İSTANBUL -
Özgür Gündem'in 1 ay süreyle kapatılmasına yönelik tepkiler, 'sloganların sadece slogan olmadığını' baskıların yıldırmadığını da bir kez daha görünür kıldı. Yüzlerce kişi, gazetenin yasaklanmasıyla birlikte sokaklara döküldü, Taksim'de toplanarak Özgür Gündem'e sahip çıktı. Kentin en kalabalık caddelerinden İstiklal'de, "Özgür basın susmayacak’ ‘’Kürtler infaz edilemez" sloganları işitildi. Kapatma kararı, siyasetçi, gazeteci ve aydınların da aralarında bulunduğu yüzlerce kişi tarafından protesto edildi.

BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, BDP'li milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Halil Aksoy'un da katılarak destek verdiği yürüyüşe, okuyucular da ellerine gazetenin yasaklandığı günkü sayısını alarak katıldı. "Özgür basın susmayacak", "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganları eşliğinde, demokrasi karşıtı karar kınandı.

KIŞANAK: ÇAĞDIŞI, HUKUKDIŞI, SANSÜR...

AKP Hükümeti'nin ülkede giderek özgürlük alanını daraltan kararlara imza attığına dikkat çekilen yürüyüşte açıklama yapan BDP'li Gültan Kışanak, "Özgür Gündem'in 1 ay süreyle kapatılması, açıkça bir sansürdür" diyerek sözlerine başladı. Kışanak, kendisini 'demokratik bir yönetim'le tanımlayan hiçbir ülkede böylesi uygulamaların olamayacağına vurgu yaparak, şu eleştirilerde bulundu: "Demokrasiyle yönetilen hiçbir ülkede, hiçbir yayın organı sansür niteliğinde bir kapatmayla karşılaşamaz. Ne yazık ki Türkiye'nin basın kanununda özgürlüklerimizi kısıtlayan TMK'de devlete, hükümete sansür yapma yetkisi bulunuyor. Bu, çağdışı ve hukuk dışıdır."

Kışanak, "21. yüzyılda Türkiye'de sansür var; bunu ilan ediyoruz" ifadeleriyle, AKP'yi teşhir etmeyi sürdürdü: "Özgür Gündem'in yargılama dahi yapılmadan açıkça yayını durduruldu. Peki, Özgür Gündem yarın çıksaydı, diğer günler çıksaydı ne yazacaktı? Bu bilinmeden, henüz ne yazacağının bilinmediği halde bir gazetenin kapatılmasına sansür denir. Türkiye'de basına yönelik baskılar, basın özgürlüğünü kısıtlayan ve totaliter devlet anlayışı düzeyine ulaşmıştır. Türkiye, tutuklu gazeteciler konusunda rekor düzeyinde kötü bir üne sahip. AKP'nin yönettiği, başbakanın 'ileri demokrasi' dediği bu ülkede sansür var gazeteciler cezaevinde."

'AKP BASINI YASAKLAYIP, CİNAYET VE KATLİAM PLANI MI YAPIYOR?2

Konuşmasının devamında kamuoyuna çağrıda bulunan Gültan Kışanak, basının özgür olamadığı ülkede, aslında toplumun da özgürlük alanının tükenmiş olduğuna, şu ifadelerle değindi: "Biz buradan, herkese ama herkese sesleniyoruz; eğer basın özgür değilse, hiçbirimiz özgür değiliz. Eğer basına yönelik baskılar yaşanıyorsa, bu da hepimize yöneliktir, biz de susturulacağız, demektir. Zaten Özgür Gündem'in kapatılmasına gerekçe olarak gösterilen sözler de, bize ait. BDP ve DTK eşbaşkanları olarak Diyarbakır'daki toplantımızı haber yaptığı için, sözlerimizi yansıttığı için kapatma kararı verilmiştir. Açıkça söylüyoruz; bunun adı faşizmdir. Bu nedenle herkes basın özgürlüğüne, yani kendi özgürlüğüne sahip çıkmalıdır. Tutuklu gazetecilere de, Özgür Gündem'e de sahip çıkalım."

AKP Hükümeti'nin, Türkiye'de 'Tansu Çiller'in ve Jitem'in aktif olduğu dönemleri tekrar gündeme getirmek istediği' yorumunda bulunarak, o dönemlerle mukayese edildiğinde bir ilerleme kaydedilmediğini, AKP'nin de farklı davranmadığını belirtti.

Kışanak'ın konuşmasında dikkat çeken bir bölüm ise, AKP'nin basın özgürlüğüne yoğun bir şekilde saldırmasının altında yatan nedenlere değinmesiydi. Kışanak, şu fikirde: "Bakın, Türkiye tarihinde bellidir; eğer basın susturulmuşsa, arkasından büyük cinayetler ve katliamlar gelmiştir. Demek ki iktidarın gözden kaçırmak istediği, gizlemek istediği planları var. Buna izin vermeyelim."

'GEÇMİŞTE BAŞARAMADILAR, ŞİMDİ DE BAŞARAMAYACAKLAR'

Özgür Gündem'in editörlerinden Bayram Balcı da, yaptığı konuşmada, gazetenin geçmiş yıllarda uğradığı saldırılara değindi ve alınan son kararın da, geçmişte olduğu gibi amacına ulaşmayacağını vurguladı.


Yürüyüşe katılan Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP) Sözcüsü Necati Abay ise Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) derhal kaldırılmasının gerektiğine işaret ederek, kararı kınadı. Abay, AKP'nin artan baskılarıyla birlikte, kendilerinin de dayanışmayı artıracakları mesajını verdi.

'KÜRT HALKININ VE İŞÇİ-EMEKÇİLERİN SESİ...'

Bugün İstanbul'daki her demokratik eylemde, Özgür Gündem'le dayanışma mesajları da verildi.

Özgür Gündem'e Emek ve Özgürlük Cephesi üyelerinin Galatasaray Lisesi önündeki eyleminde de sahip çıkıldı. Kürecik'te füze kalkanı istemediklerini duyuran grup, "Özgürlük ve demokrasi için mücadeleye" pankartı açarak, "Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz" sloganlarıyla Özgür Gündem'le dayanıştıklarını da kaydetti: "Kürt halkının ve ezilen halkların, işçi ve emekçilerin sesi olan Özgür Gündem Gazetesi'nin kapatılmasını antidemokratik buluyoruz ve kınıyoruz. Önceleri Kürt gerçeğini inkar eden, nice mücadeleler sonucunda varlığını, sonra da dilini kabul etmek zorunda kalanlar, dün Newroz Bayramı'nı yasaklayanlar, şimdi de iradesini yok sayıyorlar."