Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan BirinciBirinci 123 SonuncuSonuncu
Toplam 27 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #11
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Adil Hikmet Bey

    ESERLERİ:
    1.Asya'da Beş Türk
    Adil Hikmet Bey
    Ötüken Neşriyat / Kültür Serisi

    Tarihler 1914'ü gösterdiğinde dünya üzerinde bir cihan savaşının kopacağını gösteren bulutlar dolaşıyor ve ilgili devletler savaş hazırlıklarını son hızla sürdürüyorlardı.Devlet-i Aliye'yi Osmaniye'de iktidarı kesin olarak ele geçirmiş olan İttihat ve Terakki Fırkasının en etkili mensubu harbiye nazırı ve Erkan-ı Harbiye-yi Umumiye Reisi (daha sonra başkumandan vekili de oldu) Enver Paşa idi. Enver Paşa bir taraftan oduyu ıslah ederken diğer taraftan propaganda faaliyetlerini yürütmek üzere Teşkilat-ı Mahsusa isimli bir istihbarat teşkilatı vücuda getirmişti.


    Başarısız kalan Osmanlıcılık politikasını bırakıp Türkbirliği ve İslambirliği politikalarına sarılan Enver Paşa Teşkilat-ı Mahsusa'nın mensuplarını bütün Türk ve İslam ülkelerine salmıştı. Bu meyanda beş kişiyi de 1914'te Hindistan üzerinden Türkistan'a göndermişti. (Daha önce de Ahmet Kemal İlkul Talat Paşa tarafından öğretmen olarak Doğu Türkistan'a yollanmıştı. İlkul'un hatıraları 1997'de Ötüken Neşriyat tarafından yayılanmıştır). Bu beş kişi 1916'daki büyük Türkistan isyanının bir safhası olan Kırgızların başlattığı Yedisu isyanını idare etmiş ve Ruslara büyük zayiat verdirmiştir. Yedisu isyanının Erkan-ı
    Harbiye Reisliğini('kurmay başkanlığını) yürüten piyade yüzbaşısı Adil Hikmet Bey hatıralarını 1928 yılında Arap harfleriyle Cumhuriyet gazetesinde neşretmiştir. Dr. Yusuf Gedikli bahsi geçen hatıraları Latin harflerine aktarmış ve notlarla şerh edip bu eseri meydana getirmiştir. Tarihe ışık tutan bu eserin de İlkul'un eseri gibi okuyucularımız ilgisini çekeceğine inanıyoruz.

  2. #12
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Adnan Binyazar

    7 Mart 1934 yılında Diyarbakır'da doğdu. Dicle Köy Enstitüsü'nü Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. Çorum ve Maraş İlköğretmen okullarında Ankara Hacettepe Üniversitesi Temel Bilimler Yüksekokulu'nda Gazi Eğitim Enstitüsü'nde Şentepe Lisesi'nde Devlet Konservatuarı'nda İktisadi ve Ticari İlimler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'nda öğretmenlik yaptı. Türk Tarih Kurumu'nda görev aldı. 1978 yılında Kültür Bakanlığı Tanıtma ve Yayınlar Dairesi başkanlığına getirildi ve bu görevi sırasında Ulusal Kültür ve Çeviri dergilerinin sorumlu yönetmenliğini yaptı. Türk Dil Kurumu Yayın kolu başkanlığına seçildi. 1981 yılında gittiği Berlin'de Eğitim Senatosu'nda çalışırken İncila Özhan'la birlikte 6 ciltlik Türkçe/Dil ve Okuma Kitabı'nı ve bu çalışmalara yönelik bir Öğretmen Kılavuzu'nu hazırladı. Gymnasiumlar için Türkçe Müfredat Programı hazırlama kurullarına başkanlık yaptı. İsveç ve İsviçre'de öğretmen yetiştirme projelerinde görev aldı.

    Binyazar toplumcu düşünce ilkesiyle yazdığı deneme ve öznel eleştirilerini Toplum ve Edebiyat Kültür ve Eğitim Sorunları Ağıt Toplumu Ozanlar Yazarlar Kitaplar adlı kitaplarında topladı.

    Binyazar'ın öteki kitapları ise Yazmak Sanatı (Emin Özdemir'le birlikte) Dede Korkut Cumhuriyet'in 50 Yılında Atatürk Yolunda 40 Yıl Aşık Veysel Yazın ve Bilim Dilimiz (Metin Öztekin'le birlikte) Yazılı Anlatım Bilgileri (Emin Özdemir'le birlikte) Kan Turalı Türk Dilinde 25 Ünlü Eser Dedem Korkut/Vier attürkische Nomadensagan (Türkçe-Almanca) Yaralı Mahmut 15 Türk Masalı Öğretmen Kılavuzu Halk Anlatıları. Eleştirilerinde kalıpların kuralların içine sıkışıp kalmayan Adnan Binyazar Türk dili ve yazınının tutkunlarından. Binyazar'ın eleştiriye bakış açısı "Bir gün bir adam bana Marksist dedi. Ben de döndüm adama dedim ki siz bana Marksist diyerek aslında iltifat ediyorsunuz. Çünkü bir adamın Marksist olabilmesi için bütün klasik felsefeyi bilmesi lazım. Dünya ekonomisine hâkim olması çağdaş düşünceyi temsil edecek düzeyde olması lazım. Benim için bunlar hayal; böyle olmaya çaba gösteriyorum keşke olsam" sözleriyle anlam kazanıyor. Binyazar yalın içten duyarlı ve gösterişsiz yazımıyla deneme türüne de yeni bir boyut kazandırmıştır.

    Adnan Binyazar Masalını Yitiren Dev adlı anı-romanında yoksulluk içinde geçen çocukluk dönemini anlatıyor. Ancak 14 yaşında ilkokula gidebilen Binyazar yaşamla verdiği dişe diş mücadeleyi abartıya duygusallığa yer vermeden paylaşıyor okurla. Kendisi küçükken ayrılan annesiyle babası arasında kalan paramparça çocukluğu İstanbul'da kimsesiz sokaklarda kalışı pazarlarda hamallık fabrikalarda işçilik dönemi öldüresiye döven ustasının yaşattığı acılar Binyazar'ın köy enstitüsüne adım atmasıyla son bulur. Binyazar Ağın-Diyarbakır-Elazığ-İstanbul ekseninde geçen çocukluk yıllarını kaleme alırken o yılların Türkiyesi'ne ve yaşam biçimlerine de ayna tutar aynı zamanda. Diyarbakır'da bir genelevin bitişiğindeki bir avluda birlikte yaşadığı Haco Bibi Möho Zeko Bibi Valentino Leylo... birer roman kahramanı gibi canlanır.

    Adnan Binyazar özyaşamöyküsü için Masalını Yitiren Dev adını seçmesini "Çocukluk bir dev masalıdır. Masalı bozulmuş çocukluk neyse masalını yitiren dev de odur. Birbirlerini yitirdiklerinde çocukluk devin dev çocukluğun büyüsünü bozar. Büyüsü bozulan çocuk ise yaşamı boyunca masalını arayan bir dev gibi savrulup durur" diye açıklıyor. Binyazar Masalını Yitiren Dev'de 'kendi açtığı kuyusunun içine dalarak' yaşadıklarına yazınsal anlamda sahip çıkıyor.

  3. #13
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Agatha Chiristine

    Agatha Christine 1926'da altınca romanı olan Roger Ackroyd Öldürüldü yayınlanana kadar tanınmış bir isim olmadı-bu roman yalnız onun degişisik tipi Hercule Pairt'yu ortaya cıkarmakla kalmadı tamamen farklı cinayet ağıyla dedektif romanlarında bir devrim yarattı. İngiltere'nin kırsal kesimlerinden Torquay'da dogan ve bu bölgenin özelliklerini romanlarında kullanan Christie bütün yaşamı boyunca en fazla Orta Doğu'ya olmak özere bir çok yolculuk yaptı bu da romanlarının bir kısmında kendini gösterir. Poirot'nun yanı sıra Miss Jane Marple'ı da yarıttı bu kişilik Mrs McGillcuddy Ne Gördü gibi bazı romanlarında cinayetleri çözdü. Christie romanlarının yanında Fare Kapanı ve Davanın Tanığı gibi oyunlar da yazdı.

  4. #14
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahat Andican

    Prof.Dr. Ahat ANDİCAN1950 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1968 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne girdi ve 1974 yılında doktor oldu. Askerlik görevini bitirdikten sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı'na asistan olarak girdi. 1980 yılında Genel Cerrahi Uzmanı 1984 yılında Doçent ve 1991 yılında profesör olarak akademik kariyerini sürdürdü. Bu alanda basılmış 2 kitabı ve çok sayıda makalesi vardır.

    Dr. Andican mesleki çalışmalarının yanında Türk Dünyası Doğu Bloku ve Türk ilişkilerinin kurulmasında görev aldı. Bu konularla ilgili "Değişim Sürecinde Türk Dünyası" isimli yayımlanmış kitabı vardır.

    1995 seçimlerinde Anavatan Partisi'nden İstanbul Milletvekili seçildi. 1996 Genel kongresinde MKYK Üyeliği'ne seçildi ve Basın ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı'na getirildi. 30 Haziran 1997'de kurulan Mesut Yılmaz Hükümetinde Türk Cumhuriyetleri ve Türk Toplulukları ile ilişkilerden sorumlu Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü görevini yürüttü. 2003 yılında Cedidizm’den Harice TÜRKİSTAN MÜCADELESİ isimli eseri yayınevimizce yayınlanmıştır. 1998-2001 Yılları arasında Basın ve Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Prof.Dr. Ahat ANDİCAN evli ve iki çocuk babasıdır.

    Emre Yayınları'nda Çıkan Eserleri :
    1- Değişim Sürecinde Türk Dünyası
    2- Cedidizm' den Bağımsızlığa
    Hariçte TÜRKİSTAN MÜCADELESİ

  5. #15
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmed Cavid Paşa

    1840 yılında Kafkasya'da Vubıh (Soçi) yöresinde doğdu. Büyük Çerkes sürgününde (1864) yüz binlerce soydaşı gibi o da ailesi ile birlikte Anadolu'ya göç etmek zorunda kaldı. Bandırma'nın Çinge köyüne yerleşti. Aile adı Therkhet'dir.

    Yurdunu kaybetmenin ve feci sürgünün getirdiği tüm acılara karşın bir yandan Türkçe öğrenmeye çalışırken İstanbul'dan getirttiği kitaplarla kendi kendini yetiştirerek yeni ülkeye ve yaşama uyum sağladı. Daha sonra İstanbul'a giderek memurluk yaptı. Çeşitli devlet memurluklarında bulunduktan sonra Suriye'de Suveyde sonradan Bandırma Yenipazar İstanköy Humus ilçelerinde Kaymakam olarak görev yaptı. İstanbul'da Zabtiye Nezareti'nde çeşitli görevlerde bulundu. Mirmiran rütbesiyle sivil Paşa rütbesi verilerek Pizren Ergiri ve Şarkikarahisar'da da mutasarrıflık yaptıktan sonra emekli oldu. İstanbul'a dönerek Üsküdar'da yerleşti.

    Kaybettiği yurdunun özlemini çeken ve soykırıma uğratılan halkının acılarını dindirmek için yaşamı boyu elinden gelen herşeyi yapan Therkhet Ahmed Cavid Paşa 1897 yılında hazırladığı Arap harfli Adige alfabesini litograf (taşbasması) ile gizlice bastırarak Çerkes folklor ve edebiyatından derlemeler yapmaya girişti. Bu bakımdan Türkiye'de Adige dilinin alfabesini ilk kez düzenleme onuru ona aittir.

    Namık Kemal'in kişisel dostu olan Ahmed Cavid Paşa Zabtiye Nezareti'nde şube müdürü olarak bulunurken onun Avrupa'ya kaçmasına da yardımcı olmuştu. Osmanlı Devleti'nde 1908'de ikinci kez Meşrutiyet yönetiminin yürürlüğe girmesi üzerine merkezi İstanbul'da olmak üzere kurulan "Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti"nin kurucuları arasında yer aldı ve ölünceye kadar bu cemiyette başkanlık görevlerinde bulundu. Evvelce litografla ve gizlice bastırmış olduğu Çerkes (Adige) Alfabesi'ni 1909 ve 1910 yıllarında iki kez daha bastırdı. "Adige Yani Çerkes Lisanının Söylenişi Yazılışı" (İstanbul 1911) ve "Arab Cerf" (Arap Sarfı-Grameri) adlı Adigece-Türkçe iki de broşür yayınladı. Osmanlı basınında Çerkes sürgünlerinin durumunu belirtip onların yerleştirilme şeklindeki aksaklıklardan yakınan onlara daha uygun toprak ve otlaklar verilmesi için Dahiliye Nezaretinin (İçişleri Bakanlığı) dikkatini çeken yazıları da yayınlanmıştır. "Çerkes İttihad ve Teavun Cemiyeti'nin organı olan "Qhuaze" (Rehber) gazetesinde Çerkes halk edebiyatından derlemelerini yayımlamışMehmet Ali Pçıhaluk ile birlikte hazırladığı Çerkesce-Türkçe Sözlük de bu gazetede kısmen yayımlanmıştır.

    30 Ekim 1916'da İstanbul'da ölmüş olup mezarı Selimiye Camii haziresindedir.

  6. #16
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Almaz
    Anamur’da doğdu. İlkokulu Anamur’da bitirdikten sonra Ortaokul ve liseyi Konya Ceyhan ve Adana’da tamamladı 1993 yılında başladığı lisans eğitimini 1998 de bitiren Ahmet Almaz ilk çalışması olan “Yıldızların Doğuşu” Gonca Yayınevi tarafından 1997 yılında yayınlandı.
    Lisan eğitimi sonrasında Hasan Celal Güzel’in editörlüğünü yaptığı “Osmanlı” projesinde yer alan Ahmet Almaz “Yeni Avrasya” dergisi ve Ak Parti Genel Merkezi Dış İlişkiler Başkanlığı’nda görev yaptı. Biyografi.Net başta olmak üzere çeşitli dergilerde makaleleri yayınlanan Ahmet Almaz’ın diğer çalışmaları şunlardır:
    Çocuklara Altın Öğütler/ Çocukların Vazifeleri Ahsen Yayınları 2001
    Tarihin Esrarengiz Bir Sahifesi/ “Dönmeler” ve “ Dönmelerin Hakikati” Kültür Yayıncılık ve Dağıtım 2002
    Karahanlılar Tarihi Oku Yayınları 2003
    Büyük Gazi’nin Hatırat Sahifeleri / Atatürk’ün Hatıraları Oku Yayınları 2003
    Fergana Güzeli Bilge Yayınları 2004
    Abbase Sultan Bilge Yayınları 2004
    17 Ramazan Suikasti Bilge Yayınları 2004
    Nevzat Yalçıntaş’tan Tarihe Notlar / Irak’ta Neler Oluyor “Yalanların Dansı” ve”Komplo”

  7. #17
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Buran

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Kaynakçası

    Kitaplar:

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Harput’tan Hazar’a Elazığlı Şairler Elazığ belediyesi yay. Elazığ 2006 ( Doç. Dr. Ali Yıldırım ve Y. Doç. Dr. Tarık Özcan ile)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Nimri Dede Hayatı ve Şiirleri Manas Yay. Elazığ 2006

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Mehmet Bedri Yücesu Hayatı ve Şiirleri ManasYyay. Elazığ 2006 (Ali Yıldırım ile) (Yayına hazır)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Türkiye Türkçesi Ağızları Arkış Yay. Elazığ 2006 (Ercan Aklaya ve Fatih Özek ile) Yayına hazırlanıyor.

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Saatname ………… (Yayına Hazır)

    Makaleler:

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Türkiye’de Standart Dil Yaratma Çabaları ve Kürtçe Muzaffer Özdağ Armağanı C. 4. 2003 s….

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Konuşma Dili-Yazı Dili İlişkileri ve Cumhuriyet Devrinde Yazı Dilinin Ağızlardan Aldığı kelimeler Üzerine Bir Değerlendirme Zeynep Korkmaz Armağanı TDK yay. Ankara 2004 s. 80-102

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Türkçe Saatnameler ve Hibetullah İbni İbrahimin Saatnamesi Jurnal of Turkic Civilization Studies Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi No 1 / 2004 s.263-281

    Prof. Dr. Ahmet BURAN The Role Of Kyrgyz and Russian Languages in Political Realities of Kyrgyzistan Dialogue (Berween Civil Society and Government in Kyrgyzistan) January 2004 s.30 (dil tartışmasında bir bölüm)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Kırgız Tili Söylönböy Kalsa Ölöt Zaman Kırgıztan 2 Aprel 2004 Cıl s. 19

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Karma Diller Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimlere Dergisi Sayı 13 2005 s. 79-87
    (Aynı yazı Türklük Bilimi Araştırmaları Dergisi Tuncer Gülensoy Özel Sayısında da yayınlanacak)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Kırgızistan’daki Dillerin Bugünü ve Geleceği Türk Yurdu Sayı 216 Agustos 2005 s. 31-32

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Türk Tilderinde “Mayram” Sözünün Manilik Çöyrösü Cana Tekteşlik Baylanışı Til Cana Kotormo Cilt 1 /2005 s.38-40 (Çin/ Uygur Özerk Bölgesi)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Kavran Alanı- Kelime Alesi İlişkileri Bakımından Türkçede Bayram Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Armağanı………….. (yayınlanacak)


    Bildiriler:

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Cumhuriyet ve Dil Türkiye Cumhuriyetinin 80. Yılı Bilgi ve Kültür Şöleni Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi 29 Ekim 2003 Bişkek / Kırgızistan (yayınlanmadı)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Türkiyadağı Dialektologiyalık Zertteuler men Türkitanudağı Diyalektologiyalık Meseleleri Sersen Amancalov Cene Kazirki Kazak Filologiyasının Özekti Meseleleri Konferentsiyası A. Baytursınulı Atındağı Til Bilimi İnstitutı 25 Kasım 2003 Almatı /Kazakistan (yayınlanmadı)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Prosses Osvokniya i Obuçeniya Rodnogo i Nirodnıx Yazıkov Vı Kırgızstane ICANAS XXXVII (Mejdunarodniy Kongress Vostokovedov 16-21 Avgusta 2004 Moskova/ Rusya (yayınlanmadı)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Çok Dilli Toplumlarda Dil ve İletişim Sorunları- Kırgızistan örneği 1. Uluslar arası İpek Yolu Tarih ve İletişim Smpozyumu Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi 17-18 Mayıs 2004 Bişkek/Kırgızistan (yayınlanmadı)
    (Ayrıca aynı sempozyumda oturum başkanlığı)

    Prof. Dr. Ahmet BURAN 2. Uluslararası Türk Uygarlığı Kongresi Kırgızistan -Türkiye Manas Üniversitesi 4-6 Ekim 2004 Bişkek/ Kırgızistan (oturum başkanlığı)

    Tezler: (Yüksek Lisans)

    Süleyman Kaan Yalçın İlköğretim 1. ve 5. Sınıf Türkçe Ders Kitaplarındaki Sözvarlığı Unsurlarının Eğitsel Açıdan Değerlendirilmesi Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Elazığ 2005 XVII +245 s. (Danışman: Prof. Dr. Ahmet BURAN)

    Gülzada Narmamatova Sanat-ı Digerestter(Metin-İnceleme-Dizin) Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Bişkek 2005 XII +221 + 38
    (Danışman: Prof. Dr. Ahmet BURAN)

    Işın Bilge Kağan Selçuk Oş İli Özgön İlçesi Köylerinde Yaşayan Türklerin Ağızları ( İnceleme-Metin-Sözlük) Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Bişkek 2005 V + 123

    Panel-Konferans:

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Eğitim ve Bilim Dili Olarak Kırgızca Baytik Atındagı Orto Mektep 15 Mayıs 2004 Bişkek/Kırgızistan

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Orta Asya’daki Kültür ve Uygarlıkların Araştırılması Projesi TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 29 Eylül 2005 Ankara

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Dünyadaki Son Gelişmeler Karşısında Türk Dilinin Geleceği Fırat Üniversitesi ……….. Elazığ

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Türkiye’de Dil ve Kimlik Sorunları Aydınlar Ocağı …………….Malatya

    Prof. Dr. Ahmet BURAN Kırgızistan İzlenimleri TİSAV Elazığ Şubesi……….. Elazığ

    Radyo-Televizyon Konuşmaları

    Kırgız Dilinin ve Kırgızların Bugünü ve Geleceği (Azatlık Radyosu )
    Eğitim-Kültür ve Devlet Dili Olarak Kırgızca(BBC radyosu)


    Çalışma Grupları:
    Kişi Adları Çalışma Grubu(TDK)
    Derleme Sözlüğü Çalışma Grubu(TDK)
    Veteriner Terimleri Sözlüğü Çalışma Grubu (TDK)
    Su ürünleri Terimleri Sözlüğü Çalışma Grubu (TDK)

    Proje:

    Orta Asya’daki Kültür ve Uygarlıkların Araştırılması Projesi ( Proje Yürütücüsü)

  8. #18
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Davutoğlu

    1959 yılında Taşkent'te doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi'nde tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimi Bölümlerinden mezun oldu. Aynı üniversitenin Kamu Yönetimi Bölümünde yüksek lisans Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde doktorasını tamamladı. 1990-1995 yılları arasında Marmara Üniversitesi'nde çalıştı. 1993'te doçent 1999'da profesör oldu. Halen Beykent Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanlığını yürütmektedir.

    ESERLERİ

    Stratejik Derinlik / Türkiye'nin Uluslararası Konumu
    Ahmet Davutoğlu
    Küre Y.
    Türkiye'yi çevreleyen yakın kara yakın deniz ve yakın kıta havzaları coğrafi olarak dünya anakıtasının merkezini tarihî olarak da insanlık tarihinin ana damarının şekillendiği alanları kapsamaktadır. Soğuk savaş sonrası dönemin getirdiği dinamik uluslararası ve bölgesel konjonktürde en yakın havzasından başlayarak dışa açılması kaçınılmaz olan Türkiye'nin stratejik derinliğinin yakın kara yakın deniz ve yakın kıta bağlantıları ile yeniden tanımlanması ve bu derinliğin jeopolitik jeoekonomik ve jeokültürel boyutlarının dış politika parametreleri olarak kapsamlı bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Modernite Avrupa-merkezli bir tarihî sürecin eseriydi; küreselleşme ise kaçınılmaz bir şekilde başta Asya olmak üzere bütün insanlık birikimini tarihin akış seyrinde tekrar devreye sokacak unsurlar taşımaktadır. Tarihî birikimi etkin bir açılıma temel sağlayacak toplumların öne çıkacağı bu süreçte Türkiye Tarihî derinliği ile stratejik derinliği arasında yeni ve anlamlı bir bütün oluşturma ve bu bütünü coğrafî derinlik içinde hayata geçirme sorumluluğu ile karşı karşıyadır. Stratejik açıdan mihver bir ülke olan Türkiye bu sorumluluklarının gereğini yerine getirmesi durumunda yeni dengelerin oluşacağı daha istikrarlı uluslararası konjoktürlere daha uygun şartlarda giren merkez bir ülke konumu kazanacaktır

  9. #19
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet Ertürk


    HAKKINDA YAZILANLAR

    'TMSF Başkanı Ahmet Ertürk komando kampında imamdı'

    Araştırmacı İsmail Nacar TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ün gençliğinde anti-komünist bir komando kampında imam olarak görev yaptığını söyledi. Nacar'ın da bulunduğu kampta tek tip mavi gömlekler giyiliyordu

    Ahmet Erhan Çelik - Ankara

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk'ün gençliğinde anti - komünist bir komando kampında "imam" olarak görev aldığı ortaya çıktı. Ertürk gibi Malatyalı gençlerin katıldığı kamp 1969 yılında kuruldu. Gençlerin uzun kollu ve yakasız tek tip mavi gömlekler giydiği kampın "silahlı eğitim" aşamasında dağıtıldığı öğrenildi.

    TMSF Başkanı Ahmet Ertürk bu konudaki sorumuza şu yanıtı vardı: "Bunlar kişisel konulardır. Evet ya da hayır demem. Değerlendirme yapmam gerekirse felsefi çerçeveyi koruyarak ben yaparım."

    Ertürk'ün geçmişiyle ilgili açıklamalar "Biz ağabey - kardeş gibiydik" diyen araştırmacı İsmail Nacar'dan geldi. Nacar Ertürk'ün "Erbakan İslamcılığı Türkiye'ye yapılmış kötülüktür" başlığıyla 17 Temmuz tarihli Milliyet Business'ta yayımlanan açıklamaları üzerine konuşma kararı aldığını belirterek "Ertürk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Korkut Özal'ın tepkisini çekmemek için geçmişini saklamaya çalışıyor" diye konuştu. Nacar sorularımıza şöyle yanıt verdi:

    'Haksızlık ediyor'

    Ertürk'ün komando geçmişiyle ilgili neden açıklama yapıyorsunuz?

    Milliyet Business'taki söyleşiyle ilgili bana çok telefon geldi. Gazeteyi okuduğumda da dünyam başıma yıkıldı. Ömrümüzü idealizm için harcadık. Ama gelinen noktada TMSF gibi mazlumların hakkını koruması gereken bir kurumun başındaki insan mevcut konumunu korumak için hak ölçülerini unutarak geçmişine ve insanlarına haksızlık ediyor.

    Siz o söyleşide Malatya Hareketi'ni soruyorsunuz ama Ertürk hareketin fikri lideri Sait Çekmegil'in adını saklıyor. Çünkü bu hareket tasavvuf karşıtıdır. Ertürk tasavvuf ve tarikatla yoğrulmuş Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ve Korkut Özal'ın tepkisini çekmemek ve yerini korumak amacıyla hem Çekmegil'in adını söylemiyor hem de doğruları anlatmıyor.

    Bilinmeyen kitap

    Sait Çekmegil adı ne ifade ediyor?

    (Ertürk) Çekmegil ismi duyulduğunda İskenderpaşa ve İsmailağa dergâhlarında hakkımda şüphe uyanır diye düşünüyor. Çekmegil Ecevit'ten Demirel'e Erbakan'dan Özal'a bir çok liderden iltifat gören itibarlı bir fikir adamıydı.

    Ama hurafelere ve Erbakan İslamcılığına karşıydı. Biz 4 üniversiteli olarak 1974 yılında "Çekmegil'in Eseri Neyi Anlatır?" adıyla bir kitapta yayımladık. O üniversiteliler arasında Ertürk de vardı. Ertürk de Çekmegil'le birlikte anılan Malatya ekolünden gelir.

    'Kampı yüzbaşı kurdurdu mavi gömlekliler denildi'

    Komando kampını nerede nasıl kurdunuz?

    Kampı komünizm tehlikesine karşı sonradan yüzbaşı olduğunu öğrendiğim bir askerin telkinleriyle 1969'da Malatya'da kurduk. Kamp Malatya'dan Elazığ'a giderken tepeyi aştığınızda solda tepede ağaçlık bir yerdi. Kampa katılan gençlere Mussolini'nin kara gömleklilerinden esinlenerek mavi gömlekler diktirdik.

    Kampın imamı olarak da Ahmet Ertürk'ü tayin ettim. Vücudu zayıftı ama güzel Kuran okuyordu kamptaki gençlere namaz kıldırıyordu. Ben o zaman 19 Ertürk ise 17 yaş civarındaydı. Ama iş silahlı eğitime geldiğinde kampı dağıtma kararı aldık. Ertürk'ün babası Sait Ertürk de içimizdeydi.

    Sözünü ettiğiniz askerle nasıl tanıştınız?

    Malatya'da Söğütlü Camii vardır. Orada namaz kılarken tanıştığım bir adam vardı 35 - 40 yaşlarında biri. Adını bile bilmiyordum kamp meselesini bana o açtı. Daha öncede bana Hitler'in Kavgam Mussolini'nin Kara Gömlekliler İhtilali gibi kitaplar getirmişti.
    Ben de Ertürk dahil 30 - 40 arkadaşa bu kitapları dağıtmıştım. Kamp meselesini açınca bizi bir tüccara götürdü. Oradan mavi kumaş aldık arkadaşların ölçülerine göre terzide gömlek diktirdik.

    Gömlek modeli nasıldı?

    Gömlekler uzun kollu ve yakasızdı. Mussolini'nin kara gömleklerinden esinlenmiştik. Herkes kampta bu mavi gömlekleri giyerdi.

    Kamp faaliyeti ne kadar sürdü katılımcı sayısı neydi?

    20 - 25 kadar genç vardı. O asker silahlı eğitim filan demeye başlayınca kampı kapattık. Zaten Çekmegil de böyle şeylere şiddetle karşıydı. Bir gün (Malatya'daki) İsmet Paşa heykelinin önünde o camide tanıştığım kişiyi gördüm. Siması hiç yabancı gelmedi ama yüzbaşı kıyafeti içindeydi. Yüzüne dikkatle bakınca beni tanıdı "Kusura bakma ben askerdim" dedi. O tarihlerden sonra ne ben kendisini gördüm ne de o beni gördü. Ben de tamamen partiler üstü gruplar üstü bir konum aldım. Ne sağ ne sol görüş içinde olmadım. Kendimi fikri bir gerilla gibi geliştirdim.

    Sait Çekmegil kimdir?

    Malatya'nın yerlilerinden olan Sait Çekmegil 1926 yılında doğdu geçen yıl 24 Temmuz'da vefat etti. İslami kesimde fikri disiplin - ekol sahibi kişi anlamına gelen 'mütefekkir' sıfatıyla anılan Çekmegil "eleştirel" görüşleriyle tanınıyor.

    Çekmegil Anadolu'da tasavvuf karşıtı en önemli fikri akım kabul edilen Malatya Hareketi'nin lideri kabul ediliyor. "Eleştirel doğru ölçüyü arama ve buna göre sonuca ulaşma" diye tanımlanan düşünce yöntemi nedeniyle dergâh şeyh ve tarikatlara karşı olan Çekmegil Korkut Özal başta olmak üzere Özal ailesi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Refah Partisi eski Genel Başkanı Necmettin Erbakan gibi isimlerin 'ilişkide olduğu iddia edilen' İsmailağa İskenderpaşa gibi cemaatleriyle fikri mücadele yürüten en önemli isimlerden biri olarak tanınıyor.

    Aynı zamanda yazar ve şair olan Çekmegil'in "Ruhta İnkılap" "İnsanoğlu Kendini Arıyor" Dünya İslam Devleti" gibi 40 yakın kitabı bulunuyor. Necip Fazıl Kısakürek'le birlikte Büyük Doğu'nun kurucuları arasında yer alan Çekmegil'in asıl mesleği ise terzilik.
    Malatya Hareketi'ndeki en önemli olay ise 1952 yılında Vatan gazetesinin Başyazarı Ahmet Emin Yalman'a yönelik suikast olarak gösteriliyor. Çekmegil'e bilgi verilmeksizin gerçekleştirilen ve tetikçi olarak Hüseyin Üzmez'in yer aldığı bu suikast İslamcı kesimdeki ilk silahlı eylem kabul ediliyor.

    Ertürk kitabını yazdı

    Sait Çekmegil hakkındaki yazıların derlendiği "Çekmegil'in Eseri Neyi Anlatır?" başlıklı kitap 1974 yılında Sanih Yayınları tarafından basıldı. Kitabı derleyen ve kendilerine üniversiteliler adını veren 4 kişilik ekipte Ahmet Ertürk'de bulunuyor. Diğer üç üniversiteli ise şöyle: Sacit Duman İsmail Öztoprak ve İsmail Nacar.

    Başbakan'ın başdanışmanlarından Cüneyt Zapsu'nun dedesi ve Ehli Sünnet dergisi başyazarı Abdurrahman Zapsu hoca efendinin Çekmegil'le ilgili yazısında ise Çekmegil'den "devrimci" sıfatıyla söz ediliyor. Dede Zapsu'nun yazdıkları şöyle:
    "Ruh meselelerini birçok kimseler ele almışlardır. Mesela İbni Sina'nın ruh manzumeleri... İmam Gazali'nin ruh hakkındaki inkılabı (devrimi) kendi yaşadığı asrın icabına göredir. Bizim yaşadığımız asrın icabına göre de inkilab isteyen aziz şairimiz Said Çekmegil...

    İsmail Nacar kimdir?

    1950 yılında Malatya'nın Akçadağ ilçesi Kurtuşağı köyünde doğdu. Lise eğitimini Elazığ'da ve Adıyaman'da tamamlayan Nacar lisans eğitimini Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde Ortaçağ Tarihi Kürsüsü'nde yaptı. Nacar 1970'li yılların başından 80'li yılların sonlarına kadar Yeni Atılım dergisini çıkardı. Tarikat ve tasavvuf düşüncesine yönelik eleştirileriyle tanınan Nacar'a "solcu İslamcı" sıfatı takanlar oldu.

    Ertürk Milliyet Business'ta ne demişti?

    Ahmet Ertürk 17 Temmuz tarihli Milliyet Business'ta yayımlanan söyleşide memleketi Malatya'dan doğan ve kentin ismiyle anılan fikri hareket hakkında açıklamalarda bulunmuştu. Saatçi Musa adıyla anılan ve Ahmet Emin Yalman suikastının planlayıcısı olarak bilinen Musa Çağıl'la ilgili anılarını da aktaran Ertürk Malatya Hareketi için şunları şöylemişti:

    "Eğer Malatya Hareketi diye bir şey varsa bu tasavvuf karşıtı bir hareketti. İsmail Nacar'ı tanırsınız. Nacar o dönemlerde yeni liseyi bitirip Malatya'ya gelmiş bir adamdı. 1968'li yıllardan söz ediyoruz. O dönem Malatya'da solun yükseldiği yıllardır. Nacar'da daha çok MHP'nin sürüklediği hareketlerin içinde yer alan aktif birisiydi. İsmail'le o dönemden bizim tanışıklığımız vardır. İsmail'in şu andak söylemi nasıldır? Tasavvuf karşıtıdır. Tasavvuf literatürünü yerden yere vuran görüş aslında Malatya'ya hâkim olan görüştür. Tasavvufun yanlış bir islam yorumu olduğuna inanılır. Saptırılmış diyenler de vardır."

  10. #20
    BıRéCaNo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    19.Aralık.2009
    Mesajlar
    43
    Konular
    5
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Ahmet İnsel


    13.3.1955 doğumlu. 1982 yılında Paris 1 Pantheon Sarbonne Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde doktora yaptı. 1984 yılından beri aynı üniversitede öğretim üyeliği yapan İnsel Galatasaray Üniversitesi'nde de dersler veriyor. Birikim Dergisi yazarlarından olan Ahmet İnsel İletişim Yayınları Genel Yayın Yönetmeni.

    ESERLERİ
    Türkiye Toplumunun Bunalımı Birikim Yayınları İktisat İdeolojisinin Eleştirisi Birikim Yayınları Düzen ve Kalkınma Kıskacında Türkiye Ayrıntı Yayınları.

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •