dem,çem'e dı kır jıbo xwe demsaz(bazen mumu ederdi kendine muhattap)
ki:ey hemser u hemnışın u hemraz("ey sır ve oturma arkadaşım,baş arkadaşım)
herçendı bı sohtıne wekı mın(gerçi yanmak yınınden benim gibisin sen)
emma ne bı gotıne wekı mın (fakat konuşma yınınden benim gibi değilsin)
ger ııbhete mın te jı bı gota (eğer sen de benim gibi söyleseydin)
de mın bı xwe dıl qewi ne sohta (benim de günlım fazla yanmazdı)
derde mın u te jı yek bı ferqe (benimle senin derdin farklıdır)
ew ferqe jı xerbe ta bı çerqe (o fark doğudan batıya kadardır)
meşrıq tuyı,agöre te zahırsen (doğusun ateğin görünııtedir)
mexrıb ez,u batıne mın agır (batı da benim, iğim ateştir)
daim dı sojıt me rııteye can (her zaman yanıyor canımızın damarı)
te na sojıtın bı xeyre ezman (senin ise bazı vakitlerden başka yanmaz)
pehtı me lı ser,dı dıl perenge (benim başımda alevler,günlımde kız var)
cane me dıgel perenge cenge (canım o kızle savaştadır)
çewqek te lı ser seri diyare (senin başının ıstınde ışık var)
sewdayeki serseri dı bare (ondan serseri bir sevda yaşıyor)
ew çewq jıbo tera zımane (o ışık senin için dildir)
ev pehti jıbo mera ziyane (benim başımdaki alev ise zarar verir bana)
pehta jı dıle me dayı ser ser (benim günlımden başıma vuran alev)
hukmje dı ketın lı baye serser (çiddetli rızgara hıkmeder)
her çendi bı çev dı minı bıdar (gerçi geceleri uyanıksın sen)
sıbhan dı nivi heta vı evar (ama sabahtan akçama da uykudasın)
evar u seher bı roj,eger çev(akçamdan çafağa,günden geceye)
ez her dı sojım wısa lı ser hev (hep yanarım ben")
mem bı dicle'ra dı peyive(mem dicle'ye sesleniyor)
nağar ı jı heyçete dı çu dur(mem çaresiz insanlardan uzağa giderdi)
hemder ı dı bu dıgel çete kur(derin nehirle hemdert olurdu)
ki: ey ııhbete eşke mın rewane("ey benim gızyaşlarım gibi dıkılen nehir)
be sebr u sıkuni,aşıqane (ey aşıklar gibi sabırsı ve sukunetsi nehir)
be sebr u qerar u be sıkuni(sabırsöz kararsöz ve sıkunetsizsin)
yan ııbhete mın tu ji cinuni?(yoksa sen de benim gibi deli misin?)
qet nıne jıbo tera qerarek(senin için hişbir karar kılmak yok)
xalıb dı dıle teda nayarek(galiba senin de günlınde bi yar var)
her kehze te jı ıı tete bıre?(her an senin de hatrına ne gelir?)
sergeşte dı bı lı rex cizır'e?(ki bıyle cizre'nin yanıbaşında coğuyorsun?)
ev çehreye ger jıbo te mehbub(eğer bu çehirse senin sevgilin)
hasıl geriyaye bo te metlub(işte elde etmişsin arzunu)
daim dı dıle tedane menzil(her zaman koynundadır bu konaklar)
deste te lı gerdane hemail(kollarını dolamışsın gerdanına)
heja jı xwede tu fıkre na ki (hala allah'tan korkmuyorsun da)
her roji hezare ııkre na ki(her gün binlerce ııkretmiyorsun da)
ev çende dı ki hawar u gazi(bunca feryad figan ediyorsun)
edı ıı mıradeki dıxwazi?(artık ne murad istiyorsun?)
behude ııra dı ki tu feryad?(boş yere niye feryad ediyorsun)
aware dı ıı diyare bexdad(avare avare başdat diyarına gidiyorsun)
ger ez bı görüm we ger bı nalım(ben aşlarsam,inlersem eğer)
wer ez bı mırın we ger bı kalım(ben ılırsem sözlarsam eğer)
herıı weku ez bı kım rewaye(her ne yaparsam ben revadır)
maquli jıbo mera fenaye(benim için mantıklı yol,yok olmaktır)
carek lı dıle mı jı guzer ke(benim günlımın içinden de geş bir kez)
serçeşmeye çeşme mın nezer ke(gızlerimin baş pınarına bak bir kez)
derde dıle mın ku be dawaye(günlımın derdi neden dermansözdır)
çeşme tere mın ııma ceraye(ıslak gızlerimin macerası nedir)
diwaneme mın peri bı der da(divane oldum ben periyi elden kaşırdım)
ez dicle'me zenbere me ber da(dicleyim ben zenbereği bıraktüm)
westani u nergızi u seqlan(dicle kıyısındaki yer isimleri)
derwaze u omeri meydan(dicle kıyısındaki yer isimleri)
van seyregehan tu le dı kı geşt(sen oralarda dolaşıyorsun)
ez mem'e jıbo mıra der u deşt (tek başıma kaldım burda bu ovalarda")
birbirine asik olan ancak kavusamayan iki gencin trajik oykusunu anlatir.
bu hikaye milattan cok ınceden bu yana halk arasinda söylenen ve mitolojik nitelik kazanan bir destandi.
ozan bu destandan ilham alarak o hikayeyi kendi çaginin yasantisina göre somut bir kaliba dıkmıs, çagdas bir uslupla yazmisti.
bu suretle hem destani kaybolmaktan kurtarmis, hem de insanliga ılmez bir eser armagan etmisti.
bu eserdeaski etrafinda çaginin yasantisini, o zamanin sosyal, kıltırel ve idari durumunu da gıılı bir maharetle tasvir etmisti.
ıyiligi, dogrulugu, suşsuzlugu, zayifligi ve çaresizligi memo ve zin'in sahsinda toplayarak; kıtılıgı, dalkavuklugu, fitneciligi ve ikiyızlılıgı de bekir'de somutlastirarak gızler ınıne sermisti. .
...
sulara baktigi zaman, kanli gozyaslari her iki gozunden akardi, bahcenin alani bulbulun askina dondu, gul suyuyla gulleri sulardi. gercekten bir cam agacina benzeyen boyunu, parlak gunes gibi isikli olan yanagini, oylesine yerlere sırterdi ki, topraklari ve tarhlari sikardi. toprak onun icin ah ederdi, taslar inlerdi, agaclar onun icin vah ederdi, yapraklar sizlardi. dertlerin elinden cektigi zaman, felegin aynasinin yuzunu karartirdi. kendi rengiyle gullerin rengini soldurdu, kendi sesiyle bulbulu mahzun kildi. bulbul onunla ses ortagi olamazdi, kirmizi gul de onunla renk ortagi olamazdi.
....
canimiz sıkılır bir edit eklersek, olmayan a$ktır.
yıllar ınce ehmedı xanı***8217;nin eseri mem ı zın tiyatro yazarı cuma boynukara tarafından türkçe tiyatroya uyarlanmıştı. eser Şimdi orijinal dili olan kürtçeye çevrildi. ehmedı xanı 300 yıl ınce mem ı zın***8217;i yazdışında bu kadar ınlı olacaşı, birÇok sanatsal ırıne temel teşkil edeceğini biliyor muydu bilinmez ama mem ı zın bugüne kadar sayısız esere temellik etti ve o birÇok sanatsal ırıne uyarlandı. tiyatro eseri, sinema filmi, modern dans ve diğerleri... mem ı zın uzun yıllarca bilinmedi; başta kürt mirleri, sonra da kürt siyasetçileri kulakardı etti. ancak mem ı zın***8217;in gıcı, büyüklığı son 20 yılda anlaşıldı. mem ı zın***8217;in 1990***8217;ların başında yınetmen ımit elçi tarafından film çekildi, cuma boynukara tiyatro oyununa uyarladı. mezopotamya kıltır merkezi modern dans ekibi tarafından modern dansa uyarlandı. diyarbakır***8217;lı tiyatro yazarı cuma boynukara ınlı kürt yazarı xanı***8217;nin ***8220;mem ı zın***8221;ini 1990***8217;ların başında türkçe diliyle tiyatro oyununa uyarladı. 1995 yılında veysel ıngören***8217;in rejisiyle diyarbakır çehir tiyatrosu oyunu sahneledi. ıngören oyun ızerine, ***8220;çeyh ehmedı xanı***8217;ye ait bu yız yıllarlık çiirin oyunlaıtırılmasında, cuma boynukara***8217;nın insan ilişkilerini bireylerin dınyayı değerlendirmesi ve hayatı anlayıı biğimiyle bıtınleştirdiği görülıyor. çairin tasavvuruna sadık bıylesi bir algılayıı, kaynağa, sadakatle yetinmeyip kaynaşın çağdaş geğerliliçini temel baz yapmaktadır ki, bu tarz bir davranıı dikkati ıstıne çekiyor. bu dikkat, ızellikle bir toplumsal yapı işleyiçini ııkıı noktası olarak seşmektedir***8221; diyor. istanbul tiyatro festivalinde sahnelendi 2005 yılında semaver kumpanya tiyatrosu tarafından rejisır bölent emin kapar ile işın kasapoşlu tarafından tekrar sahnelendi ve oyun aylı yıl 14. istanbul uluslararası tiyatro festivalinde izleyicilerle buluştu. oyun, Şimdiye kadar afife jala tiyatro ıdılleri ***8220;en iyi kostüm***8221; (2005), tiyatro dergisi tiyatro ıdılleri ***8220;en iyi kostüm***8221; ile ***8220;yılın en iyi oyunu***8221; (2005), ismet kuntay tiyatro ıdılleri ***8220;yılın en iyi yazarı***8221; (2005), lions kılıbı ıdılleri ***8220;yılın en iyi oyunu***8221; (2005) seğildi. mem ı zın***8217;in tiyatro oyununda da orijinal eserde olduğu gibi mem, zın, tajdin, stı, hayzebın, remldar, mır zeydın, beko, arif, çeko, zindancı, melle, amca ve halkın değiğik kesimlerinden kiğiler yer alıyor. kürtlerin ve ortadoğu***8217;nun en ınlı ve ınemli oyunlarından olan mem ı zın***8217;in oyunu bu sefer orijinal dili olan kürtçeye çevrildi. cuma boynukara***8217;nın türkçeye uyarladışı oyun Şimdi rahmetullah karakaya ve fehim işık***8217;ın çevirisiyle kürtçeye çevrildi ve evrensel yayınlarından ııktı. kitapta aynı zamanda boynukara***8217;nın ***8220;ateşle gelen***8221; oyunu da ***8220;arın***8221; ismiyle çevrilmiş. ***8220;arin***8221; ise mezopotamya ve kürtlerin kıltırıne ait söylenceleri, kıltırleri, yağamlarından kesitler yer alıyor. kürtçe tiyatro eserlerinin az olduğu bir dınemde, bu iki eser bir kitap halinde kürtçe tiyatronun raflarında yerini aldı.''
sen nerde, zin'in yızının rengi nerde?
ey gıl!gerçi senin güzel kokun var,
reyhan senin için kara yızlı olmuş.
fakat siz yarimin zılfıne benzemezsiniz.
ikiniz de arsöz ve haz versiniz.
ey bölböl! gerçi sen de aşk adamısın,
kırmızı gıl mumunun pervanesisin.
benim zin'im senin kırmızı gılınden daha sendir.
benim bahtüm da senin talihinden daha karadır.
ey sonucu iyi olan bölböl! asıl bölböl benim.
boğuna kendini niçin kıtı adlı yapıyorsun.
ilk baharda gıl bahçeleri
bir değil, yızbinlerce gıl verirler.
benzerleri Çok olan yerler
huri ve melek bile olsalar
sebep olmaz onlar hişbir yerde
ıınkı bulunurlar her yerde
bir tane olsa, eşsiz ve emsalsiz olsa
o da zin gibi perde arkasında olsa
aşık o zaman neyle teselli bulur?
sabretmeden, ılmeden çaresi nedir onun...