Ozan Garip Dost, 1961 yılında Karapınar (Malatya-Akçadağ) köyünde doğdu. Dokuz çocuklu bir çiftçi ailenin oğlu. Akçadağ, Ergani ve Samsun'da öğretmen okullarında yatılı okudu. 13 yaşından bu yana bağlama çalıyor, şiirler yazıyor. 1979'da Akçadağ Öğretmen Okulu'nu bitirdikden sonra, 1980'de yabaneldeki Gurbet Kervanı'na katıldı. Seyran Diyar ve Umut adında iki çocuğu olan ozan, halen Almanya'nın Kiel kentinde yaşıyor. Garip Dost'un bugüne kadar 8 kaseti çıktı. Kasetlerinin isimleri: Yabanel, Hans Arkadaş, Güneş'e uzanan yolu Özledim, Dağ iniler, Berxamin, Bu ülkenin Çocukları, Ezi bêkes im. Ozanın, "Mor Menekşem, kızıl gülüm" isimli seçme şiirlerden oluşan bir de şiir kitabı bulunuyor.13 yaşından beri bağlama çalıyor
Bugüne dek 8 albümü yayınlanan Ozan Garip Dost eserlerini ve projelerini anlattı. Garip Dost, Pazarcık-Sivas arasındaki hatta yöresel şarkıları bozmadan okuyor. Ozan, neden bu yolu seçtiğini ve Mamko ile Arî Mezin türkülerinin öyküsünü de aktardı.
ERDAL ALIÇPINAR
O dağında bu dağında
Kan akıyor dudağında
Harput'ta bir genç vurmuşlar
Kasımoğlu Ocağı'nda
Mamko Mamko Mamad Alî
Heval xorto çi delalî
Cîran ji derdan dinalî loy
Genco tu 24 salî
Bu şiir Malatya, Sivas, Elbistan ve Pazarcık yörelerinde çok iyi bilinen ve dilden dile dolaşan yaşanmış bir hikayeden alındı. Kürecikli Mehmet Ali'nin hikayesi. Cumhuriyetin başlangıç yıllarında Kürecik'te devlete karşı geldiği gerekçesiyle pusuya düşürülüp, yakalandıktan sonra sorgusuz Harput'ta idam edilen 24 yaşında bir Kürt aşiret reisidir Mehmet Ali. Kürecik Kasımuşaklı olduğu için, Kasımoğlu Memed Ali derler. Yöre halkı uzun yıllar onun ağıdını yaktı.

Konuğumuz Ozan Garip Dost. Onunla yaptığımız sohbete başlamadan önce Mamko'yu tanıtmanın önemli olacağını düşündük. Çünkü; Garip Dost, son üç kasetinde Mamko'yu okudu, bilenlere hatırlattı, bilmeyene tanıttırdı. Adeta onunla özdeşleşti. Bugüne dek 8 albümü ile bir şiir kitabı bize ulaşan Ozan Garip Dost ile sizin için söyleşi yaptık.

-Garip Dost son üç albümünde yöre şarkılarını dillendirdi. Günümüzde birçok sanatçı farklı müzik tarzına hitap ederken neden yöre şarkıları?
Son üç albümümden önce, gurbet ve gurbet emekçisini konu alan "Yabanel" ve "Hans Arkadaş" isimli iki albüm çalışmam daha var. Ondan sonra yöresellikten yola çıkmaya karar verdim. Sizin de dediğiniz gibi, yöre şarkılarını, neredeyse dillerden düşmek üzereyken dillendirmeye çalıştım. Bence yakınını tam keşfetmeden, algılamadan ve görmeden, uzakları anlamak, anlamaya çalışmak, sadece tahmin yürütmenin ötesine geçmez. Ben elbette kendi yöremin rengini, kokusunu, dokusunu, şarkısını ve ağıtını söyleyerek yola çıkmalıydım. Bu çıktığım menzildir. Bir de varacağım menziller vardır. Birinci durağı ulusallık, ikinci durağı ise evrenselliktir.
Bu aynı zamanda Nurhak Dağı'nda bir uzun havanın, bir ağıdın sesi ve sedasını sınırların ötesine Alp dağlarına veya Himalaya dağlarının yamaçlarına kadar duyurabilmektir, yankılatmaktır. Birçok nedenden birisi de yabanelde olmanın verdiği özlemdir, beni kendi yöreme bağlayan. En önemlisi kişiliğimize, yaşam biçimimize kadar yansıyan ve oradan şekil aldığımız çok güzel değerlerle doludur. 'Bu güzelim değerler kendi diliyle ve renkleriyle evrenselliğin kültür bahçesinde yerini almalıdır' diye düşünüyorum, onun için yöre türküleri dedim.
Tabi bununla da kalmayarak toplumun sosyal, sınıfsal, siyasal ve kültürel sorunlarını işleyen, kendi sanatsal anlayış ve becerilerimle pekiştirerek, yapmış olduğum çağdaş ve çok sesli halk müziğü yer yer özgünü de çağrıştıran, güzel yaptığıma inandığım eserlerimi de, albümlerimde işlemeye çalışıyorum. Söz ve müziği bana ait olan eserlerim başka birçok sanatçı arkadaş tarafından da okundu. Örneğin "Gün Garip Garip" gibi. Farklı müzik tarzından çalışmaları olan arkadaşlar vardır, doğaldır da.

-Mamko şarkısını üçe bölerek üç kasette okudunuz. Neden üç kasette ve Mamko ile ne anlatıyorsunuz?
Tipik bir İnce Memed örneğidir Mamko. Yaşar Kemal Çukurovalı İnce Memed'in romanını birkaç ciltlik kitapta toparlayabildi. Ben de Kürecikli Kasımoğlu Memed Ali'nin ağıtını üç kasette toparladım. Virgülü de bırakmak yok. Çünkü; yaşanmış gerçek bir öykü. Araşırmacı yazar Mehmet Bayrak'ın "Eşkıya ve eşkıyalık Türküleri" diye güzel bir çalışması var. Sayfa 246/247'de bu konuyu işledi. Rahmetle anıyorum; birgün Mahsuni Şerif'le telefonla sohbetleşiyorduk. Mamko'nun şarkısını benden dinlemiş ve çok haz aldığını söylemişti. Bana dedi ki, "Garip baba, Erenler, ne iyi yapmışsın da Mamkoyu okumuşsun, benim kaynanam hep söylerdi". Kaynanası Akçadağ'lıydı Mahsuni'nin. Iyi bilirdi o yöre kültürünü.
Evet, bizim yörelerde yaşanmışlığı anlatan gerçek yaşamların öyküleri, ağıtları, türküleri kesit, kesit dönemini anlatır ve dilden dile söylenegelir. Kayıtlı bir belgesi yoktur ne yazık ki.

-Peki neden Arî Mezin?
Orî Mezin, içerisinde bir ziyareti barındıran, bir tarafı Kürecik ve köylerine dayanan, bir yanını ta Elbistan'a yaslayan, Nurhak dağlarına yüreğini açmış büyük bir yayladır. Bilirsiniz eskiden yaylacılık çok yaygın ve etkin bir yaşam biçimiydi. İşte o bütün çevre köyler her yıl renkleriyle, şarkılarıyla, sevdalarıyla, aşıklarıyla Arî Mezin'da kültürlerini harmanlarlardı. Arî Mezin'ın şarkısı hiç bitmeyen çok uzun sevda ve sevdalıların, aşkın öyküsüdür. Arî Mezin'ın şarkıları ve kültürü çok zengindir. Lirik ve genellikle sekiz heceli, zengin kafiyeli şiirlerden oluşur. Her dörtlüğünde mesajını iletir yüreklere dolu dolu. Dili Kürtçe'dir. Kendine has bir tavrı vardır. Melodisi ve tinisi Hüseyinidir. Aşkı ve sevdayı anlatır. Çok geniş bir yöre olan Malatya, Akcadağ, Kürecik, Elbistan, Maraş, Pazarcık, Sivas, Adıyaman, Kayseri, Sarız, Kırkısrak v.s. kültürüdür. Onun için Arî Mezin dedim.

-Yöre şarkılarını söyleyen sanatçılara olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Günümüzde özellikle Türkiye'de kimin resmi en çok görsel medyada gösteriliyorsa, ne yazık ki ona ilgi odaklaşıyor. Ne söylediği, ne yaptığına pek önem verilmiyor. Yöre sanatçıları öksüz bırakılmış gibi. Oysa nasıl ki, bir vücudu oluşturan hücreleri ise, ulusal ve evrensel kültürü oluşturan da yöresel kültürlerdir diye düşünüyorum. Onun için yöresel sanatçıları hücrelere veya moleküllere benzetiyorum. Ulusallık ve evrensellik, kendi besinini yöresellikte alır. Tüm basın ve yayına bir çağrımdır bu. Lütfen bu konuya özen gösterin, daha sık işlemeye çalışın. Buna halkın ihtiyacı var.

-Önümüzdeki dönemde ne tür çalışmalarınız olacak?
Pek yakında tüm şiirlerimi kapsayan bir kitap çalışması içindeyim. Malatya-Akçadağ, Kürecik, Arguvan, Maraş, Elbistan, Pazarcık, Adıyaman, Sivas, Kayseri, Sarız yörelerinin anonim şarkılarını derlemeye devam edeceğim. Ayrıca yaşanmış olayları anlatan ağıtları da toplamayı sürdürüyorum. Tüm bunların özünü bozmadan, çağdaş halk müziği ile işleyip gün ışığına çıkartmak en büyük hedefim.

EZE BEKESIM/BU ÜLKENİN ÇOCUKLARI