Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    10.Ocak.2009
    Mesajlar
    60
    Konular
    6308
    Aldığı Beğeni
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    PEDASA ANTİK KENTİ KAZILARI ve ARKEOLOJİ PARKI PROJESİ

    PEDASA ANTİK KENTİ KAZILARI ve ARKEOLOJİ PARKI PROJESİ



    Kazının Amacı

    Karların ataları olarak kabul edilen Lelegler ve Leleg yerleşmelerinin varlığı yaklaşık iki asırdır bilinmesine karşın, kapsamlı kazı çalışmalarının olmayışı ve verilerin daha çok kısıtlı yüzey araştırması sonuçlarına dayanması nedeniyle bugün hala aydınlığa kavuşturulmamış sorunlarla karşı karşıyayız. Gerek Karya dip tarihi ve gerekse Kar-Leleg sorunlarını çözmeye yönelik araştırmalarımız bizi Pedasa’ya yönlendirmiştir. Pedasa salt territoriumunun genişliği ile değil, zengin ve çoğu ayakta kalmış tümülüsleri ve iyi korunmuş akropolü ile de tüm Leleg yerleşmeleri içinde erken tarihe giden yoğun bir malzeme içermesi ile de önemlidir. Altı yıldır aralıksız yürüttüğümüz yüzey araştırmaları ardından öncelikli amacımız bugüne dek sadece sınırlı yüzey araştırmalarına dayalı kısıtlı bilgilerle tanıdığımız Leleg uygarlığını ve onların en eski ve en önemli kalıntılarını barındıran Pedasa’da gerçekleştirilecek kapsamlı kazı çalışmaları ile araştırmak ve çalışma sonuçlarını bilim dünyasına tanıtmak, bu yolla Anadolu arkeolojisinin karanlıkta kalan en önemli sorunlarından birinin aydınlanmasına katkı sağlamaktır..
    Pedasa’nın gelecek nesillere aktarılması ve yöre kültür turizminin canlandırılması, öncelikli yapı ve kalıntıların restorasyonunun finanse edilmesine yönelik başta arkeolog ve diğer uzman gruplar yönetiminde ziyaretçilerin günlük ve haftalık periyotlarla eğitilerek, sergileme ve arkeolojik çalışmalara dolaylı ya da doğrudan katılımlarını sağlamak ve bu yolla elde edilecek gelirle antik kentin araştırma, restorasyon, korunması ve yöre halkının bundan gelir elde edebileceği hobi arkeolojisi ve arkeoloji parkı işletme modelini tasarlamak ve uygulamak amacıyla da kazı çalışması ön görülmektedir.
    Bu proje alt çalışmalarla bireysel ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) katılımcıları ile süreç içinde benzer projelerin Türkiye’nin çeşitli yerlerinde de uygulanması için model yaratmayı özel bir hedef olarak belirlemiştir.
    Proje, hobi arkeolojisini ve arkeoloji parkını kalıcı ve sürekli bir organizasyon haline getirerek “Kültürel Sürekliliği” hedeflemektedir. Bu çerçevede, başlangıç aşamasındaki başarı, projenin geleceğini olumlu etkileyebileceği gibi gelecekte planlanan veya planlanacak olan bu tip çalışmalara da ışık tutacaktır.
    Bütün bu hedeflere ilaveten, küçük ölçekli de olsa, bir “ Pedasa Leleg Arkeolojisi Araştırma Merkezi” oluşumunun temelini atmak ve bu merkezi kurmak; mimarlık, sosyoloji, antropoloji, botanik, jeoloji gibi farklı meslek disiplinlerini içerisine alan bir “araştırma laboratuarı” niteliğinde sanatsal ve mekânsal olanaklar yaratmak, Türkiye’deki gelir getirici kültür mirasının korunmasına yönelik ulusal ve uluslararası projelerin yapılmasını cesaretlendirmek, projenin kısa vadeli diğer hedefleri arasında sayılabilir.
    Kazı Gerekçesi

    Pedasa, ICOMOS ve UNESCO gibi kuruluşlarca da tanımlanmış olan bir uygarlığın binlerce yıllık kalıntılarını barındıran eşsiz bir kültür mirasıdır. 2000 yılından beri aralıksız sürdürdüğümüz yüzey araştırmaları ve diğer etkinliklerimizin Kazı ile desteklenmesi Leleg uygarlıkların tanınması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına büyük katkı sağlayacaktır
    Türkiye’de arkeolojik alanlar, bazı önemli merkezler dışında bilinmemektedir. Ülkemizdeki farklı arkeolojik alanların da kazanılabilmesi ve bu sürecin hızlanması, geniş parasal kaynaklarla birlikte, arkeolojik ve sanatsal çalışmaların, toplumsal, kültürel ve ekonomik kalkınmadaki rolünün de anlaşılmasına bağlıdır. Bu çerçevede Ülkemizdeki temel darboğaz, arkeolojik alanların yaşama kazandırılmasında, gereken mali kaynakların yetersiz olması dışında halkın arkeolojik mirasa ve sanatsal çalışmalara yönelik bilincinin beklenen düzeyde olmamasıdır.


    Bu sorunun aşılması ise arkeolojik çalışmaların yaygınlaştırılması ve kültür bilincinin geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir. Bu darboğazın aşılması ve projelerin profesyonel olarak yürütülebilmesi ve sonuçlandırılabilmesi için maddi kaynağa gereksinim duyulmaktadır. Mali kaynakların bulunması, özellikle büyük kentlerde var olan birikimin ülke genelinde yayılması, kültürel mirasa daha geniş kesimlerin de ilgi göstermesini sağlayabilecektir.
    Proje’den doğrudan yararlanacak kesim Konacık ve çevresinde yaşayan yöre halkı ve SİT alanında mülkü olan arazi sahipleridir. Proje’nin toplumsal, kültürel ve sanatsal getirilerinden dolaylı yararlar sağlayacak kesimler ise çok daha geniştir. Proje’nin kültürel ve sanatsal olarak hedef kitlesi sadece Türkiye ile sınırlı olmayıp tüm Avrupa’yı kapsamaktadır. Proje’nin hedef gruplarını bölgesel, ulusal ve uluslararası olarak tanımlayabiliriz.
    Kazı alanı olarak seçilen Pedasa’nın ülkemizde imar rantının en yüksek olduğu Bodrum Yarımadasında yer alması kazı çalışmalarının önceliği açısından büyük bir önem taşımaktadır. Ayrıca, daha projenin başlangıç aşamasında, Bodrum Sanayi ve Ticaret Odası, Bodrum Mimarlar Odası, Konacık Belediyesi gibi özel sektör kuruluşların katıldığı “proje tartışma toplantılarına” çok büyük bir ilgi oluşmuştur. Katılımcılar kurumsal katkıların geliştirilmesi için çaba göstererek, bireysel katkıları için bir haberleşme grubu oluşturmuşlardır. Projenin henüz uygulamaya başlamadan oluşturduğu büyük ilgi, üstte belirtilen hedeflerin Türkiye’de yaygınlaştırılması için projenin etkin bir model olabileceğini düşündürmektedir.

    Pedasa İçin Bugüne Kadar Ne Yaptık

    Pedasa sadece arkeolojisini araştırdığımız bir ören yeri değil, “kültürel ve doğal kaynak yönetim modeli” olarak belirlediğimiz ve bu yönde çalışmalar yürüttüğümüz önemli bir proje alanıdır. Buna yönelik olarak:
    • 2002–2005 tarihleri arasında Pedasa kenti ve territoriumunda arkeolojik yüzey araştırmaları gerçekleştirilerek kültürel dokümantasyon çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmıştır (yayınlar için bkz. kaynakça).
    • Pedasa’da ön gördüğümüz çalışmalara veri tabanı oluşturması amacıyla sit alanında yaşanan sorunların saptanması için bir anket çalışması yapılmış, ilgili araştırma sonuçları yayınlanmıştır (bkz. kaynakça).
    • Muğla Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim elamanları tarafından Konacık yerleşmesinde kapsamlı bir sosyolojik yapı araştırması yapılmıştır (baskıda).
    • Sivriçam Tepesinde Protogeometrik Dönemine ait çok önemli bir Tümülüs mezarda, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi ile işbirliği içinde bir “Kurtarma Kazısı” yapılmış ve çalışma sonuçları yayınlanmıştır.
    • 2006 yılı yüzey araştırmasında Pedasa Kalesi ve territoriumunun Topoğrafik 1/1000’lik haritalarını elde ettik.
    • Pedasa ve Leleg uygarlığının tanıtımı için KONKAD ve Konacık Belediyesi ile işbirliği içinde düzenlenen Pedasa şenliklerinde etkin bir rol üstlenilmiş, farklı zamanlarda konferanslar verilmiş, basın toplantısı yapılmış, radyo ve TV programlarında tanıtıcı bilgiler verilmiştir.
    Bundan Sonra Ne Yapmayı Planlıyoruz
    • Altı yıldır yüzey araştırmaları ile incelediğimiz Pedasa’da Leleglerin kimliği, dönemi, dinsel ve yaşama gelenekleri konusunda bugüne dek karanlıkta kalan sorunlara açıklık getirme amacı ile belirlediğimiz öncelikli alanlarda kazı çalışmalarını başlatmak.
    • Hobi arkeolojisi ve arkeoloji parkı projesini yaşama geçirme amacı ile Muğla Üniversitesi Biyoloji Bölümü işbirliği ile yürütülen Doğal Envanter çalışmalarını devam ettirmek. Çalışma, Bodrum Yarımadasının en iyi korunan doğal alanlarından biri olan bölgede, bitki florası vejetasyonunun envanterinin çıkarılması. Red Data Book içinde yer alan risk altındaki endemik türler için data bank oluşturulması, doğal bitki ve yayvan türlerinin yaşama alanlarının belirlenmesi, herboryum oluşturma, etnobotanik ön araştırmalar ve bitki kataloğunun hazırlanması işleminden oluşuyor.
    • Proje alanında yerleşik her türlü taşınır özellikteki kültür varlığı (sütün, mimari parça, antik endüstriyel döşem, çanak çömlek v.d.) ile taşınmaz (sur, mezar, tapınak, tarım terası v.b. mimari kalıntı) G.P.S. ölçüm sistemleriyle saptanıp bunların haritalar üzerine işlenmesi işleminden oluşan Kültür Envanteri çalışmalarını devam ettirmek.
    • Yüzey araştırmasının sürdürülmesi, araştırma verilerinin ve sonuçlarının değerlendirilmesi ve bu verilerin sonuçlarına göre park modellerinin saptanması, bu alanlarda yapılan araştırmaların sürdürülmesi.
    • Gökçeler Kalesinde ve territoriumda yok olma riski altındaki kalıntıları belirlemek, bunların restorasyon ve konservasyon projelerini hazırlamak ve uygulama programı elde etmek.
    • Ziyaretçi grupları için uygun konaklama modelleri araştırmak ve uygulamak.
    • Proje alanına gelen ziyaretçilerin görüşleri alınarak katılımcılığın sağlanması ile arkeolog denetiminde, kültür varlıkları, Lelegler, ölçme bilgisi, kazı ve araştırma teknikleri konusunda ziyaretçileri eğitmek ve onların proje alanında araştırma uygulamalarına katılabilecekleri uygun modelleri araştırmak ve bunları uygulamak.
    • Turizm sektörü çeşitli hizmet dallarının proje uygulamalarından yararlanmalarını sağlamaktır.
    Kazı Çalışması ve Projeden Beklenen Sonuçlar
    • Yöreye özgü ve iyi tanınmayan Leleg Uygarlığı ve onlara ait eşsiz kalıntıları barındıran Pedasa’da interdisipliner uzman guruplarının katılımı ile proje alanında, araştırma ve kazıların bilimsel sonuçları ile Pedasa ve Leleg uygarlığının ülkemiz ve dünyaya tanıtımı ve koruma önlemlerinin alınması.
    • Öncelikli yapı ve kalıntıların restorasyonunun finanse edilmesine yönelik başta arkeolog ve diğer uzman guruplar yönetiminde ziyaretçilerin günlük ve haftalık periyotlarla eğitilerek, sergileme ve arkeolojik çalışmalara dolaylı ya da doğrudan katılımları sağlamak ve bu yolla elde edilecek gelir ile Pedasa araştırma ve restorasyonlarını ve korunmalarını ve yöre halkının bundan gelir elde edebileceği işletme modelini gerçekleştirmek. Ziyaretçi gruplarından elde edilen gelirlerle kültürel mirasın onarım ve korunmasına, arkeolojik araştırmaların devamını sağlayacak fonlar oluşturmak ve sürdürülebilir bunu sürekli kılacak bir yönetim planı hazırlamak.
    • Kazı çalışmalarının en önemli etkisi Leleg uygarlığının tanınmasına katkı sağlamasıdır. Elde edilen bilgiler ışığında Karia Bölgesi’nin dip tarihi ile ilgili olarak, Leleg yerleşimleri araştırmasının büyük önem taşıdığı anlaşılmaktadır. Homeros’tan başlayarak bilinen Leleg yerleşimlerinin neredeyse en ünlüsü olan Pedasa Kenti bu araştırma projenin en önemli aşamalarından biri olarak görülmüştür. Pedasa antik kenti, konumu nedeniyle erken dönemlerden itibaren kesintisiz bir yerleşim görmüştür. Kentin en üst noktasında yer alan iç kale yerleşim çekirdeğini oluşturmakta ve izleyen dönemler boyunca kentin gelişimi adım adım izlenebilmektedir.
    • Karia Bölgesi yerleşmelerinin kentleşme döneminin en iyi izlenebildiği merkez olarak öne çıkan Pedasa’nın bir diğer önemli özelliği de geleneksel Leleg mimarisinin tüm öğelerini içinde barındırmasıdır. Bu nedenle Karia Bölgesi’nin hem dip tarihine hem de ilerleyen dönemlerine ve kentleşme sürecine ilişkin sorulara en doğru cevapların bulunabileceği merkez olarak öne çıkmaktadır.
    • Anadolu’nun antik yerleşimler bakımından en yoğun bölgelerinden birini oluşturan Karia Bölgesi, 200 yıldır araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Doğu ile batı kültürlerinin iç içe girdiği bir bölge olarak düşünüldüğünde bu bölge yerleşimlerinin büyük önem içerdiği anlaşılmaktadır. Leleg ve Kar gibi iki toplumu bünyesinde barındırmış ve denizciliğiyle ünlü bu iki kavmin hem birbirleriyle kaynaşmasına hem de Mausollos dönemi ile birlikte Hellenleşmesine sahne olmuş, Karia Bölgesi’nin daha kapsamlı çalışmalara gebe olduğu açıktır. Bu bağlamda Pedasa antik kenti ve çevresinde sürdürülecek uzun süreli, kapsamlı kazılar büyük önem taşımaktadır.
    • Bu çalışmalar sonucunda Kar, Leleg ve Hellen toplumu arasındaki en erken bağlantılar, Karia Bölgesi toplumlarının, antik yerleşimler ve bunların bölge ile bağlantıları, Hellenleşme ve kentleşme süreci, toplumsal örgütlenmeler, bölgedeki ekonomik ve dinsel yapılanma gibi konularda sorunlara ışık tutacak somut sonuçlar beklenilmektedir.
    LELEGLER VE PEDASA

    TARİHSEL GELİŞİM VE ÇALIŞMALA
    1800’lü yıllardan itibaren oldukça ilgi uyandıran bu toplumla ilgili çeşitli çalışmalar yapılmıştır. 19.yy sonlarından itibaren Newton, Paton, Myres ve Judeich gibi araştırmacılar tarafından Karia Bölgesinde özellikle Leleg toplumu ve kültürel izlerine ait yapılan çalışmaları, 20.yy içinde bölgede uzun süreli araştırmalar yapmış olan Bean, Cook ve Radt gibi bilim adamları devam ettirmişlerdir . W. Radt tarafından hazırlanmış olan “Siedlungen und Bauten auf der Halbinsel von Halikarnassos” bu toplum ve onların maddi kalıntıları üzerinde hazırlanmış en kapsamlı yayın olarak dikkat çeker, ancak uzun süreli yüzey araştırmalarını temel almış olan bu çalışma sonunda bile, antik yerleşimlerde kazı yapılarak cevaplanamamış sorulara cevap aranması gerekliliği ortaya çıkmıştır.

    Hellenlerce Leleges (Leleg’ler, Lelex’ler ya da Leleg’in halkı, Lelex’in halkı) olarak çağrılan insanlar, Karia’ da, Kar olarak anılan toplumun yanı sıra yerleşik bir halk olarak karşımıza çıkmaktadır. Leleg ismini açıklamak için çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan en dikkat çekici olanı Luwice lulahi (barbar) ile bağdaştırılmasıdır . Antik kaynaklarda Leleg halkının varlığı Strabon dönemine değin izlenebilmesine rağmen Karia’da ya da başka bir yerde Karca olarak anılan dilin haricinde Leleg dilinde yazılmış herhangi bir yazıt bulunmamıştır. Bu durum Leleglerin de Karia diliyle konuştukları ve Karia yazısı kullandıkları şeklinde yorumlanmaktadır. Bununla birlikte ele geçmiş olan az sayıdaki Karca yazıtın henüz tam olarak okunmamış olması ilerde bu yazıtlarda Lelegler ile ilgili bilgilerin ortaya çıkarılması olasılığını da saklı tutmaktadır.

    Homeros’un aktardığına göre Troia savaşı esnasında Karialılarla birlikte Troia yandaşı olan Leleg kavmi, kralları Altes önderliğinde Troia’nın güneyinde Satnioeis nehri kıyısındaki Pedasos şehrinde yaşıyorlardı. Troia savaşı sonrasında güneye inmişler ve geçtikleri yerlerde birçok iz bırakarak Karia Bölgesi’ndeki Halikarnassos civarına yerleşmişlerdir. Antik belgelerde Troia savaşı sırasında ve sonrasında Karlarla birlikte anılan Lelegler, Karia Bölgesi’nde bugünkü Bodrum Yarımadası’nda sekiz kent kurmuşlardı. Kurulan şehirlerden birisi de daha önce kuzeyde oturdukları Altes’in şehri Pedasos’un bir yansıması olarak Pedasa adını taşır.

    Karialılar ve Lelegler her zaman birbirleriyle bağlantılıdırlar. Tarih geleneği onların hem Troas’da hem de Karia’da Karlar ile birlikte yaşamış olduğunu aktarır .

    Leleg ve Kar toplumları hakkında verilen bilgilerde Lelegler ikinci planda gösterilir. Pausanias, Leleglerden “Karia soyunun bir bölümü” olarak bahseder. Strabon ise Leleglerin Karia’ ya asker olarak hizmet ettiklerini, tüm Yunanistan’a dağılarak sonuçta soylarının yok olduğundan bahseder Leleg kentleri arasında anılan Theangela antik kentinin yerlisi olan Philippos, Lelegleri, Karialıların köleleri olarak adlandırmakta ve onları Spartalı Helotlara veya Tessalia’lı Penestlere benzetmektedir. Nitekim Leleglerin kültürel açıdan da Karların gerisinde kalmış oldukları, Leleg olarak tanımlanan kalıntıların büyük oranda yaşam ve ölümle ilgili konut ve mezarlardan oluşmasından da anlaşılmaktadır .

    Plinius’tan öğrendiğimize göre çeşitli söyleniş biçimleri olan Termera, Side, Madnasa, Pedasa, Uranium ve Telmessos diğer Leleg kentleridir. Genelde uzak ve ulaşılması güç alanlarda kurulmuş ve M.Ö.4.yüzyılda Maussollos tarafından halkı boşalttırılmış olan bu kentlerin kalıntıları modern yerleşmelere uzak olması sayesinde korunabilmiştir. Maussollos, Halikarnassos’u neredeyse tamamen yeni olarak Hellen tarzında ve içine zorla yerleştirdiği Leleg ahalisi ile kurmuştur

    Leleg halkının izlerine antik kaynaklar aracılığıyla Hellas anakarasında da rastlanılmaktadır. Strabon’un (8.VI.15) belirttiğine göre Yunanistan’da Argos ilinin kıyısındaki Epidauros ve Troizen kentleri Leleg yavru kentleriydi. Ayrıca İlyada’da geçen Troas Bölgesindeki Pedasos kentinin adaşı olan bir kentin de Peloponnesos’da Messenia Bölgesinin güneyinde konumlandığı aktarılmaktadır. Yine Naksos Adası’nın da eski halkının Lelegler olduğu söylenmektedir.

    Tüm bu veriler incelendiğinde özetle Leleglerin Hellen çağı öncesine ait izler taşımış olduğunu söyleyebiliriz. Ancak gözden uzak tutulmamalıdır ki Leleg halkı ile ilgili bir yazıt veya kıyaslama yapılabilecek diğer arkeolojik veriler bulunmadığı sürece bu halk hakkında somut bilgilere ulaşmamız olanaksızdır. Burada bir diğer olumsuzluk da Leleg yerleşimleri olarak bilinen kentlerde herhangi arkeolojik bir kazının bugüne değin yapılmamış olmasıdır. Daha çok antik kaynaklarda verilen bilgiler ve yüzey araştırmaları sonuçlarına dayandırılan verilerin kazı çalışmalarıyla desteklenmesi zorunluluktur. Bu nedenle Anadolu arkeolojisinde çözüm bekleyen diğer sorunlarla birlikte Leleglerle ilgili sorunların da aydınlatılması büyük önem taşımaktadır.
    PEDASA
    Sekiz Leleg kenti içerisinde ulaşılması en kolay olan yerleşim Pedasa antik kentidir. Karialıların Persleri yenilgiye uğratmış oldukları Pedasa kentinin yeri için daha önceden, Judeich tarafından Etrim önerilmiştir. Ancak daha sonra Karacahisar olduğu öne sürülmekle birlikte Paton ve Myres tarafından yapılan çalışmalardan itibaren, Atina Vergi Listelerinin de yardımıyla Bean, Cook ve Radt kentin Bodrum’un yanı başındaki Gökçeler’ de yer almakta olduğunu tespit etmişlerdir. Ayrıca 2. km ötede yer alan Bitez Köyü’ nün isminin de Pedasa’ nın yansıması olarak günümüze ulaşmış olduğu düşünülmektedir .


    Pedasa’nın M.Ö. 6.-5. yy.lar içerisinde oldukça söz edilen bir kent olduğu görülmektedir. Herodotos’un aktardığına göre Persler M.Ö. 546 yılında Sardeis’i ele geçirdikten sonra Harpagos yönetimindeki bir orduyu Karia üzerine göndermişler ve sadece Pedasa kentinde direnç ile karşılaşmıştır. M.Ö. 499 yılından sonra İonia ihtilaline katılan Karialıları cezalandırmak için Daurises komutasında sefere çıkan Pers ordusu Labraunda’ da Karialıları bozguna uğratmış olmalarına karşın, Pedasa yolunda pusuya düşürülmüşlerdir. M.Ö.494 yılında Miletos’u ele geçirdikten sonra zorluk çıkaran Pedasalıların bir bölümünü yeni kurulan bir kente yerleştirmişler ve bu kent de Pedasa adını almıştır. Kentte, Maussollos zamanından sonrada da yerleşime devam edilmiş olduğunu gösterebilecek verileri göremiyoruz.

    Pedasa kentinde yer alan Athena tapınağı ile ilgili ilginç bir öykü anlatılmaktadır. Yine Herodotos tarafından aktarıldığına göre Pedasalıların başına kötü bir şey gelecek olursa Athena rahibesinin sakalı uzamaktadır ve bu olay kentin tarihinde üç kez gerçekleşmiştir. Athena tapınağının ele geçen bir yazıt yardımıyla, Gökçeler kalesinin batı ucundan Bitez’e uzanan vadide yer almakta olduğu önerilmişti . Biz bugün artık bu tapınağın yeri konusunda daha çok şey biliyoruz. Kente girişte akropolisin batı alt yamacında yerleşik dikdörtgen planlı, bosajlı düzgün kesme taşlardan oluşturulmuş yapı kalıntısı büyük olasılıkla bir tapınağa aittir. Kalıtının batı duvarı önünde yatık duran monolit sütün yapının önde sütunlar ile donatıldığını göstermektedir. Pedasa’nın belki de tek ve en önemli bu Tapınağının yakınında 2002 yılında saptadığımız bir kaçak kazı çukuru bu alanın bir tapınak bothrosu (çöplük) olduğunu göstermiştir. Kazı çukurunun çevresine atılmış kırık terrakotta parçalarının birleştirilmesi sonucu gördüğümüz ve olasılıkla Athena’ya ait baş M.Ö Geç Arkaik –Erken Klasik Çağ tarihi ile Tapınağın tarihi için de bize ışık tutmaktadır. Bu Pedasa’nın aşağı kentindeki önemli yapısının tasarı ancak kazı çalışmalarından sonra anlaşılabilecektir.

    Gökçeler’de iyi korunaklı yüksek bir tepede ise akropol yer alır. Tepeyi kuşatan bir iç sur ve eğimin az olduğu güney yöne doğru ilerleyen kulelerle sağlamlaştırılmış bir diş surdan oluşur. Yerleşim bir Leleg kasabasının tüm özelliklerini yansıtmaktadır. Yaklaşık 200 m. uzunluğundaki ana sur düzensiz bir taş işçiliği ile ve aralara oldukça küçük taşlar eklenerek örülmüştür. Duvar kalınlığı 1.75–1.50 m arasında değişmektedir. Ana surun özellikle güney ve kuzey bölümünde sur duvarı ile dik birleşen yan duvarlara sahip yan yana sıralanan çok sayıda ve yan yana sıralanan oda grupları yer almaktadır. Boyutları 4 x 5m. ya da daha küçük olan bu odalar ortak duvarlara sahiptirler ve öne bir kapı ile açılırlar. Mekânların önünde ise dar ve uzun sokakların oluştuğu görülmüştür. Bu tür bir yerleşim tasarının Leleg’lere özgü olduğunu söyleyebiliriz.

    Pedasa akropolisinin merkezine yakın alanda doğal kaya kütlesi üzerinde ise Kalenin en önemli yapısı yerleşiktir. 7x13 m. boyundaki in antis tasarlı olan bu yapı bir tapınak ya da büyük olasılıkla bir yönetici binası olmalıdır. Kalenin ana girişi batı yanda yer alan bugün büyük ölçüde tahrip edilmiş olan 2.50 m. genişliğindeki bir geçitle sağlanmaktadır. Güney yanda da, üzeri düz bir blokla kapatılmış daha küçük bir giriş vardır. Tepenin aynı zamanda en yüksek noktası da olan İç surun güney-doğu ucuna bugün büyük ölçüde tahrip edilmiş olan büyük bir gözetleme kulesi kondurulmuştur. Kalenin doğu ve güney bölümünde kuru moloz taştan örülme, kalın duvarlardan oluşan büyük bir dış sur bulunmaktadır. Yüzeylerinde çok daha düzenli bir taş işçiliği gösteren ve işlenmiş uzun bloklar ile inşa edilmiş dış sur kulelerle desteklenmiştir. Pedasa akropolisinde yaptığımız yüzey araştırmalarında bulduğumuz çanak çömlek parçaları bize kalenin M.Ö.6. yüzyıl ve daha eski tarihli olduğunu göstermiştir.

    Pedasa’nın tüm Leleg yerleşmeleri içinde en önemli yanı çok geniş bir territorium’a sahip olmasıdır. Kuzey-güney yönünde Konacık sırtlarından başlayıp Torba limanına dek uzayan geniş bir alan eski çağdaki kentin yayılma alanıydı. Bu geniş alanda Yuvarlak Yerleşme yerleri, çiftlik binaları, tarım terasları ve özellikle de farklı türlerdeki mezarlar en geniş alanı kapsarlar. Bunlardan kentin güney ve güney doğusundaki sırtlarda Leleg kentlerinin geleneksel mezar tipi olarak kabul edilen oda-tümülüsler sayısal çokluklarının ötesinde boyut ve mimarilerinin görkemli yapılarıyla da en önemlileri olarak ilgi çekerler. Çapları yer yer 20 m. kadar ulaşan yuvarlak planlı bu mezarlar dışta yuvarlak bir çevirme ve bunun sınırladığı alanda genellikle boyutları 4 x 4 m. veya daha küçük üzeri yalancı tonozla kapatılan mezar odasından oluşur. Mezar odasına diş duvardan bağlanan dar bir geçit ile (dromos) ile ulaşılır. Çoğu yağmalanmış mezarların içi bugün boştur. Ancak araştırmalarımız bu mezarlardaki gömü olayının doğrudan pişmiş toprak lahitlere yapıldığını göstermiştir. Mezar buluntularının bizim için en ilginç yanı ithal ve lokal üretim malzemenin bir arada bulunmuş olmasıdır. Son yıllarda yaptığımız araştırmalarda Sivriçam tepesinin doğu ve güneyindeki eski ormanlık alanlarda da benzer çok sayıda tümülüs mezar saptanmıştır. Mezarlarda ele geçen malzeme bunların M.Ö. 700 veya daha önceki bir dönemden itibaren kullanımda olduklarını göstermektedir. Sivriçam Tepesinde Bodrum Müzesi ile ortak yürüttüğümüz bir kurtarma kazısında temizlik sonucu ele geçen malzeme bizi şaşırtıcı derecede erkene; M.Ö geç 2. bin yıla kadar götürmüştür. Aile mezarı özelliğindeki bu mezarlar en az birkaç kuşak kesintisiz kullanılmıştır.

    Pedasa’nın farklı tiplerdeki zengin mezarlarla dolu en ilginç bir nekropol alanı ise 2002 yılındaki orman yangınıyla açığa çıkmıştır. Güney nekropolu adı verdiğimiz bu alan Konacık yerleşmesinin hemen kuzeyinde başlar. Ve doğuda Sivriçam Tepesi yamaçlarına dek devam eder. Uzunlukları zaman zaman 20 m.yi bulan ve içlerine taş örgü sandık mezarların inşa edildiği platformlar altta anakaya üzerine oturtulmuştur. Arada yer yer yuvarlak tümülüslerin de görüldüğü bu alanlarda normal gömünün yanı sıra yakma gömüler de tarafımızdan saptanmıştır.

    Kentin kuzeydoğusundaki vadide ise compound tümülüsler ve geniş yuvarlak çevirmeler tespit edilmiştir . Bunlar Pedasa’nın değil tüm Leleg yerleşmelerinin en görkemli kalıntıları olarak gösterilebilir.</I>



  2. #2
    Hasret - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Gelişen Üye
    Üyelik tarihi
    10.Ocak.2009
    Mesajlar
    60
    Konular
    6308
    Aldığı Beğeni
    1
    Verdiği Beğeni
    0


Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •