Resimlerde gördüğünüz koyun kemikleri kürtçe Kab dediğimiz[ AŞUK]kabané oyunu
Ben küydeyken çok oynardın halka şeklinde büyük bir çizgi çizerdik herkes 3/5 tane bırakırdı halkanın içine en fazla 10 kişi oynuyabiliyordu

yaklaşık 10 metre ilersinede Bir taş bırakırlardı herkesin elinde seçmiş olduğunu
Bir tanede sürekli oynadığı kabı vardı taşa en yakın düşen kabın sahibi ilk oyuna
başlardı ilk olan kişi halkanın içersindeki kablara atış yapardı ilk atışta halka içersindeki kablara vurduğunda kabları halka dışına çıkardığında

devam ederdi ne kadar çıkara bildiyse o kablar onun olurdu çıkarmadı zaman sıra diğer oyunculara gelirdi bende bazen 200 yakın kab olurdu bu kablar koyunların
bacaklarında çıkarırdık her koyunda iki kab bulunur

Kürtçe Aşuk nedir (Kab)

KARAGUNI: Yani saklambaçtır. Saklambaç oyunu gizlenme, pusuya yatma, avını bekleme, sessizlik, düşmanı aldatma ve sabırlı olmayı öğreten bir oyundur. Bu oyun bugünde oynanmaktadır. Bu durum kültür devamını göstermektedir.

MÜNÜZ (buynuz): denilen bir oyunda oynanırdı. Bu oyun şu şekilde oynanırdı. Çocuklar su kenarında toplanırlar. Bu göllerin kenarında bulunan kumların üzerine otururlar. Bacaklarının arasına kum doldururlar. Bu kumlara elleriyle vurular. Bu çocuklardan birisi ebe olur. bu ebe başında buynuz olan hayvanların isimlerini sayar. Ebenin söylediği her hayvan isminden sonra çocuklar tempolu bir şekilde tekrar ederler. Fakat ebe birdenbire buynuzsuz bir hayvan adı söyleyince bazıları şaşırıp ebenin söylediğini tekrar ederler ki bu durumda ceza alırlardı. Orda bulunan çocuklar ceza olarak bunları suya atarlardı. Bu oyunla çocukların dikkatli ve dayanıklı olmaları gerekirdi.

KUZURCUK; Bu oyun kız çocukları, insan suretinde oyuncaklar yaparak oynamaları şeklindedir. bu oyun günümüzde de devam etmektedir. bu durum Türk oyunlarının çok eskilere gittiklerini göstermektedir. Aile bağlarını güçlendiren bir oyundur.

TEPÜK; Bir nevi futbol oyunu idi. Kaşgarlı Mahmut bu oyunu eserinde şu şekilde açıklar:
Bir yuvarlak cismin etrafına hayvan kılı, keçe ya da bez şeyler sarılmak suretiyle bir büyükçe cisim yani top elde ediliyor. Çocuklar bu cismi tepikleyerek oynuyorlardı. Bedensel gelişim ve mücadele azmini güçlendiren bir oyundu.

KÖÇÜRME; Yere çizilmiş bir takım çizgiler üzerine dizilen taşları göçürme ve yer kapma dolayısıyla öbür tarafın taşlarını bir bir toplayarak kazanılan bir oyundur. Bugün beş taş veya dokuztaş denilen oyuna benzerdir.
Bugün Saka yani Yakut Türklerinin çocukları da bizim beş taş dediğimiz oyunu ve topaç dediğimiz oyunları oynamaktadır.

ÇELİK-ÇOMAK : Biri uzun diğeri kısa iki sopa ile oynanan oyundur.

AŞUK :Bugün aşık dediğimiz bir oyunda vardı. Bu aşık, bir kemiktir. Bugünkü çocukların misketlerle oynadığı gibi bir oyundur. Bu kemiğin 4 yüzeyi vardır. Bu aşık denilen kemiğin düz yüzü, sırt yüzü, çukur ve anaç denilen yüzeyleri vardır. Anaç denilen kısım avuç içini dolduran bir yüzeydir. Bu oyunda önemli olan bu aşık kemiğinin düz yüzünün yere gelmesidir. Buna tam yerine oturdumanasında Cuk oturdu denirdi.

YALNGU (SALINCAK): Çocukların çok sevdiği bir oyunda salıncakta sallanmak idi. salıncaklarda sadece çocuklar değil baharlarda bayramlarda nevruzlarda genç kızlarda sallanırdı.

CEVİZ : Divanda ceviz oyunundan iki yerden bahsetmesine rağmen nasıl oynandığı hakkında bilgi verilmemiştir. Bu oyunda;
Atıç : Çocukların ceviz oynadığı çukur
Eteçlik : Ceviz oynamak için çukur açılmış yer.

KAYNAK : DİVAN-