DERSIMDE SEHIT OLAN 17 MKP GERILLANIN ARDINDAN...


OY! içim yaniyor ANNE!
CiGERiME HANÇER SAPLANDI, ANNEE!DUYORMUSUN ÇIGLIGIMI?Içimdeki kanayan yaramin aktigi kan MUNZUR kiyisinda, papatyalara yagmur damlasi oldu...
YÜREGIM DERSIME...
Sevgili Ülkem aci dolu insanlarim.!!
Yine kara haber,
Yine kanli mektup,
Yine haykirislar,
Yine çigliklar,
Yine isyanlar,
Yine 38,
Yine daglarimda Zulüm kokuyor..
OY! içim yaniyor ANNE!
CiGERiME HANÇER SAPLANDI, ANNEE!
DUYORMUSUN ÇIGLIGIMI?
Içimdeki kanayan yaramin aktigi kan MUNZUR kiyisinda,
papatyalara yagmur damlasi oldu..
EY! dogdugum topraklarim,
çocuklugumun geçtigi OVALARIM..
SENi NASIL ANLATA BiLSEM?
Kelimeler eksik kaliyor.
Biliyorum yine yazacaklarimin azini teskil edecek.

DERSiM de halkimin umutlari Sehit düsmesi bizi derinden sarsmistir...
bütün Kürd halkinin, DERSiM YIGITLERiNiN basi sag olsun.
Onlar bagrimizda yanan birer mesale oldular...
EY HALKIMIN GERiLLLASI!
DERSiM ve Kürd halki sizi hiç bir zaman unutmayacaktir.
EY HALKIMIN SEVDASI! GERiLLLAM,
Sunu bilin ki;
DERSiM halki sizleri diger gidenler gibi
Diroka,
Yani tarihe gömmeyecek.
Sizleri kalplerine, yüreklerine, yarinlarina gömecektir.

EY GERILLAM! ÖZLEMIN DILI OLACAKSINIZ..
Her daim, özlemlerinde isik olacaksiniz.

DERSiM HALKI ,
Lac deresinde, Kutu deresinde,
MUNZUR daginda, nice fidanlarini topragin kutsalliginda sakladi.
SiZLERi DE SAKLIYACAGINDAN KUSKUNUZ OLMASIN...
Yigitler diyari Aliserlerin,
Dedemiz Seyit Rizalarin, Dr.Baranlarin,
Zilanlarin,Siyarlarin kanlariyla boyanan DERSiM,
Sizleride bagrinda; Efsanelerinde BASROLDE ANLATACAKTIR...
Sühpeniz olmasin, halkiniz sizi her daim özünde, yüreginin derinliklerinde
binlerce sehid düsenlerin ardindan oldugu gibi nice agitlar yazacaktir...
Tipki benim sizler için su kisacik duygularimi kaleme aldigim gibi..

EY Yüregi DEVRIM Aski dolu gerillam.!!!
EY
Bizler HEP Agladik, hep üzüldük.
Gün geldi gözyaslarimizla topraklarimizi suladik.
Gün geldi umutlarimizi gül tomurcuklari yapip Kurdistanin DERSiM topraklarin kazdik.

Gün geldi, daglarimiza fidanlar dikip yüregimizdeki sevda hasretine dönüstürdük,
Gün geldi, ANA dilimize döneriz diye bekleyisler içinde salkimdaki çicekleri sulayip yetissin diye dualar ettik.
Adina Hêvî dedik..
Gün geldi,
GerilllaMIN namlusundaki sevinç gözyaslari olduk.
Adina misralar yazdik..
Türkülerde hep ayni melodiyi çalip tek bir agizla haykirdik..
Bir gün mutlaka! Hêvî umutur diye,
göz yaslarimizda bogulu ses olduk...
Baba Düzgüne karsi durup ellerimizi göge açip,
umutlari soldurmayin çigliklar adip, en güzel keçilerimizi kurban ettik...
Gün geldi,
Ovacik gözelerinde mumlar yakarak batili inançlara teslim olduk...
Umuda çiralar yaktik.
Daglarimizda düsman izi kalmasin diye zilgitlar esliginde serüven olduk...

Ve yinede umut Hêvîdir diyorum.
Unutma! Bir umudum sizde...

Üzülmiyecem ardinizdan.
Çünku siz, güzel yarinlarda kosan,
çocuk ruhuyla ICIMDEKI inanilmaz heycanimsiniz...
Çawsîn bakislim, ela gözlü
GERILLLAM..


EY KUTSAL TOPRAK DERSiM..!!
SANA nasil destanlar yazsam?
ve sairin dedigi gibi ‘‘Bekle bebegim bir gun donecegim elbet...’’
beklenmiyen sevdayla..
biliyor musun?
Nice isimsiz sevda flizlendi
nice isimsiz agîtlar,
yeri beli olmayan fidanlarin mezari yok.
anliyormusun?
EY DERSiM SENKI yüregi avucunda
her aciyi bagrinda Dillenmemis sevdasi agitlariyla
ihtisamin ve sefaletin gögesinde basin dik, bagrin açik yürüdün..
Ooooy özlemim,
Hasretim....
Seni nasil anlatsam?
Ey GERiLLAM.!!
Sizlere bin selam.
Sana bin Selam EY Ülkemin Kanla Sulanmis Topragi DERSiM.!!
Sana bin umut buket yapip daglarina sunacam...
Ve sen orada kaybolan yarinlarda, kaybolan oyuncaklarimi bulacaksin..
OY GERILLAM ve sizler umudun otesinde acilarimin dilisiniz.
DERSiM DAGLARINDA çalinmis gençligimi,
filizlenip dalini kiran celatta karsi mevzilenerek
yarinlarimi, gençligimi, kaybolan çocuklugumu,
en güzel dünyami yaratacaksiniz...
UNUTMAYIN UMUT Hêvîdir dedim...

Bir umudum sende.... anliyormusun???

Mercan Vadisinde katledilen Partizanlar

CAFER CANGÖZ
D.Yeri: Dersim-Mazgirt-Quyiçi Köyü (Kızılcık)
D.Tarihi: 1957
Kodadı: Özkan
Konumu: P. Genel Sekreteri

MKP açıklaması;

Devrimde ısrar eden 48 yıllık ömür 48 yıllık ömrünün 30 yılını profesyonel bir devrim savasçısı olarak geçirmistir Cafer Cangöz. Komünist önder Kaypakkaya’dan sonra partimizin şehit düşen 5. Genel Sekreteri olan Cafer Cangöz yoldaş, 01. 01. 1957 yılında Dersim’in Mazgirt ilçesine baglı Akpazar Nahiyesi, Kızılcık Köyü’nde doğdu. Doğduğu köyde ilköığrenimini, Akpazar’da, ortaokulu ve lise öğrenimini Mazgirt’te tamamladı. Lise yillarında iken devrimci mücadeleye ilgi duyan Cangöz yoldaş liseyi bitirdikten sonra partimiz saflarında profesyonel faaliyet yürütmeye başladı.
Partili faaliyetlerinden dolayi ilk defa 1979 yılında gözaltına alınan Cangöz, sorguda tutulduğu 15 gün içerisinde ifade vermeyerek sonrasında serbest bırakıldı. Partimizin kurucu önderi Ibrahim Kaypakkaya’nin katledilmesinden sonra devrimimizin Kaypakkaya önder çizgisi temelinde yeniden merkezileşme sürecinin parti üyeleri içerisinde yer alan (1976-1978) komünist önder yoldaş CANGÖZ’ü partimiz, dostları ve halkımız iyi bilir.
O; faşist diktatörlüğe ve emperyalizme karşı komünist meydan okuyuşun bayraklarından biri olarak, 12 Eylül faşist darbesinin Diyarbakır işkence tezgahları ve zindanlarında düşmanı stratejik olarak yenmenin adıydı… O; İşkence tezgahlarında komünizmi kazanmak ve düşmanı yenilgiye uğratmak için Ser verip sır vermeyen Kaypakkaya neslinin şanlı örneklerinden biriydi. İşkence tezgahlarında, zindanlarda direnen devrim ve komünizm savaşçıları karşısında korku ve aczin kudurganlığıyla düşman; “Caferleşmeyin” diyerek saldırıyordu. Diyarbakir zindan savasçıları bunu bizzat yaşadılar. Şimdi her birimizin Caferleşme zamanıdır! Evet daha çok Caferleşeceğiz!...


Belirli Tarihsel Süreçler ve Cafer Cangöz
Cafer Cangöz, 1980 öncesi Diyarbakır, Van, Dersim, Ankara il ve ilçelerinde Partimiz adına örgütsel faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle Diyarbakır Askeri Mahkemesi’nde yargılandı. Cangöz mahkemede de onuru ve direngenliği seçti. Bütün zor koşullara karşı diğer yoldaşlarımızla birlikte 400 sayfalık bir savunma hazırlayarak partimizin teorik görüşlerini büyük bir cesaretle faşizme karşı savundu.
Poliste takındığı komünist tavır ve yaptığı savunmadan dolayı 20 yıl ceza aldı. Cangöz, partimizin yöneticisi olduğu gerekçesiyle 1981 yılında Ankara’da polis tarafından gözaltına alındı. Ankara DAL ve Diyarbakır işkencehanelerinde toplam 90 gün boyunca en vahşi işkencelere maruz kaldı. Daha sonra tutuklanıp hapishaneye gönderilen Cangöz, Diyarbakır zindanlarında işkenceye karşı komünist tavrını sürdürdü.
1983 yılının Eylül ayında 27 gün ölüm orucuna yattı. Diyarbakır zindanlarında zulüm ve işkencelere karşı ikinci kez beş yoldaşıyla birlikte (1984) 50 günlük ölüm orucuna yattı. 1988 yılında süresiz açlık grevi, 1988 yılında Eskişehir Hapishanesi’nde 35 günlük açlık grevi, 1989 yılının Ocak ayında 22 günlük açlık grevi, 1989 yılının Temmuz ayında Aydın Hapishanesi’nde 45 günlük açlık grevi... 1984 yılının ortalarında kendisi hakkında açıklanan kararın duruşmasında mahkeme heyetinin son söz olarak ne diyorsun sorusu üzerine “Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Mücadelemiz” sloganını haykırdı.
1991 yılında Adapazarı Hendek Hapishanesi’nden tahliye olan Cafer Cangöz hemen askere alındı. 15 gün sonra ise askerden firar etti. Cafer CANGÖZ yoldaş; hapishaneden çıktıktan sonra partimizin DABK güçlerinin MK üyesi ve sekreterliğini bir dönem yürüttü. 1992 parti güçlerimizin birleşmesi sürecinin Geçici Birleşik Merkez Komitesi (GBMK) Siyasi Büro (SB) üyesi ve sekreter yardımcısıydı. 1992 OPK’da yine parti MK üyesi ve SB üyeligine seçildi ve Genel Sekreter yardımcısı olarak görevlerine sarıldı.

Parti 1. Kongresi’nde parti Genel Sekreterliğine getirildi. 15 Haziran 1995 tarihinde Istanbul Laleli’de polis tarafından kaçırılırak katledilmek istendi. Fakat gerek Cangöz’ün kaçırılma sırasında “Adım Cafer Cangöz, polis tarafından aranıyorum. Bu polisler beni infaz etmeye götürüyorlar” şeklinde bağırması, gerekse de oluşturulan kamuoyu baskısıyla devlet, Cangöz’ün ellerinde olduğunu kabul etti. Cangöz 28 Haziran 1995 tarinde tutuklanarak Bayrampaşa Hapishanesi’ne konuldu.
Cafer CANGÖZ 1996 ve 2000 Ölüm Orucu direnişlerinde yer alan partimiz savasçılarının önderlerindendir. O; Eylül 2002 tarihindeki TKP(ML) 1. Kongresi’nde; onun ideolojik-siyasi-örgütsel devamı olan Maoist Komünist Partisi sürecine tayin edici katkılarda bulundu. Genel Sekreterlikle görevlendirilmesi bu tarihi rolün ve parti tarihimizde ispatlanmış komple önderlik özelliklerinin bir sonucuydu.


AYDIN HANBAYAT
D.Yeri: Dersim- Mazgirt – Çantur Köyü (Akyünlü)
D.Tarihi: 1962
Kodadı: Kaptan
Konumu: P.MK Üyesi - Genel Sekreter Yard.

MKP Açıklamasından;


1962 Dersim-Mazgirt, Akyünlü Köyü doğumlu olan Aydın Hanbayat yoldaş gençlik yıllarından itibaren örgütlendiği partimiz saflarında kesintisiz bir şekilde mücadele yürüttü. Komünist önder Cafer Cangöz yoldaşla birlikte hapishanelerdeki en kritik ve çetin süreçlerde yer alan partimizin önder kadrolarından Aydın Hanbayat yoldaş, 12 Eylül 1980 Askeri Faşist Darbesi öncesinde partimizin faal bir militanıydı.


Belirli Tarihsel Süreçler ve Aydın Hanbayat:

Aydın Hanbayat yoldaş çocukluk yılarından itibaren mücadeleye katılmaya başladı. Öğrencilik döneminde lise temsilciliğini yaptı. Faaliyetlerinden dolayı aranmaya başlayınca kırsal alana çekilerek gerillaya katıldı. Bu dönemde çeşitli eylemlerle anılmaya başladı. 77-78 yılında Geyiksuyu toprak işgalinde yakalanarak 8-9 ay Hozat Hapishanesi'nde yattı. Çıktıktan sonra mücadeleye devam etti. Her bulunduğu alanda üretime katıldı. Gezdiği yerlerde ekin biçme, bahçe ve meyve bakımı gibi işlerde köylülere yardım etti. Orhan Bakır'ın ölüm yıldönümü dolayısıyla yapılan Bakıl Ağa’nın cezalandırılması eyleminde yaralı ele geçti. Çeşitli işkenceler sonucunda Elazığ Askeri Hapishanesi'ne getirildi.

Partimizin önceli olan TKP(ML)'nin ana davasında birinci sanık olarak idamla yargılandı. Yaralanmasına karşın, yurtiçi ve yurtdışında yapılan baskılara rağmen tedavi edilmedi (mahkeme protestoları, avukat açıklamaları, konsolos önünde eylemler gibi). Yoldaş bunlardan dolayı felçli kaldı. Ailesi, avukatları ve kamuoyu baskısı sonucu kendisine “hastaneye götürüyoruz” denilerek, Elazığ askeri hastanesinden alındı. 6-7 ay boyunca nerede olduğundan haber alınamadı. Çeşitli girişimler sonucu Diyarbakır Hapishanesi'nin işkencehanesinde bulundu.

O yıllar Diyarbakır Hapishanesi'nin direniş dönemiydi. Direnişi dağıtmak amacıyla buradaki yoldaşlarımız ve siper yoldaşlarımızla birlikte Eskişehir tabutluklarına taşındı. Buradaki hücre tipi hapishanede mücadele, isyana dönüştü. Açlık grevinin otuzuncu gününde olan tüm direnişçiler çok kötü şartlarda ring araçlarında üst üste istiflenerek nakledildi.

1991'de şartlı salıverildi ve aktif mücadeleye dışarıda devam etti. Partizan dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. 1993 yılında altı ay kadar yurtdışında faaliyet yürüttü. Ülkeye geri döndükten sonra 1994 Ekim ayında yeniden düşmana esir düştü. Hanbayat yoldaşın partimiz içerisindeki öne çıkan özelliklerinden en belirgin olanı örgütleme yeteneğiydi. Attığı her adımda kararlılık, kendine güven ve devrime olan inanç kristalize bir şekilde kendini belli ediyordu. O’nun bu özelliğinin farkına sadece partimiz değil partimiz dışındaki pek çok kurum-kuruluş ve kişi de farkına varmıştı. Bundan dolayı çok geniş kitleler içerisinde saygınlığı ve iş yaptırabilme gücü olan komünist bir kişilik olarak kendini her alanda ortaya koydu.

Kısaca O tam bir pratik adamıydı. Bu yönüyledir ki devrimci kamuoyu içerisinde O’nun adını duymayan yoktur. Hanbayat yoldaş, 1981 parti 2. Konferans’ı sonrası örgütlenen ilk gerilla birlikleri içerisinde yer aldı. Profesyonel ajan ve yerel despot, “Bakıl Aga’yı” cezalandırma eyleminde yaralı olarak düşmana esir düştü. Zindanda boyun eğmeyen baş, durmayan yürek, susmayan sesti. Düşsüz bir sözde hayatın ölü mezarları ile arasına her zaman nitel ayrım çizgisi çekerek parıldayan devrimci savaş siperlerimizden biri olarak 1980’li yıllarda zindanda parti üyesi oldu. Zindandan çıktığında aynı ısrarla mücadeleye devam etti.

1993’deki partimizin Olağanüstü Konferans’ında MK üyeliğine seçildi. Sonra tekrar düşmana esir düşen Aydın yoldaş, Cafer yoldaşla birlikte partimizin Cezaevi Merkezi Örgütlülüğü’nün önderlerinden biri olarak devrimin zindandaki savasçılarının direniş siperlerinin örülmesinde büyük rol oynadı. 19 Aralık Kahramanlık Haftası’nın bizzat hem savasçısı ve hem de önderlerinden biriydi. 17’lerle ölümsüzlestiğinde partimizin Genel Sekreter Yardımcısıydı.


ALİ RIZA SABUR
D.Yeri: Dersim – Ovacik - Dewapil Köyü (Büyükköy)
D.Tarihi: 1959
Kodadı: Cem
Konumu: P.MK Üyesi - EBK Sekreteri

MKP açıklamasından:

Partimizin önder kadrolarından ve Halk Kurtuluş Ordusu’nun komutanlarından Ali Rıza Sabur yoldaş, Dersim’in Ovacık ilçesi, Büyükköy’de 1959 yılında doğdu. Devrimci düşünceyle lise yıllarında tanıştı. Ovacık Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul’a geldi.

1981 yılına kadar İstanbul’da çesitli fabrikalarda partimizin sempatizanı olarak çalıştı. Partimizin İstanbul’daki birçok eyleminde yer aldı. İstanbul Avcılar’da partimize yönelik yapılan bir operasyonda gözaltına alındı. Dört yıl Metris, Davutpaşa ve Alemdağ hapishanelerinde tusak kaldı. Hapishaneden çıktıktan sonra yeniden parimizle bağ kurarak faaliyetini bir süre daha İstanbul’da sürdürdü. Yine bu dönemde partimize yönelik yapılan operasyonlardan kaynaklı olarak Yunanistan’a gitti.

Yunanistan’da bir süre kalan yoldaş 1989 yılında katıldığı gerilla birliklerinde faaliyetlerini devam ettirdi. 1996 Kongre Hazırlık Konferansı’mızda Parti Merkez Komitesi’ne seçildi. Bir dönem Karadeniz Bölge Komitesi Sekreterliği’ni yürüttü.

1999 Parti Merkezi Konferansı’nda MK üyeliğine yeniden seçildi. Dersim bölgesinde gerilla faaliyetlerinin siyasi komiser ve komutanlarından biri olarak ısrarla Halk Savaşı’nın bayrağını yükseltti.

Parti 1. Kongresi’nde seçildiği MK görevini önce Dersim, sonra Erzincan Bölge Komitesi Sekreteri olarak icra ederken 17’lerle birlikte ölümsüzleşti.


OKAN ÜNSAL
D.Yeri: Ankara (aslen Eskisehir’li)
D.Tarihi: 3 Ekim 1971
Kodadı: ?
Konumu: P.MK Üyesi - SB Üyesi

MKP Açıklamasından:

3 Ekim 1971'de Ankara’da doğdu. Ünsal yoldaş babası polis komiseri olduğu için ailesiyle birlikte çeşitli illere gitmek durumunda kaldı. ODTÜ deki üniversite ögrenciliği döneminde 1990 yılında devrimcilerle tanışan Ünsal yoldaş yüksek öğrenimini tamamlamadan MLM ideolojiyi benimseyerek partimiz saflarında örgütlenip profesyonel mücadeleye başladı. Partimizin önder kadrolarından Okan Ünsal yoldaş komünist gençligimizin devrim, komünizm mücadelesi içerisinde çelikleşerek partimiz önderliğindeki gençlik örgütümüz içerisinde yer aldı. Bu faaliyetleri sürdürüken, 1994’te düşmana esir düştü.

1996 büyük Ölüm Orucu direnişinde yer aldı. 2000 Ölüm Orucu direnişine önderlik edenlerden biriydi. Tüm gerici zincirleri parçalamış bilimsel bir serüvenciydi. Devrimin pratik görevlerinin yanında birtakım teorik sorunları da çözmek, O’nun mücadele anlayışının en belirgin özelliklerinden biriydi.

Lenin yoldaşın “Devrimci teori olmadan, devrimci pratik olmaz” şiarından hareketle devrimci yaşamının büyük bir kısmını teorinin gelişimine adamış, partimiz içerisinde komünist bir aydın olarak ön plana çıkmıştı. O aynı zamanda entellektüelizmle komünist ideolojinin nasıl birbiriyle uyumlu halde yan yana kalabileceklerini dosta da düşmana da gösterdi.

Bu gerçekliğinden dolayı Ünsal yoldaş parti 1. Kongremiz’de Merkez Komitesi üyeliğine ve Merkez Komitesi içindeki görev bölümünde Siyasi Büro’ya seçildi.


ALAATTİN ATAŞ
D.Yeri: Dersim – Hozat – Boydaş Köyü
D.Tarihi: 1961
Kodadı: Şerif, Aris
Konumu: PÜ - SB Merkezi Yazı Kurulu Üyesi - Delege

MKP Açıklamasından;

1961 Dersim’in Hozat İlçesi, Boydaş Köyü doğumlu olan Alaattin Ataş yoldaş lise yıllarında iken partimizle tanıştı. 1970’li yıllardan itibaren partimiz saflarında şehirlerde faaliyet yürüten yoldaş, 1984 yılında gerilla birliklerine katıldı.
Partimizin 3. Konferans çalışmaları sürecinde parti üyesi oldu. 1987 3. Konferansı’nda parti MK üyeliğine seçildi. O dönemin Kürdistan Bölge Komitesi Sekreterliği görevini yürüttü. Komutan ŞERİF olarak bu dönem alandaki gerilla savaşına önderlik etti.
1993 kışında aralarında Ökkeş Karaoğlu’nun da bulunduğu Yel Dagı’ndaki, düşmanın barınağa yönelik operasyonunda gerilla komuta konseyinde bulunuyordu. Bilindiği gibi bu büyük yürüyüşte 6 şehit, 30’a yakın gazi durumuyla karşı karşıya kalındi. Şerif yoldaş, bunlar arasındaydı. 1993’te partimiz tarafından Yurtdışına çıkarıldı. 1994’te tekrar güçlendirme temelinde Merkez Komitesi’ne alındı ve Yurtdışı Bürosu Sekreterlik görevini 2002 yılına kadar sürdürdü.
2002 Eylül 1. Kongre sonrası Siyasi Büro Merkezi Yazi Kurulu üyeliğine atandı. Partimiz içerisinde yumuşak huyluluğu ve güler yüzlülüğüyle tanınan yoldaş, bu özelliklerini örgütlenme alanında ustaca kullanarak kitlelerin güvenini kazanmış birleştirici yoldaşlarımızdan biriydi. 17’lerle birlikte Dersim’de şehit düsen Alaattin ATAŞ yoldaş, 2. Kongre delegesiydi.


CEMAL ÇAKMAK
D.Yeri: Erzincan – Refahiye
D.Tarihi: 1966
Kodadı:
Konumu: PÜ - SB Merkezi Yazı Kurulu Üyesi - Delege

MKP Açıklasından:

1966 yılında Erzincan, Refahiye’de yoksul bir köylü çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi o küçük yaşlarda iken önce kısa bir süreliğine Ankara, oradan da Istanbul’a göç etti.

1988 yıllarında bir süreliğine legal partilerde siyasi faaliyet yürüten Cemal Çakmak yoldaş aynı yıl içerisinde MLM ideolojisiyle tanışarak vakit kaybetmeden partimiz saflarında yer aldı. 1991 yılında “Bir Dersim yetmez, binlerce Dersim yaratmalıyız” şiarıyla uzun zamandır uğraş verdiği ve hedef koyduğu yeni alanlar yaratma anlayışıyla partinin ilk Doğu Karadeniz Gerilla Birliği’nde ön saflarda yer aldı. Birlik bölgeden çekilene kadar orada kaldı, daha sonra istanbul’a döndü.

1992’de tekrar aynı bölgeye çıkan birliğe katıldı. 1992 Geçici Birleşik Merkez Komitesi döneminde, o dönemin Askeri Komisyon Sekreteri olan İsmail Bulut yoldaş önderliğindeki gerilla birliğinde yer aldı. Karadeniz-Artvin kırsalında yaralı olarak esir düştü. Burada bir gözünü kaybetti. Ağır yaralı olduğu halde 15 gün kadar gözaltında kalarak, yoğun işkencelerden geçirildi. Daha sonra tutuklanarak önce Ankara Ulucanlar, oradan Nevşehir Hapishanesi’ne götürüldü.

1993 Nevsehir firarından sonra Yozgat Hapishanesi’ne götürüldü. Orada uzun süre yürüttügü açlık grevinden sonra tekrar Ulucanlar Hapishanesi’ne getirildi. Hapishane yaşamı süreli, süresiz olmak üzere onlarca açlık grevi ve ölüm oruçları ile geçti. Gittiği her hapishanede düşmanın hedefi durumuna geldi. Yaşamında yoldaşları ile olan ilişkileri, diğer siyasetlerle olan ilişkileri, sevgisi, seviyesi, konuştuğu-yaptığı her şeyi süzgeçten geçirerek, nakış nakış işleyerek çevresindekilere benimsetmesi, kazanmacı kişiliği herkes tarafından örnek alındı. Sadece kendi yoldaşları değil, bütün devrimciler, siper yoldaşları onu çok sevdi, saydı. O devrimci kamuoyu tarafından efsaneleştikçe, düşman katlanamaz, tahammül edemez hale geliyordu.

Bunun için defalarca tezgah tertipledi, fakat her seferinde Ulucanlar’daki direnişçiler tarafından boşa çıkarıldı. Önce sevk kararları, sonra hastaneye götüreceğiz diyerek kaçırmaya çalışmaları vb. oyunlar da sonuç vermeyince, uzun süredir tezgahlanan hapishane operasyonu sıradan ve sunni sebepler gerekçe gösterilerek hayata geçirildi. Operasyonda adı birkaç siper yoldaşı ile birlikte megafonla hapishanenin dört bir tarafında yankılanıyordu: “Kör Cemal’i ayırın”, “O’nu buraya getirin.” Operasyonda vücudunun çesitli yerlerinden kurşun yaraları aldı. Kanlı hamamda saatlerce süren işkencelere maruz kaldı. Vücudunun her yerine neşterle kesikler atıldı. Operasyon sonrası alelacele Yozgat’a, cenazesi ailesine verilmek üzere yollandı. Yaşadığının farkına sonradan varıldı. Yaraları önce Yozgat Hapishanesi’nde sarıldı. Daha sonra hastaneye gönderilerek, yaraları dikildi. Daha sonra Burdur Hapishanesi’ne gönderildi. Orada vücudundaki kurşunlardan ancak biri alınabildi. Kısa bir süre sonra Burdur operasyonu yaşandı. Oradan vücuduna aldığı yeni kırık ve darbelerle Bursa Hapishanesi’ne götürüldü.

19 Aralık 2000 katliamında Edirne F Tipi Hapishanesi’ne götürüldü. 2002 yılında sağlık sorunlarından ötürü tahliye edildi. Kısa bir süre tedavi gördükten sonra yeniden faaliyet yürütmeye başladı. O, dünya devrim tarihine altın harflerle yazılmış örnek bir devrimci, komünist bir önderdir.

Çakmak yoldaş zindan direnişlerinin meşalelerinden biriydi. Onu Ulucanlar Hapishanesi’ndeki direnişiyle düşman da, halkımız da çok iyi bilir. 19 Aralık şanlı direnişi onu çok iyi bilir. Bu süreçte parti üyesi olarak kahramanca bir duruş sergiledi. Bombalarla dağşlanan gözü ve bedeni ideolojisinden aldığı güçle düşman mevzilerini vuran bir ateş topuydu. 1996 şanlı Ölüm Orucu direnişinin yigit önder savasçılarından biriydi. 17’lerle birlikte ölümsüzleştiğinde Siyasi Büro Merkezi Yazı Kurulu üyesi ve 2. Kongre delegesiydi.


ÖKKEŞ KARAOĞLU
D.Yeri: Gaziantep - Islahiye
D.Tarihi: 6 Aralık 1970
Kodadı: ?
Konumu: PÜ - Delege

MKP Açıklamasından;

06.12.1970 G.Antep Islahiye doğumlu olan Ökkeş yoldaş öğrenimine 1977 yilinda Islahiye Cumhuriyet ilkokulu’nda başlamış ve 1982 yılında Islahiye Ortaokulu’nda ortaöğrenimine başlamıştır. 1983 yılında orta 2. sınıfı Urfa Ceylanpınar’da ablasının yanında okudu. Ortaokulu Islahiye Ortaokulu’nda tamamladıktan sonra lise öğrenimine 1985 yılında Islahiye Lisesi’nde devam etti. 1987-88 yıllarında Adana Doruk Dersanesi’ne gitti. Aynı yıl Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünü kazandı.

Üniversite 3. sınıftayken okuldaki siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklanıp İstanbul Bayrampaşa Hapishanesi’nde 3 ay yattı. Hapishaneden çıktıktan sonra 1 ay okuluna devam etti. Bursa Üniversitesi gençlik faaliyetinden bir grup yoldaşıyla Dersim gerilla bölgesinde gerillaya katıldı.

1992 yılında parti üyesi oldu. Yeldağı yürüyüşündeki gaziler içerisindeydi. Partimiz tarafından yurtdışına çıkarıldı. 1994’te Yurtdışı Bürosu’na atandı. 1995’te tekrar ülkeye döndü ve düşmana esir düştü.

1996 ve 2000 şanli Ölüm Orucu direnişimizin militanlarından biriydi. Eylül 2002 1. Kongremiz sonrası yeniden parti üyesi olarak Marmara Bölgesi’nde görev aldı. Marmara Bölgesi’nin toparlanmasında önemli bir rol oynadı. Komünizm davasında yoldaşlarıyla aynı beden ve yürek olarak Halk Savaşı’nı yükseltmeye çağırarak ölümsüzleştiğinde 2. Kongre delegesiydi.


KENAN ÇAKICI
D.Yeri: Ankara (aslen Erzincan- Tercan - Zaggeri Köyü (Büklüm Dere)
D.Tarihi: 13 Kasım 1964
Kodadı: Serdar
Konumu: PÜ – YDB Üyesi - Delege

12 Eylül Askeri Faşist Darbesi’nin operasyonlarında esir düstü. Cezaevi sonrasi yurtdışına çıktı. Parti aktivisti olarak faaliyetler içinde yer aldı. 1999 Merkezi Konferansı sonrası parti aday üyesi olarak Yurtdışı Bürosu’nda örgütlendi. 1. Kongremiz sonrası parti üyesi olarak YDB’de görevlendirildi. Eperyalizmin karanlık dünyasına karşı komünist ışık ordusunun bir militanı olarak 17’lerle ölümsüzleştiginde Parti 2. Kongremizin delegesiydi.


BERNA SAYGILI ÜNSAL
D.Yeri: Aydın – (aslen Mersin – Silifke’li)
D.Tarihi: 21 Agustos 1971
Kodadı:
Konumu: PÜ – YDB Üyesi - Delege

MKP Açıklamasından;

21 Agustos 1971 Aydın Germencik doğumlu olan Berna yoldaş ilkokulu Kırıkkale, ortaokulu Ankara’da bitirdi ve 1989’da ODTÜ’de Endüstri Mühendisliğinde üniversite öğrenimine başladı.

Ailesinin ekonomik durumu iyi ve babasının kaymakam olmasına karşın MLM ideolojiyi benimseyen yoldaşımız, SB üyemiz Okan yoldaşla aynı mücadele siperlerinde, öğrencilik yıllarında partimizle tanışarak gençlik içerisinde örgütlü faaliyet yürüttü.

Önceleri üniversite gençliğimizin devrimci mücadelesinin bir militanıydı. Bu mücadeleyi partimiz önderliğindeki gençlik örgütüyle birleştirme çabası içinde oldu. Düşmana 1994’te esir düştü. 2000 Ölüm Orucu direnişi savasçısıydı. Hapishaneden çıktıktan sonra parti tarafından yurtdışına çıkarıldı.

1. Kongre sonrası parti üyesi oldu ve Yurtdışı Bürosu’nda görevlendirildi. Çok iyi konuştuğu İngilizce, Fransızca ve Almanca dilleri ile Dünya Halkları Direniş Hareketi ve Demokratik Kadın Hareketi’nin inşasına önemli katkılarda bulundu. Parti 2. Kongremiz’in yurtdışı delegesi olarak 17’lerle birlikte ölümsüzleşti.


TAYLAN YILDIZ
D.Yeri: Ankara (aslen Dersim – Mazgirt'li)
D.Tarihi: 5 Aralık 1977
Kodadı:
Konumu: PÜ - Delege

MKP Açıklamasından;

Aslen Dersim-Mazgirt'li olan Taylan Yıldız yoldaş 5 Aralık 1977 tarihinde Ankara’da doğdu. Çocukluğunun ilk yılları Dersim’de geçti. Liseyi Bursa’da okudu. Hareketli, neşeli ve güleryüzlü bir çocuktu. Küçük yaşlardayken babası Hüseyin Yıldız, siyasi tutsak olarak hapishaneye girdi ve sekiz yıl tutuklu kaldı.

16 yaşındayken Bursa Hapishanesi’nde tanışmak için görüşüne gittiği Kaya yoldaş ile tanışması, onun örgütlü yaşamla ve bilinçle bulusmasına neden oldu. 1994 Şubat ayında Dersim Mazgirt’te gerçekleşen Kirzi çatışmasında şehit düşen yoldaşlar arasında babasının olduğu yönünde çıkan haber üzerine Taylan yoldaşın çıktığı yolculuk, onda derin izler bıraktı. Şehit düşen yoldaşlar arasında babasının olmaması bu etkiyi azaltmadı ve Bursa’ya döndüğünde mücadele konusunda daha kararlı ve ısrarcıydı artık. ‘95 yılında Bursa’da yedi arkadaşıyla birlikte çeşitli bankamatikleri bombaladığı ve polis otosuna molotof kokteylli saldırı düzenlediği gerekçesiyle evine baskın düzenlenerek gözaltına alındı ve tutuklandı. Özellikle mücadelenin zorlaştiği ve hapishanelerde örgütlü kalabilme mücadelesinin yükseldiği dönemde,

96 yılında politik tutsakların örgütlü duruşunu engellemek amacıyla gerçekleştirilmeye çalışılan F Tipi Projesine karşı yürütülen Ölüm Orucu direnişinde yer alması, yaşanılanların pratiği ışığında örgütsel yapısını ve donanımını geliştirmesi, Taylan yoldaşın nitelikli bir kadroya dönüşmesinde en büyük etkiyi oluşturdu. Sağlam bir karakterin üzerine oturan devrimci kişiliğinde en dikkat çeken yönü, halkçılığı idi. Gittiği her yerde ve iletişim kurduğu herkeste saygı uyandıran ve halk tarafından çok sevilen Taylan yoldaş, sevecenliği, inanılmaz sabrı, dinginliği, gözlerindeki ışıltı ve en zor zamanlarda dahi yitirmediği güler yüzüyle, saflığını yitirmeyen parlak zekasıyla bir çok insanı derinden etkiledi ve örgütledi. Yaşarken örgütledi, gidişindeki görkem ve cesaretle örgütlemeye devam edecek. O, hapishanelerde yoldaşlarıyla aynı siperlerde düşmana karşı direniş bayrağıydı. 1996 Ölüm Orucu direnişinde yer aldı. 2000 Ölüm Orucu muharebelerinde bir gözünü kaybetti. Partimizin Marmara bölge faaliyetlerinin toparlanmasında önemli bir rol oynadı. Partimizin bilinçli genç bir üyesiydi. Bilinçli bir gelecek çağrısıydı. 17’lerle ölümsüzleştiğinde Parti 2. Kongre delegesiydi.


BİNALİ GÜLER
.Yeri: Erzincan - Tercan
D.Tarihi: 7 Ekim 1969
Kodadı:
Konumu: PÜ - Delege

MKP Açıklamasından;

07.10.1969 yılında Erzincan'ın Tercan İlçesi’nde dünyaya geldi. İlkokulu Tercan Yatılı ilkögretim Bölge Okulu'nda okudu. ilkokulu bitirdiğinde henüz oniki yaşındayken gurbette çalışmaya gitti. Bir süre Ankara'da çalıştı. Ailesi 1986 yılında Erzincan'dan İzmir'e taşındığında ailesinin yanına gelerek uzun yıllar insaatta çalıştı.
Devrimci düsüncelerle 1988-89 yıllarında tanıştı. Çalıştığı işyerine düzenli olarak getirilen Yeni Demokrasi Dergisi'ni okumakla başlayan devrimci mücadelesi kesintisiz olarak ölümsüzlüğe uğurlandığı güne kadar sürdü. ilk örgütlü deneyimini ve başarısını çalıştığı bir yol yapım firmasında yaşadı. Çalıştığı bu şirket taşeron olarak ana firmadan yapılacak işlerin bir bölümünü üstlenmişti, ve bu kısımdaki işçiler sendikasız olarak çalıştırılıyordu. Burada bir grup arkadaşıyla örgütlediği direniş sonucu sendikalı işçilerle aynı hakları kazandılar. Her döneminde mücadelesinden kopmayan yoldaş çalışmak zorundaydı ve evli, bir çocuk babasıydı. Tüm bunlara rağmen görev ve sorumluklarını aksatmadı. Yaşamının merkezinde mücadelesi vardı. Ailesiyle olan yaşamını ve işini sorumluluklarını aksatmayacak şekilde planlıyordu. Çalıştığı işyeri yurt dışına gittiğinde, o gitmemeyi tercih ediyordu. Mümkün olduğunca İzmir dışında çalışmamaya gayret ediyordu. Yoğun süreçlerde ise işten çıkarak tüm zamanını sorumluluklarına ayırıyordu.
Devrimci mücadelesindeki istikrar ve davaya olan bağlılığından kaynaklı yoldaşları ona derin saygı ve sevgi besliyorlardı. Sadece bulunduğu yapı içinde değil, diğer devrimci çevreler içinde de sevilip sayılan biriydi. Aynı şekilde bulunduğu mahallede de sevilen bir yoldaştı. Binali yoldaş gençlik yıllarından itibaren partimizle tanışarak şehir faaliyeti içerisinde çeşitli görevler aldı. Yoldaş, bulunduğu her alanda bir partili gibi yaşayarak ve mücadele ederek özellikle Ege bölgesinde halk kitleleri ve yoldaşları icerisinde güven duyulan, sevilen bir yoldaşımızdı.
Binali yoldaş 17’lerle ölümsüzleştiğinde Parti 2. Kongre delegesiydi.


D.Yeri: Mus – Varto – Onpınar Köyü
D.Tarihi: 20 Mayıs 1972
Kodadı:
Konumu: PÜ - Delege

MKP Açıklamasından;

20 Mayıs 1972 Muş-Varto, Onpınar Köyü doğumlu olan İbrahim yoldaş partimizin bir taraftarı olarak uzun yıllar kitle faaliyeti yürüttü.
1999 yılında partimiz saflarında örgütlenerek profesyonel faaliyete başladı. Partimizin 1. Kongresi öncesi örgütlü sempatizan olarak bulunduğu alandaki faaliyetçiliğiyle öne çıktı. İbrahim yoldaş 1. Kongre sonrası partimiz aday üyesi ve sonrasında ise parti üyesi olarak örgütlenerek görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirdi.
Yoldaşımız şehit düştüğünde Parti 2. Kongre delegesiydi.


DURSUN TURGUT
D.Yeri: Malatya - ARGUVAN
D.Tarihi: 15 Haziran 1982

MKP Açıklamasından;

15 Haziran 1982’de Malatya Arguvan’da, yoksul bir ailenin tek erkek çocuğu olarak dünyaya geldi. ilk ve ortaokulu Esenler Birlik İlköğretim Okulu’nda okudu. Daha o yaşlarda pratik zekası ile herkesin dikkatini çekmişti. Haksızlığa, ezilmişliğe karşı tepkisini koymuş ve devrimcilere karşı sempati duymaya başlamşıtı. Ortaokul yıllarında Dursun yoldaş ve arkadaşı birlikte Demokratik Ortaokul Mücadelesi’ni oluşturmuşlardı.
1996 ve 2000 gibi zorlu hapishane süreçlerinde, devrimcilere gönül vermiş biri olarak, dışarıda arkadaşları ile birlikte harçlıklarını toplayarak tutsak yakınlarıyla dayanışma içerisinde oldu. Daha sonraki lise yıllarında mücadele alanları daha genişlemiş, kendisini okuyarak, araştırarak geliştirmiş, yenilemiştir. Mücadelesine iş yaşamında da devam etmiştir. Uzun bir süre kuyumculuk sektöründe çalışmış ve çalıştığı yerlerde kısa zamanda bilgi, birikim ve zekasıyla iş yaşamında ve sosyal çevresinde önemli roller almıştır. Baskının ve haksızlığın olduğu her yerde tepkisini net bir tavırla ortaya koymuş ve ait olduğu sınıf bilincini gittiği her yere taşımaya çalışmıştır.
Dursun yoldaş, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde G.K. üyesi olarak faaliyetlerini sürdürmüş, kısa zaman zarfında çok yol katetmiştir. Tutarlı davranışları, olgun kişiliği ve alçak gönüllülüğüyle insanların saygısını kazanmıştır. Dursun yoldaş öğrencilik yıllarında partimizle tanışarak kendi bulunduğu alanlarda faaliyet yürüttü. Partimizin gerçekleştirdiği 1. Kongre sonrası Dursun yoldaş aday üye ve sonrasında ise parti üyesi olarak örgütlendi. Şehir faaliyetinin toparlanmasında önemli katkıları olan Dursun yoldaş 17’lerle ölümsüzleştiğinde Parti 2. Kongre delegesiydi.


GÜLNAZ YILDIZ
D.Yeri: Dersim – Hozat – Zankirek Köyü (Karaçavus)
D.Tarihi: 1980
Kodadı:
Konumu: P.Ü. – Komutan Yard.

MKP Açıklamasından;

1980 yılında Tunceli-Hozat, Zankirek Köyü’nde doğdu. Daha sonra babasının mesleğinden dolayı ailece Manisa’ya yerleştiler. Anadolu Ögretmen Lisesi’nde yatılı olarak okuduğu yıllarda ve sonrasında yaz tatilini ailesinin yanında tarlada tütün toplayarak geçiren Gülnaz Yıldız yoldaş, çevresinde yaşanan her türlü soruna karşı duyarlı bir kişiydi. Özverisi, fedakarlığı, mücadeleyi ve yoldaşlarını yoğun bir şekilde sahiplenme duygusu onun en belirgin özelliklerindendi. Kendi mücadelesini yürütürken bununla da yetinmeyip çevresindeki insanlara da kendi bilincini taşıyarak onları örgütlemeyi görev bilirdi.
1998 yılında Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliğini kazandı. Aynı yıl üniversitede Partizan Gençlik ile tanışarak bu alanda mücadeleye katıldı. 16 Mart 1999’da Edirne siyasi polisinin gerçekleştirdiği “örgüt operasyonu”nda gözaltına alındı. 4 gün gözaltında kalarak mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Devrimci öğrenci gençlik hareketi içerisinde mücadeleye aktif bir şekilde devam etti. Trakya Üniversitesi’nde gelişen devrimci öğrenci muhalefetini bastırma amaçlı açılan soruşturmalar sonucunda değisik zamanlarda okuldan uzaklaştırma cezaları aldı.
20 Ekim 2000’de başlatılan Ölüm Orucu direnişi döneminde de okulda yapılan eylemlere aktif olarak katıldığı için yine okuldan bir dönem uzaklaştırma aldı. Bu süre içerisinde ailesinin yanına dönmektense, F tipine nakledilen komünist-devrimci tutsakların aileleriyle ilgilenmeyi, onların yanında olmayı tercih eden Yıldız yoldaş kadınlar olmadan devrim olmaz devrim olmadan kadınlar kurtulmaz stratejik şiardan hareketle 2002 yılında kurtuluş mücadelesinin şah damarı olan gerillaya katılarak mücadelesini sürdürdü. Bulunduğu gerilla bölgesi ve gerilla birliği içerisinde kısa sürede gelişme kaydeden yoldaş, parti üyesi ve bulunduğu birlikte komutan yardımcısıydı.


ERSİN KANTAR
D.Yeri: Erzincan-Tercan-Gözeler Köyü
D.Tarihi: 10 Temmuz 1976

MKP Açıklamasından;

10.07.1976 tarihinde Erzincan’ın Tercan İlçesi’nin Gözeler Köyü’nde dünyaya geldi. Ailenin altıncı ve en küçük çocuğuydu. İlköğrenimini Gözeler İlköğretim Okulu’nda, ortaöğrenimini Çadırkaya Ortaokulu’nda, liseyi de Mercan Lisesi’nde okudu. 1995 yılında üniversite sınavını kazanarak Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümünü okudu ve bu dönemlerde düşüncelerinden dolayı yürüyüşlere katılarak sürekli gözaltına alındı. 2000 yılındaki Ölüm Orucu direnişine destek vermek için arkadaşlarıyla İstanbul Boğaz Köprüsü’nü trafiğe kapattılar. Bu eylemdeki militan duruşu sonucu polis tarafından gözaltına alındı. Bu eylemden sonra Ersin yoldaş gerilla birliklerimize katılarak 17’lerle birlikte şehit düşünceye kadar büyük bir fedakarlık ve sorumlulukla mücadele yürüttü.



AHMET PERKTAŞ
D.Yeri: Dersim - Ovacik - Egrikavak Köyü
D.Tarihi: 1975
Kodadı:
Konumu: Sempatizan - Savasçı

MKP Açıklamasından;

1975 Dersim-Ovacık, Eğrikavak Köyü doğumlu olan Ahmet yoldaş, köyünde kaldığından kaynaklı erken yaşlarda devrimcilerle ve gerillayla tanıştı. Yoldaşın gençlik yılları bu ilişkiler içerisinde geçti. Partimiz önderliğinde yürütülen gerilla mücadelesine her konuda destek vererek gücü oranında gerillanın ihtiyaçlarını karşıladı, kendisine verilen kuryelik görevini büyük bir özveriyle yerine getirdi. 1994 yılında devlet tarafından köyünün yakılması sonucu yoldaş, İstanbul Gazi Mahallesi’ne geldi. Burada da partimizin bütün yürüyüş, miting ve eylemlerine katılan, gücü oranında bu çalışmaları örgütleyen yoldaş, 2003’te yeniden Dersim’e giderek gerilla birliklerimize katıldı. Aynı zamanda Ali Rıza Sabur'un da yeğeni olan Ahmet Perktaş bulunduğu gerilla birliklerinde kendisine verilen her görevi büyük bir sorumlulukla yerine getiriyordu. 17’lerle şehit düştüğünde Halk Kurtuluş Ordusu’nun kahraman bir savaşçısıydı.


ÇAĞDAŞ CAN
D.Yeri: Erzincan - Salıpınar Köyü
D.Tarihi: 1983
Kodadı:
Konumu: Sempatizan - Savasçı

MKP Açıklamasından;

1983 Erzincan Salıpınar Köyü doğumlu olan Çağdaş yoldaş, ailesiyle birlikte Istanbul Gazi Mahallesi’nde oturmaktaydı. Maddi imkansızlıklardan kaynaklı öğrenimini orta 2’de terketmek zorunda kalarak daha küçük yaşlarda çalışmaya başladı. Yoldaşın partimizle tanışması bu yıllarda başladı. Çağdaş yoldaş 1999 yılında, bulunduğu semtte, parti komiteleri içerisinde örgütlenerek faaliyet yürüttü. Yoldaşın dönem dönem ilişkisi kopmasına karşın, O örgütlü duruşundan taviz vermeyerek görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştı.
Çağdas yoldaş partimizin gerçeklestirdiği 1. Kongre sonrası Halk Kurtulus Ordusu’na katılarak Dersim’de faaliyet yürüttü. Yoldaşımız şehit düştüğünde Halk Kurtulus Ordusu’nun kızıl bir savaşçısıydı.


__________________