Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    KecaKurda2106 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    23.Aralık.2011
    Mesajlar
    28
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0

    Seyit Cemal-Derviş Cemal

    Seyyit Cemal - Derviş Cemal
    Hünkâr Hacı Bektâşi Veli Hazretlerinin VELÂYET-NAME isimli eserinde, Seyyid Cemâl Hazretlerinden şöyle bahsedilmektedir.
    Hacı Bektâş Hünkâr, Ahmedi Yesevinin emriyle Rûm ülkesine gelip Sulucakarahüyükde yerleştikden sonra ünü, her yana yayıldı. Her taraf dan ziyaretine gelen çoğaldı. Kimi gelir, nasibini alır giderdi. Kimi gelir kalır, hizmet ederdi. Kimisini de Hünkâr, bir yere yollar, kendisine Halifelik verirdi. Halife olan, gittiği yerde Mürid edinir, Halkı uyarırdı.
    Hacı Bektâş Hünkâr, otuzaltıbin cerağ uyarmış, otuzaltıbin Halife dikmişti. Bunların üçyüzaltmışı, gece gündüz, Hünkârın huzurunda hizmette bulunurdu. Hünkâr, âhirete göçünce onların herbiri, Hünkârın gönderdiği yere gitti. Hepsini, etraflıca anlatırsak söz uzar. Yalnızca bu üçyüzaltmış Halifeden, bugüne dek adları malûm olanlarını anacağız.
    Cemâl Seyyid, Garu İsfail, Kolu açık Hacım Sultân, Baba Resul, Pir Ebi Sultân, Recep Şeydi, Sultân Rahâed-din, Yahya Paşa, Barak Baba, Ali Baba, Sara Kadı, At-las-pûş Sultân, Dost Hüdâ, Hızır Sâmit. Bunların hepisinin soyunu sopunu, Erenlere nasıl kavuştuklarını anlatırsak söz uzar, biz gelelim sözümüze :
    Hünkâr, Cemâl Seyyidi, Halifelerinin hepisinden fazla severdi. Onu pek ağırlardı. Bu yüzden Halifeler de onu büyük bilirler, sayarlardı. Zaten Hünkâr da bunu buyururdu. Nice defalar, eliyle arkasını sıvazlamıştıda, Cemâlimdir, Cemâlimdir, Cenıâlimdir, Cemâlimdir Cemâlimdir demişti. Seyyid Cemâl, bütün Halifelerin üst yanında otururdu.

    Seyyid Cemâl, birgün Hünkârın tapısında oturmaktaydı. Acaba Hünkâr, bize de bir Yurt gösteririni ki, orda dem-yom oynatalım fikrine düştü. Hünkâra malûm oldu, Cemâlim dedi, bizi varlık yurduna gönder, sonra bir merkep al, yola düş. Merkebini nerde Kurt yerse, orasını sana yurt verdik, oraya varır, orada demini-yomunu: oynatırsın. Senden bir oğlumuz gelecek, Akdenize yol edecek. Hünkâr varlık yurduna göçünce, Habib Emirciyi Seccadeye geçirdiler. Seyyid Cemâl Sultân, Erenlerin sözüne uyup bir merkep aldı, yola revân oldu. Vara, vara Altmdaşa vardı. Gördü ki otlu, sulu, çayırlık, çimenlik, öylesine güzel bir yer ki dille tarif etmenin imkânı yok. Burası pek hoşuna gitti. Merkebini çayıra saldı, kendisi yattı, uyudu. Bir müddet sonra uyanınca gördü ki, merkebini kurt yemiş. Erenlerin sözünü hatırladı, orda yerleşti. Bir çok kerametleri belirdi. Evlendi, bir oğlu oldu. Adını Asıldoğan koydu.
    Asıldoğan, bir aralık Rumeli yakasına geçti, Gelibolu boğazına vardı. Karşıya geçmek istedi, Gemiciler, kayıkçılar, vasıta vermediler. Bunun üzerine denize doğru yürümeye başladı, yürüdüğü yerlerden su çekiliyor, kara oluyordu. Kayıkçılar bunu görünce, amana geldiler, yalvardılar, kayık getirenler, zorla razı oldu kayığa girdi. Seyyid Cemâl, Altıntaş havalisinden Tökelcike geldi, orada göçtü, Mezarı oradadır

  2. #2
    KecaKurda2106 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Title
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    23.Aralık.2011
    Mesajlar
    28
    Konular
    313
    Aldığı Beğeni
    0
    Verdiği Beğeni
    0
    Balım Sultan

    Bektaşiliği kurumlaştıran önder olarak bilinen Balım Sultan, 1457'de Dinetoka'da doğmuştur. 1517 tarihinde hakka yürümüştür.

    Balım Sultan üzerine alabildiğine spekülasyonlar, karalamalar mevcut. Bu iftiraların, eleştirilerin çoğu dayanaksızdır. Diğerleri ise yanlış bilgi ve yanlış yorumlamadan kaynaklanmaktadır. Bu iddiaların neler olduğu ve bunlara karşın gerçeklerin neler olduğuna burada değinmeyeceğiz. Bizce bilinmesi gerekenler, Balım Sultan'ın Bektaşiliği kurumlaştıran önder olduğudur. Kurumlaşma beraberinde sürekliliği de getirmiştir. Ve Bektaşilik günümüze kadar baskılara, katliamlara rağmen gelmiştir. Bektaşiliğin bugüne kadar kurumsal anlamda gelmesindeki en büyük faktör Balım Sultan'dır. Balım Sultan, dergâhtaki bütün çalışmaları kayıt altına almıştır. Gerçi bu kayıtların çoğu çeşitli zamanlarda yok edilmişlerdir. Buna rağmen bu durum Balım Sultan'ın önderlik kabiliyetini göstermektedir. Balım Sultan, salt kayıt tutmakla yetinmemiş, mevcut olan bir çok olguyu da sistemleştirmiştir. İşte Balım Sultan'ın Cem ayinlerinden tutalım, dergâhtaki eğitime kadar verilen bütün hizmetleri sistemleştirmesi bir noktada merkezileştirmesi, bazı dar kafalıların ve art niyetlilerin Balım Sultan'ı karalamalarına nedendir.

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •