Öte yandan ciddi bir araştırma da yaptım” demektedir.
    TUTUNAMAYANLAR
    Oğuz Atay | Roman / Türk Edebiyatı
    Tutunamayanlar, Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atay’ın bu ilk romanını “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü ve duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır.” Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, “saldırısını tutunanların anlamayacağı, reddedeceği türden bir romanla yapar.”
    PARİS’TE SON OSMANLILAR / MEDİHA SULTAN VE DAMAT FERİT
    Hıfzı Topuz | Tarihî Roman / Türk Edebiyatı
    Hıfzı Topuz tarihi romanlarıyla tanınan ünlü bir yazardır. On dokuzuncu yüzyılın ortalarından başlayarak yirminci yüzyılın başına kadar gelen bir dönemde padişahlık rejimine karşı Türk aydınlarının verdiği mücadelelerin ve batılılaşma çabalarının anlatıldığı “Paris’te Son Osmanlılar”da, Namık Kemal, Abdülhak Hamit, Sami Paşazade Sezai, Ali Suavi gibi ünlü yazar ve gazetecilerin yaşamlarından, politik mücadelelerinden kesitler verilirken, Abdülmecit’in kızlarından Mediha Sultan’ın aşkları, evlilikleri ve çileli hayatı gözler önüne seriliyor.
    ÜÇ AYNALI KIRK ODA
    Murathan Mungan | Hikaye / Türk Edebiyatı
    Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. Bu hikayede bahsi geçen şahıs ve hadiselerin hakikatle hiçbir alakası yoktur. Benzerlikler ise sadece birer tesadüften ibarettir. Bütün tesadüfler gibi kaçınılmazdır.
    ÖNCEKİ GÜNÜN ADASI
    Umberto Eco | Roman / İtalyan Edebiyatı
    Önceki Günün Adası, batan bir gemiden kurtulup bir başka gemide karaya çıkan Roberto De La Grive’in öyküsü. On yedinci yüzyılda geçen bu öykü, Roberto’nun sevdiği kadına yazdığı mektuplar ve gemide tuttuğu notlarla ulaşıyor bize. Roberto’nun ıssız gemide geçirdiği günler boyunca eski yaşantısıyla ilgili anımsamaları, bir dönemin siyaset, sevgi, bilim, toplum yaşantılarını yeniden kurarak, tarih, toplum, insan ilişkilerini değerlendirmemizi sağlıyor. Üç aşamalı bir anlatı piramidiyle (yazar / Roberto / Roberto’nun mektuplarını yorumlayan anlatıcı) bize ulaşan öykü, bir yandan gizemli izler bırakarak sürekli Roberto’dan kaçan bir davetsiz konuğun varlığıyla gerilim kazanırken, bir yandan da hem birinci elden tarihsel anlara ve mekanlara ulaşabiliyor, hem de anlatıcı kanalıyla on yedinci yüzyılla yirminci yüzyıl arasında karşılıklı bakış açıları oluşturuyor.

  9. #29
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    TOKSİN
    Robin Cook | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Ünlü kalp cerrahı Dr.Kim Reggis’in kızı bir fast-food restoranında yediği etten zehirlenir. Küçük kızın hastaneye yatmasına neden olan bakteri, e-koli diye bilinen öldürücü bir türdür. Dr.Kim adaleti de karşısına alarak kızına zarar verenlerin peşine düşer. Ancak karşısında Amerika’nın en güçlü kurumlarından biri olan Et Sanayicileri Birliği vardır.
    VEZİRİN ADALETİ
    Christian Jacq | Roman / Fransız Edebiyatı
    Vezirin Adaleti, Mısır tarihi üzerine yazılmış bir romandır. Romanda Eski Mısır’ın devlet düzeni, ekonomi ve tıp dünyası polisiye bir hikâye içinde anlatılmaktadır. Son hesaplaşma saati gelip çatmıştır. Mısır Veziri Pazer ve karısı krallık başhekimi Neferet, Yüce Ramses’i devirmeye ve iktidarı ele geçirmeye çalışan Maliye Bakanı Bel-Tran’la karşı karşıya gelirler. Bakan öyle sağlam bir istihbarat ağı örmüştür ki durum umutsuz gibi görünmektedir. Bel-Tran, her şeyi altüst ederek ekonomiyi çıkar ilişkilerine dayandırmaya ve Mısır uygarlığının temel değerlerini yıkmaya kararlıdır. Manevi üstatlarının katilini bulmaya ve sonuna kadar savaşmaya kararlı olan Vezir Pazer ve eşi, Bel-Tran’ın kıskacını gevşetmeye çalışırlar, ama yandaşları azdır. Esrarengiz “gölgelerin yutucusu” boşa giden birçok girişimden sonra Pazer’i ortadan kaldırmayı başarabilecek mi? Komplonun karanlıklarında saklanan gerçek ruh kim? Mısır’ın ayakta kalma kavgasından ihanet mi, cinayet mi, yoksa vezirin yasaları mı galip çıkacak? Her polisiye romanda olduğu gibi bu romanda da olayların ardındaki kişi kimsenin tahmin edemeyeceği birisidir. Yazar Christian Jacq, klasik edebiyat, felsefe, ve arkeoloji eğitimi almış olup, Mısır tarihi alanında doktora derecesine sahiptir. Tarih konusundaki araştırmaları dolayısıyla Fransız Akademisi tarafından ödüllendirilen yazar, 1992′de “L’affaire Toutankhamon” adlı eseriyle “Les Maisons De La Presse” ödülünü almıştır. Vezirin Adaleti, Katledilen Piramit ve Çöl Yasası’ndan sonra, Mısırlı Yargıç Üçlemesinin üçüncü ve son kitabıdır.
    ÇÖL YASASI
    Christian Jacq | Roman / Fransız Edebiyatı
    Yargıç Pazer, Firavun Ramses’e karşı düzenlenen bir komployu ortaya çıkarmasının ardından, Firavun’u devirip iktidarı ele geçirmek isteyen karanlık güçlerin etkisiyle, işlemediği bir cinayet yüzünden bir kampa sürgüne yollanmış ve ölene kadar orada kalmaya mahkum edilmiştir. Ne var ki komplocular, Pazer’in kısa süre önce evlendiği genç doktor Neferet’in aşkını, deli dolu ve gözü kara arkadaşı Suti’nin yürekliliğini hesaba katmamışlardır. Neferet ve Suti, yargıç Pazer’i içinde bulunduğu cehennemden çıkarmak ve soruşturmaya kaldığı yerden devam etmesini sağlamak konusunda kararlıdır. Büyük Sfenksin muhafız kıtasını oluşturan eski askerleri kim katletti? Büyük Piramit’i soyanlar kimlerdi? Firavun’un tahtının güvencesi olan tanrıların vasiyetini kim ele geçirdi? Pazer’in manevi üstadını kim ortadan kaldırdı? Christian Jacq, Mısır Yargıcı Üçlemesinin bu ikinci kitabında, bir çiftin kötülüğe ve haksızlığa karşı mücadelesine bizi ortak ederken, bir yandan da eski Mısır’ın günlük yaşamından bin bir ayrıntıyı keşfetmemizi sağlıyor. Çöl Yasası, nefes kesici bir polisiye roman olan Katledilen Piramit’in devamıdır. Üç kitaptan oluşan Mısır Yargıcı Üçlemesinin son kitabı ise Vezirin Adaleti’dir.
    CUMHURİYET ÇOCUĞU
    Nihal Yeğinobalı | Anı Roman / Türk Edebiyatı
    Eser yazarın anılarını anlattığı bir roman niteliğindedir. Osmanlı’nın son günlerinde, küçük bir Ege kasabasında “gelin olmak istemiyorum, öğretmen olmak istiyorum!” diye direnen, ancak savaşlar ve düşman işgali yüzünden öğretmen olamayıp, çaresiz gelin olmaya boyun eğen Gördesli Feride’nin kızıdır Nihal Yeğinobalı. Bu anılar kitabında neler yok ki… Eski Gördes’te görmeden nişanlandığı adamı tanıyabilmek için hizmetçi rolü oynayan Sıdıka. Şeyhülislam olacakken Jön Türk olan yörük kökenli laik kadı Yeğinobalı Asım Molla. Evli bir Türk genciyle yaşadığı yasak aşk, Türk komşularının yaktığı hazin türküde yaşayan güzel Rum kızı Eleni. Manisa’da, Yunan yangınında Türkleri diri diri yanmaktan kurtaran Fransız rahibeler. Tatar güzeli, “kötü kadın” Hediye. Yoksul göçmen kızı, vakur ve idealist öğretmen Memnune. Efsane Manisa Tarzanı. Devrim şehidi Kubilay’ın boğazına dayanan kör bıçak. Mustafa Kemal’in kibarlığı, çevresine aşk ve şiir dağıtan yoksul ve yakışıklı genç şair. Kan dökmeye “evet”, müziğe ve yaşama sevincine “hayır” diyen örümcek kafalı hafız ve daha niceleri… Otuzlu yılların başında, o yılların bütün coşkusunu, yoğunluğunu, aydınlığını Manisa’da doyasıya yaşayan bir “cumhuriyet çocuğu”nun, bir romancı kaleminden çıkmış anıları…

  10. #30
    B@r@N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2009
    Mesajlar
    485
    Konular
    6035
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    SARI YAZMA
    Rıfat Ilgaz | Roman / Türk Edebiyatı
    Sarı Yazma Rıfat Ilgaz’ın otobiyografik bir romanıdır. Ama orada anlatılan aslında bir kuşağın öyküsüdür. Keskin toplumsal çelişkilerden kaynaklanan hoyrat bir iklimin yıprattığı, kırıp döktüğü bir kuşağın öyküsüdür. Roman, bir dönüşle başlar. Yıpratıcı mücadelelerle geçen uzun yılların sonunda, yorgun ama inançlı bir yürekle ve her şeye yeniden başlamak kararlığıyla doğduğu kente, Cide’ye dönüş. Bu yaşam dönemecinde tüm geçmişiyle açık ve içten bir hesaplaşma ve bu sırada ortaya çıkan, serüven dolu, uzun bir yaşamdan kesitler. Abartmayan, doğal ve duru bir anlatım içinde, inanılmaz dirençli bir mücadele ve mutlu umutlu bir son. Romanın adı olan Sarı Yazma, Karadeniz’in çalışkan kadınları için, yazarın bir saygı duruşu.
    APARTMAN ÇOCUKLARI
    Rıfat Ilgaz | Roman / Türk Edebiyatı
    “Şiirde demek istediğimle, bugün mizahta yapmaya çalıştığım, birbirinden ayrı şeyler değildir. Büyük zıtların, toplumu her bakımdan rahatsız ettiği bir ortamda yaşıyoruz. Mizah bu zıtları en başarılı bir şekilde belirtmeye yarayan bir yazı çeşnisi, bir görüş özelliği. Bu mizacımdan gelen özellik, şiirimde de yok değildir. Roman da yazsam bu özellikler ister istemez romanlarıma yansıyacak. Yani şunu demek istiyorum; ben mizah yazarı değil, hikayeci ve romancıyım. Eğer yapıtlarımda mizahi bir çeşni (biçem) varsa bu ancak olayları görme, yorumlama özelliğimin bir sonucudur” diyor yazar Rıfat Ilgaz.
    KISKAÇ
    Clive Cussler | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Şeytan sol elinde bir bomba tutmuş, sağında çatalı, hin hin sırıtıyordu. Kaşlarıyla yarım ay biçimindeki gözleri o denli abartılmış olmasa daha korkutucu görünebilirdi. Bu çizgilerle cehennem hakanından beklenen o şeytanca ifade gitmiş, olsa olsa, miskin bir cine benzemişti. Ama yine de üstünde geleneksel kırmızı giysisi, kurallara uygun boynuzları ve uzun, çatallı kuyruğu yerli yerindeydi. Tuhaflığı, pençe gibi ayaklarının tırnaklarıyla kavradığı, üzerinde 24 k yazılı altın külçeydi. B-29 bombardıman uçağının gövdesinde çember içine alınmış bu resmin altında ve üstünde siyah harflerle Denings’in Zebanileri yazılıydı.
    KÖR DALIŞ
    Clive Cussler | Roman / Amerikan Edebiyatı
    1914 yılında iki ünlü ajan, iki ayrı kazada ölmüş ve yalnızca bu iki ajanın bildiği esrarengiz bir plan da onlarla birlikte sulara gömülmüştür. Bu milyonlarca dolar değerindeki planı nedense hiç kimse bir daha aramak istemedi. Yıllar sonra Amerika bu esrarı çözme görevini Dirk Pitt’e vermişti. İngilizler de Brain Shaw’dan planı mutlaka bulmasını istiyorlardı. İki genç adam amansız bir mücadelenin içindeydiler ama yanlarında soluk alan ölümden habersizdiler. Clive Cussler gerilim ve macera dolu bu romanında okurlarına heyecan seli önünde sürüklüyor.
    BUZDAĞI
    Clive Cussler | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Soğuk sularda seyreden bir gemi yanmaya başlayarak bir buzdağına çarpar. Bu çarpma sonucu ortadan kaybolan gemi ve beraberinde götürdüğü sır dolu bir keşif bütün süper güçleri kendine çeker. Müthiş olaylar dizisinin başlamasına neden olan bu sır, peşine düşenleri geri dönülmez bir yola sürükleyecektir.
    ENKAZ
    Clive Cussler | Roman / Amerikan Edebiyatı
    Yıllardır aranan bir uçak enkazının bambaşka bir yerde, rastlantı sonucu bulunmasıyla gelişen olaylar dizisi soluk soluğa okunan bir romanın başlangıcı oluyor. Lanetli Gemi, Sahrada Ayak Sesleri, Mavi Vurgun gibi dev romanların yazarı Clive Cussler’den gerilimle dolu bir roman daha.
    GAZ ODASI
    John Grisham | Roman / Amerikan Edebiyatı
    1991 yılında Şirket’in yayınlanmasından sonra John Grisham’ın yazdığı “A Time To Kill, Şirket, Pelikan Dosyası ve Müşteri” bestseller listelerinin başına geçmiş ve toplam otuz milyon adet satılmıştır. Yıl 1967, mekan Missisipi’de Greenville. Medeni haklar savunucusu avukat Marvin Kramer’in bürosu bombalanıyor, iki oğlu ölüyor. Ku Klux Klan üyesi Sam Cayhall suçlanıyor. 22 yıl sonra Şikago. Cayhall yıllardır ölüm koridorunda ve bütün temyiz olanaklarını kullanmış. Büyük bir avukatlık şirketinden genç adam Hall, Klan üyesini ölümden kurtarmak istiyor. Ama neden? Grisham’ın en iyi romanı işte bu gerilimle başlıyor.

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •