Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    xezalê - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    30.Ekim.2009
    Mesajlar
    4,098
    Konular
    2180
    Aldığı Beğeni
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Aşık Veysel



    Fotoğraf: Ara Güler
    Aşık Veysel
    25 Ekim 1894 - 21 Mart 1973. Şarkışla’nın Sivrialan köyünde doğdu. Asıl adı Veysel Şatıroğlu’dur. 7 yaşında yakalandığı çiçek hastalığından dolayı bir gözünü, daha sonra bir kaza sonucu, az gören öteki gözünü yitirdi.

    Evlerine sürekli olarak gelen aşıklardan dolayı türküyle ve bağlamayla ilgilendiğini gören babasının aldığı bağlama Veysel’in yaşamına eşlik etti. İlk bağlama derslerini de babasının arkadaşı Çamşıhılı Ali’den aldı. Yunus, Karac’oğlan, Dertli, Erzurumlu Emrah gibi aşıklardan etkilendi ve türkülerinde onlarla olan duygu yakınlığını yansıttı.

    Önceleri usta malı türküler söyleyen Aşık Veysel, 40 yaşlarına doğru kendi şiirlerine ağırlık vermeye ve türküleştirmeye başladı. 1931 yılında gerçekleştirilen Aşıklar Bayramında adı duyulan ve 1933 yılında Atatürk için söylediği bir türküden sonra özellikle Ahmet Kutsi Tecer’in de yardımıyla giderek tüm Türkiye’de tanınmaya başladı. Bu yıllar aynı zamanda Veysel’in kendi türkülerini söylemeye yönelmesi anlamında bir geçiş dönemi olarak sayılabilir. Bu döneme dek köyünden hiç çıkmayan Aşık Veysel bunu izleyen yıllarda Türkiye’nin birçok yöresini dolaşarak kendi yöresi dışında da insanlara türkülerini aktarma fırsatı buldu.

    1952 yılında İstanbul’da kendisi için büyük bir jübile yapılan Aşık Veysel’e, 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin özel bir kararıyla aylık bağlandı.

    Türkülerinde kendi özgü bir içtenlikle doğadan insan sevgisine hemen her konuyu işleyen Aşık Veysel, İstanbul Radyosunun ilk yayınlarında da türkü söyledi. 1941-46 arasında, Aşık Ali İzzet’le birlikte Köy Enstitülerinde halk türküleri ve bağlama dersleri verdi. Zamanla Veysel ve Ali İzzet’in temsil ettiği bağlama çalma ve türkü söyleme biçimi başlıbaşına bir tavır olarak yerleşti.

    Önceleri yöresindekiler sonra Türkiye’nin her yerinden aşıklarla karşılaştı, tanıştı. Ölümüne dek de sürekli olarak, yaşlı genç aşıklar tarafından ziyaret edildi.

    Aşık Veysel’in önemli sayılan ancak pek bilinmeyen bir özelliği de köyünde ilk kez meyve bahçesi kuran ve meyve yetiştiren kişi olmasıdır.

    Araştırmacılara göre bağlamanın ilk düzeni olarak kabul edilen ve aslında Aşık Süleyman tarafından kullanılan ancak Aşık Veysel aracılığıyla yayıldığından dolayı aşıklama düzeni (la-re-mi), »Veysel Düzeni« olarak da bilinir.

    Aşık Veysel'in şiirlerinin toplandığı »Deyişler« (1944), »Sazımdan Sesler« (1950) ve »Dostlar Beni Hatırlasın« (1970) adlı kitaplar yayımlandı.

    (Kaynak: Bekir Karadeniz, 1900'den 2000'e Halk Şiiri,


    AĞLAR VEYSEL ÇIKMAZ SESİ

    Ah çektikçe erir gider
    Yüreğimin yağı benim
    Seni görsem durur gider
    Dillerimin bağı benim

    Gam leskesi saf saf oldu
    Hep sözlerim boş laf oldu
    Senin yolunda mahv oldu
    Gençliğimin çağı benim

    Ah belimi büken oldu
    Gurbet bana diken oldu
    Altı aydır mekan oldu
    Dibi kırkkız dağı benim

    Sensin derdine düştüğüm
    Hayal oldu konuştuğum
    Her gün yediğim içtiğim
    İçerimde ağu benim

    Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
    Gine coştu gam deryası
    Garip gönlümün yaylası
    Güzel hüsnün bağı benim


    AĞLAYI AĞLAYI VARDIM PINARA

    Ağlayı ağlayı vardım pınara
    Kirli yağlığımı yuvermediler
    Herkes destisini doldurdu çıktı
    Bana da bi damla su vermediler

    Elimde bir kadeh vardım kurnaya
    Hücum eylediler bana vurmaya
    Elimdeki kadehimi kırmaya
    Tuttular bir kaçı koyvermediler

    Al bu kadehini kaldır dediler
    Gözünün yaşıyle doldur dediler
    Bir fincan su verdik bildir dediler
    Sanki ya verdiler ya vermediler

    Çalıştım kadehim dolduramadım
    Kimseye halimi bildiremedim
    Gönlümün arzusunu aldıramadım
    Dileğim hekime deyvermediler

    Veysel bu sitemler canımı yaktı
    Güzellerde eda yoktur naz kalktı
    Herkes üç beşini aldı bıraktı
    Beni de bir kere evermediler


    ALA GÖZLÜ BENLİ DİLBER

    Ala gözlü benli dilber
    Bir gün gelsen bize doğru
    Seni sevdim can u dilden
    Çekme kendini naza doğru

    Ne pervam var ne de perdem
    Sanma beni hali bir dem
    Söyler seni teller her dem
    Kulak versen saza doğru

    Aşıka zülfükar isen
    Gülsen de güle zar isen
    Hakikatli bir yar isen
    Ben geleyim size doğru

    Gönülleri bir edelim
    Gayrileri biz nidelim
    İkimiz de bir gidelim
    Yürüyelim ize doğru

    Bir gün için feryadı zar
    Bülbül eder her dem seher
    Aç sinemi gel gör ne var
    Arttı derdim yüze doğru

    Kafi derdim bir derd katma
    Veysel'i yabana atma
    Kerem eyle çok uzatma
    Kavuşalım yaza doğru.


    ALDANMA CAHİLİN KURU LAFINA

    Aldanma cahilin kuru lafına
    Kültürsüz insanın kulu yalandır
    Hükmetse dünyanın her tarafına
    Arzusu hedefi yolu yalandır

    Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz
    Gül dikende biter diken gül olmaz
    Diz diz eden her sineğin bal'olmaz
    Peteksiz arının balı yalandır

    İnsan bir deryadır ilimle mahir
    İlimsiz insanın şöhreti zahir
    Cahilden iyilik beklenmez ahir
    İşleği ameli hali yalandır

    Cahil okur amma alim olamaz
    Kamillik ilmini herkes bilemez
    Veysel bu sözlerin halka yaramaz
    Sonra sana derler deli yalandır

    ALLAH BİRDİR PEYGAMBER HAK

    Allah birdir Peygamber Hak
    Rabbül alemindir mutlak
    Senlik benlik nedir bırak
    Söyleyim geldi sırası

    Kürt'ü Türk'ü ve Çerkes'i
    Hep Adem'in oğlu kızı
    Beraberce şehit gazi
    Yanlış var mı ve neresi?

    Kuran'a bak İncil'e bak
    Dört kitabın dördü de Hak
    Hakir görüp ırk ayırmak
    Hakikatte yüz karası

    Binbir ismin birinden tut
    Senlik benlik nedir sil at
    Tuttuğun yola doğru git
    Yoldan çıkıp olma asi

    Yezit nedir, ne kızılbaş
    Değil miyiz hep bir kardaş
    Bizi yakar bizim ateş
    Söndürmektir tek çaresi

    Kimi ne çeker dilinden
    Hem belinden hem elinden
    Hayır ve şer emelinden
    Hakikat bunun burası

    Şu alemi yaratan bir
    Odur külli şeye kadir
    Alevi Sünnilik nedir
    Menfaattir varvarası

    Cümle canlı hep topraktan
    Var olmuşuz emir Haktan
    Rahmet dile sen Allah'tan
    Tükenmez rahmet deryası

    Veysel sapma sağa sola
    Sen Allah'tan birlik dile
    İkilikten gelir bela
    Dava insanlık davası…


    BİR KÜÇÜK DÜNYAM VAR İÇİMDE BENİM

    Bir küçük dünyam var içimde benim
    Mihnetim ziynetim bana kafidir
    Görenler dar görür geniştir bana
    Sohbetim ülfetim bana kafidir

    İstemem dünyanın saltanatını
    Süslü giyimini Arap atını
    Bilirsem Türklüğüm var kıymetini
    Vatanım milletim bana kafidir

    İsterdim hayatta düşmanla savaş
    Milletime kurban olaydı bu baş
    Nasip değil imiş şehitlik kardaş
    İmanım niyetim bana kafidir

    Dünya geniş olsun ister dar olsun
    Yeter ki kalbimde iman var olsun
    Her zaman milletim bahtiyar olsun
    Rütbemle mesnedim bana kafidir

    İçimde beslerim bir büyük ordu
    Çiğnesin düşmanı yükseltsin yurdu
    Azmi zihniyeti Veysel'in derdi
    İşte bu niyetim bana kafidir


    BİR PİPOM VAR YAMALIKLI

    Bir pipom var yamalıklı
    Palto giyerim alıklı
    Oğlum kızım çarıklı
    Mes giymemiş soyum benim

    İki gözüm görmez benim
    Kimse halim sormaz benim
    Beş gün evde durmaz benim
    Gurbet oldu köyüm benim

    Bir eşim var kızıl sarı
    Gubardır gezer saçları
    Benim der dünya dilberi
    Böyle düşmüş payım benim

    Sır saklamam sitir örtmem
    Tangolardan otur örtmem
    Hecap bilmem hatır örtmem
    Olmaz olsun huyum benim

    VEYSEL sözün beş par'etmez
    El bir taraf yare yetmez
    Günah yanından hiç gitmez
    Bilmiyorum ki neyim benim


    BİR DERD EHLİ BULSAM DERDİM SÖYLESEM

    Bir derd ehli bulsam derdim söylesem
    İyi olmaz derdlerim halim n'olacak
    Hekimler derdime derman bulamaz
    Bir değil beş değil derd kucak kucak

    El vurma yarama yaklaşma kardaş
    Derdimi söylesem tükenmez baş baş
    İçimde yanıyor tütünsüz ateş
    Ceset soba gibi kalbim bir ocak

    Aşıklar alemde gülmez dediler
    Akar göz yaşlarım silmez dediler
    El elin derdini bilmez dediler
    Kimler gelip hatırımı soracak.

    Katlan bu cefaya sabreyle gönül
    Bu dünyanın işi hep böyle gönül
    Başından geçeni sen söyle gönül
    Neler geldi geç oldu olacak

    Veysel'in derdine bulunmaz çare
    Etseler vücudun hem pare pare
    Bir arzuhal sundum hakiki yare
    O yar gelip yaralarım saracak


    BU ALEMİ GÖREN SENSİN

    Bu alemi gören sensin
    Yok gözünde perde senin
    Haksıza yol veren sensin
    Yok mu suçun burda senin

    Kainatı sen yarattın
    Herşeyi yoktan var ettin
    Beni çıplak dışar'attın
    Cömertliğin nerde senin

    Evli misin ergen misin
    Eşin yoktur bir sen misin
    Çarkı sema nur sen misin
    Bu balkıyan nur da senin

    Kilisede despot keşiş
    İsa Allah'ın oğlu demiş
    Meryem Ana neyin imiş
    Bu işin var bir de senin.

    Kimden korktun da gizlendin
    Çok aradın, çok izlendin.
    Göster yüzünü çok nazlandın
    Yüzün mahrem ferde senin

    Binbir ismin bir cismin var
    Oğlun, kızın ne hısmın var
    Her bir irenkte resmin var
    Nerde baksam orda senin

    Türlü türlü dillerin var
    Ne acaip hallerin var
    Ne karanlık yolların var
    Sırat köprün nerde senin

    Ademi sürdün bakmadın
    Cennette de bırakmadın
    Şeytanı niçin yakmadın
    Cehennemin var da senin

    Veysel neden aklın ermez
    Uzun kısa dilin durmaz
    Eller tutmaz gözler görmez
    Bu acaip sır da senin


    ÇAMLIBEL

    Bir yar için diyar diyar dolandım
    Yoruldum da Çamlıbel'e yaslandım
    Irmak oldum çalkalandım bulandım
    Duruldum da Çamlıbel'e yaslandım

    Gahi gönül oldum yüksekten uçtum
    Ferhat oldum aşk uğrunda çalıştım
    İrenk irenk çiçeklere karıştım
    Dirildim de Çamlıbel'e yaslandım

    Yıldızdağı Pir Sultan'ın yaylası
    Kılıç kalkan kırat beylerin süsü
    Kulağıma değdi Köroğlu sesi
    Dirildim de Çamlıbel'e yaslandım

    Feleğinen çok oynadım ütüldüm
    Bir zalimin tuzağına tutuldum
    Haraç mezat dost uğrunda satıldım
    Verildim de Çamlıbel'e yaslandım

    Veysel der bir yarin derdine düştüm
    Aşkın dolusunu elinden içtim
    Kendi kaçtı hayaline ulaştım
    Sarıldım da Çamlıbel'e yaslandım
    ÇARIK MESS KONUŞMASI

    Çarık söylüyor:

    Aman kardeş cok üşüdüm
    Sen köşede ben dışarda
    Senin ile kardeş idim
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Elin, yüzün çamur bu ne
    Git ahırda kızınsene
    Laf istemem uzun çene
    Ben köşede sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Sen de deri, ben de deri
    Görüyon mu kör kaderi
    Sen tutmuşsun mevkileri
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Neler gördüm tezgahlarda
    Hiç gezmedim uzaklarda
    Hakkım vardır bu haklara
    Ben köşede, sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Güzel güzel halı kilim
    Senin kılın benim kılım
    Tepeleyip etme zulüm
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Ben kimseye etmem zulüm
    Ne çare ki böyle yolum
    Halı gene benim halım
    Ben köşede sen dışarda

    Çarık söylüyor:

    Sen gezersin halılarda
    Güzel güzel balolarda
    Ben gezerim çalılarda
    Sen köşede ben dışarda

    Mes söylüyor:

    Mes çarıktır, çarık mestir
    Yürürlerse aynı sestir
    Veysel söyler bir nefestir
    Gah içerde, gah dışarda


    ÇIRPINIP İÇİNDE

    Çırpınıp içinde döndüğüm deniz
    Dalgalanır coşar rüzgarından
    Mevce gelir coşar inleyen aşkım
    Ah çektikçe kaynar gelir derinden

    Derya coşar inci saçar kenara
    Aşk ehli dayanır ateşe kara
    Bülbüller gül için giyinler kara
    Seherler uyanır gülizarından

    Dert ile mihnete dalmayan aşık
    Ne yemiş ne doymuş eli bulaşık
    Kınama Veysel'i fikri dolaşık
    Ayrılmış yarinden yar diyarından


    ÇOK YALVARDIM ÇOK YAKARDIM

    Çok yalvardım çok yakardım
    Uyanmadı kara bahtım
    Şansım küsmüş etmez yardım
    Uyanmadı kara bahtım

    Uyur uyanmaz ikbalim
    Nic olacak benim halim
    Boynuna olsun vebalim
    Uyanmadı kara bahtım

    Kader kadere eş oldu
    Ağladım gözüm yaş oldu
    Uzun boylu savaş oldu
    Uyanmadı kara bahtım

    Tecellim bozuk temelden
    Gitti gençlik çıktı elden
    Aşka mahkumuz ezelden
    Uyanmadı kara bahtım

    Kısmet beni diyar diyar
    Dolandırır bilmem ne var
    Veysel oldu candan bizar
    Uyanmadı kara bahtım


    DALGIN DALGIN SEYREYLEDİM ALEMİ

    Dalgın dalgın seyreyledim alemi
    Renkler ne çiçekler ne koku ne
    Bir arama yaptım kendi kafamı
    Görünen ne gösteren ne görgü ne

    Çeşitli irenkler türlü görüşler
    Hayal midir rüya mıdır bu işler
    Tatlı muhabbetler güzel sevişler
    Güzellik ne sevda nedir sevgi ne

    Göz ile görülmez duyulan sesler
    Nerden uyanıyor bizdeki hisler
    Şekilsiz gölgesiz canlar nefesler
    Duyulan ne duyuran ne duygu ne

    Kimse bilmez dünya nasıl kurulmuş
    Her cisime birer zerre verilmiş
    Cümle varlık bir kuvvetten var olmuş
    Gelen ne giden ne yol ne yolcu ne

    Herkese gizlidir bu sırr-ı hikmet
    Her nesnede vardır bir türlü ibret
    Veysel'i söyletir bir büyük kuvvet
    Söyleyen ne söyleten ne Tanrı ne?


    DELİ GÖNÜL DEĞME ÇAYDAN BULANMAZ

    Deli gönül değme çaydan bulanmaz
    Coşarsa dalgası kendinden olur
    Derdsiz aşık diyar diyar dolanmaz
    Gezdirir kavgası kendinden olur

    Gönüle delidir demiştik baştan
    Üşenmez borandan ıslanmaz yaştan
    Boğulmaz denizden yenmez ateşten
    Ateşi kor közü kendinden olur

    Gönül bir deryadır dalgası dinmez
    Her güzele meyil verip dost denmez
    Taşıma su ile değirmen dönmez
    Dökülür çarka su kendinden olur

    Yüce dağlar ova gibi düzlenmez
    Veysel muhannetten kerem gözlenmez
    Tilki gölgesine arslan gizlenmez
    Yiğidin gölgesi kendinden olur


    DOSTLAR BENİ HATIRLASIN

    Ben giderim adım kalır,
    Dostlar beni hatırlasın.
    Düğün olur, bayram gelir,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Can bedenden ayrılacak,
    Tütmez baca, yanmaz ocak,
    Selam olsun kucak kucak,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Açar solar türlü çiçek
    Kimler gülmüş, kim gülecek
    Murat yalan, ölüm gerçek,
    Dostlar beni hatırlasın.

    Gün ikindi akşam olur,
    Gör ki başa neler gelir,
    Veysel gider, adı kalır
    Dostlar beni hatırlasın

  2. #2
    Mir Bey - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Site Sahibi
    Üyelik tarihi
    30.Aralık.2008
    Mesajlar
    19,893
    Konular
    13518
    Aldığı Beğeni
    33
    Verdiği Beğeni
    4
    emeğine sağlık nalin ozan hayatlarını paylaşmişsın benimde hayatımı paylaşabilirsin bende bir ozanım haha +rep

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •