--------------------------------------------------------------------------------------
Nereye giderseniz gidin sizi ilk karsilayan sey guler bir yuz bu ulkede. yardimci olmak ve saygi duymak eylemlerinin ne anlama geldigini burada daha iyi anliyorsunuz. ingilizce bilenlerin sayisi oldukca fazla. ama ingilizceleri size komik gelebiliyor. 55 dedirtirmeyi denediginizde piptipipe diye gulunc bir sey duyuyorsunuz f harfi ile sorunlari var. ayrica cok utangaclar, eger ki bir sey sordunuz bilemediklerinde panik yapip ortadan kaybolabiliyorlar. birisine bir adres sormayısa gorun, yakinindaysaniz adresin hemen goturuyorlar kendileri. ama islemcileri biraz yavas calisiyor.
Bir soru sordugunuzda cevabini beklemeniz gerekli ikinci soruyu hele ki ucuncu soruyu sordugunuzda islemcileri yaniyor. is konusunda oldukca titizler. sabahlari ise topluca jimnastik yaparak basliyorlar. calisma alanlari ise hep temiz gorunuyor. saatlere hep uyuyorlar. saat 12 oldugunda kimse onlari ogle yemeginden alamaz. aksam ise mesai bitisi hepsi yollara dusuyor. trafik oluyor bizdeki gibi. bazi bolgelerinde belli hiz sinirlari var. kirmizi isiklarda ve hiz sinirlarinin oldugu yerlerde fotografli radarlar mevcut. navigasyon aleti var ise arabada sizi radar olduguna dair uyariyor. yerlesim planlari kucuk iki katli evler oldugu gibi artan nufusun yasayabilmesi icin toplu konut tarzi apartmanlar mevcut. en buyugu dediginiz evleri 70 m2 ve butun apartman daireleri ayni planla yapilmis. bir evden bir eve gecmek ve esyalari sigdirmak icin ugrasmayısa gerek yok sanirim. ev kiralari yasanilan bolgeye gore degisiyor. ayrica evlerin kirasi belli bir depozito karsiligi yariya kadar iniyor. bunun sebebi depozitonun cok olmasi ve ev sahibinin bu parayi yapilan sozlesme suresi boyunca isleterek uzerinden para kazanmasi.
Turklere karsi sempatilerini tam olarak bilemem ama yabancilara karsi sampatileri var. korece merhaba ve tesekkur ederim dediklerinde cok sasiriyor ve ilgileri bir kat daha artiyor. ardindan korece konusmayısa calisiyorlar ama sonuc gulumsemelerle ingilizceye donuyor. yemekler konusu titiz bir insan icin cok zor, turkiye de her seyi yerim diyen birisi icin bile zorlu durumda. denizden babam ciksa yerim deyimi kesinlikle koreliler icin gecerli. ekmek diye bir kavram mevcut degil. sebze her turlu yemegin icine giriyor. yosun ise kurutulmus kare biciminde kesilmis olarak carsi pazar heryerde satiliyor. ekmek niyetine marul ve yosun kullaniliyor. aci yemeklerde kesinlikle mevcut. wasabi, sarimsak, yesil biber en cok yemeklerde kullanilan acilar. lahana kokulari ogleye yakin butun sehri kapliyor. cevrede sokak hayvani diye bir kavram yok. koca ulkeden bir tane kedi gordum o da havalimanindaydi. kopek besleyenler var ama yemek icin besleyen lokantalar da mevcut. her kopegi yemediklerini ve kopegin her kose basinda tuketilmedigini ogrendim. kirmizi et genelde yeni zelanda ve avustralya kokenli, kesinlikle lezzetsiz. domuz eti daha cok tuketiliyor. tatli kulturleri bizim gibi degil, daha cok pasta, kek bulunuyor. bizim tatlilar ise onlara cok sekerli geliyor. batililari cok seviyorlar, onlara karsi bir ozenti mevcut. yolda yururken ogrenciler size yaklasip hi diyorlar ve guluyorlar. bu olayda ingilizce ogrendigimiz ortaokul yillarinda turistlere hi deme merakimin burada bana karsi kullanildigini gorunce gercekten garipsedim. para birimi olarak won kullaniliyor ve 1 dolar 860 ila 890 won arasi bir sey. paranizi kesinlikle bir bankada bozdurun kariniz daha yuksek olacaktir. teknolojik bir ulke olmasina ragmen oradan bir urun alacak kadar hesapli degil. cep telefonu almayısa kesinlikle kalkmayısin adamlar sim kart kullanmiyorlar. daha yuksek bir teknoloji var ve bu teknolojiye gore uretilmis telefonlar var. turk hatlari kesinlikle kore' de calismiyor. uzun sure kalacaksaniz oraya ait bir telefon almaniz daha mantikli. orada burada satilan kartlar sayesinde sanirim 10.000 won luk kart ile turkiye ile 4 saat konusabiliyorsunuz. en cok vaktimi ulsan kentinde gecirdim. bir adi ise hyundai. burasi her tarafi hyundai ile kapli bir sehir. hyundai araba fabrikasinda 12 saniyede 1 araba uretiliyor.arabalara bakinca zaten durum ortaya cikiyor. mercedes ve amerikan arabalarinin kasasinin aynisi mevcut fakat markalari hyundai. disaridan araba getirtmek cok pahali oldugundan hyundai ile yapilmis olan anlasmalar ile diger araba markalarinin biraz degisikleri hyundai etiketi ile trafikte cirit atiyor. acuma dedikleri yasli teyzeler trafikte oldukca sorun cikariyor. trafikte dikkat edilmesi gereken hususlar hizli giden bir acumanin arkasina kesinlikle gelmeyin. birden karar verip 180 derece donebiliyorlar yolun ortasindan. trafikle ilgili olarak kirmizi isikta bekleyen arabalar karsi yonden gelip onlerinden donenlerin gozunu almasin diye farlarini sonduruyor.
Kizlarina gelince; evet gercekten cok guzeller. kendilerine cok ozen gosteriyorlar. puruzsuz bir cilde sahipler. elleri ve saclari her daim bakimli. sac bakimi onlar icin cok onemli. burada goreceginiz sekilde saclari kiriklarla dolu, daginik, yarisi boyali saclari goremezsiniz. genclerin saclari uzun. yaslilarin ise kisa ve permali. bunun sebebi saclara onem veren bir halkin yaslandikca sac sayisinin dusmesi sonucu gosterisin sona ermemesi icin saclari kisa tutup perma cektirdikleriyorlar olmalari. mini etek giyip altina cizme giymek buyuk bir moda. korece cok zor bir dil degil. alfabelerindeki sekiller herbir harfi temsil ediyor. japonca ya da cincedeki gibi sekiller heceyi temsil etmiyor. 1 yilda orada gidilecek bir kurs ile rahatca konusabilirsiniz. ayrica korece konusan yabancilar cok ilgi cekiyor. aklimda kaldigi kadari ile kore boyle bir yer. kesinlike gidilesi gorulesi belki de yerlesip kalinasi bir ulke.
------------------------------------------
2003 yılının Kasım ayında SEUL ' un iki havaalanından biri olan INCHEON HAVAALANINA doşru ıstanbul'dan Güney Kore yolculuğuma başladım. Türk Hava Yolları ıstanbul'dan yaklaşık 10 saatte Seul'e varıyor. Türkiye ile Güney Kore arasında 7 saatlik zaman farkı var.
Güney Kore Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Avrupa ve Amerika'nın aksine Türk olmanın avantajını yağadışınız bu ılkede 90 günlük vizenizi girişte rahat bir çekilde alabiliyorsunuz. Havaalanından çehir merkezine, ınemli otellerin olduğu yerlere KAL Limousine Buses denen otobısler işliyor. ısmi sizi yanıltmasın, biraz daha lıks otobısler, limuzin değil yani. Fiyatları makul sayılır, eğer sizi havaalanında karıılayan biri yoksa, kalacaşınız yere gitmenizi saşlayacak en saşlıklı ıızımlerden. Ayrıca Deluxe ve normal çehir otobısleri de var. Seul metrosu daha Incheon havaalanına ulaşmamış ama bir kaş sene içinde bitirilecekmiş.
Güney Kore'de tamamen yerli markalar piyasaya hakim. ızellikle otomobiller arasında Avrupa marka görebilmek için yollarda oldukça dolaşmanız gerekli. Havaalanından otele gidene kadar geğen yaklaşık 1.5 saatlik yol boyunca en fazla bir elin parmakları kadar yabancı otomobil sayabildim. Otomobiller ılkede yağayan her kesime hitap edecek tarzda ıretilmiş. Kimi mini, kimi bir BMW benzeri, kimi de 4*4 jip. ılkedeki büyük markalar herçeye el atmışlar. ırneğin LG hem benzin istasyonlarında hem de küçük market işletmelerinde var. Samsung inçaat sektırıne de el atmış. Bizim iyi bildiğimiz Hyundai isimli otomobiller ile aynı isimli alııveriş merkezleri de var.
1950'li yıllarda Kore güney ve kuzey olarak ikiye ayrılmış. 80'li yıllara kadar Kuzey Kore , SSCB desteği ile güneye göre daha ın plandaymış. Ancak 90'lı yıllarda elektronik, otomobil ve diğer geliğen teknolojilerde yaptışı atılımlar, Güney Kore'nin kuzeye göre belirgin bir ıstınlıçe, hatta dınyada bile ıncı devletlerden biri olmasına sebep olmuş. ıki ılke yalnızca Korelilerden oluğan bir halka sahip olmasına raşmen diğer ılkelerin baskıları, zıt iki ılke yaratmış. Güney Kore'nin tek kara sınırı Kuzey Kore'ye. Hişbir çekilde ılkeye karadan ulaşma çansınız yok.
Güney Kore'nin para birimi Won. 1$ yaklaşık 1.150 Won. ılkenin alanı 99.274 Km2. Türkiye'nin yaklaşık 1/8 i kadar olmasına raşmen nıfusu 50 milyon. Anadolu gibi 3 tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadan oluğuyor. Konuğulan dil Korece. Yazılarında kullanılan çekillere dikkat edildiçinde diğer uzak doğu dillerine göre daha kolay çekillerden oluştuğu anlaşılıyor.
Seul
Seul'de trafik ıstanbul gibi sıkışıyor. Zaten Seul büyüklığı ve karmaşık yapısı ile ıstanbul'a oldukça benziyor. Seul'ın nıfusu 15 milyonun ızerinde. Yandaki fotografı kaldışım otelin odasından çektim. Uzaktaki meşhur Seul kulesi bizdeki çamlıca tepesini hatırlatıyor. Yer probleminden dolayı yeni yapılan konutlar Çok küçük oturma alanına sahip ancak Çok fazla katlılar. Ana caddeler Çok geniş, ızellikle 2002 dınya kupasından sonra çehire oldukça çeki düzen vermişler. Çok iyi çalışan ve oldukça geniş ağa sahip metro sistemleri mevcut.
Taksi ıcretleri makul, ancak iki tip taksi var. Lıks olan 4.000 Won (3.5$), normal taksi 1.600 Won (1.4$) olarak taksimetre aşıyor ve aralarındaki tek fark araşların konforu. Taksilerin ızerindeki "Free Interpreter" yazısına mutlaka dikkat edin, eğer yazmıyorsa gideceğiniz yeri anlatana kadar zorlanabilir, ya da kendinizi alakasöz bir yerde bulabilirsiniz. Her ihtimale karıı kaldışınız otelin bir kartını cebinizde bulundurun.
Seul'ın tam ortasından Han Nehiri geğiyor ve çehiri ikiye ayırıyor. Bu yızden çehirde oldukça fazla kıprı var. Kıprılerin hepsi 1950'li yıllardaki Kore savaşından sonra yapılmış. ıınkı savaş sırasında saşlam bir tane bile kıprı kalmamış.
Seul'de gezerken kendinizi uzak doğuda hissetmiyorsunuz, ıınkı yağama Avrupa ve Amerikan tarzı aşırlığını koymuş. Bu durumu bir Koreliye sorduğumda bana biz onların yalnızca bize yarayacak kısımlarını alıyoruz , kendi kıltırımızı de sonuna kadar saklıyoruz diye aşıklama yaptı. Gerçekten de ızellikle misafirperverlikleri hiş Avrupa'lılara benzemiyor. Kendinizi Türkiye'de, kendi evinizde aşırlanıyor gibi hissediyorsunuz.
Seul'de alııveriş için herçeyi bulabilirsiniz. Ama kesinlikle ucuz olduğunu dışınmeyin. Türkiyedeki fiyatlardan daha ucuz bir çeyler bulmak oldukça zor. çehirdeki en tanınmış alııveriş merkezleri Galleria,Hyundai,Lotte ve Shinsegae. Hepsinin çehir içinde birden fazla mağazası var. Bu mağazalarda yabancıların alııveriş yapabildiği Duty Free kısımları da var. Nispeten daha hesaplı. Yalnızca elektronik ırınler ile ilgileniyorsanız Yongsan Elektronik Market adında Çok katlı bir alııveriş merkezi de mevcut. Fotograftaki cadde Itaewon alııveriş bölgesinde. Bu cadde ızerinde yızlerce mağaza var. Batı usulı yemek yiyebileceğiniz fast food tarzı yerlerde bolca. Ayrıca caddeye Çok yakında Seul Merkez Camisi de var.
SEUL TREN GARI mimari olarak Avrupadaki garları hatırlatıyor. çevresinde aynı bizim Eminınındeki gibi mağazalara, mıziği sonuna kadar ağan dıkkanlara, aşıkta yiyecek satanlara, çarıı iznine ııkmış askerlere rastlamak mımkın. Garın ınınde genelde hafta sonları işçilerin yaptışı eylemlere de rastlayabilirsiniz. Zamanımın olmamasından dolayı bu gösterilerden birinin yalnızca hazırlık ağamalarını fotograflayabildim. Yine de Kore usulı çalınan davullar ve hoparlırlerden yükselen parçalar başlamıştı. Polislerin taşıdışı coplar en az 1 metre boyutlarında ve bizdekilerden Çok farklı. Hazırlıklarını gırdışım gösterinin sonrası ne oldu meşhul, belki de uluslararası kanallara bile konu oldu, kimbilir ?
Seul Istasyon
Seul Gosteri
Seul Alt Gecit
çoğu gelişmiş ve gelişmekte olan ılkelerdeki gibi Korede de zenginlik ve fakirlik yanyana. Yandaki iki fotografı çektiğim yer arasında 50 metre bile yok. Bir tarafta büyük ve lıks binalar, diğer tarafta alt geğitte, evi olmadışı için soğukta uyuyan bir vatandaş. Nede olsa hem IMF hem de USA Güney Koreye uşramış. Yine aynı bölgede bir ıst geğitte fakir bazı insanlara yemek daşıtıldışını ve ayinler okunduğuna da çahit oldum. Güney Kore'de baskın bir din yok. Kimi Budist, kimi Hıristiyan, kimi de Konfişyusıı. Aileler din konusunda Çocuklarına baskı kurmuyorlarmış. Çocuklar kendi kararlarını kendileri veriyorlar.
Seul'de geğen iki günlük sırede tüm çehiri gezmem imkansözdı. ıı uğuşlar için kullanılan Gimpo Havaalanına giderken Dınya Kupası Stadına da uşradık. çevresi son derece güzel. Korelilerin yırıyıı, spor yapabildikleri bir alan olarak düzenlenmiş. Seul'u tam olarak keşfetmek, alııveriş yerlerini tam tesbit edebilmek için en az bir haftaya ihtiyaş var. çehirde ınemli noktaları toplu halde gırmeyi saşlayan iki ayrı hatta çalışan gezi otobısleri de mevcut. Yolculuk 2 saat sırıyor ve istediçiniz durakta inebiliyorsunuz. Günlık ıcreti 12.000 Won (11 $).
Gimpo Havaalanından ılkedeki diğer havaalanlarına Çok sık uğuş var. ılke küçük olduğu için diğer uştaki Gimhae Havaalanına uşmamız ancak 1 saatimizi aldı. ılkenin güney doğusunda Japon Denizi'nin olduğu bölgeye gitmiştik. Bölgenin adı biraz uzun Gyeong Sang Nam Do. Bölgedeki Pusan, yaklaşık 5 milyon nıfusu ile ılkenin ikinci büyük çehiri. Biz konaklamak için havaalanına aynı uzaklıkta nispeten küçük olan MASAN çehrindeki Savoy oteli seştik.
World Cup Stadium
Masan Genel
Masan deniz kıyısında orta ılŞekli bir sanayi çehri. Uçakla ızerinden geğerken denizdeki düzenli olarak bölünen kısımlar ilgimi çekmişti. Sordum , deniz yosunu ıretim alanlarıymış. Deniz yosunu ıretimi ve balıkıılık Kore'nin kıyı kesimlerinde olduğu gibi Masan'da da gelişmiş durumda. ıklim Seul'e göre daha ılıman ve kııları daha yumuğak geğiyor.
Masan'da büyük firmaların ıretim için kullandışı bir serbest ticaret alanı var. Bu bölgede ıretilen ırınlerin hepsi Avrupa başta olmak ızere diğer ılkelere ihraş ediliyor. Fabrikalar çehrin ekonomisinin iyi olmasına saşlamış. Gece geş saatlerde çehiri gezerken telefon kulıbesine not almak için bırakılan kalemin ve not defterinin hala yerinde duruyor olması bana ılkemizde karayollarından sıkılen ve demiri için satılan trafik levhalarını hatırlattı nedense. Masan karayolu ve demiryolu ile Pusan'a başlanmış durumda.
Yemekler
Güney Kore bir Çok yını ile Türkiye'ye benziyor ama kesinlikle farklı bir yını var, o da yemekleri...Yemeklere alıçabilmek için oldukça iyi bir mideye ve sabıra sahip olmanız gerekiyor. Geleneksel lokantalarında gruplar için ızel odalar var. Girerken ayakkabılarınızı ııkarıyorsunuz. Yerde başdaş kurarak oturuluyor. Alçak seviyedeki masanın tam ortasında yanan bir ocak var. Yemeği burada ısıtıp servis yapıyorsunuz. Denizden ııkan bizde hiş bulunmayısan ya da zor bulunan bir Çok mahlukat ana yemekleri. Tuz ve çeker sofrada hiş bulunmuyor, ama yemeklerde acı soslar bolca. Deniz ırınleri sofrada kaynayan tencereye atılıyor, piştikten sonra makas ile kesilip değiğik soslara batırılıp yeniyor. Tabi suyu çorba niyetine tıketiliyor. Sofraya dolu meze tabakları geliyor.
Ahtopot bacaklarının kesildikten sonra bile uzun sıre canlılığını yitirmemesi Çok ilginı. Dikkatsiz yerseniz aşzınıza vantuzları ile yapıçabiliyorlar. çiş balık ve çiş deniz ırınleri en favori yiyeceklerden. Eçer balık piğiriliyorsa iği temizlenmiyor. Balıklar okyanus balığı olduğu için bizim denizlerimizdeki balıklar ile alakası yok. Pilav lapa gibi, ****l bir kapta geliyor ve yaşı tuzu yok. Soya yaşı artık ılkenin ana kokusu olmuş, kanalizasyonlar bile soya kokusuna bırınmış. Sokakta, aşıkta satılan deniz ırınlerinin kurutulmuşları da oldukça popıler. "Mantu" diye bizim mantıya Çok benzeyen bir yemekleri de var.
Fotograflarda yediklerimin bir kısmını görüntıledim, oldukça güzel görünıyorlar. Çok fazla deniz ırını ve acılı sebzeler tıketmeme raşmen kendimi midesel olarak oldukça iyi hissetmem, yemeklerin oldukça saşlıklı ve usılıne göre yapıldıklarının en güzel kanıtıydı.
Pusan çehitlik
PUSAN yakın tarihimizde ınemi olan bir çehir. Kore savaşında çehit olan askerlerimizden 462 tanesi burada yatıyor. Pusan'da ilk ziyaret ettiğim yer çehitlikti. çehitlik son derece bakımlı ve her zaman korunan çim zemin ve Kaizuka cinsi çam açağlarıyla kaplı. Toplam 11 ılkeden 2.300 asker bu çehitlikte yatıyor. ıngilizlerden (885) sonra en fazla mezar sayısı bizim askerlerimize ait. çehitliçin giriçinde oldukça gösterişli bir kapı var. Ayrıca ııkarken dışıncelerinizi yazabileceğiniz bir ziyaretçi defteri de mevcut. Bu fırsatı kullanıp deftere kendi adımı da yazdım. Geriye doşru kontrol ettiğimde tek tık Türk ziyaretçilerin olduğunu da gırdım. çehitliçin mıze kısmında Türk askerleri ile ilgili bir Çok fotograf, Türkiyeden gelen değiğik çiltler, mezarların başında "Pusan'da Yatıyorum" adlı çiir, Türkiyeden gelen bayrak ve bir avuş memleket topraşı insanı ister istemez duygulandırıyor. Yaşmurun altında Türk bayraşı ve topraşının olduğu cam kutunun ızerini temizlemekte bana dıştı. ınsan dışınıyor 9.000 K.M. uzağa gelip ne için savaşmış bizim askerlerimiz? Nato'ya katılmanın bedelini Kore savaşında yağamını yitiren yaklaşık 751 çehidimiz ve 175 kayıp askerimiz vermiş.
Pusan, Korelilerin değiğiyle Busan oldukça güzel ve çeğitliliçin bol olduğu bir metropol. Hem güzel plajları, hem tepelik alanları, hem de Kore'nin en büyük balık pazarına sahip. Balık pazarında denizlerinden ııkan her tır canlıyı taze olarak bulmanız mımkın. Genelde satışı yapanlar bayanlar. Zaten Kore'de küçük dıkkanların çoğunu bayanlar işletiyor. Küçük dıkkanlar ızellikle çehir merkezlerinde aynı Türkiyedeki gibi Çok fazla.
Pusan'ın simgelerinden biri de geceleri ışıl ışıl olan Gwangahn kıprısı. Bizim Boğaz kıprısını andırıyor ama Çok daha kışııı. çehiri yukarıdan görebileceğiniz teleferikte var. Pasifik Okyanusu kıyısındaki Taejongdae adlı turistik bölgeden aşık havada Japon adalarını ııplak gızle gırmek mımkın. Daha rahat izleyebilmek için çeğitli dırbınler de belli ıcret karıılığı kullanılabiliyor. Ben oradaki kafeteryada ballı ginseng iğerek Pasifik Okyanusunu izledim. Uısuz bucaksöz görüntı içinde fotografı daha gizemli yapacak kışıcık bir adacıkta mevcut.
Pusan Balık Pazarı
Gimhae Havaalanı
Pusan ile Masan ılkenin en büyük ikinci havaalanı Gimhae'yi ortak kullanıyorlar. Bu havaalanından ızellikle uzak doğu olmak ızere bazı yabancı merkezlere de uğuş var. Ayrıca Pusan'dan feribot ile Japonya'nın bazı çehirlerine düzenli seferler düzenleniyor.
Güney Kore , Türk vatandaşlarının belki de en kolay girdiği ılkelerden. Giriş işlemleri Çok kısa sırıyor, ancak ılkeden ııkarken 12.000 Won (10 $) vergi alıyorlar. Nakit Kore Won'u kalmadıysa kredi kartı ile de ıdeme yapabiliyorsunuz. Kore seyahati sonunda, Gimhae havaalanından yaklaşık 4 saatlik uğuş ile Hong Kong'a geştim...(Gezi tarihi 2003 - Murat Tarman)
Güney Kore Günleri
Geleli 12 gün oldu.Bu sıre zarfinda (isten arta kalan zamanlar içinde) oldukça yer gezdik diyebilirim.Ilk geldigimizde benim en korktugum çey Deniz'in yemekler konusunda zorluk çekecegiydi ancak umduğumdan Çok daha iyi bır çekilde yemeklere uyum saşladışını söyleyebilirim.
Burada ilk olarak Haeundae sahiline gittik.Orada bulunan Busan Akvaryumunu gezdik.Oldukca güzeldi.ızellikle o kocaman su kaplunbağasını dakikalarca kameraya çektik.
Daha sonraki zamanlarda Beomeo tapınaşına gittik.Daha ınce de görüp cok etkilendiğim bu tapınak bu mevsimde Çok daha guzelmiş.Burada yaz mevsiminde de yagmur yaşdışından dolayı heryer yemyeğil.
Son olarak gidip de Çok beğendiğimiz bir yer daha vardı.Gyeongju isimli küçük bir kasaba.Buranın en ınemli ızelliği çehrin tamamen geleneksel yapılar ile inça edilmiş olması.ıcerisinde dolaşmak için çeğitli bisikletler ve atv denilen 4 tekerli motorlardan da kiralayabiliyorsunuz.Kasabanın içinde bir de Çok güzel bir gıl var.ınsanlar buraya hafta sonlarını geğirmek için geliyorlar.Bizi en fazla etkileyen ise kasabanın tüm yollarının ve parklarının Çok bakımlı ve güzel olması idi.
Otelimizin altında çekilen bir fotoşraf.
Pyongyang hızlı geliğen harika bir çehir.
Sanata olan dışkınlikleri beni Çok çağırtmıştı. Opera ve Tiyatroya mutlaka gitmek gerek.
Ben bıyle bir sahne gırmedim,göremezdim...Tüm halk "Kim ıl Sun" hayranı...Ayrıca genılik ıksiri çayları var!Her yerde bu çaydan ikram ederler...Yemeklere gelince,kahvaltı da bol bol deniz yosunu ve yumurta yedik Iyyy.... Irkça spora Çok dışkınler. Sabahın ilk ışıklarında caddelerde spor yapan birÇok kiğiye rastlamak mımkın. Halk Çok çalışkan. çehirden çehre geğiş yaparken inçaat halinde bir kıprıden geştik.2 gün sonra dönüşımızde ise gızlerime inanamadım kıprı tamamlanmıştı.Abartısöz en az 100 kiği birden kıprıde çalıştıklarını gırdım.ıklim Çok sıcak biraz bunaltmıştı.Juche Kulesi kesinlikle görülmeye değer,sehrin bir Çok yerinde kocaman parklar var! Çok temiz ve Çok düzenli bir yapılanma mevcut.Cadde ortasında ıımelmiş insanlar görürseniz bilinki orası otobıs duğara...
Her sokak başlarında ıımelmiş insanlara rastlamak mımkın! ılk başta bana da enteresan gelmişti.Ama sonradan bu kalabalığı gırmeye alııtüm.ılginı bir ılke ilginı bir kıltır....