Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123
Toplam 27 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 27 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #21
    ZiLan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    [email protected][email protected]
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2009
    Mesajlar
    11,498
    Konular
    7848
    Aldığı Beğeni
    11
    Verdiği Beğeni
    0
    Tuncay Özkan


    14 Ağustos 1966’da Ankara’da doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi mezun oldu. Yüksek Lisans Eğitimimi Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde tamamladı. Gazeteciliğe 1981 yılında Ankara'nın Babıali'si olarak adlandırılan Rüzgarlı Sokakta başladı. Profesyonel anlamda 1984 yılında Hürriyet Grubunun çıkardığı Hürgün Gazetesinde çalıştı. Daha sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde görev aldı.


    1993 yılında yazılı basından televizyona geçti. 1996 yılından bu yana Kanal D Haber Merkezi'ni yönetti. 15 günde bir Gazeteci Cüneyt Arcayürek ile birlikte Politika Durağı isimli programı hazırlıyor. 1998 Haziran-2001 Şubat tarihleri arasında Radikal Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı. 2001 Şubat tarihinden 2002 Temmuz tarihine kadar Milliyet Gazetesi'nde köşe yazarlığı görevinde bulundu. 2002 Temmuz ayından itibaren Çukurova Medya Grup Başkanı olarak görev yapmaktadır.

  2. #22
    ZiLan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    [email protected][email protected]
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2009
    Mesajlar
    11,498
    Konular
    7848
    Aldığı Beğeni
    11
    Verdiği Beğeni
    0
    Osman Yüksel Serdengeçti


    Asıl adı Osman Zeki Yüksel' dir. Aralarında Ahmet Hamdı Akseki, eski müftülerden Hacı Salih Efendi' nin de bulunduğu alimler yetiştirmiş bir aileye mensuptur. İlkokulu Akseki'de, ortaokulu yatılı öğrenci olarak Antalya'da okudu. Ankara'da Atatürk Lisesi'ni bitirdikten sonra girdiği Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde 2. Sınıf öğrencisi iken Mayıs 1944'te meydana gelen olaylara karıştığı için öğrenimi yarıda kaldı. Nihal Atsız ve Alpaslan Türkeş' le birlikte bir süre tutuklu kaldı. Serbest bırakılınca fakülteye başvurarak öğrenimine devam etmek istediyse de kendisine izin verilmedi. Bunun üzerine dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel' e hitaben çok sert bir yazı kaleme aldı. Osman Yüksel yeniden hapishaneye gönderildi.

    Hapisten çıkınca ünlü Serdengeçti dergisini çıkarmaya başladı. Pek çok sayısı toplatılan bu dergide çıkan yazıları nedeniyle hakkında çok sayıda dava açıldı ve sık sık tutuklanıp serbest bırakıldı. Başlığının altında "Allah, Vatan, Millet Yolunda" cümlesi sürekli yer alan dergideki yazılarında sık sık kullandığı "Açın kapıları Osman geliyor" sözü yeni tutuklanmalara hazır olduğunu bildiriyordu. Kendisine Serdengeçti unvanını kazandıran bu dergi, sık sık kapanması ve çıkan yazılarından dolayı çok sayıda mahkumiyet kararı çıkması nedeniyle 33 sayı çıkabilmişti. (1947-Şubat 1962)

    1952 yılında Bağrı yanık adlı bir mizah gazetesi çıkardı. Başlığı altında"Hak yolunda bağrı yanık yolcular" sözü yer alan bu yayınında mücadelesini zengin esprilerle dolu yergileriyle sürdürdü. Bir ara politikaya atıldı, A.P. listesinden Antalya milletvekili seçilerek, parlamentoda görev yaptı (1965-1969). Partisinin politikası ve parti ileri gelenlerine yönelttiği eleştiriler yüzünden A.P. 'den ihraç edildi. Sonraki yıllarda mücadelesine yine yayımladığı yazı ve kitaplarla devem etti. Son olarak Yeni İstanbul gazetesinde"Selam"başlığı altında günlük fıkralar yazdı.

  3. #23
    ZiLan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    [email protected][email protected]
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2009
    Mesajlar
    11,498
    Konular
    7848
    Aldığı Beğeni
    11
    Verdiği Beğeni
    0
    Yusuf Akçura


    Yusuf Akçura 2 Aralık 1876'da doğdu., Türkçülük akımının önde gelen düşünür ve tarihçisidir. Harbiye Mektebi'nde okudu. 1897'de darbe girişimlerine katıldığı için tutuklandı. Taşkışla Divan-ı Harbi kararı ile müebbet kalebentlik cezasına çarptırıldı. Karar sonrasında Padişah fermanı ile Trablusgarp'a sürüldü. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 1899'da yaptığı girişimler sonucu Trablusgarp kenti içinde serbest dolaşma izni aldı. Kısa bir süre sonra da Fransa'ya kaçarak, Paris'teki Jön Türkler'e katıldı; burada Siyasal Bilgiler yüksekokuluna devam etti.

    1903'te "Osmanlı Devleti Kurumlarının tarihi Üstüne Bir Deneme" adlı teziyle okulu bitirerek Rusya'ya döndü. Kazan'da öğretmenlik yaptı. Bu dönemde Mısır'da çıkan Şüra-yı Ümmet ve Türk gazetelerinde çok sayıda imzasız makalesi yayımlandı. Bunlar içinde, 1904'te Türk Gazetesinde çıkan "Üç Tarz-ı Siyaset" başlıklı dizi makale özel önem taşır. Bu makalede imparatorluğun önündeki seçeneklerin "Osmanlıcılık", "Panislavizm" ve "ırk esasına müstenit Türk Milliyetçiliği" olduğu, bunlardan en uygununun da sonuncusu olduğunu belirtiliyordu.

    Akçura, II. Meşrutiyet'ten sonra İstanbul'a geldi. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. Darülfünun'da ve Mülkiye Mektebinde siyasal tarih dersleri verdi. Türkçülük akımına daha çok düşünce düzeyinde katıldı. Türk Derneği ve Türk Ocağı'nın kurucuları arasında yer aldı. Türk Yurdu'nun başyazarı ve editörü oldu.

    Akçura, Osmanlı Türkleri ile Osmanlı Devleti dışındaki Türklerin yalnız dil ve tarih alanındaki ortak geçmişlerine dayanarak bir birlik yaratamayacaklarını savundu. Önemli eserleri arasında; "Üç Tarz-ı Siyaset", "Ali Kemal" ve "Ahmed Ferid" beyleri cevaplarıyla birlikte (1907; yb 1976), "Şark Meselesine Dair tarih-i Siyasi Notları"(1920), "Muasır Avrupa'da Siyasi ve İçtimai Fikirler Cereyanlar"(1923), "Siyaset ve İktisat hakkında Birkaç Hitabe ve Makale" (1924), "Osmanlı İmparatorluğunun Dağılma Devri"sayılabilir. Ayrıca Türk Yılı(1928) adlı derlemesi Türkçülük hareketinin kaynaklarını ve gelişimini inceleyen kapsamlı bir çalışmadır. Mevkufiyet hatıraları ise (1914) Rusya'daki etkinlikleri ve tutukluluğu üzerine bilgi verir. Hakkında en önemli yapıt, François Georgeon'un Aux Origines du Nationalisme Turc; Yusuf Akçura (1980) adlı kitabıdır. Yusuf Akçura 12 Mart 1935'de İstanbul'da öldü.

  4. #24
    ZiLan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    [email protected][email protected]
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2009
    Mesajlar
    11,498
    Konular
    7848
    Aldığı Beğeni
    11
    Verdiği Beğeni
    0
    Pr.Dr Ahmet Tamer Kışlalı


    Ahmet Taner Kışlalı, Tokat`ın Zile ilçesinde 10 Temmuz 1939'da doğdu. Gazeteci-yazar Mehmet Ali Kışlalı'nın küçük kardeşidir. Kilis Kemaliye İlkokulu'ndan sonra, Kilis Orta Okulu'nu ve Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdi.


    Kışlalı, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra 1962-63 yılları arasında Yenigün Gazetesi'nde yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1968-72 yılları arasında öğretim görevlisi olan Ahmet Taner Kışlalı, 1967 Paris Hukuk Fakültesi'nde doktorasını yaptı. Hacettepe Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak akademik yaşamına atıldı. 1988 yılında da profesör olan Ahmet Taner Kışlalı, 1977'de Cumhuriyet Halk Partisi`nden 5. Dönem İzmir Milletvekili seçildi. Kışlalı, Bülent Ecevit tarafından kurulan 42. Hükümet'te 1978-79 yıllarında Kültür Bakanı olarak görev yaptı.


    12 Eylül sonrasında üniversiteye dönen Kışlalı, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde siyaset bilimi dersleri verdi. Ahmet Taner Kışlalı, aynı zamanda Cumhuriyet Gazetesi'nde ''Haftaya Bakış'' başlığıyla köşe yazıları yazıyordu. Bu köşesinde Kemalizmi, laikliği, demokrasiyi, insan haklarını savunan ve eğitime önem veren yazılar yazdı. Kışlalı, 1971'de "TRT Bilimsel başarı Ödülü"nü aldı. Kışlalı, 9 Eylül 1995'te geçirdiği trafik kazasında, 28 mayıs 1968'de evlendiği ilk eşi Nilgün Kışlalı öldü, kendisi ağır yaralı olarak kurtuldu. İlk eşi Nilgün Hanım'dan Dolunay ve Altınay adında iki kız çocuğu olan Kışlalı'nın ikinci eşi Nilüfer Kışlalı'dan da Nilhan Nur adında bir aylık bir kız çocuğu vardı.


    Kışlalı, 21 Ekim 1999 Perşembe günü, Ankara'da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu vefat etti.

    __________________

  5. #25
    ZiLan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    [email protected][email protected]
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2009
    Mesajlar
    11,498
    Konular
    7848
    Aldığı Beğeni
    11
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Ağaoğlu


    Yazılarında ve siyasal yaşamında Batı uygarlığının bütünüyle benimsenmesini, Türkçülüğü ve liberal düşünceyi savunan düşünür ve siyaset adamıdır. 1869 yılında Şuşa-Karabağ'da doğdu. İlköğrenimden sonra, annesinin çabasıyla Rus gymnasium'una gönderildi. Batılı düşüncelerle tanıştığı bu okulu bitirdikten sonra, hukuk, tarih ve siyasal bilimler eğitimi gördüğü Paris'e gitti (1888). Üniversite yıllarında hocası Ernest Renan'dan etkilendi. Paris'te tanıştığı Cemaleddin Afgani onun İslamiyete ilişkin düşüncelerini etkiledi. Üniversite öğrenciliği sırasında La Nouvelle Revue, Revue Bleu gibi dergilerde yazıları yayımlandı.


    Ağaoğlu'nun Fransa'da bulunduğu yıllar onun özellikle Fransız Devrimi'nin getirdiği düşüncelere yakınlaşmasına, Batılı liberal kavram ve değerleri incelemesine olanak verdi.


    1894'te Azerbeycan'a döndü. İrşad, Terakki, Fuyuzat gazetelerini yayımladı. İttihad ve Terakki'nin yayın organı olan Şura-yı Ümmet'e yazılar yazdı. Bu dönemde temel olarak Rusya Müslümanlarının birliği ve kültürel gelişmesi doğrultusunda mücadele verdi. Çarlığın baskısına karşı Difai adlı bir gizli cemiyet kurdu. Üzerindeki baskılar yoğunlaşınca, 1909'da ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etti.


    II. Meşrutiyet döneminde Ağaoğlu, dağılan Osmanlı İmparatorluğu'nda milliyetçilik açısından en geç kalan Türklerin, varlıklarını sürdürebilmek için milli şuur kazanmalarının zorunlu olduğu görüşüne, Türkçülük akımına bağlandı. Bu dönemde Ziya Gökalp'le birlikte "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" biçiminde ifade edilen düşüncenin, daha çok Türkçü ve çağdaşlaşmacı yönüne ağırlık verdi. Ağaoğlu için Türkçülük siyasal bir programdan çok, ulusun kurtuluşunu sağlayacak birleşmenin temel kültürel harcı idi.


    1911'de Türk Yurdu Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Cemiyetin yayın organı Türk Yurdu dergisinde yayımladığı "Türk Alemi", "Osmanlı İnkılabının Şarktaki Tesiratı", "İslam'da Davayı Milliyet" gibi yazı dizileri ilgi uyandırdı. Babanzade Ahmed Naim ve Süleyman Nazif gibi İslamcı ve Osmanlıcı yazarlarla giriştiği tartışmada Türkçülükle İslam'ın çelişmediğini kanıtlamaya çalıştı. O sıralarda, İttihatçı eğilimlerin söz sahibi olmaya başladığı Darülfunun'da Rus dili ve Türk tarihi hocalığı yapmaya başladı. 1914'te Afyonkarahisar mebusluğuna seçildi. 1915'te İttihat ve Terakki'nin genel merkez üyesi oldu. 1917 Ekim Devrimi'nden sonra Kafkas orduları siyasi müşaviri olarak Rusya'ya gitti. Geri döndüğünde İngilizler tarafından tutuklandı ve Malta'ya sürüldü.


    1921'de serbest bırakılınca Anadolu'ya geçen Ağaoğlu Ankara Hükümetince Matbuat Umum Müdürlüğü görevine getirildi. 1930'da Cumhuriyetçi Serbest Fırka'nın kuruluşuna katıldı. Partinin programı ve tüzüğünün oluşturulmasına önemli katkısı oldu. Serbest Fırka kendisini feshedince çoğu kurucuların aksine eski partisine dönmedi. 1933'te Akanı gazetesini çıkardı. CHP'ye muhalif bir çizgi izleyen gazeteyi kısa süre sonra kapatmak zorunda kaldı.


    Cumhuriyet döneminde gerek CHP içindeki tutumunda, gerekse Kadro hareketini temsil eden Şevket Süreyya Aydemir ile giriştiği tartışmada, Ağaoğlu'nun batılı parlamenter düzene yakınlığı ve "bütüncü" toplumsal anlayışlara karşı, Batılı anlamda birey özgürlüğüne dayalı toplumsal ve iktisadi görüşleri ağırlık kazanmıştır. Gazete yazılarını topladığı "Devlet ve Fert" (1933) adlı kitabı ve bir ütopya denemesi olan "Serbest İnsanlar Ülkesinde" (1930) bu açıdan önem taşır. 19 Mayıs 1939'da İstanbul'da öldü.

  6. #26
    ZiLan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    [email protected][email protected]
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2009
    Mesajlar
    11,498
    Konular
    7848
    Aldığı Beğeni
    11
    Verdiği Beğeni
    0
    Cüneyt Koryürek


    Koryürek 1931’de Ankara’da doğdu. Liseyi Ankara Koleji’nde, üniversiteyi Fresno State College, Kaliforniya’da tamamladı. (Gazetecilik, Halkla İlişkiler, Yakın Çağlar tarihi). Askerliğini Genel Kurmay Başkanlığı’nda Yedek subay olarak yaptı, burada General Cevdet Sunay’ın tercümanı olarak çalıştı.


    Çalışma hayatına serbest muhabir ve basın danışmanı (1960 Roma Olimpiyatları ve 1960 Amerika Seçimleri) olarak başlayan Koryürek, Ankara’da Daily News’da Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştı. 1962’de sahibi ve yöneticisi olduğu Delta Ajansı Ankara’da kurdu. Reklam ve Halkla İlişkiler konusunda çalışan Delta Ajans 1973’te İstanbul’a taşındı. Koryürek, Siyasal Bilgiler Fakültesi Yüksek Gazetecilik Okulu’nda Reklamcılık, Ankara İktisat Fakültesi Yüksek Gazetecilik Okulu’nda Halkla ilişkiler, İstanbul Marmara Üniversitesi Yüksek Gazetecilik Okulu’nda Gazetecilik dersleri verdi.


    Cumhurbaşkanı Sunay’ın basın Müşavirliğini yaptı, Halkla İlişkiler Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. “Avrasya Kıtalararası Maratonu” Yarış ve Organizasyon Direktörlüğü yaptı, Yedi Olimpiyat’da gazeteci olarak çalıştı.


    Olimpiyatlar konusunda TRT’de programlar yapan Koryürek, bu konuda yayınlanan iki kitabına ilaveten, İstanbul Olimpiyatları Hazırlama ve Düzenleme Kurulu için yeni bir kitap hazırladı.


    “Lider ve Liderlik” ve “Harf İnkılabı” adlı kitapları yazdı. Eğitim aldığı Amerika Üniversitesi’nde okul takımında yarıştı, okul takımı Tmenajeri olarak görev aldı, antrönörlük kurslarına katıldı. Türkiye’de çalıştığı bazı atletler Türkiye ve Balkan rekoru kırdılar. AIPS Kartı sahibi olan Koryürek, Amerikan Atletizm Yazarları Derneği, Uluslar arası Olimpiyat Tarihçiler Birliği ve Atletizm İstatistikçileri Birliği üyesidir. Çeşitli yıllarda Atletizm Federasyonu’nda, Genel Sekreter, Asbaşkan ve Başkan olarak görev yaptı.


    Cumhuriyet, Hürriyet, Yeni Yüzyıl, Radikal ve Sabah gazetelerinde atletizm, olimpiyatlar ve genel konular üzerinde yazılar yazdı ve köşe yazarlığı yaptı.

  7. #27
    ZiLan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    [email protected][email protected]
    Üyelik tarihi
    13.Mayıs.2009
    Mesajlar
    11,498
    Konular
    7848
    Aldığı Beğeni
    11
    Verdiği Beğeni
    0
    Şinasi

    İbrahim Şinasi, 5 Ağustos 1826'da İstanbul'da doğdu. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa, 1829'da Osmanlı-Rus Savaşı sırasında vurularak ölünce, annesi onu yakınlarının desteğiyle büyüttü. Şinasi, ilköğretimini Mahalle Sıbyan Mektebi'nde ve Feyziye Okulu'nda tamamladıktan sonra Tophane Müşiriyeti Mektubî Kalemi'ne kâtip adayı olarak girdi. Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi'den Arapça ve Farsça öğrendi. Aynı kalemde görevli eski adı Chateauneuf olan Reşat Bey'den Fransızca dersi aldı.


    Bu görevindeki çalışkanlığı ve başarısı nedeniyle, önce memurluk sonra hulefalık derecesine yükseltildi. 1849'da bilgisini artırması için devlet tarafından Paris'e gönderildi. Burada edebiyat ve dil konularındaki çalışmalarını sürdürdü. Oryantalist De Sacy Ailesi ile dostluk kurdu. Ernest Renan'la tanıştı, Lamartine'in toplantılarını izledi. Oryantalist Pavet de Courteille'e çalışmalarında yardım etti. Dilbilimci Littré ile tanıştı. 1851'de Société Asiatique'e üye seçildi.


    1854'te Paris dönüşünde bir süre Tophane Kalemi'nde çalıştı. Daha sonra Meclis-i Maarif Üyeliği'ne atandı. Encümen-i Daniş'te (ilimler akademisi) görev yaptı. Koruyucusu Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın görevinden ayrılması üzerine üyelikten çıkarıldı. Reşit Paşa, 1857'de yeniden sadrazam olunca, Şinaşi de eski görevine döndü.


    1860'da Ağah Efendi ile birlikte Tercüman-ı Ahvâl Gazetesi'ni çıkardı. Devlet işlerini eleştirmesi ve Sultan Abdülaziz'e karşı girişilen eylemin düzenleyicilerinin yanında yer alması nedeniyle 1863'teki Meclis-i Maarif'teki görevine son verildi. Gazeteyi Namık Kemal'e bırakarak, 1865'te Fransa'ya gitti. Orada sözcük çalışmalarına yöneldi.


    Société Asiatique Üyeliği'nden ayrıldı. 1867'de İstanbul'a döndü. Kısa bir süre sonra yeniden Paris'e gitti. Burada kaldığı iki yıla yakın sürede, Fransa Milli Kütüphanesi’nde araştırmalar yaptı. 1869'da İstanbul'a dönünce bir matbaa açtı ve eserlerinin basımıyla uğraşmaya başladı. Kısa bir süre sonra da 13 Eylül 1871'de beyin tümöründen öldü.


    Şinasi, Batı, özellikle de Fransız kültürü etkisinde eserler verdi. Ülkenin, Batı örnek alınarak eğitim alanında uygulanacak radikal yöntemlerle gelişebileceğini savundu. Batı hatta Fransız aktarmacılığını tek çözüm gördü. Bu amaçla yazarlığında çok yönlü bir çaba içine girdi. Gazete çıkardı, makale, şiir ve oyun yazdı, sözlük çalışmaları yaptı.


    O da halkı, aydınlatılması gereken bir yığın olarak gören batıcılar gibi, değişmeyi mekanik bir hadise olarak algılama yanlışına düştü. Tanzimat'la başlayan Batılılaşma hareketinin öncülerinden biri olarak dil, edebiyat ve düşünce hayatının değişmesinde etkili olmuştur.


    Düzyazılarında sade bir dil kullanılmıştır. Dildeki yalınlaşma çabasını, edebiyat ve tiyatro alanlarındaki eserleriyle desteklemiştir. Batı şiirini tanıtma, yeni şiir biçimlerini edebiyata sokma amacıyla Fransız şairlerinden tercümeler yapmıştır.

Benzer Konular

  1. Şevki Ünlü Albümleri
    Konu Sahibi mirbotan radyo Forum Türkçe Albüm Tanıtım
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 01.Eylül.2010, 05:02
  2. Ses Bilgisi
    Konu Sahibi [email protected]@N Forum Türkçe-Edebiyat
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 15.Ocak.2010, 13:23
  3. Adanada Yetişmiş Olan Sanatcılar -saırler-yazarlar-halk ozanları-ünlüler
    Konu Sahibi DaĞLaRıN KıZı Forum Akdeniz Bölgesi
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Ocak.2010, 12:35

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •