'' Bugün berbat bir gün! ''

Kaybedecek çok şeyleri... Bugün neresinden bakarsanız bakın berbat bir gün onlar için.

Ankara’da, Gaziosmanpaşa semtinde açtığı ofisinde yıllardır Türk ordusuna envai çeşit silah pazarlayan tüccar için 30 yıllık savaşın sonunun geldiği bugün berbat bir gün. 30 yıldır verilen savaşta Türk ordusuna sattığı onlarca savaş helikopterinden aldığı komisyonlarla oğlunun altına Ankara sokaklarında turlasın diye son model arabayı alırken artık iki kez düşünecek. Son 30 yıldır açıktan aldığı komisyonları verdiği rüşvetleri kimsenin kimseye hesap sormadığı ballı dönemi geride bırakıyor. Karalar bağlayıp “Şimdi ne yapacağız” diye kara kara düşünmeye bugün başlaması biraz da bundan...

Güneydoğu’nun eski ağası, son 30 yılın savaş ağası için berbat bir gün bugün. Eskisi gibi devlet bütün ‘marabalarına’ farklı isimlerde maaş bağlayamayacak. Savaşın şu ya da bu cephedeki parçası olduğu için birilerinin açıktan getirilen avantasından yararlanamayacak. Silahla alın terinin kazanılamayacağını o da artık öğrenecek. Güneydoğu’da barış güvercinlerinin uçmasının sinirleri bozması normal. Artık tarlasını ekmesi, hayvanını gütmesi, silahını gömüp köy hayatına geri dönmesi gerekecek. Kanlı savaş avantası buraya kadar! Bugün Güneydoğu’nun isimsiz savaş lordları için berbat bir gün...

Vatanı böldürmezler

Kahvede tavla oynarken gelen zarı bağıra bağıra Kürtçe söyleyip ardından “Bu Kürtlere bu vatanı böldürmeyiz” nakaratından başka bir siyasi görüşü olmayan lümpen adam için karşısındakilerden “Gelin Misak-ı Milli sınırları içinde hareket edelim” lafını duymak kolay hazmedilecek bir lokma değil. Siyaset ayarlarını sıfırlayınca kafası karışacak. Kafası karışınca... Uzatmayalım. Zor bir gün!

Meclis’te yıllardır yan gelip yatan, seçim öncesi oy aldığı seçmenin gittiği kahveye uğrayıp sandalyenin üzerine çıkıp vatan millet edebiyatı paralayan politikacı için berbat bir gün bugün. Daha düne kadar bir çığ gibi büyüttüğü milliyetçi söylem bir kar yığını gibi eriyip gidecek. Yıllardır bir milim ilerlemeden tekrar ettiği retorik, bir günde elinden gidiverdi. Gül gibi oy ambarında kirli bir savaşın sonuna gelindi. Şimdi milliyetçiliğin yeni bir tanımını bulması ve o tanımın arkasını doldurması gerekecek. Bugün o tembel politikacı için berbat bir gün.

Yıllardır şiddetin dilini manşete çekip gazete yöneten, kaptığı köşesinde yine yıllardır aynı ezberden sığ milliyetçiliğin ezberlerini tekrar eden gazeteci için berbat bir gün. Artık eskisi gibi kolaydan bulduğu klişe ve kin dolu manşetleri çekerek gazete satamayacak, düne kadar köşesinden pompaladığı korku ile caka satamayacak. Zamanın ruhunu okuyamayanların tarihin çöp sepetine gideceği bir kez daha deklare edildi. Savaş gazetecilerinin barış gazeteciliğinin başladığı bu ilk günde işi zor. Kaybedecek çok şeyleri, öğrenmek için çok az zamanları var. Bugün neresinden bakarsanız bakın berbat bir gün onlar onlar için.

Yıllardır dağa demir atmış, savaştan kendine bir kariyer yaratmış, o savaşın, savaş onun olmazsa olmazı olmuş, elindeki silahı ne yapacağını bilmeyen, silahsız nasıl bir hayat olduğunu unutan, yeni bir hayat kurması gereken, keskin bıçak Kürt militan için berbat bir gün bugün. Bu barış halayları onun için iki ucu keskin bıçak.

Politika barajını Kürtlerin dinsizliği üzerine kuran kurnaz politikacı için Kürtlerden “Aynı dinin altında birleşelim” çağrısını duydukları berbat bir gün bugün.

Batılı analist rahatsız

Türkiye üzerine yıllardır PKK’nın savaş dili üzerinden ahkâm kesen Batılı analist için de berbat bir gün. Tüm ezberleri altüst oldu. Çözümsüzlük üzerine yıllardır kurdukları oyun kâğıdından kuleler bir mektupta yıkıldı. Artık eskisi gibi bilmiş bir edayla “Kürtleri biz anladık, siz anlamıyorsunuz” diyemeyecek, konferanslarla koca bir ulusa akıl veremeyecek, “Siz Türkler sadece savaşmayı bilirsiniz” diye üst perdeden ahkâm kesemeyecek. Yeniden kurulan bu düzeni, barışı anlaması hem zaman alacak hem de emek gerekecek. Sosyal medyada bunca barış lafı havada uçuşurken Kürtlerden daha Kürt, savaşçılardan daha savaşçı söylemlerine artık bu topraklarda yer yok. Afallamasını ve çuvallamasını bu yüzden anlamak gerek.


Bugün ama, ama, amalayarak günlerini geçiren endişeli modern için berbat bir gün. Amaları elinden alınmış bir çocuk gibi dımdızlak ortada kaldı. Kendisine yeni amalar bulması zaman alacak.

Türkiye’nin yıllardır hasret kaldığı ve nihayet barış umudunun ilk kez bu kadar net yeşerdiği bu bahar günü son 30 yılın belki de en güzel günü... Ama kabul edelim ki aynı gün bazıları için berbat bir gün.

İşleri hiç de eskisi kadar kolay olamayacak.

Dipnot: Yıllardır bu konuyla ilgili yazdığı onlarca yazıda tam da bugün yaşanan çözüm ortamını işaret eden Sevgili Mehmet Ali Birand’ın görmesi gereken bir gündü... Barışa olan umudunu hiç yitirmeyen ve bu uğurda yaptığı haber ve yorumlarla önemli payı olan Birand’ı da bu güzel günde sevgiyle anıyorum.

//Radikal