Register | Sifrenizi'mi Unutunuz ?
Close Panel
Kürtçe Radyo - Kürtçe Mp3 - Kürtçe Chat

f
Go Back   Kürtçe Radyo - Kürtçe Mp3 - Kürtçe Chat >
Kültür ve Sanat Dünyası > DİNİ BÖLÜM > Peygamberlerimizin Hayatı

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Abapûş-i velî
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
71

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Bookmark and Share Seçenekler
Alt 08.04.09, 05:01 AM   #1
Kullanıcı Profili
Atılmış üye
Avatar Yok
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2009
Üye No : 177
Yaş: 21
Mesajlar: 12.523
Rep Puanı : 31
Rep Derecesi : SoLuS is on a distinguished road
Standart Abapûş-i velî

Anadolu evliyâsından. İsmi Bâli Mehmed Çelebi olup Bâlî Sultan olarak da bilinir. Germiyan şehzâdelerinden Hızır Paşanın oğludur. Dedesi Süleymân Şah Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin oğlu Sultan Veled'in kızı Mutahhara Sultan ile evli olduğundan soyu Mevlânâ hazretlerine ulaşır. Babası ona saltanat elbisesi yerine tarîkat abası giydiği için "Abapûş-i Velî" lakabını vermiştir.

Abapûş-i Velî küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Kısa zamanda ilim tahsîlini tamamladı. Ahlâk ve edeb nümûnesi idi. Küçük yaşta Mevleviyye tarîkatı büyüklerinin mânevî bakışlarına kavuştu. İnsanlara doğru yolu göstermek üzere icâzet diploma aldı.

Devrinin büyük âlimleri ve devlet ileri gelenlerinin çoğu onun sohbetlerini tâkib ederlerdi. Tîmûr Han Afyon taraflarına geldiğinde onun bölgesine girmedi ve bâzı ihsânlarda bulunmak isteyince; "Bizim abamız elbisemizi terk ve ihtiyaçsızlık elbisesidir" deyip kabûl etmedi. Tîmûr Han Abapûşî hakkında; "Böyle zatlar boş değildir. Allahü teâlâdan başkasından ne korkarlar ne bir şey beklerler. Şahların gönüllerinde onların heybeti korkusu yer etmiştir." dedi.

Abapûş-i Velî ömrünün sonlarını babasından kalan dergâhında yalnız geçirdi. Devamlı ibâdetle meşgûl olurdu. Talebeleri ve sevenleri huzuruna gidip ders ve sohbetlerini dinler ondan istifâde ederlerdi. Çeşitli zamanlarda insanlar arasına çıkıp onlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını anlatır herkesi iyiliğe teşvik ederdi.

Vefâtından önce kendi evine geçen Abapûş-i Velî üç gün sonra 1485 (H.890) senesinde vefât etti. Afyonkarahisar Mevlevî Dergâhının bahçesine defnedildi. Definden sonra bâzı hâller görüldü. Talebeleri bunları hocalarının kerâmeti olarak kabûl ettiler. Bu sırada sâdece görünüşe bakarak konuşanlardan birisi bu hâllerin talebeler tarafından uydurulduğunu bunların aslının olmayacağı gibi sözler söyledi. Ayrıca kabre inkâr gözü ile baktığı anda Allahü teâlânın gazâbına uğrayarak gözleri görmez oldu dili tutuldu. Baştan ayağa kadar bütün vücûdu titremeye başladı. Bu hâle yakalandığının üçüncü günü kötü bir vaziyette öldü. Allahü teâlânın evliyâsı hakkında uygunsuz konuşmanın onu inkâr etmenin cezâsını hemen gördü.
SoLuS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Paylaş

Etiketler
abapûşi, veli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Barış Manço : Ali Yazar Veli Bozar sözleri muşlu-reşo Türkçe Sarki SözLeri 1 07.02.10 10:24 AM
Mala Veli Gewdi düğünü !!Phanist!! Kürtçe düğün videoları 0 31.01.10 08:14 PM
Ateşbaz-ı Veli ( .... - 1285) mirbotan radyo Sanatçı, Hayatı & Biyografi 1 09.12.09 03:23 AM
Bir deliye bir veli rolü G@B@R DİNİ BÖLÜM 0 01.04.09 11:03 PM


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:14 AM.


Powered by vBulletin® Version (Kapalıyız)
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Türkçe Çeviri : Kürtçe Mp3 İndir
Tasarim MirBey