Sayfa 3 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123
Toplam 27 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 27 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #21
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Oktay

    Ahmet Oktay 1933 yılında Ankara'da doğdu. Yazmaya çok erken başladı: ortaokul sıralarında. İlk şiiri 1949-1950 yılları arasında Gerçek dergisinde yayımlandı. Öğrenimini lisede yarım bırakarak çalışmaya başladı. Ahmet Oktay 1950'li yıllarda ikinci yeni hareketine öncülük ettiği söylenebilecek olan Mavi Hareketi içinde yer aldı ve aynı adlı dergide yazıları ve şiirleriyle etkin bir rol oynadı. 1961 yılında Yeni İstanbul gazetesinin Ankara bürosunda "parlamento muhabiri" olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. Ankara Ekspres İktisat ve Piyasa Vatan gibi gazetelerde muhabir olarak çalıştıktan sonra 1965 yılında TRT Haber Merkezi'nde çalışmaya başladı. 1976 yılında siyasal iktidar değişince TRT'den istifa ederek Akajans ardından da Dünya gazetesi haber müdürlüğü görevlerini yürüttü. 1978'de yeniden TRT'ye döndü. 1982'de buradan emekliliğini isteyip ayrıldı. Daha sonra Milliyet gazetesine geçti. 1993 Şubat'ında müdürlerinden biri olduğu Milliyet'in yazı işlerinden ayrılarak kendini tümüyle yazmaya verdi.

    ESERLERİ


    Şiir: Gölgeleri Kullanmak (1963) Her Yüz Bir Öy

  2. #22
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Selim

    1944 yılında İstanbul'da doğdu. Doğduğundan beri de İstanbul'da yaşıyor. Mihrimah Sultan İlkokulu'nun ilk mezunlarındandır. Daha sonra ki tahsillerini Karagümrük Ortaokulu'nda İstanbul Erkek Lisesi'nde İktisat Fakültesi'nde tamamladı. İlk yazısı henüz lise öğrencisi iken "Yeni İstanbul"da yayınlandı. Müteakiben değişik fasılalarla Yeni İstanbul Son Havadis Haber Hakikat Dünya Bizim Anadolu Sabah gibi gazetelerde yazıları çıktı. 1971'den sonra eski Sabah gazetesinde 13 yıl muntazaman makaleler köşe yazıları başyazılar yazdı. Ufuk ve Dağarcık dergilerinde hem yazdı hem neşriyat yönetimini üstlendi. Asıl adı Zeki Önel'dir. 24 Şubat 1988'den beri ZAMAN Gazetesi'nde köşe yazısı yazmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.
    Yayınlanan kitapları şunlardır: 1- Din-dil-Tarih Şuuru 2- Din- Medeniyet ve Laiklik 3- Dünya İslâm'a Muhtaç (2 cilt) 4- Uyanış Zamanı 5- Millî-Manevî Bütünlüğümüz.

  3. #23
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Taşgetiren

    1948 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi.Orta halli bir çiftçi aileye mensup.İmam-Hatip Lisesinde okudu.Gonca isimli okul gazetesinde ilk yazı tecrübeleri yayınlandı.1966 yılında Yüksek İslam Enstitüsü’nde okumaya başladı.Güreş futbol ve voleybol sporlarıyla ilgilendi.İmam-Hatip Lisesi ve Yüksek İslam’ın voleybol takımında oynadı.Yeniden Milli Mücadele hareketi içinde yer aldı ve aynı adlı derginin yazarlarından oldu.Pınar dergisinde şiirhikaye ve denemeleri yayınlandı.1975’te Bayrak gazetesinde yazarlık yaptı.1978 yılında Tercüman gazetesinde profesyonel gazetecilik hayatına başladı.1988 yılına kadar yazı işleri kadrosunda çalıştı.İki yıl Türk Edebiyatı dergisi yazı işleri müdürlüğü yaptı.1986’da Altınoluk dergisinin kuruluş çalışmalarına katıldı.Aynı dönemde Zaman gazetesinde haftalık yazılara başladı.Bilahare Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığına devam etti.Evli ve 5 çocuk babası.

  4. #24
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Tulgar

    Doğum Tarihi 01.01.1967

    G. Başlangıç Yılı 1987
    G. Başlangıç Kurumu Sabah Dergi Grubu
    Çalıştığı Kurumlar Sabah Dergi Grubu Markom Leo Burnett Reklam Ajansı Güneş Nokta Akis Kanal D Sabah Show TVAkşam...

    Özgeçmiş Milliyet Gazetesi'nin röportaj yazarı. Gazeteciliğe 1987 yılında Sabah Dergi Grubu Dönemli Yayıncılık'ta başladı. Aynı grupta kısa bir süre A La Carte dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. 1988 yılında Güneş yayınlarında çıkan Boom gençlik dergisinin yayın yönetmeni oldu. Markom Leo Burnett reklam ajansında metin yazarlığı yaparken Metin Münir'in Güneş gazetesine ilk transferlerinden biri oldu. Güneş'te Genç Bakış adlı sayfaların ve Güneş gençlik dergisinin yayın yönetmeni oldu. 1992-93 yıllarında Nokta dergisinde çalıştı. 1994'te Akis dergisinde çalıştı. 1995'te Kanal D'de yayınlanan Devriye programının yayın yönetmeni oldu. Sabah gazetesinde çalıştı. Ardından kısa bir süre Show TV. 1997'de Milliyet grubuna girdi. Önce Artı Haber dergisinin editör ve yazarıydı. Şimdi Akşam yazarı. Bir öykü kitabı bir de makale kitabı yayımladı.

  5. #25
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Hamdi Tanpınar

    Ahmet Hamdi Tanpınar 23 Haziran 1901 tarihinde İstanbul'da doğdu.İstanbul'da Ravaz-i Maarif İbtidaisi'nde Sinop ve Siirt rüşdiyelerinde Vefa Kerkük ve Antalya sultanilerinde öğrenim gördü. Baytar mektebini bırakarak girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden 1923 yılında mezun oldu. Erzurum Konya ve Ankara liseleriyle Gazi Eğitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı aynı akademide estetik ve sanat tarihi dersleri verdi (1932 - 1939). 1939 yılında İstanbul Üniversitesi'ne Yeni Türk Edebiyatı Profesörü olarak atandı. Maraş Milletvekili olarak 1942-1946 yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bulundu. Bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptıktan ve Güzel Sanatlar Akademisinde eski görevinde çalıştıktan sonra 1949 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne yeniden döndü ve bu görevde iken 24 Ocak 1962 tarihinde İstanbul'da öldü.

    Öykü Kitapları

    Abdullah Efendi'nin Rüyaları (1943) Yaz Yağmuru (1955) Hik(yeler (Kitaplaşmayan iki hikâyesiyle birlikte tüm öyküleri 1983).

    HAKKINDA YAZILANLAR

    Hazır Reçete Yok !
    Her şey bizden bir yeni terkip bekliyor
    Mahmut Çetin

    Türk aydını Osmanlı devletinin Batı karşısında çözülmesiyle yeni bir kültür dünyasına açılır.Bu çaba Osmanlı devletinin yıkılması ve onun değer yargılarının tasfiyesiyle hızlanır.Aydınlarımız bu maksatla önce yerli olanla islami olanı ayırıp yerli olana bağlanmayı dener.Ardından yerli olan kültür kaynağını iyice daraltıp folklordan hareketle teorik bütüne ulaşmayı düşünürler.Folklordan hareketle bir çok fikri üretim yapılmasına rağmen bu arayış asıl amaç olan ‘yeni bir teorik zemin’i oluşturamaz.I.Tarih Kongresiyle ortaya yeni bir tez atılır.Tez şudur: “Bütün dünyaya şamil medeniyetin mebde ve menşei Orta Asya’dır.”(1)

    Erol Güngör esaslı bir eleştiriye tabi tuttuğu bu tezi şöyle özetler.Yeni teze göre Orta Asya medeniyetin beşiğidir.Türkler Orta Asya’da yaşarken bir kuraklıkla yurtlarından ayrılmışlar dünyanın değişik yerlerine göç etmişler ve medeniyeti dünyaya yaymışlardır.Bu arada Anadolu Mısır ve Mezopotamya’da yeni yeni medeniyetler kurmuşlardır.Etiler Hititler ve Sümerler gibi.Türkler müslüman olunca yeni bir göç dalgasıyla yeniden Anadolu’ya ulaşmışlar buradaki Eti Hitit kültürleriyle yeniden kaynaşmışlardır.Anadolu 4 bin yıllık Türk yurdudur.Cumhuriyetle bu en eski Türk kültürlerine sahip çıkılmıştır.(2)

    Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı zinciri Türk tarihinden bir sapma mı ?

    Teorinin buraya kadar olan kısmı Anadolu üzerinde gözü olan Batı ülkelerine karşı sevimli bir çıkış olarak görülebilir.Ancak teoriyi üretenler hızını alamayıp asıl Türk tarihinin kaynağını Anadolu Medeniyetleri adı altında Eti-Hitit-Sümer zincirine bağlar ve Türk tarihinin Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı zincirini asıl özden bir sapma olarak niteler.Bu nedenle Türklerin müslümanlaşmasından sonraki dönemler gözden geçirilmesi gereken dönemlerdir.Aydınlar başlangıçta -genellikle- kabul etmekle birlikte zaman bu tezi geçersiz kılar.

    İki ara bir dere: Batı

    Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı dönemini es geçerek oluşturulmak istenen tarih anlayışlarının geçersizliği arayış içindeki odakları Batı medeniyetini evrensel tek bir medeniyet olarak görmeye ve ona entegre olmaya itmiştir.

    Batı medeniyetine entegre olma düşüncesi Nurullah Ataç tarafından teorik birliğe ulaştırılmaya çalışılır.Belki de yabancılaşma dönemi boyunca sınırlı da olsa başarıya ulaşmış tek düşünce budur.1938 yılından sonra fikir hayatımıza bu düşünce hakim olmuştur.Bu görüşe göre Batı medeniyetinin gelişme çizgisi bütün insanlık için ortaktır.Batı medeniyeti dışında ortaya çıkan medeniyetler ayrıktır ve onların ancak folklorik bir değeri vardır.Yerli medeniyetlerin tasfiye edilip Batı medeniyetine adapte olmaları tarihi bir zarurettir.Bundan dolayı Yunan Latin ve Fransız kaynaklarından Batı kültürü aktarılarak pozitivizmde karar kılınmıştır.Resmi görüşe paralel olarak Batı’dan aktarılan yeni fikir akımları sınıf ya da üretim temelinden yoksun olmasına rağmen siyasi yönelişlerde ve kadrolaşmada kaynak olmuştur.Batı alıntılarıyla aktarmacılığıyla devlete ‘kapılanma’ mümkün olduğundan resmi siyaset ve kültürü kendilerine göre yorumlayan siyasi gruplar üretimden kaynaklanmayan gelirlerle ‘sübvanse’ edilerek ithal bir kültür ortaya konmuştur.(3)Bu aktarma kültürün etkisi günümüzde azalarak sürmektedir.

    Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ileri sürülen tarih görüşleri 1950 sonrası serbestlik ortamıyla devlet görüşü olmaktan çıkmıştır.Bu görüşlerin ileri sürüldüğü dönemlerde ise daima karşı tezler var olmuştur.

    Kültüre dayalı çözüm: ‘değişerek devam etmek’

    Bu karşı tezlerden biri de Anadoluculuktur.Özellikle Yahya Kemal’in tarih görüşü bu isimle ifade edilmiştir.Bu görüşe göre Türk Tarihi Malazgirt Zaferiyle başlar.Dilin ve milletin önceki macerası bu tarihin bir çeşit mukaddimesinden ibarettir.Malazgirt Zaferi İstanbul’un Fethi ve Milli Mücadele Fransız İnkılabı çapında ‘doğu rönesansı’na kaynaklık etmişlerdir.

    Yahya Kemal’in fikri halefi durumundaki büyük yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur adlı şaheserinde roman örgüsü içinde üç önemli tezi de yoğurmaktadır.Tarihinin sürekliliği kültür devrimlerinin başarısızlığı ve milli çözüm: halkın gücü.

    Bizim üç ana başlıkta topladığımız Huzur tezleri bütüncül bir tarih tezi ortaya koymuştur.“Yalnız bir şeyi biliyoruz.O da bir takım köklere dayanmak zarureti tarihimize bütünlüğünü iade etmek zarureti.bunu yapmazsak ikiliğin önüne geçemeyiz.Muvazalar daima tehlikelidir.”(4)

    Tarihi bütünlüğün sağlanması yani tarihin bir takım zoraki tezlerle değil sadece vakıa-olgu olarak değerlendirilmesini gerektirir.Tarihin belirli devirlerini tasviye edip yerine mantıki tezler teklif edememe durumu toplumda mutlak bir yabancılaşmayı başaramasa da değer yargılarını yozlaştırmaktadır.
    Bu tahribat nedeniyle fertler toplumlarına has hüviyetlerini temsil edemez hale gelmektedir.Hüviyetini bulamayan fertlerin oluşturduğu toplum bunalımlara gebe bir toplumdur. “Evvela insanı birleştirmek.Varsın aralarında hayat standardı yine ayrı olsun; fakat aynı hayatın ihtiyaçlarını duysunlar.”(5)Köklerine bağlı fertler farklı içtimai sınıflara mensup olsalar bile ‘biz şuuru’nu muhafaza edeceklerdir. “Maziyi ihmal edersek hayatımızda ecnebi bir cisim gibi bizi rahatsız eder.”(6) Tarihi birikimden kaçmak boşuna bir çabadır.İnsan için hafıza neyse millet için de tarih odur.Nasıl insan fikir değiştirebildiği halde hafızasını silip atamamaktaysa milletler de günlük zaruretler nedeniyle tarihi birikimlerini silip atamazlar.Silip atmaya kalktıkları durumda bile hayatın tabii akışı ‘günlük dayatma’ları geçersiz kılacaktır.Yabancılaştırmanın başarıldığı iddia edilen sömürge topraklarda bile toplumsal doku hepten silinememekte ve tarihi birikim ‘ecnebi bir cisim gibi’ insanları rahatsız etmektedir.

    Halkın içinde ve önünde aydın

    Toplum için değişik bakış açılarıyla değişik tasnifler yapılabilir.Bunlardan biri de halk ve aydın ayırımıdır.Halk ve aydın ikiliği yabancılaşma döneminin başından itibaren cemiyetimizde etkisini gösterir.Türk toplumu için bu iki kesim de yeni dönemin rengini vermeğe tek başına yeterli değildir.Huzur romanındaki karakterlerden Mümtaz Türkiye’nin kültür birliği sağlanamadığından gelecekten ümitsizdir.Ancak romanın diğer kahramanı İhsan yani romandaki Yahya Kemal “Güçlük var.Fakat imkansız değil.Biz şimdi bir aksülamel devrinde yaşıyoruz.Kendimizi sevmiyoruz.Kafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dede’yi Wagner olmadığı için Yunus’u Varlaine Baki’yi Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruz...Coğrafya kültür her şey bizden bir yeni terkip bekliyor; biz misyonlarımızın farkında değiliz.Başka milletlerin tecrübesini yaşamaya çalışıyoruz”(7) der.

    Başkasının hayatını yaşayamazsınız

    Medeniyetlerin farklı gelişme çizgileri vardır.Ancak batıcı ortodoks görüşe göre Batı medeniyeti evrensel ideal gelişim sürecinden geçmiştir.Bu medeniyetin dışındaki medeniyetlerin yaşaması Batı medeniyetine adapte olmasına bağlıdır.Bu görüş kültür hayatımıza hakim olmuş ve aydınımızı kültür ikiliğine yani kimlik bunalımına düşürmüştür.Bu hususta Tanpınar’ın işareti şudur: ‘başka milletlerin tecrübesi’nden faydalanılabilir ama onun tecrübesini yaşamak mümkün değildir.

    Kaynaklar
    1.İnanç ve Kültür Sadettin Elibol s.133
    2.Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik Erol Güngör s.66
    3.Niçin Arabesk Değil Sibel Özbudun s.40
    4-7.Huzur Ahmet Hamdi Tanpınar s.302-304

  6. #26
    BeDirhAn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Aileden Biri
    Üyelik tarihi
    08.Kasım.2009
    Mesajlar
    2,307
    Konular
    1393
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    teşekkürler paylaşım için emeğne sağlık..

  7. #27
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    sağolasın bedirhan kekem...

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •