MirBoTan

7-24 Online Müzik Kaliteli Paylaşım!!


Go Back   Kürtçe Radyo - Kürtçe Mp3 - Kürtçe Chat >
Kürtçe Forum > Kürt Kültür Ve Tarihi

 

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler
Alt 12-06-2009   #1 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart ferhgenga kürdi-tirki

a ----->> Kürt alfabesinin ilk harfi, dişil cins edatı.
Abadan ----->> mamur.
abadanî ----->> bayındırlık.
abagine ----->> cam, billur.
abajûr ----->> abajur.
abal ----->> dönme.
aborandin ----->> geçindirmek.
aborî ----->> ekonomi, iktisat, geçim, maîşet.
aborîn ----->> geçinmek.
aboriya xerîdariyê ----->> tüketim ekonomisi.
aborîzan ----->> iktisatçı, ekonomist.
acente ----->> acente.
aciz ----->> 1.aciz. 2.çaresiz.
aciz kirin ----->> kızdırmak, rahatsız etmek.
acûr ----->> acur.
adan ----->> 1.besin. 2.bereketli, mümbit, verimli.
adan lê bûn ----->> bereketlenmek.
adanî ----->> bereket, bereketlilik, randıman, verim, verimlilik.
adar ----->> Mart ayı.
ade ----->> 1.yabancı ot. 2.şirret, sırnaşık. 3.ısırgan böcekler.
ade bûn ----->> sırnaşmak.
ade kirin ----->> yabancı otlardan temizlemek.
adem ----->> adam, insan.
adet ----->> adet, töre.
adetî ----->> normal, töreye uygun.
adû ----->> ısırgan böcekler.
afat ----->> afet.
aferande ----->> eser, yapıt.
aferandin ----->> yaratmak, meydana getirmek, türetmek.
aferandinerayî ----->> yaradılış.
aferîde ----->> mahluk, yaratık.
aferîn ----->> varol, aferin.
aferîndêr ----->> türetici, yaratıcı.
aferînek ----->> karakter.
aferînî ----->> seciye.
afir ----->> yemlik.
afirandîn ----->> yaratılmak.
afîş ----->> afiş.
Afrîka ----->> Afrika.
Afrîka Başûr ----->> Güney Afrika.
Afrîn ----->> Suriye’de bir Kürt şehri.
agah ----->> haber, duyum.
agahdar ----->> bilgili, haberdar, vakıf.
agahdar bûn ----->> vakıf olmak, haberdar olmak.
agahdar kirin ----->> bildirmek, haber vermek, haberdar etmek.
agahî ----->> haber, bilgi, malumat.
agihandin ----->> haber vermek, bildirmek.
agir ----->> ateş.
agir barandin ----->> ateş yağdırmak.
agir berdan ----->> ateşe vermek.
agir best ----->> ateş kes.
agir girtin ----->> ateş almak, ateşlenmek.
agir kirin ----->> ateş etmek.
agir vêxistin ----->> ateş yakmak.
agirbaz ----->> ateş cambazı.
agirber ----->> ateşli silah.
agirbir ----->> ateş düşürücü.
agirçav ----->> atak.
agirdadan ----->> ateş yakmak.
agirdank ----->> ateşlik.
agire ----->> frengi.
agirgeh ----->> ateş yakılan yer.
agirgir ----->> kolay tutuşan.
Agirî ----->> Ağrı şehri.
agirkuj ----->> itfaiyeci.
agirnak ----->> yakıcı, ateş gibi, ateşli, ateş rengi.
agirok ----->> fitneci.
agirparêzî ----->> ateşe tapmak.
agirten ----->> ateşçi.
agirxweş ----->> sempatik.
ah ----->> ah, ilenç.
aheng ----->> ahenk, ritim, uyum, mutabakat.
ahengdar ----->> uyumlu, ritimli.
Ahûramazda ----->> Zerdüşt inancında iyilik tanrısı.
aj ----->> filiz, sürgün.
aj dan ----->> filizlenmek.
ajal ----->> sürü, küme, grup, zümre, güruh.
ajda ----->> filiz verdi.
ajinîn ----->> dişleri kürdan vs. ile karıştırmak.
ajne ----->> yüzücü.
ajo ----->> güdü.
ajodar ----->> güdümlü.
ajotin ----->> 1.ekin ekmek. 2.sürmek, gütmek.
ajotin pêş ----->> ileri sürmek.
ajovan ----->> sürücü, şoför.
akademî ----->> akademi.
Akre ----->> Irak’ta bir Kürt kenti.
akredîtîf ----->> akreditif.
akû ----->> akü, akümülatör.
al ----->> alem, bayrak.
al çikandin ----->> bayrak dîkmek.
al daxistin ----->> bayrak indirmek.
al kêşan ----->> bayrak çekmek.
alandin ----->> ambalajlamak, sarmak.
alastin ----->> yalamak.
alav ----->> 1.alev 2.alet, edevat.
alayî ----->> ask. alay
alaz ----->> niyetlenme, kastetme.
Alban ----->> Arnavut.
Albanî ----->> Arnavutça.
Albanya ----->> Arnavutluk.
album ----->> albüm.
albumîn ----->> albümin.
alemdar ----->> bayraktar.
alerjî ----->> alerji.
alî ----->> cihet, yan, cenah, taraf, yaka, yön.
alî girtin ----->> taraf tutmak.
alif ----->> kışlık hayvan yemi.
alîgir ----->> yandaş, taraftar, taraflı.
alîn ----->> birbirine geçirmek, dolamak.
aliqîn ----->> birbirine dolanmak.
alistin ----->> yalamak.
alkol ----->> alkol.
Alman ----->> Alman.
Almanî ----->> Almanca.
Almanya ----->> Almanya.
almas ----->> elmas.
aloq ----->> bademcik.
altaxî ----->> ihbar, ispiyon.
altaxî kirin ----->> ihbar etmek.
altaxîname ----->> ihbarname.
alternatîf ----->> alternatif.
alû bûn ----->> kamaşmak.
alûçe ----->> erik.
alûde ----->> pisliğe bulaşan.
alûle ----->> 1.dar sokak. 2.koridor.
alûs ----->> sahte kibarlık, sahte davranışlı.
amade ----->> amade, hazır.
amade be ----->> hazır ol!
amade kirin ----->> hazırlamak.
amadexwer ----->> hazır yiyici.
amadeyî ----->> hazırlık.
aman ----->> kap-kacak.
ambargo ----->> ambargo.
ambûlans ----->> ambulans, cankurtaran.
ambûr ----->> tesisat, enstrüman.
ambûrîn ----->> alet, malzeme.
ambûrsaz ----->> tesisatçı.
Amed ----->> Diyarbakır.
Amêdî ----->> Irak’ta bir Kürt kenti.
amêjen ----->> alaşım, terkip.
Amêrîka ----->> Amerika.
Amêrîkayî ----->> Amerikalı.
amir ----->> amir.
amîral ----->> amiral.
amoj ----->> amca karısı.
amojin ----->> amca karısı.
amojkar ----->> eğitimci, pedagog.
amojkarî ----->> pedagoji.
amper ----->> amper.
ampûl ----->> ampul.
Amsterdam ----->> Amsterdam(Hollanda’nın başkenti).
Amûda ----->> Suriye’de bir Kürt kenti.
amûr ----->> tesisat, enstrüman.
an ----->> 1.ya, veya (hut), yahut. 2.yoksa. 3.çoğul edatı.
an jî ----->> ya da.
ananas ----->> ananas.
anarşî ----->> anarşi.
Anatoliya ----->> Anadolu.
anatomî ----->> anatomi.
andêr ----->> soyka.
angaje kirin ----->> angaje etmek.
angajman ----->> angajman.
ango ----->> yani, demek ki.
anîn ----->> getirmek.
anîn ba hev ----->> bir araya getirmek.
anîn ber hev ----->> bir araya getirmek.
anîn bîr ----->> anımsatmak, çağrıştırmak.
anîn cem hev ----->> yan yana getirmek.
anîn pêş ----->> ileri almak.
anîn ser çokan ----->> diz çöktürmek.
anîn ziman ----->> dile getirmek
anîs ----->> anason.
anix ----->> anason.
anket ----->> anket.
anormal ----->> anormal.
ansîklopedî ----->> ansiklopedi.
Antartîka ----->> Antarktika.
antên ----->> anten.
antîlop ----->> antilop.
antrenman ----->> antrenman.
antrenor ----->> antrenör.
aort ----->> aort.
ap ----->> amca.
apandîsîd ----->> apandisit.
aqar ----->> alan, arazi, yüzölçümü.
aqil ----->> akıl, us.
ar ----->> 1.ateş. 2.ar, haya.
aram ----->> 1.huzur, sükunet, gönenç, istikrar, huzurlu, sakin.
aram bûn ----->> huzur bulmak, sakinleşmek.
arambexş ----->> huzur veren.
aramdar ----->> huzur verici, sakinleştirici, müsekkin.
aramgah ----->> 1.istirahat yeri. 2.kabir.
aramxane ----->> huzurevi.
aran ----->> sancılanmak, elem.
araq ----->> rakı.
ararot ----->> mama.
arask ----->> donatı, teçhizat.
arastek ----->> 1.donanım. 2.ziynet.
arastekar ----->> dekoratör.
arastî ----->> bezenmiş, donatılmış, teçhiz edilmiş.
arastin ----->> bezemek, donatmak, teçhiz etmek.
arav ----->> bulaşık suyu.
aravî ----->> nargile.
ard ----->> un.
ardik ----->> irmik.
ardû ----->> katı yakıt.
arena ----->> arena
argon ----->> ateş rengi.
argûşk ----->> bademcik.
arî ----->> 1.kül. 2.yardım. 3.Hint-Avrupa’lı.
arihandin ----->> acıtmak, ağrıtmak.
arihîn ----->> acımak, ağrımak.
arîk ----->> tavan.
arîkar ----->> asistan, yardımcı.
arîkarî ----->> yardım.
arîkarî kirin ----->> yardım etmek.
arîkarî xwestin ----->> yardım istemek.
arîkarîxwaz ----->> yardımsever.
arîle ----->> kadın görünüşlü erkek.
arimîn ----->> dinlenmek.
aring ----->> koyun ve keçilerin genel adı.
arîperwer ----->> yardımsever.
arîşe ----->> problem.
arîşen ----->> manevi, maneviyat, moral.
arîtmetîk ----->> aritmetik.
arîxen ----->> emin.
arîxen bûn ----->> emin olmak.
arizî kirin ----->> özelleştirme.
arkolk ----->> maşa.
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #2 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

arkolk ----->> maşa.
arkork ----->> fırın küreği.
armanc ----->> amaç, hedef, gaye, erek.
armûş ----->> üzüm posası.
arşîv ----->> arşiv.
artêş ----->> ordu.
artêşgeh ----->> ordugah.
artêşxane ----->> orduevi.
artîşok ----->> enginar.
arû ----->> salatalık.
arûng ----->> erik.
arvan ----->> un, kışlık erzak.
arvane ----->> dişi deve.
Aryan ----->> Hint-Avrupalı.
arzing ----->> çırpı.
asav ----->> ur.
asê ----->> 1.asi, şaki. 2.yalçın.
asê bûn ----->> direnmek.
asê kirin ----->> güçlendirmek, tahkim etmek.
asêgeh ----->> kale, müstahkem mevki, hisar.
asîd ----->> asit.
asîman ----->> gök, gökyüzü.
asîmanzanî ----->> astronomi.
asîw ----->> bela.
ask ----->> geyik.
asmin ----->> ufuk.
aso ----->> ufuk.
Astan ----->> Satürn.
asteng ----->> 1.mâni, mania, güçlük, engel. 2.dar geçit.
asteng bûn ----->> engel olmak.
asûde ----->> asude.
asûn ----->> durum, vaziyet.
Asya ----->> Asya.
aş ----->> değirmen.
aşê qehwê ----->> kahve değirmeni.
aşêf ----->> yabani otları ayıklama işi.
aşik ----->> 1.kahve değirmeni. 2.mide.
aşît ----->> çığ.
aşîtî ----->> barış, sulh.
aşîtîperwer ----->> barışsever
aşîtîxwaz ----->> barışçı.
aşkartin (diaşkêre, biaşkêre) ----->> açıklığa kavuşturmak.
aşvan ----->> değirmenci.
aşxane ----->> lokanta, restoran.
aşxanevan ----->> lokantacı.
ataşe ----->> ataşe.
atlet ----->> atlet.
atletizm ----->> atletizm.
atom ----->> atom.
av ----->> su.
av çikiyan ----->> su tükendi (kesildi).
av standin ----->> su almak.
ava ----->> bayındır, imar, mamur.
ava berbejî ----->> maden suyu.
ava bûn ----->> bayındır olmak.
ava kelandî ----->> kaynar su.
ava kirin ----->> bayındır hale getirmek, imar etmek, inşa etmek, kalkındırmak, mamur duruma getirmek.
ava sûsê ----->> meyan kökü suyu.
avabûyî ----->> mamur.
avadanî ----->> bayındırlık.
avahî ----->> 1.bayındırlık. 2.inşaat, bina, bayındır yer.
avahiya bingehîn ----->> altyapı.
avahiya jorîn ----->> üstyapı.
avanî ----->> meskûn.
avans ----->> avans.
avantaj ----->> avantaj.
avdan ----->> sulama.
avdanî ----->> sulama.
avdank ----->> su kabı, sürahi.
avde ----->> bir boy iplik.
avdêr ----->> sulama işini yapan kişi.
avdestxane ----->> helâ.
avdonk ----->> tirit.
averû ----->> ebru, yüz suyu.
avêtin ----->> atış, atmak.
avêtin zindanê ----->> hapsetmek, zindana atmak.
avêtinhev ----->> atışmak.
avgon ----->> mavi.
avgoşt ----->> et suyu.
avî ----->> sulu, sulak.
avîje ----->> temiz.
avik ----->> atmık, meni, sperma.
avis ----->> gebe, hamile.
avisî ----->> gebelik.
avjen ----->> yüzücü.
avjenî ----->> yüzme.
avjenper ----->> yüzgeç.
avjîn ----->> abıhayat.
avkêş ----->> 1.saka, sucu. 2.tulumba.
avnûsk ----->> mürekkep.
avpijen ----->> fıskiye.
avrêjk ----->> pisuar.
Avrêl ----->> Nisan ayı.
avreşî ----->> katarakt (göz).
avsark ----->> içine kar veya buz konarak soğuk su saklamaya yarayan kuyu.
avşile ----->> olgunlaşmamış üzüm suyu.
avteng ----->> suyun daraldığı yer, boğaz.
avyar ----->> saki.
avzêl ----->> ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar, bahar pınarı.
avzêm ----->> ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar, bahar pınarı.
avzêr ----->> yaldız.
avzêr kirin ----->> yaldızlamak.
avzûng ----->> kayış tokası.
awa ----->> durum, hal, vaziyet, metot, yöntem.
awan ----->> fitneci.
awanî ----->> fitne, fesat.
awarte ----->> olağan dışı, istisnai.
awartin ----->> istisna etmek.
awaz ----->> beste, ezgi, makam, melodi, ses.
awêne ----->> ayna.
awir ----->> sert bakış.
ax ----->> 1.toprak, 2.ah,ilenç.
axa ----->> ağa.
axaftin ----->> konuşma.
axareş ----->> kara toprak.
axîn ----->> ahlama, sızlanma.
axîn kişandin ----->> ah çekme.
axiv ----->> yaranın azması.
axret ----->> ahret.
axund ----->> hoca, ayet ya da dua okuyan kişi.
axur ----->> ahır.
axûrk ----->> tatarcık.
aya ----->> acaba.
ayend ----->> gelecek.
ayet ----->> ayet, delil.
ayîn ----->> tören.
az ----->> dolgun, ihtiraslı, tutkulu.
aza ----->> özgür, hür.
azad ----->> özgür, hür.
azadî ----->> hürriyet, özgürlük.
azadî bûn ----->> kurtulmak.
azadî kirin ----->> özgür bırakmak, kurtarmak.
azar ----->> azar.
azar lêdan ----->> paylamak.
azeb ----->> bekar, ergen.
azebî ----->> ergenlik çağı.
Azerî ----->> Azeri.
azgîn ----->> hırslı.
azîn ----->> usul.
azirandin ----->> azarlamak.
azmend ----->> hırslı.
azmûn ----->> imtihan, sınav, tecrübe.
azmûn bûn ----->> imtihan olmak, denenmek.
azmûn kirin ----->> imtihan etmek, denemek, tecrübe etmek.
azmûna devkî ----->> sözlü sınav.
aznîf ----->> bir çeşit domino oyunu.
azwer ----->> hırslı, tutkulu, hırs, tutku.
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #3 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

b ----->> Kürt alfabesinin ikinci harfi.
ba ----->> 1.yan, nezd, 2.romatizma, 3.hava, rüzgâr, yel.
ba berdan ----->> yellenmek.
ba hatin ----->> esmek.
babelîç ----->> yüzük parmağı.
babet ----->> 1.cins. 2.husus, konu. 3.vesile.
babfile ----->> dönme (zorla (sözde)Müslüman olanlar).
babidest ----->> eli boş.
babir ----->> paravan.
babirek ----->> yelken.
bablîsok ----->> hortum (hava).
bac ----->> gümrük vergisi.
bacan ----->> patlıcan.
bacanê sor ----->> domates.
bacgeh ----->> gümrük.
bacî ----->> bir müzik makamı.
baçermok ----->> yarasa.
badak ----->> sarmaşık.
badan ----->> bükmek, kıvırmak.
badank ----->> büklüm.
badar ----->> rüzgarlı.
badayî ----->> bükülü.
bade ----->> kadeh.
badek ----->> burgu, delgi.
badîhewa ----->> boşuna, faydasız, yararı olmayan iş.
badîn ----->> bardak.
badok ----->> direksiyon.
bafik ----->> mazeret, bahane.
bafirok ----->> uçurtma.
bafûn ----->> alüminyum.
bagaj ----->> bagaj.
bagêje ----->> hava hortumu (met.).
bager ----->> karla birlikte esen şiddetli rüzgar.
bah ----->> şehvet.
bahane ----->> bahane.
baharat ----->> baharat.
bahî ----->> şehvetli.
bahor ----->> grip.
bahorî ----->> grip hastalığına yakalanan.
bahoz ----->> 1.kararsız kişi. 2.sert rüzgar, fırtına.
bajar ----->> kent, şehir.
bajarê mezin ----->> büyük şehir, metropol.
bajarî ----->> kentli.
bajarok ----->> belde, ilçe, kasaba.
bajarvanî ----->> şehircilik.
bajen ----->> yelpaze.
bajenîn ----->> yelpazelemek.
bakirin ----->> savurmak.
bakterî ----->> bakteri.
bakterîzanî ----->> bakteriyoloji.
bakur ----->> kuzey.
bakut ----->> kar dolgusu.
bal ----->> dikkat, ilgi.
bal dan ----->> dikkat etmek.
bal kişandin ----->> dikkat çekmek.
bala ----->> yukarı, yüksek.
bala xwe dan ----->> dikkat etmek.
balafir ----->> uçak.
balafirgeh ----->> hava alanı.
balafirşikên ----->> uçaksavar.
balandin ----->> dolamak.
balav ----->> çamaşır yıkama günü su kenarı.
balcan ----->> patlıcan.
baldar ----->> dikkatli.
bale ----->> aptal, ahmak.
balê ----->> bari.
baleban ----->> afacan.
balgeh ----->> yastık.
balîf ----->> yastık.
balinde ----->> kuş.
balix ----->> 1.arı kovanların kurulduğu yer, 2.ergen.
balkêş ----->> ilgi çekici, enteresan, göz alıcı, dikkat çekici.
balkêş kişandin ----->> ilgi çekmek, ihtar etmek.
balo ----->> balo.
balon ----->> balon.
balor ----->> silindir.
balûg ----->> siğil.
balûle ----->> dürüm.
balyoz ----->> büyük elçi, sefir.
balyozxane ----->> elçilik.
bamarî ----->> üvey baba.
bamişt ----->> tipi.
bamye ----->> bamya.
ban ----->> dam.
banandin ----->> alıştırmak.
band ----->> bant.
bandemjmêr ----->> çalar saat.
bandêr ----->> 1.etkili, etkin. 2.egemen.
bandêrî ----->> etkinlik.
bandev ----->> bir şeyin üst çıkış ağzı.
bandor ----->> etken, etki, tesir.
bandor kirin ----->> tesir etmek.
bandor lê kirin ----->> etkilemek.
bane ----->> mandıra.
banedar ----->> mandıracı.
banegeh ----->> satıh, yüzey.
banegehî ----->> yüzeysel.
banek ----->> alışkın, müptela, itiyat.
baneşan ----->> ünlem.
bang ----->> çağrı, ezan, hitap, nida.
bang kirin ----->> hitap etmek, çağrıda bulunmak, çağırmak, ezan okumak.
bangbêj ----->> çığırtkan, müezzin, tellal.
banger ----->> loğ.
bangêr ----->> bankacı.
bangêrî ----->> bankacılık.
bangerkêş ----->> loğ ağacı.
bangeşe ----->> propaganda.
bangeşevan ----->> propagandacı.
bangevan ----->> çığırtkan, müezzin, tellal.
bangewaz ----->> imdat, yardım talebî, çağrı.
banî ----->> 1.yukarı. 2.dam.
banîje ----->> çatı katı.
bank ----->> banka.
banknot ----->> banknot.
banok ----->> intibak etmeye eğilimli olan.
banû ----->> hanım, hanımefendi.
bapêç ----->> tipi.
baperik ----->> kelebek.
bapîr ----->> büyükbaba, dede.
bapîv ----->> rüzgar ölçer.
baq ----->> buket, demet, tutam.
baqil ----->> bakla.
baqle ----->> bakla.
bar ----->> 1.bar. 2.yük.
bar kirin ----->> taşınmak, yüklemek, yük.
baran ----->> yağış, yağmur.
barbar ----->> barbar.
barbir ----->> taşıt.
barbû ----->> iane.
barbû dan hev ----->> iane toplamak
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #4 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

barbûn ----->> barbunya.
bare ----->> 1.baharlık buğday, 2.konu.
barek ----->> cephane.
bareng ----->> tersane.
bareş ----->> doğu rüzgarı.
barfisk ----->> dizin arka iç kısmı.
bargeh ----->> karargah, üs.
barij ----->> yağışlı.
barimte ----->> ipotek.
barist ----->> hacim.
barkaz ----->> mazgal.
barkêş ----->> taşımacı, nakliyeci.
barkêşî ----->> taşımacılık, nakliyecilik.
barname ----->> irsaliye.
baro ----->> baro.
bars ----->> oğul (arıların oğul vermesi).
barû ----->> kule, mazgal.
barûd ----->> barut.
barûya naqos ----->> çan kulesi.
barxane ----->> ardiye, depo.
basîret ----->> basiret.
bask ----->> kanat, kol.
basketbol ----->> basketbol.
baskkêş ----->> mil, şaft mili.
bastan ----->> gelenek, görenek.
bastanasî ----->> arkeoloji.
bastanî ----->> geleneksel.
bastanparêzî ----->> gelenekselcilik.
bastiq ----->> pestil.
baş ----->> iyi, güzel, hoş.
başok ----->> atmaca.
baştir ----->> âlâ, daha iyi, ekstra.
başûr ----->> güney.
batirsok ----->> bostan korkuluğu.
bav ----->> baba, peder.
bavik ----->> ata, soy.
bavmarî ----->> babalık
bavtî kirin ----->> babalık yapmak.
bawer ----->> inanan, güvenen.
bawer kirin ----->> güvenmek inanmak, itimat etmek.
bawerî ----->> inanç, inanma, akide, itikat, güven, kanı.
bawerî bûn ----->> güvenmek, inanmak, itimat etmek.
bawerî pê anîn ----->> inanmak.
bawerîmend ----->> inançlı, mutemet, inanmış, mümin.
bawername ----->> itimatname.
bawesîr ----->> basur.
baweş ----->> yelpaze.
baweşên ----->> vantilatör.
baweşîn ----->> yelpazelemek.
bawî ----->> romatizmalı.
bawiş ----->> doğurduğu halde süt vermeyen hayvan.
bawişk ----->> esneme.
bawişkîn ----->> esnemek.
baxçe ----->> bahçe.
baxçevan ----->> bahçıvan.
baxir ----->> kaya.
baxol ----->> bavul.
baxor ----->> çığır, gedik, aralık.
baxoşk ----->> havalandırma tertibatı.
baxur ----->> buhur, tütsü.
baxurdan ----->> buhurdan.
bayê başûr ----->> lodos. (güney rüzgarı)
bayê reş ----->> karayel.
bayê weşt ----->> keşişleme.
bayêbezê ----->> alelacele.
bayî ----->> bayi.
baz ----->> 1.şahin. 2.pazı.
bazar ----->> alış veriş yeri, pazar, piyasa.
bazara kevnefroşan ----->> bitpazarı.
bazara reş ----->> karaborsa.
bazarî ----->> pazarlık.
bazarî kirin ----->> pazarlık yapmak.
bazbend ----->> pazubandı, görevli kolluğu, kol muskası.
bazin ----->> bilezik.
bazind ----->> bilek.
bazirgan ----->> tüccar.
bazirganî ----->> ticaret, ticari.
bazirganxane ----->> ticarethane.
bazor ----->> sert rüzgar, fırtına.
be ----->> olsun.
bê ----->> -siz, -sız, -süz, -süz.
bê dê ----->> anasız.
bê tam ----->> tatsız.
bêadan ----->> bereketsiz.
bêaheng ----->> uyumsuz, ritimsiz.
bêalî ----->> tarafsız, yansız.
bêar ----->> arsız, hayasız.
bêaram ----->> huzursuz, istikrarsız.
bêav ----->> susuz.
bêax ----->> topraksız.
bêbac ----->> gümrüksüz.
bêbal ----->> dikkatsiz.
bêbandor ----->> etkisiz.
bêbav ----->> babasız.
bêbawerî ----->> inançsız, imansız.
bêbehn ----->> kokusuz.
bêberevan ----->> rakipsiz.
bêbetan ----->> astarsız.
bêbext ----->> bahtsız.
bêbezax ----->> suçsuz, günahsız.
bêbiha ----->> değersiz, kıymetsiz.
bêbijî ----->> iştahsız.
bêbingeh ----->> esassız, temelsiz, asılsız.
bêbinî ----->> dipsiz.
bêbinyad ----->> temelsiz, soysuz.
bêbîr ----->> bilinçsiz.
bêbîryar ----->> kararsız.
bêcan ----->> cansız.
bêcir ----->> huysuz.
bêçare ----->> âciz, çaresiz.
bêçareî ----->> açmaz.
bêçareman ----->> çaresiz kalmak.
bêçêj ----->> lezzetsiz, tatsız.
bêçî ----->> ayak parmağı.
bed ----->> kötü.
bêdadwer ----->> adaletsiz.
bêdar ----->> fakir, güçsüz, yoksul.
bêdarî ----->> fakirlik.
bedawaz ----->> kötü sesli.
bêdawe ----->> bedava.
bêdawî ----->> sonsuz, ebedi, müebbet.
bêdawîtî ----->> sonsuzluk.
bedbîn ----->> kötümser, karamsar, pesimist.
bêdegel ----->> ihtiyatsız.
bêdêhnî ----->> dikkatsizlik.
bêdem ----->> zamansız.
bêdemsal ----->> mevsimsiz.
beden ----->> 1.beden, gövde. 2.hisar, sur.
bêdeng ----->> sessiz.
bedenparêzî ----->> beden eğitimi.
bêderd ----->> dertsiz.
bêderfet ----->> imkansız.
bedestan ----->> bedesten.
bêdestnimêj ----->> abdestsiz.
bêdestûr ----->> izinsiz.
bedew ----->> yakışıklı, güzel.
bedew bûn ----->> güzelleşmek.
bedew kirin ----->> güzelleştirmek.
bedewî ----->> güzellik.
bedil ----->> takım elbise.
bêdil ----->> gönülsüz, isteksiz.
bedilandin ----->> şeklini değiştirmek.
bedilîn ----->> şekil olarak değişmek.
bêdira ----->> yeterince.
bêdiraf ----->> parasız.
bedl ----->> dolunay.
bêdom ----->> süreli, devamsız.
bêedeb ----->> müstehcen, terbiyesiz.
bêeman ----->> amansız.
bêencam ----->> neticesiz, sonuçsuz.
bêewle ----->> güvensiz.
bêewlehitî ----->> güvensizlik.
bêfedî ----->> utanmaz.
bêfişal ----->> abartısız.
beg ----->> bey.
bêgar ----->> angarya.
bêgav ----->> çaresiz, mecbur.
bêgav hiştin ----->> çaresiz bırakmak, mecbur bırakmak.
bêgav man ----->> çaresiz kalmak.
bêgavî ----->> 1.çaresizlik, mecburiyet, 2. zorunlu olarak.
bêge ----->> kabadayı.
bêgef ----->> atılgan, densiz, korkusuz.
bêgeh ----->> zamansız, yersiz.
bêgiramî ----->> saygısızlık.
bêgiyan ----->> ruhsuz.
bêguman ----->> şüphesiz.
bêguneh ----->> masum, suçsuz, günahsız.
bêhal ----->> bitkin, halsiz.
bêhawe ----->> uygunsuz.
bêhay ----->> aymaz, gafil, habersiz, şuursuz.
bêhay girtin ----->> gafil avlamak.
bêhayî ----->> bilgisizlik, gaflet.
bêhemd ----->> gayrı ihtiyari, irade dışı.
bêhemdî ----->> gayrı ihtiyari, irade dışı.
bêheş ----->> akılsız.
bêheval ----->> eşsiz.
bêhêvî ----->> umutsuz.
bêhevîr ----->> hamursuz.
bêhewl ----->> gayretsiz.
bêhêz ----->> kuvvetsiz, takatsiz.
bêhîm ----->> temelsiz, asılsız.
bêhîs ----->> duyarsız, duygusuz.
behît ----->> acayip, mucize, tansık.
behîtandin ----->> afallatmak, şaşırtmak.
behîtîn ----->> şaşırmak.
behîv ----->> badem.
behîvter ----->> çağla.
behle ----->> aptal, ahmak.
behn ----->> koku
bêhn ----->> nefes, soluk.
bêhn berdan ----->> soluma.
behn dan ----->> kokmak.
bêhn dan ----->> nefes vermek, teneffüs.
behn ketin ----->> kokuşmak.
bêhn kişandin ----->> nefes çekmek
bêhn standin ----->> nefes almak.
bêhna xwe dan ----->> dinlenmek.
behndar ----->> kokulu.
behnî ----->> kokmuş.
bêhnijîn ----->> esnemek.
bêhnteng bûn ----->> sıkılmak.
bêhntengî ----->> sıkıntı.
Behram ----->> Mars, Merih.
behreme ----->> matkap.
bêhûde ----->> boşu boşuna, beyhude.
beicandin ----->> kahretmek, kızdırmak, öfkelendirmek.
beicîn ----->> kahrolmak, kızmak.
bêînsaf ----->> insafsız.
bej ----->> kara (toprak).
bêjan ----->> acısız, ağrısız.
bejavî ----->> amfibi.
bêje ----->> kelime, sözcük.
bêjeya guhêrbar ----->> grm. değişken sözcük.
bêjeya hevedudanî ----->> grm. bileşik sözcük.
bêjin ----->> abazan, karısı olmayan erkek.
bêjing ----->> elek, kalbur.
bêjing kirin ----->> elemek.
bejn ----->> boy.
bejn girtin ----->> boy atmak.
bejnbost ----->> cüce.
bejnûbal ----->> endam, boy-pos.
bêjok ----->> çok söylenen.
bêjtin ----->> söylenmek.
bêjtini ----->> söyleniş.
bêkar ----->> işsiz.
bêkarî ----->> issizlik.
bêkat ----->> zamansız.
bêked ----->> emeksiz.
bêkêfî ----->> keyifsizlik.
bêkêmasî ----->> kusursuz, eksiksiz, mükemmel.
bêkêr ----->> işe yaramaz.
bêkes ----->> kimsesiz.
bêkêsim ----->> biçimsiz.
bekre ----->> kil.
bel ----->> dik (kulak ve göz için).
bêl ----->> 1.arazi veya orman parçası, 2.bahçıvan beli.
bela ----->> bela.
belakir ----->> belalı, bela arayan.
bêlan ----->> 1.boş arazi, iki dere arasındaki yüksek arazi. 2.evre, merhale.
belavker ----->> dağıtımcı, distribütör, müvezzi.
belavker kirin ----->> dağıtmak, saçmak, savurmak, yaymak.
belavkerbûyî ----->> yaygın.
belavok ----->> elle dağıtılan bildiri.
belçim ----->> ağaç yaprağı.
belê ----->> evet, okey.
beleban ----->> afacan, balaban.
beledî ----->> şimşek.
belek ----->> alaca, alacalı
bêleke ----->> lekesiz.
belem ----->> sandal, filika.
belên ----->> söz, vaad.
belender ----->> mültezim, kesenekçi.
belengaz ----->> zavallı.
belêyandin ----->> onaylamak, teyid etmek.
belik ----->> cücük, çocuk penisi.
Beljîka ----->> Belçika
Beljîkayî ----->> Belçikalı.
belkî ----->> belki.
beloq ----->> belirgin, pırtlak, patlak.
belor ----->> şişe.
belq ----->> fışkırma.
belqitandin ----->> gebertmek, zıbartmak.
belqitîn ----->> gebermek, zıbarmak
belûr ----->> billur.
belût ----->> palamut.
belxem ----->> balgam.
bêmaf ----->> haksız.
bêmafî ----->> haksızlık.
bêmane ----->> anlamsız.
bêmefer ----->> olanaksız.
bêmejî ----->> beyinsiz, ahmak.
bêmerc ----->> şartsız.
bêmiçêz ----->> iştahsız.
bêmîheng ----->> ayarsız.
bêminet ----->> minnetsiz.
bêmişe ----->> ücretsiz.
bêmişûr ----->> zahmetsiz.
ben ----->> 1.ip. 2.çitlembik ağacı.
bênahî ----->> görme gücü, görme yeteneği.
bênamûs ----->> namussuz.
benav ----->> dişbudak ağacı.
bênav ----->> adsız.
bênavgîn ----->> aracısız.
benc ----->> yabani haşhaş, zehir.
bend ----->> 1.baraj, engel, set, 2.gazete yazısı, paragraf, 3.bağlam, 4. ip, bağ, sicim.
benda avê ----->> su bendi
bende ----->> bağımlı, kul, köle.
bende kirin ----->> bağımlı hale getirmek.
bendegan ----->> tebaa, uyruk.
bendek ----->> mânia, güçlük.
bendeman ----->> beklemek, bağlanıp kalmak, mahpus.
bender ----->> liman.
bênder ----->> harman.
bênder kirin ----->> harmanlamak.
bendewar ----->> beklenti içinde olan, gönülden bağlı.
bendewarî ----->> beklenti içinde olma.
bendeyî ----->> bağımlılık, tutukluluk.
bendî ----->> bağımlılık, tutukluluk.
bendî kirin ----->> tutuklamak.
bendîname ----->> akit.
bendîxane ----->> tutukevi.
bendname ----->> tutuklama müzekkeresi.
bênefs ----->> pisboğaz, obur.
benekî ----->> alışkanlık.
beng ----->> haşhaş.
bengî ----->> tutku, melankolik.
bengîn ----->> tutkun, mecnun, melankolik.
benî ----->> bağımlılık, tutukluluk.
benî ----->> 1.kul, köle, esir, 2.sucuk.
bênijad ----->> soysuz.
benîn ----->> alışmak, intibak, uyum.
benîşt ----->> sakız, çiklet.
benk ----->> sakız ağacı.
bênûk ----->> uçsuz bucaksız.
benzavêtî ----->> solgun.
benzîn ----->> benzin.
bêol ----->> dinsiz.
bêpar ----->> hissesiz, mahrum, yoksun.
bêpergal ----->> düzensiz.
bêperwa ----->> pervasız, utanmaz, gözü pek.
bêpirç ----->> kılsız, tüysüz.
bêpîv ----->> ölçüsüz, temkinsiz.
bêpîvan ----->> ölçüsüz.
bêpûrt ----->> tüysüz.
bêpûte ----->> özensiz, itinasız.
beq ----->> kurbağa.
beqal ----->> bakkal.
beqalî ----->> bakkallık.
bêqeram ----->> takatsiz.
bêqidûm ----->> güçsüz.
beqlewe ----->> baklava.
ber ----->> 1.en, ön, 2.döl, verim, mahsul, 3.meme, 4.taş.
bêr ----->> kürek.
ber dan ----->> meme vermek.
ber hilanîn ----->> ürün almak.
bêr kişandin ----->> kürek çekmek.
berafî ----->> müzakere.
beraftin ----->> müzakere etmek, görüşmek.
beragî ----->> turfanda.
bêraman ----->> fikirsiz.
beramber ----->> karşılık, karşıt, mukabil.
beramberî ----->> karşıtlık, misilleme.
beramberî hev ----->> karşılıklı.
beran ----->> koç.
beranek ----->> baş parmak.
berarî ----->> bağış, teberru.
berarî kirin ----->> para yardımında bulunmak.
berate ----->> leş.
berav ----->> çamaşır yıkama günü su kenarı.
beravêtin ----->> yavru düşürmek(hayvanlar için).
bêrawest ----->> durmadan, fasılasız.
bêray ----->> görüşü olmayan, kararsız.
beraz ----->> domuz.
berba bûn ----->> çarçur olmak.
berba kirin ----->> harman savurmak, çarçur etmek.
berbang ----->> fecir, seher, şafak, tan.
berbank ----->> taraça, teras.
berbayî ----->> boşuna.
berbaz ----->> astsubay.
berbêj ----->> olacakları önceden söyleyen kimse.
berbejn ----->> boyuna takılan muska.
berber ----->> 1.berber. 2.hasım.
berberî ----->> 1.berberlik. 2.çekişme, düşmanlık.
berbes ----->> mineral.
berbest ----->> barikat, set, engel.
berbest bûn ----->> engel olmak.
berbest kirin ----->> engellemek.
berbijêr ----->> aşağıya doğru.
berbir ----->> taşçı.
berbîryar ----->> karar öncesi.
berbisk ----->> saç tokası.
berbûk ----->> geline eşlik eden kadın(lar), nedime.
Bercîs ----->> Jüpiter.
berçav ----->> göz önünde.
berçavik ----->> gözlük.
berçavkfiroş ----->> gözlükçü.
berçek ----->> silah altına alınmaya hazır kimse.
berçûn ----->> çocuk düşürmek (insanlar için)
berd ----->> taş.
berdan ----->> 1.bırakmak, boşamak. 2.salmak.
berdar ----->> 1.ongun, totem. 2.üretken, verimli.
berdarî ----->> idam.
berdarî kirin ----->> idam etmek.
berdêl ----->> bedel, karşılık, trampa, mübadele, takas.
berdelan ----->> taşlık arazi
berdêlî kirin ----->> takas etmek.
berdest ----->> hazır, el altında bulunan.
berdevk ----->> sözcü.
berdil ----->> sevgili, aziz.
berdilk ----->> ön kahvaltı.
berdoş ----->> berduş.
berdû ----->> hasır bitkisi.
bere ----->> cephe.
berê ----->> önce.
bêrê ----->> uygunsuz, yolsuz.
bere bere ----->> giderek, tedricen, peyder pey.
bere vajî ----->> çarpık.
berecot ----->> dönüm.
beredayî ----->> başıboş.
bêreng ----->> renksiz.
bêrêtî ----->> yolsuzluk.
berevan ----->> 1.müdafi, savunmacı, 2.rakip.
berevanî ----->> 1.savunma. 2.müsabaka, karşılaşma, rekabet, yarışma.
berevanî kirin ----->> savunmak, rekabet etmek.
berêvar ----->> ikindi, akşam üzeri.
bêrewişt ----->> karaktersiz, ahlaksız, kötü karakterli.
bereyişk ----->> mancınık.
bêrêzik ----->> kuralsız.
berf ----->> kar.
berf barîn ----->> kar yağmak.
berf dahatin ----->> kar yağmak.
Berfanbar ----->> Aralık ayı.
berfende ----->> çığ.
berfîn ----->> 1.karlı. 2.kardelen çiçeği.
berfireh ----->> engin, bol, geniş.
berg ----->> 1.cilt, kitap kapağı. 2.takı, süs.
berg kirin ----->> ciltlemek.
bergeh ----->> görünüm, görünüş, ufuk, panorama.
berger ----->> yalvaran.
bergerîn ----->> tapınmak, yalvarmak, yakarmak.
bergew kirin ----->> tıkamak.
bergiftek ----->> şenlik.
bergîn ----->> ciltli.
bergir ----->> döl veren, bol mahsullü.
bergîr ----->> beygir.
bergirî ----->> savunma, önleme, tedbir.
bergirtin ----->> kadınların dışında bütün dişilerin gebe kalması, bitkilerin meyve tutması.
bergkar ----->> ciltçi.
bergorn ----->> ölü hayrına verilen sadaka, yemek vs.
berguhk ----->> kulaklık.
berhelist ----->> tökezlemek.
berhem ----->> eser, ürün.
berhemîn ----->> büyütme sıfatı.
berhev kirin ----->> derlemek, toplamak, devşirmek.
berhevdan ----->> 1.kıyas, kıyaslama, mukayese. 2.kıyaslamak, mukayese etmek.
berhevkirî ----->> derleme, toplama, devşirme.
berhewa ----->> imha.
berhewa bûn ----->> imha olmak.
berhewa kirin ----->> imha etmek.
berhewok ----->> antoloji.
berî ----->> 1.ön, ön taraf. 2.önce. 3.bozkır, dümdüz ve engebesiz ova. 4.masum.
bêrî ----->> 1.özlem, hasret. 2.koyunların sağıldığı yer.
berî her tiştî ----->> her şeyden önce.
bêrî kirin ----->> özlemek.
berî nîvro ----->> öğleden önce.
berî zayînê ----->> milattan önce.
berîdan ----->> önünü çevirmek, yöneltmek, tevcih etmek.
beridîn ----->> gövermek, yeşerip gürleşmek.
berik ----->> gülle, mermi.
berîk ----->> cep.
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #5 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

bêrik ----->> kürek kemiği.
beris ----->> hesap.
berisandin ----->> hesaplamak, hesaba katmak.
berisger ----->> muhasebeci.
berisîn ----->> hesaplanmak, hesaba katılınmak.
berist ----->> yüksek makam sahibi.
bêrîvan ----->> koyun sağmaya giden kız.
berjen ----->> istinat direğî.
berjêr ----->> aşağı doğru.
berjewendî ----->> çıkar, menfaat.
berjewendperêz ----->> çıkarcı.
berjor ----->> yukarı doğru.
berk ----->> sağlam.
berk kirin ----->> sağlamlaştırmak.
berkandin ----->> sağlamlaşmak.
berkanî ----->> sapan.
berkaş ----->> rampa.
berkaz ----->> pencere, mazgal.
berkêr ----->> kesim hayvanı.
berkêşan ----->> üretim.
berkêşandin ----->> üretmek.
berkêşk ----->> çekmece.
berketî ----->> değerli, saygıdeğer, hatırı sayılır.
berketin ----->> acımak, hayıflanmak, üzülmek.
berkîn ----->> sağlamlaşmak.
berkoş ----->> önlük. (çocuklar için)
bêrm ----->> göl.
bermal ----->> sofa.
bermayî ----->> artık.
bermêj ----->> süt emen çocuk.
bêrmok ----->> gölet.
bernama hînbûnê ----->> öğrenim programı.
bername ----->> program.
bernameya fêrbûnê ----->> öğrenim programı, müfredat.
bernav ----->> lakab, önad.
bernavk ----->> lakab, önad.
bernavzed ----->> aday adayı.
berneketin ----->> kıymak, önemsenmemek.
beroş ----->> bakraç, tencere.
berpêş ----->> sunu.
berpêşkirin ----->> sunmak, takdim etmek.
berpeyî ----->> tepki, reaksiyon.
berpirsiyar ----->> sorumlu, mesul.
berpirsiyarî ----->> sorumluluk, mesuliyet.
berpişt ----->> korse.
berqut ----->> büfe.
bers ----->> hesap.
bers derxistin ----->> hesap çıkarmak.
bersandin ----->> hesaplamak.
bersem ----->> parsel.
bersem kirin ----->> parselleme, ifraz.
bersifik ----->> antre.
bersifik ----->> antre.
bersiv ----->> yanıt, cevap.
bersiv dan ----->> 1.yanıtlamak. 2.misilleme yapmak.
bersivamade ----->> hazır cevap.
bersivandin ----->> cevaplamak.
bersivîn ----->> cevaplamak.
bersojî ----->> mide ekşimesi.
berstok ----->> yaka (önlük vb. için).
berşo ----->> atık su, kirli su.
berşok ----->> çamaşır ve bulaşık yıkama önlüğü.
bertavk ----->> güneşlik.
bertek ----->> reaksiyon, tepki.
bertîl ----->> rüşvet.
bertîl xwarin ----->> rüşvet yemek.
berû ----->> palamut, mazı.
bêrû ----->> yüzsüz.
berûk ----->> yüz peçesi.
bêrûmet ----->> onursuz, adi.
bervaj ----->> karşıtı, aksi.
bervajî kirin ----->> yönü değiştirmek, ters yüz etmek.
bervêdan ----->> itiraz.
berwar ----->> 1.tarih. ör: di berwara 1998’an de 1998 tarihinde. 2.yamaç, meyil.
berx ----->> kuzu.
berxa min ----->> kuzum.
berxwedan ----->> direnç, direniş, mukavemet, direnmek, dayanmak.
berxwedar ----->> dirençli, esen, mutlu.
berxwedar bî ----->> teşekkür anlamında, Allah razı olsun.
berz ----->> ulu, yüce.
berzax ----->> 1.berzah, araf, kıstak. 2.kayıp, yitik.
berzax kirin ----->> kaybetmek.
berzeling ----->> lavanta çiçeği.
berzik ----->> kursak.
berzîn ----->> binmeye hazır hale gelen tay.
bes ----->> 1.kâfi, yeter, yeterli. 2.sadece.
bêsazîûman ----->> düzensiz, organizasyonsuz.
besdîtin ----->> yetinmek.
bêsemt ----->> 1.uygunsuz, kabahat. 2.ihtiyatsız.
bêsemtî ----->> uygunsuzluk.
bêserî ----->> uçsuz, başsız, başıbozuk.
bêserû bin ----->> uçsuz bucaksız.
bêsikûm ----->> yüzsüz, haysiyetsiz.
bêsinc ----->> ahlaksız.
best ----->> 1.dağ yamaçlarındaki küçük vadiler, akarsu kenarındaki çakıllı, kumlu yer. 2.esin, ilham.
beste ----->> beste, makam.
bestek ----->> paket.
bestek çêkirin ----->> paket yapmak.
bestek kirin ----->> paketlemek.
bestekar ----->> bestekâr.
bestenî ----->> dondurma.
bestenî froş ----->> dondurmacı.
besterobar ----->> nehir yatağı.
bestewîn ----->> kır yaşamını anlatan yazı.
bestik ----->> dere kolları, ufak çakıl taşları.
bestin ----->> su veya yolun önünü kesmek.
bestir ----->> dokuma kumaş, tekstil.
beş ----->> 1.bölüm, fasıl, kısım, sektör, taksit. 2.küçük akıtma.
bêş ----->> salma, vergi.
beşavend ----->> kafiye.
beşbir ----->> veraset.
bêşdanîn ----->> vergilendirmek.
bêşdar ----->> vergi memuru.
beşdar ----->> katılan, katılımcı.
beşdar bûn ----->> katılmak, ortak olmak, iştirak etmek.
beşdarî ----->> katılım.
bêşderî ----->> gümrük vergisi.
bêşe ----->> zanaat, meslek, kariyer.
bêşegeh ----->> fabrika.
bêşekar ----->> meslek sahibi, kariyer sahibi, esnaf, zanaatkar.
bêşemate ----->> gürültüsüz.
bêşerm ----->> arsız, utanmaz.
bêşesaz ----->> fabrikatör.
bêşesazî ----->> endüstri, sanayi.
beşik ----->> alın çıkıntısı.
bêşik ----->> şüphesiz.
bêşimşat ----->> biçimsiz, tipsiz.
beşîş ----->> güleç, gülümseyen, mütebessim, sempatik.
beşîşandin ----->> gülümsetmek, tebessüm ettirmek.
beşîşîn ----->> gülümsemek, tebessüm etmek.
bêşiyan ----->> iktidarsız, kudretsiz.
beşt ----->> kalas, kiriş.
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #6 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

bet ----->> toy.
bêta ----->> emsalsiz.
betal ----->> 1.boş, boşta gezer, hükümsüz. 2.ilga, iptal.
betal kirin ----->> iptal etmek.
betan ----->> kiriş, astar.
betanî ----->> battaniye.
bêtaqet ----->> takatsiz.
bêtar ----->> felaket, heyula.
bêtav ----->> 1.güneşsiz. 2.güçsüz, bitab, enerjisiz.
bêtawan ----->> suçsuz.
bêtebat ----->> sabırsız, sebatsız
bêtebatî ----->> sabırsızlık.
bêteşe ----->> biçimsiz, amorf.
bêteşe bûn ----->> biçimsizleşmek, biçimsiz olmak.
bêtewş ----->> dengesiz.
betî ----->> hantal.
betilandin ----->> yormak.
betilayî ----->> yorgunluk.
betilî ----->> yorgun.
betilîn ----->> yorulmak.
bêtir ----->> daha, çok.
bêtirs ----->> korkusuz.
bêtixûb ----->> sınırsız.
betlane ----->> tatil.
beton ----->> beton.
betran ----->> gururlu, kendini beğenmiş, mağrur.
bêvac ----->> mantıksız, tutarsız, saçma.
bêvên ----->> iradesiz.
bêvil ----->> burun, burun deliği.
bevşik ----->> kesici diş.
bêwar ----->> yersiz.
bêwate ----->> manasız.
bêweç ----->> kuru, sürgünsüz ağaç.
bêwesp ----->> kalitesiz.
bêweş ----->> savunmasız, korumasız.
bêwijdan ----->> vicdansız.
bêx ----->> kök, damar.
bêxanî ----->> evsiz.
Bexda ----->> Bağdat (Irak’ın başkenti)
bexdenûs ----->> maydanoz.
bêxem ----->> dertsiz, gamsız.
bêxêr ----->> hayırsız.
bêxesar ----->> zararsız.
bêxeter ----->> tehlikesiz.
bêxew ----->> uykusuz.
bexîl ----->> kıskanç.
bêxîret ----->> gayretsiz.
bexş ----->> af, bağış, hibe, ihsan.
bexş xwastin ----->> af dilemek.
bexşande ----->> bağışlayan.
bexşandin ----->> bağışlamak, affetmek.
bexşandina gelemperî ----->> genel af.
bexşîn ----->> bağışlanmak.
bexşîş ----->> bahşiş.
bext ----->> şans, talih, kader, ikbal, baht.
bextiyarî ----->> saadet, mutluluk.
bextreş ----->> bahtı kara, şanssız, talihsiz.
bextvekirî ----->> şanslı, bahtı açık.
bêxû ----->> huysuz.
bêxû bûn ----->> huysuzlaşmak.
bêxurek ----->> gıdasız.
bêXweda ----->> Allahsız, ateist, inkarcı.
bêxwedî ----->> sahipsiz.
bêxwestok ----->> isteksiz.
bey ----->> kapora.
beyaban ----->> sahra, çöl.
beyar ----->> fundalık, işlenmemiş tarla, kır, kıraç, kısır.
beybûn ----->> papatya.
bêyom ----->> uğursuz, bahtsız.
bêyomî ----->> uğursuzluk.
beyta ----->> gevşek kimse.
beytar ----->> baytar, veteriner.
beytik ----->> serçe.
bez ----->> 1.içyağı. 2.koşu.
bêz ----->> güçlü his veya arzu.
beza ----->> koşucu.
bêzagon ----->> kanunsuz.
bêzagonî ----->> kanunsuzluk.
bezandin ----->> koşturmak.
bêzar ----->> 1.bizar, bıkkın, bezgin, usanç. 2.dilsiz.
bêzar bûn ----->> bezmek, bıkmak, usanmak, yılmak yılgın.
bezax ----->> suç, günah.
bezaz ----->> manifaturacı.
bezazî ----->> manifaturacılık.
bêzehmet ----->> zahmetsiz.
bezek ----->> iltihap, morartı.
bezgîn ----->> bezgin.
bezglor ----->> beze.
bezîn ----->> koşmak.
bêzirav ----->> ödlek.
beziyan ----->> koşmak, hızla yürümek.
bêziyan ----->> zararsız.
beziyan ser ----->> üzerine yürümek.
bezm ----->> parti, ziyafet.
bezmik ----->> tahta biti, tahta kurusu.
bezok ----->> koşucu.
bêzû ----->> histeri.
bi ----->> nitelik eki. 1.ile 2.fiillerin emir hali ve gelecek zaman hallerini sağlar, dilek ve istek kiplerinde yardımcı olur, Türkçe’de e, a eki alan fiillerin yerine geçer, kelimelerin öneki olarak yeni kelimeler oluşturur.
bî ----->> 1.dul. 2.söğüt ağacı.
bi çêj ----->> lezzetli, enfes.
bi hev şa bûn ----->> sevişmek.
bi jor ve ----->> yukarıya.
bi kirarî ----->> fiilen.
bi komenav ----->> topluluk ismi.
bi lew kirin ----->> talaffuz etmek.
bi min be ----->> bana kalırsa.
bi navê ----->> adına.
bi rê ve birin ----->> yürütmek.
bi rê ve çûn ----->> yürümek.
bi vê awayî ----->> böyle, bu şekilde.
bi vî awayî ----->> böyle, bu şekilde.
bi xwe hesiyan ----->> ayılmak.
bi xwe kok kirin ----->> süslenmek.
biadan ----->> besleyici.
bialoqî ketin ----->> bademcik iltihaplanması.
biba ----->> rüzgarlı, esintili.
bibandûr ----->> etkili, tesirli.
bibejn ----->> boylu.
biber ----->> enli.
bîber ----->> biber.
bibeş ----->> taksitle.
bibêş ----->> vergili.
bibexşînin ----->> bağışlayın! affedersiniz!
bibiratî ----->> kardeşçe.
bibîryar ----->> kararlı.
bibîryarî ----->> kararlılık.
bibitûnî ----->> bütünlüklü.
bîbok ----->> gözbebeği.
bibore ----->> affedersin! pardon!
biborin ----->> affedersiniz.
bicer ----->> vidalı.
bicîh ----->> yerine.
bicîh anîn ----->> yerine getirmek, infaz etmek, ifa etmek.
bicîh bûn ----->> yerleşmek.
bicîh kirin ----->> yerleştirmek.
biçar kirin ----->> silahlandırmak.
biçarbûn ----->> silahlanmak.
biçe ----->> git.
biçewtî ----->> yanlışlıkla.
biçîçî ----->> iffetli, namuslu.
biçîn ----->> işlemeli.
biçirk ----->> gözleme.
biçûk ----->> minik.
bidan ----->> ödemeli.
bidawî ----->> sonlu.
bidaxist ----->> tenzilatlı.
bidemane ----->> zamanla.
bidemdiyar ----->> vadeli.
bideng ----->> sesli.
bideq ----->> dövmeli.
biderd ----->> dertli.
biderengî xistin ----->> geciktirmek.
bidest ketin ----->> ele geçmek.
bidest xistin ----->> ele geçirmek, elde etmek.
bidestgirtî ----->> nişanlı.
bidestgirtî bûn ----->> nişanlanmak.
bidestnimêj ----->> abdestli.
bidestûr ----->> izinli.
bidevkî ----->> sözlü olarak, şifahen.
bideyn ----->> veresiye, borç olarak.
bidil ----->> gönüllü.
bidilxweşî ----->> memnuniyetle.
bidiraf ----->> paralı.
bidirafî ----->> nakit olarak.
bidiran ----->> dişli.
bidizî ----->> gizlice.
bidizîka ----->> gizlice.
Bidlîs ----->> Bitlis.
bidom ----->> süresiz, devamlı.
bidor ----->> sırayla.
bidûkel ----->> buharlı.
biêş ----->> acılı.
bîftek ----->> biftek.
bigelemperî ----->> genellikle, genel olarak.
bigiram ----->> saygın.
bigirê dank ----->> ilintili.
bigirnaz ----->> pürüzlü.
bigoyîn ----->> nöbetleşe.
biguhaztinî ----->> naklen.
biguncanî ----->> kapsamlı.
biha ----->> değer, eder, kıymet, paha, pahalı, rayiç.
biha bûn ----->> pahalılaşmak.
biha dan ----->> değerlendirmek, değer vermek.
bihar ----->> ilk bahar.
biharat ----->> baharat
bihayî ----->> pahalılık
bihayiya jiyanê ----->> hayat pahalılığı.
bihedar ----->> sabırlı.
bihejm kirin ----->> sayılamak, rakamlamak.
bihêrs ----->> kızgın, sinirli.
bihestî ----->> kemikli.
biheş ----->> akıllı.
biheş bûn ----->> akıllanmak.
bihev gihandin ----->> birbirine kavuşturmak.
bihev henek kirin ----->> şakalaşmak.
bihevbeşî ----->> kollektif.
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #7 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

bihevra ----->> birlikte, beraber.
bihevre berisîn ----->> hesaplaşmak.
bihewa ketin ----->> havalanmak.
bihewes ----->> hevesli.
bihêz ----->> kuvvetli.
bihêz bûn ----->> kuvvetlenmek.
bihezaran ----->> binlerce.
bihine ----->> kınalı.
bihingafî ----->> saplantılı.
bihîs ----->> duygulu, duyarlı.
bihîs kirin ----->> duygulandırmak.
bihîstin ----->> duymak, işitmek.
bihîstinwer ----->> işitsel.
bihîstok ----->> ahize.
bihîzyar ----->> duyarlı.
bihnok ----->> virgül.
bîhok ----->> ayva.
bihorbar ----->> geçici.
bihork ----->> geçit.
bihoy ----->> şartlı.
bihuner ----->> hünerli.
bihûşt ----->> cennet.
biînsaf ----->> insaflı.
bijan ----->> ağrılı, acılı.
bijang ----->> kirpik.
bijarte ----->> elit, seçkin, mümtaz.
bijartin ----->> seçmek, ayıklamak.
bijî ----->> 1.yaşa, varol. 2.iştah, imrenme.
bîjî ----->> 1.kılçık. 2.piç.
bijî kişandin ----->> iştahı çekmek, imrenmek.
bijîandin ----->> iştahını çekmek.
bijid ----->> süratli.
bijîjk ----->> hekim, doktor, tabip.
bijîjkê hinav ----->> dahiliye doktoru.
bijîjkî ----->> hekimlik, tıp, tıbbi, tıbbiye.
bijîvekir ----->> iştah açıcı
bijûn ----->> sağlığa yararlı, sağlıklı.
bikar ----->> rende.
bikaranîn ----->> kullanma, istihdam.
bikeder ----->> kederli.
bikêf ----->> keyifli.
bikêmasî ----->> eksik, kusurlu, özürlü, en azından.
bikêr ----->> yararlı.
bikêr hatin ----->> yaramak.
bikeser ----->> üzüntülü.
bikêsim ----->> biçimli.
bikevan ----->> yaylı.
bikevir ----->> taşlı.
bikevz ----->> yosunlu.
bikir ----->> alıcı.
bikîte ----->> heceli.
bikoj ----->> 1.tomurcuk. 2.düğme.
bikok ----->> usturuplu.
bikoşîn ----->> çekişmeli.
bikotekî ----->> zor yoluyla.
bikurtî ----->> kısaca, velhasıl.
bila ----->> peki!
bila be ----->> peki!
bîladî ----->> yöresel, yerli.
bîlanço ----->> bilanço.
bilardo ----->> bilardo.
bilawan ----->> konforlu.
bilbil ----->> bülbül.
bilcim ----->> her işe burnunu sokan kimse.
bileke ----->> lekeli.
bilêt ----->> bilet.
bilêta balafirê ----->> uçak bileti.
bilêveger ----->> iadeli.
bilez ----->> çabucak, acil.
bilî ----->> başka.
bilîmon ----->> limonlu.
bilîn ----->> uğraşı, uğraşmak, meşgul olmak.
bilind ----->> ulu, yüce, yüksek
bilind bûn ----->> yükselmek, yücelmek.
bilind kirin ----->> yükseltmek.
bilindahî ----->> yükseklik, irtifa rakım.
bilq ----->> hava kabarcığı.
bilqîn ----->> fokurdamak.
bilûr ----->> kaval.
bimahr ----->> nikahlı.
bimbar ----->> ince barsaklar.
bîme ----->> sigorta.
bimebest ----->> kasten.
bimefer ----->> mümkün, olanaklı.
bimelavî ----->> gayretli, azimli.
bimerc ----->> şartlı.
bimey ----->> içkili.
bîmeya civatî ----->> sosyal sigorta.
bîmeya kaliyê ----->> ihtiyarlık sigortası.
bimij ----->> sisli.
bimirês ----->> gösterişli, görkemli, haşmetli.
bimişe ----->> ücretli.
bimişûr ----->> zahmetli.
bin ----->> alt
bin çavî ----->> gözaltı.
bin ketin ----->> yenilmek.
bin pê kirin ----->> ayak altına almak.
bin xistin ----->> mağlub etmek, hezimete uğratmak.
binaçe ----->> kuşak, nesil.
binamûs ----->> namuslu.
binav ----->> adlı, namlı.
binavber ----->> aralıklı.
binaverok ----->> kapsamlı.
binavgîn ----->> dolaylı.
binavûdeng ----->> ünlü, meşhur, şanlı.
binax ----->> toprak altı.
binbîr ----->> bilinçaltı.
bincil ----->> iç çamaşırı.
binçav ----->> gözaltı.
binçeng ----->> koltukaltı.
bind ----->> ast.
bindar ----->> boyunduruk altında, bağımlı.
bindarî ----->> bağımlılık.
bindeq ----->> fındık.
bindest ----->> bağımlı.
binefş ----->> menekşe.
binefşa belek ----->> hercai menekşe.
binefşî ----->> mor, menekşe rengi.
binekarî ----->> desise.
binerd ----->> yeraltı, şalgam.
binetar ----->> tekst, metin, esas.
bingeh ----->> esas, temel, taban.
bingeh bûn ----->> alçalmak.
bingeh danîn ----->> temel atmak.
bingeh kirin ----->> alçaltmak.
bingehîn ----->> esaslı.
binî ----->> alt, dip, altı, dibi, alta.
biniqik ----->> kademeli, dereceli.
binîve ----->> alttan.
binketî ----->> yenilen, mağlup.
binolî ----->> bodrum.
binpê ----->> ayak altı.
binrex ----->> şilte, döşek.
binta ----->> kalitesiz tütün.
binyad ----->> esas, temel.
binyad danîn ----->> temel atmak.
bipardarî ----->> ortaklaşa.
bipasar ----->> saçaklı
bipêling ----->> kademeli.
biper bûn ----->> kanatlanmak.
biperçîn ----->> perçinli.
bipergal ----->> düzenli.
bipêşanî ----->> öncelikle.
bipêşdaraz ----->> önyargılı.
bipêşdîtin ----->> öngörülü.
bipêtivî ----->> gereğince.
bipeyirk ----->> sicilli.
bipîne ----->> yamalı.
bipiranî ----->> çoğunlukla.
bipirç ----->> kıllı, tüylü.
bipîşatî ----->> tesadüfen.
biqasî ----->> kadar, miktar.
biqerf ----->> nükteli.
biqeşa ----->> buzlu.
biqunc ----->> köşeli.
bir ----->> 1.bölüm. 2.koyun ve keçi sürüsü.
bîr ----->> 1.bilinç şuur, zihniyet, dimağ hafıza. 2.kuyu.
bîr hatin ----->> anılmak.
bîr kirin ----->> unutmak.
bîr ve çûn ----->> bayılmak.
bira ----->> birader kardeş (er).
birah ----->> atmosfer.
birale ----->> fidan.
biramak ----->> anneden erkek kardeş.
biramarî ----->> üvey kardeş.
birandin ----->> kestirmek, yok etmek.
bîranîn ----->> anı, hatıra.
birastî ----->> gerçekten.
biraşîr ----->> süt erkek kardeş.
biraşka şişê ----->> şiş kebabı.
biraşte ----->> ızgara.
biraştî ----->> ızgara.
biraştin ----->> ızgara yapmak, kebap yapmak.
biratî ----->> kardeşlik.
bîrawend ----->> sözü edilen, mezkur.
biraxwê ----->> uzak akraba.
biraye ----->> tesirli.
birazava ----->> sağdıç.
birazê ----->> erkek kardeşin kız çocuğu.
birazî ----->> erkek kardeşin erkek çocuğu.
bîrbir ----->> baliğ, reşit.
birc ----->> hisar, burç.
birçî ----->> aç.
birçî bûn ----->> acıkmak.
birçî man ----->> aç kalmak.
birçîtî ----->> açlık.
bîrdarî ----->> abide, anıt.
bîrdoz ----->> ideoloji.
bîre ----->> bira.
bireh ----->> güç, kuvvet, debi, basınç.
birêje ----->> orantılı, nispi.
birek ----->> testere.
birêk ----->> uygun, münasip.
birêk dîtin ----->> münasip görmek.
birêkûpêk ----->> düzgün, düzenli, muntazam.
birêkûpêkî ----->> düzenli olarak.
birenc ----->> zahmetli.
bireser ----->> nesne, tümleç.
bireş ----->> 1.çaresizlik içinde bulunan yoksul kişi. 2.yaprak açmak üzere olan ağaç dalları.
birewa ----->> nemli.
bîrewer ----->> bilinçli, aydın.
bîrewer bûn ----->> bilinçlenmek.
bîrewer kirin ----->> bilinçlendirmek.
bîrexane ----->> birahane.
birêz ----->> sayın, saygın, muhterem.
birêzî ----->> saygınlık.
birh ----->> kaş.
birhan ----->> delil, kanıt.
birik ----->> inatçı.
birin ----->> 1.götürmek. 2.taşımak.
birîn ----->> 1.yara, 2.biçki, biçmek, kesmek, kırkmak.
birîn bûn ----->> yaralanmak.
birîn kirin ----->> yaralamak.
birinc ----->> pirinç.
birîndar ----->> yaralı.
birînî ----->> kesik.
birînsaz ----->> cerrah.
birk ----->> havuz.
birmût ----->> enfiye.
bîrname ----->> 1.muhtıra. 2.anı yazısı.
biroj ----->> gündüzün.
birojî ----->> oruçlu.
bîrok ----->> unutkan.
bîrokrasî ----->> bürokrasi.
bîrov ----->> sedef hastalığının ilacı olan şifalı ot.
bîrove ----->> sedef hastalığı.
birq ----->> 1.parıltı, şimşek, yıldırım. 2.elektrik.
birqgir ----->> paratoner.
birqiye ----->> telgraf, nota.
birûdan ----->> şımarık.
birûmet ----->> onurlu, saygı değer.
birûsk ----->> şimşek, yıldırım.
birûsk vedan ----->> şimşek çakmak.
birûske ----->> flaş.
bîryar ----->> karar.
bîryar dan ----->> karar vermek, kararlaştırmak.
bîryara bendî kirine ----->> tutuklama kararı.
bîryara bendî kirinê ya paşpênî ----->> gıyabi tutuklama kararı.
bîryara çav ----->> göz kararı.
bîryarname ----->> kararname.
bisam ----->> parsel.
bisêhr ----->> sihirli.
bisemt ----->> ihtiyatlı.
biser heşê xwe ve hatin ----->> aklı başına gelmek, akıllanmak.
biserbestî ----->> serbestçe.
biserê xwe ----->> yalnız başına, başlı başına.
biserûber ----->> doğru düzgün, düzenli.
bisî ----->> gölgeli.
bisînor kirin ----->> sınırlamak.
bisîre ----->> koruk üzüm.
bisk ----->> zülüf.
bisond ----->> yeminli.
bist ----->> 1.an. 2.ızgara.
bîst ----->> yirmi.
bîstan ----->> bostan.
bistek ----->> bir an.
bîstem ----->> yirminci.
bisûd ----->> yararlı.
bişahî ----->> eğlenceli.
bişaşik ----->> sarıklı.
bişav ----->> meşrubat.
bişavtin ----->> asimile etmek, eritmek.
bişemate ----->> gürültülü.
bîşeng ----->> salkım söğüt.
bişev ----->> geceleyin.
bişewat ----->> ateşli, yakıcı.
bişêwirîn ----->> danışıklı.
bîşî ----->> 1.çok ağaçlı ve çok dikenli yer. 2.bir tatlı türü.
bişîfa ----->> şifalı.
bişîfre ----->> şifreli.
bişik ----->> şüpheli.
bişîr ----->> sütlü.
bişîrêz ----->> zamklı.
bişirjawî ----->> layıkıyla.
bişkaftin ----->> sökmek.
bişkivîn ----->> 1.sökülmek, açılmak. 2.tomurcuklanmak.
bişkok ----->> 1.tomurcuk. 2.düğme.
bişkoka kehrebê ----->> elektrik düğmesi.
bişûjin ----->> çuvaldızın büyüğü.
bitaybetî ----->> özellikle.
bitebat ----->> sabırlı, sebatkar.
bitemz ----->> lehimli.
bitene ----->> taneli.
bitenê ----->> yalnızca, sadece.
bitenêa xwe ----->> yalnız başına.
biteqezî ----->> acil olarak, mutlaka.
biteraş ----->> traşlı.
biteşe ----->> biçimli.
biteşqele ----->> telaşlı.
bitews ----->> hızlı.
bitewş ----->> dengeli.
bitim ----->> bıtım ağacı
bitir ----->> 1.benzerlerine göre gelişmiş. 2.azgın.
bitir bûn ----->> azgınlaşmak.
bitirs ----->> korkulu.
bitoq ----->> dehşetli.
bitûn ----->> bütün.
bitûn kirin ----->> bütünlemek.
bitûnî ----->> bütünlük.
bitûnî ----->> bütün olarak.
biv ----->> tehlike (çocuklar için kullanılır).
bivac ----->> mantıklı, tutarlı.
bivebirî ----->> kesinlilik.
bivên ----->> iradeli.
bivê-nevê ----->> ister istemez, mutlaka, zorunlu olarak.
bivir ----->> balta.
bivir lêdan ----->> baltalamak.
biwate ----->> manalı.
biwêj ----->> tabir, deyim, terim.
biwêjên paş daçek ----->> art edat.
biwêre ----->> azimli.
biwesp ----->> kaliteli.
biwijdan ----->> vicdanlı.
bixawên ----->> faziletli, onurlu.
bixelî ----->> yelkenli, kotra.
bixêr ----->> hayırlısı.
bixêr be ----->> hayırlı olsun!
bixeter ----->> tehlikeli.
bixêz ----->> çizgili.
bixurtî ----->> zor yoluyla.
bixwedê ----->> vallahi!
bixwestek ----->> istekli.
bixweş kayî ----->> iyilikle, güzellikle.
bixwîn ----->> kanlı, kanamalı.
biyanî ----->> yabancı, ecnebi.
biyom ----->> uğurlu.
bizagonî kirin ----->> yasallaştırmak.
bizanayî ----->> bilerek.
bizav ----->> aksiyon, eylem.
bizdandin ----->> korkutmak, ödünü patlatmak.
bizdin ----->> korkmak.
bizdonek ----->> ödlek.
bizehmet ----->> zahmetli.
bizêv ----->> tahrik edilmiş, hareket halinde, hareketli.
bizin ----->> keçi.
bizir ----->> küçük tohumlar.
bizirx ----->> zırhlı.
bizivîn ----->> cesaretlenip harekete geçmek, kımıldamak.
bizm ----->> gem.
bizmar ----->> çivi.
bizmar kirin ----->> çivilemek.
bizmare ----->> nasır.
bizmik ----->> süt emmelerini engellemek için kuzulara takılan gem.
bizor ----->> zorla.
bizot ----->> kor.
bizûz ----->> güve.
blok ----->> blok.
bo ----->> için.
bo çi ----->> ne için?
bobelat ----->> kaza, facîa, felaket.
boç ----->> boynuz darbesi.
boçik ----->> 1.kuyruk, 2.sigara izmariti.
bodek ----->> budala.
Bokan ----->> İran’da bir Kürt kenti.
boke ----->> şecaat.
bokenge ----->> kokarca.
bomba atomê ----->> atom bombası.
bombe ----->> bomba.
bombebarandin ----->> bombalamak.
bomik ----->> şapşal, avanak, alık, aval.
bonfile ----->> bonfile.
bono ----->> bono.
boq ----->> soğan gelinciği.
boqije ----->> ardıç kuşu.
boqil ----->> bacağın diz kapağı ile ayak topuğu arasındaki bölümü.
bor ----->> kır, boz, kızıl.
borandin ----->> 1.affetmek, mazur görmek, geçirmek. 2.geçinmek.
boraq ----->> adale, kurban.
boraq danî ----->> adak adamak.
boraq kirin ----->> kurban kesmek.
borek ----->> börek.
borî ----->> boru.
borîjen ----->> borazan, boru çalan.
borîn ----->> geçmek.
borînxwestin ----->> özür dilemek.
borse ----->> borsa.
boruya naqosê ----->> çan kulesi.
bosî ----->> buhur.
bosîn ----->> süt veya yoğurdun sıcaktan katılaşması fiili.
bost ----->> karış.
boş ----->> bol, geniş (alan).
boşî ----->> bolluk.
bot ----->> 1.put, fetiş. 2.oluk biçiminde oyulmuş uzun ağaç.
botji xwe re kirin bot ----->> fetişleştirmek.
boxe ----->> boğa.
boyax ----->> boya.
boyax kirin ----->> boyamak.
boyaxa avî ----->> suluboya.
boyaxvan ----->> boyacı.
boyî ----->> için.
boykot ----->> boykot.
boz ----->> boz.
boze ----->> boza.
Brîtanya ----->> Britanya.
bûcî ----->> enik.
bûdele ----->> budala.
bûfe ----->> büfe.
bûjen ----->> madde, materyal.
bûjenî ----->> maddi.
bûjî ----->> buji.
bûk ----->> 1.gelin. 2.maket.
bûkik ----->> arpacık.
bûkoke ----->> kukla.
bûl ----->> kambur.
bûl bûn ----->> kambur olmak.
bûlwar ----->> bulvar.
Bulxar ----->> Bulgar.
Bulxaristan ----->> Bulgaristan.
bûm ----->> baykuş.
bûn ----->> olmak, varlık.
bûn sedem ----->> neden olmak.
bûra ----->> kayın birader.
bûrîn ----->> böğürmek.
bûrs ----->> burs.
buruntî ----->> tapu.
buruntî kirin ----->> tapulamak.
bûtik ----->> bağ evi.
buxçik ----->> bohça.
buxik ----->> haşarat, böcek.
buxtan ----->> iftira.
buxtan kirin ----->> iftira etmek.
bûye ----->> olan, hasıl.
bûyen ----->> fenomen.
bûyer ----->> olay.
bûyî ----->> olan, doğmuş, hasıl.
bûyîn ----->> olmak, varlık.
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #8 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

c ----->> Kürt alfabesinin üçüncü harfi.
cabarandin ----->> kaynaştırmak.
cabarîn ----->> kırık bir şeyin (cam, kemik) kaynaşması.
cacim ----->> 1.işlemeli kilim, 2.yatak örtüsü.
cacir ----->> ceviz içinin dövüldükten sonra balda kaynatılmasıyla elde edilen yiyecek.
cahş ----->> sıpa.
came ----->> elbise.
came xew ----->> uyku tulumu.
camedan ----->> elbiselik, gardrop, vestiyer.
camedar ----->> vestiyerci.
camêr ----->> centilmen, cömert, mert.
camêrî ----->> mertlik.
camid ----->> nesne, obje.
camidî ----->> nesnel, objektif.
camûs ----->> manda.
can ----->> can.
canbaz ----->> 1.hayvan alım ve satımı ile uğraşan kişi, 2.alım ve satımda hile ve sahtekarlık yapan kimse, 3.akrobat, cambaz.
canberî ----->> karides.
canega ----->> tosun.
canfes ----->> halis ipekten dokunan kumaş.
canfîda ----->> fedaî, serdengeçtî.
cangorî ----->> şehit.
canhêştir ----->> zürafa.
canî ----->> tay.
car ----->> kez, misli.
car caran ----->> arada sırada.
cara yekem ----->> ilk defa.
caran ----->> arada bir, bazen.
carandin ----->> yinelemek.
carcim ----->> yatak örtüsü.
carek din ----->> bir daha, bir dahaki sefere.
carî ----->> tekrar.
carî kirin ----->> tekrar etmek.
caris ----->> kötü laf, küfür.
cariye ----->> halayık.
carna ----->> arada bir, bazen.
carnan ----->> arada bir, bazen.
carû ----->> sıva.
carûd ----->> kül küreği.
catir ----->> kekik otu, mercanköşk.
catirî ----->> kekik otu, mercankök.
caw ----->> bez, tekstil.
cawbir ----->> makas.
cawî ----->> elti.
cawîdan ----->> ebedi, sonsuz.
cawker ----->> tekstil dokumacısı.
cax ----->> tahta veya demir korkuluk.
caxik ----->> ızgara.
cazû ----->> cadı.
ceban ----->> dönek.
cebar ----->> kırıkçı.
cebil ----->> harç.
cebirxane ----->> cephane.
cedew ----->> nasır.
cefen ----->> fabl.
ceh ----->> arpa.
cehimîn ----->> gebermek.
cehşik ----->> sıpa, toy.
cehter ----->> kekik.
cehzeran ----->> arpaların sararma zamanı, haziran ayı.
cejn ----->> bayram.
cejna neteweî ----->> milli bayram.
cejnî ----->> bayramlık.
celab ----->> hemcinslerini pusuya düşürmekte kullanılan kuş.
celad ----->> cellat.
celeb ----->> 1.biçim, tarz, tür. 2.kesime götürülen koyun sürüsü.
celebdar ----->> koyun ticaretiyle uğraşan kimse.
cem ----->> 1.büyük sepet. 2.yükün bir tarafı, iki denkten biri. 3.bir kimsenin ya da bir şeyin yanı, nezd. 4.Alevi ayini.
cemciqandin ----->> sıvıları karıştırmak, çalkalamak.
cemed ----->> don, buz.
cemedanî ----->> bir tür sarık.
cemidandin ----->> dondurmak.
cemidî ----->> donmuş.
cemidîn ----->> donma, donmak.
cemik ----->> sırtta veya omuzda taşınan torba ya da çanta.
cemser ----->> kutup.
cenan ----->> sebze yetiştiricisi.
cenanî ----->> sebze yetiştiriciliği.
cencere ----->> düven.
cendek ----->> leş.
cendere ----->> 1.dokumaları parlatmakta kullanılan bir alet. 2.sıkma makinası.
cendirme ----->> jandarma.
ceng ----->> harp, muharebe, savaş.
cengawer ----->> savaşkan, savaşçı.
cengene ----->> her türlü edepsizliği yapmaktan kaçınmayan kimse, çingene.
cengkeştî ----->> savaş gemisi.
cênig ----->> favori, şakak.
cer ----->> 1.küp. 2.vida.
cer kirin ----->> vidalamak.
cerb ----->> deney.
cerbader ----->> tornavida.
cerd ----->> 1.birlik, müfreze. 2. büyük baskın, büyük saldırı.
cerde ----->> korsan.
cerdel ----->> kova.
cerge ----->> daire, halka.
cergebez ----->> üzerine iç yağı sarılarak şişe takılan ve ateşte kızartılan ciğer.
cergewî ----->> daire gibi.
ceribandin ----->> denemek, sınamak, tecrübe etmek.
ceribîn ----->> denenmek, sınanmak, tecrübe edilmek.
cêrifk ----->> saplı süpürge.
ceriye ----->> tahtadan yapılan küçük pres.
ces ----->> alçı.
cew ----->> kırkma makası.
cew kirin ----->> kırkmak.
cewdik ----->> su matarası.
cewêlek ----->> lumpen.
cewenke ----->> matara.
cewî ----->> çam sakızı.
cêwî ----->> ikiz.
cewr ----->> büyük balık.
cewrik ----->> enik.
cewtik ----->> deri el çantası.
ceynik ----->> şakak, favori.
cêz ----->> 1.hububat yığını. 2.cihaz, çeyiz.
ceza ----->> ceza.
cezayê giran ----->> ağır ceza.
cezayê mirinê ----->> ölüm cezası.
cezayê pereyî ----->> para cezası.
cezayê sermedî ----->> müebbet hapis cezası.
cezayê sivik ----->> hafif ceza.
cezayê zîndan ê ----->> hapis cezası.
cezwe ----->> kahve cezvesi.
cî ----->> yer, makam.
cibil ----->> züğürt.
cîderk ----->> mahreç.
cîger ----->> ciğer.
cîh ----->> yer, makam.
cîh anîn ----->> yerine getirmek, infaz etmek, ifa etmek.
cîh dîtin ----->> yer bulmak.
cîh kirin ----->> istihdam etmek, yerleştirmek.
cîh tijî kirin ----->> yerini doldurmak.
cîhan ----->> âlem, evren, cihan.
cîhangîr ----->> fatih.
cihaz ----->> çeyiz.
cîhaz ----->> aygıt.
cihê ----->> ayrı, değişik.
cihê bûn ----->> ayrılmak.
cihêgirtin ----->> tecrit etmek.
cihêl ----->> cahil.
cîher ----->> bir eşyanın gideceği yer.
cihêreng ----->> değişik, farklı.
cihêtî ----->> ayrılık, farklılık, değişiklik.
cîhgir ----->> yedek.
Cihû ----->> Yahudî.
cîhyê bilind ----->> yüksek yer.
cij ----->> küçük çocuklara tehlike uyarısı.
cil ----->> giysi, elbise.
cil lê kirin ----->> giydirmek.
cil li xwe kirin ----->> elbise giyinmek.
cilbend ----->> klasör.
cildank ----->> elbiselik, gardrop.
cilq ----->> çürük.
cilwe ----->> kur.
cilwe kirin ----->> kur yapmak.
cimciqandin ----->> ağzına kadar doldurmak.
cin ----->> cin.
cinaq ----->> lades kemiği.
cînar ----->> komşu.
cînav ----->> adıl, zamir.
cînavên kesîn ----->> şahıs zamirleri.
cînavên xwedanî ----->> mülkiyet zamirleri.
cinawir ----->> yırtıcı hayvan, canavar.
cincilandin ----->> durulamak.
cincilî ----->> duru, durulmuş.
cincilîn ----->> durulmak.
cindê ----->> azize.
cindî ----->> yakışıklı, aziz, her şeyin güzel ve alımlısı.
cinên ----->> sebze bahçesi.
cingal ----->> büyük orman.
cinûs ----->> lanetli kişi, melanet.
cinûsî ----->> melûn, lanetli.
cîran ----->> komşu.
cîrantî ----->> komşuluk.
cîraz ----->> gizli yer.
cird ----->> büyük fare.
cirîd ----->> atla oynanan bir oyun, cirit.
cirik ----->> çırçır makinası.
cirk ----->> merhem.
cirm ----->> cereme.
civak ----->> 1.toplum. 2.kurul, heyet. 3.meclis.
civandin ----->> toplamak.
civat ----->> 1.toplum. 2.kurul, heyet. 3.meclis.
civata dagerî ----->> denetleme kurulu.
civata neferma ----->> sivil toplum.
civata neteweî ----->> millet meclisi.
civata şarevaniyê ----->> belediye meclisi.
civata wezîran ----->> kabine, bakanlar kurulu.
civatgeh ----->> toplantı yeri.
civatî ----->> toplumsal, içtimai.
civatnas ----->> toplumcu.
civatnasî ----->> toplum bilim, sosyoloji.
civîn ----->> 1.birikmek, toplanmak. 2.toplantı, içtima.
ciwan ----->> genç.
ciwan bûn ----->> gençleşmek.
ciwanî ----->> gençlik.
ciwanik ----->> bayan, hanım, hanımefendi.
cîwar ----->> yöre, dolay, etraf.
cixare ----->> sigara.
cixaredank ----->> sigaralık.
cixiz ----->> mızıkçı.
ciyawaz ----->> 1.ihtilâf. 2.farklı imtiyazlı.
ciyawazî ----->> ihtilâf.
co ----->> 1.ark. 2.kanal, mecra.
cobir ----->> dana burnu.
cohnî ----->> dibek.
col ----->> sürü.
colandin ----->> sallanmak.
colane ----->> salıncak.
Coleke ----->> Yahudi.
Colemerg ----->> Çölemerik, Hakkari.
coleq ----->> yarıcı.
comerd ----->> cömert, bonkör, tok gözlü.
coq ----->> ur.
coqîn ----->> sadme.
coş ----->> coşku, galeyan.
coşandin ----->> coşturmak.
coşdarî ----->> coşkunluk.
coşî ----->> coşku.
coşîn ----->> coşmak, kaynamak, galeyana gelmek.
cot ----->> çift.
cot kirin ----->> çift sürmek.
cotbûn ----->> çiftleşme.
cotik ----->> ikiz.
cotkar ----->> çiftçi.
cotkarî ----->> çiftçilik.
coxîn ----->> harman.
Coxînan ----->> Haziran ayı.
cozerdan ----->> arpaların sararma zamanı, haziran ayı.
cûda ----->> değişik.
cûda bûn ----->> farklılaşmak.
cûdabûnî ----->> farklılık.
cûdakarî ----->> ayrılıkçılık.
cûdayî ----->> ayrılık, değişiklik, farklılık.
Cudî ----->> efsanevi Kürt dağı, Cudi dağı.
culbe ----->> fig bitkisi.
culiq ----->> hindi.
cûm ----->> sakız.
cûmik ----->> dokuma tezgahı.
cûmikker ----->> dokumacı, tekstilci.
cûmikkerî ----->> dokumacılık, tekstilcilik.
cûn ----->> 1.kurşuni (renk). 2.maviye çalan beyaz.
cûrbicûr ----->> türlü türlü, çeşit çeşit.
cure ----->> bodur.
cûre ----->> tür, türlü, nevi.
cûre andin ----->> sınıflandırmak.
curn ----->> kurna, küvet, yalak.
cûtin ----->> çiğnemek.
cûz ----->> cüz, kısım, Kur-an’ın bölümleri.
cuzdanê bersê ----->> hesap cüzdanı
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #9 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

ç ----->> Kürt alfabesinin dördüncü harfi.
çadir ----->> çadır.
çak ----->> iyi.
çakbîn ----->> hoşgörülü, optimist, iyimser.
çakêt ----->> ceket.
çaktir ----->> âlâ.
çakûç ----->> çekiç.
çal ----->> çukur.
çal kirin ----->> gömmek.
çalab ----->> çalab.
çalabî ----->> çelebi.
çalak ----->> aktif, atılgan, çevik, etkin, eylemci, faal.
çalakî ----->> aktivite, eylem, etkinlik, faaliyet.
çalav ----->> fosseptik çukuru.
çalik ----->> küçük çukur, girinti.
çam ----->> çam.
çameçar ----->> ister istemez, mecburen.
çan ----->> çan.
çand ----->> kült.
çande ----->> kültür.
çandeyar ----->> kültürlü.
çandeyarî ----->> kültürel, ekili.
çandin ----->> ekmek, ekim, hasat, tarım.
çandinî ----->> tarımsal, zirai.
çankoç ----->> kilise çanı.
çankûş ----->> Hıristiyanları, kiliseye gitmelerini sağlamak için kapılarını çalarak ya da seslenerek uyandıran kimse, zangoç.
çanqil ----->> çengel, kanca.
çanqol ----->> çengel, kanca.
çanqol kirin ----->> çengellemek.
çap ----->> 1.basım, baskı. 2.bir hububat ölçüsü.
çap kirin ----->> basmak.
çapdêrî ----->> basın-yayın.
çapemenî ----->> basın-yayın.
çapgêrî ----->> basın-yayın.
çaplûkî çûn ----->> emeklemek.
çaplûs ----->> yaltakçı, dalkavuk.
çaplûsî ----->> yaltaklık.
çaplûsî kirin ----->> yaltaklanmak.
çapxane ----->> basımevi, matbaa.
çar ----->> dört.
çarax ----->> çarık.
çarçek ----->> tepeden tırnağa silahlı kişi.
çarçik ----->> kare.
çarçove ----->> çerçeve.
çarçove kirin ----->> çerçevelemek.
çardar ----->> tabut.
çardax ----->> çardak.
çarder ----->> kapı çerçevesi, kapının takıldığı kasa.
çare ----->> çare.
çare dîtin ----->> çare bulmak.
çarem ----->> dördüncü.
çarenîn ----->> kaçınılmaz.
çareser ----->> çözüm, imkan.
çareser kirin ----->> çözmek.
çareserî ----->> çözüm.
çariçî ----->> köylerden azar azar koyun satın alıp, kente götüren ve orada kesip satan kimse.
çarik ----->> kadın çarşafı.
çarîn ----->> dörtlük.
çarkoşe ----->> dörtgen, dört taraf.
çarmedor ----->> dört taraf, etraf.
çarmêrkî ----->> bağdaş.
çarmix ----->> çarmıh.
çarnikar ----->> dörtgen, dört taraf.
çarpê ----->> dört ayaklı.
çarpêkî ----->> dört ayaklı olarak.
çarşem ----->> çarşamba.
çarşev ----->> çarşaf, nevresim.
çarşî ----->> çarşı.
çartag ----->> yüksek eyvan.
çartil ----->> tırmık.
çarwe ----->> raks edenlerin parmaklarına taktıkları madeni parçalar, zil.
çaryek ----->> çeyrek.
çav ----->> göz.
çav beloq ----->> patlak gözlü.
çav berdan ----->> göz dikmek, göz koymak.
çav birçî ----->> aç gözlü.
çav gewher ----->> çakır göz.
çav miçandin ----->> göz yummak.
çav pê ketin ----->> gözüne ilişmek.
çav têr ----->> tok gözlü.
çavdamilandin ----->> göz kapamak.
çavdêr ----->> gözetleyici, gözcü.
çavdêrî ----->> gözlem.
çavdêrxane ----->> gözetim evi, gözlemevi.
çavengî ----->> cimrilik.
çavgeş ----->> dostça bakış.
çavhebîn ----->> nazik.
çavî ----->> 1.göze, gözenek. 2.bölme, bölüm.
çavik ----->> lens.
çavinî ----->> nazar.
çavinî kirin ----->> nazar etmek.
çavînok ----->> kem göz sahibi.
çaviya bilêtan ----->> bilet gişesi.
çavkanî ----->> kaynak, kaynakça.
çavmark ----->> kuşkonmaz.
çavnebar ----->> kıskanç.
çavnebarî ----->> kıskançlık, çekememezlik.
çavnêr ----->> gözetleyici.
çavnêrî ----->> gözetim, nezaret, gözlem, gözetlemek.
çavnifş ----->> kıskanç.
çavnifşî ----->> kıskançlık.
çavreşî ----->> garaz, kıskançlık.
çavsor ----->> gözü kan bürümüş kişi.
çavşkestî ----->> yılgın.
çavteng ----->> pinti.
çavtengî kirin ----->> kıskanmak.
çavtêr ----->> tok gözlü, cömert.
çavtirsandin ----->> gözünü korkutmak.
çavtirsyayî ----->> çekingen, gözü korkmuş.
çavzêlk ----->> meraklı, yumuk gözlü.
çavzîq ----->> bön.
çawa ----->> nasıl?
çawa be ----->> nasılsa.
çawîş ----->> çavuş.
çax ----->> çağ.
çaxa navîn ----->> orta çağ.
çaxa nêzik ----->> yakın çağ.
çaxa nû ----->> yeni çağ.
çaxa pêşîn ----->> ilk çağ.
çay ----->> çay.
çaydank ----->> çaydanlık.
çayxane ----->> çayevi.
çê ----->> iyi.
çê bûn ----->> düzelmek, olmak, oluşmak, meydana gelmek, vücut bulmak.
çê kirin ----->> 1.iyileştirmek. 2.yapmak.
çêbûnî ----->> oluş.
çehre ----->> çehre, sima.
çêj ----->> lezzet, tat, zevk.
çêj jê derxistin ----->> tadını çıkarmak.
çêj kirin ----->> tatmak, tadına bakmak, çeşni.
çêjî ----->> tat.
çêjtin ----->> tatmak, tadına bakmak, çeşni.
çek ----->> 1çek. 2.silah. 3elbise, üniforma, zırh.
çek danîn ----->> silah bırakmak, mütareke.
çekem ----->> ardıç.
çêker ----->> yapıcı, tamirci.
çêkirî ----->> 1.yapılmış durumda olan. 2.suni, yapay.
çêkirin ----->> 1.onarmak, iyileştirmek. 2.yapmak, imal etmek, imalat.
çêkirnoka zanistî ----->> bilim kurgu.
çêkirvan ----->> imalâtçı.
çekû ----->> 1.ibare. 2.iki yüz elli kiloya eşit odun.
çel ----->> kırk.
çelak ----->> ucu çengelli değnek.
çelefîk ----->> çene kemikleri.
çêlek ----->> inek.
çelem ----->> kırkıncı.
çelem girtin ----->> lades tutuşmak.
çeleme ----->> lades kemiği, lades oyunu.
çeleng ----->> 1.yakışıklı, görkemli. 2.güçlü ve hızlı yürüyen kimse. 3.çelenk.
çêlî ----->> 1.yavru. 2.nesil.
çelîg ----->> çelik.
çêlik ----->> civciv, yavru.
çêlik anîn ----->> yavrulamak.
çelitandin ----->> sıyırmak.
çelitîn ----->> sıyrılmak.
çelpandin ----->> şaklatmak.
çelpîn ----->> şapırdamak, şapırtı.
çelqandin ----->> çalkalamak.
çelt ----->> sıyrık.
çeltik ----->> omuz çantası.
çeltûk ----->> çeltik.
çelûz ----->> çok soru soran ve sorusunda ısrar eden kimse.
çem ----->> 1.çay, ırmak, nehir. 2.çolak
çemandin ----->> eğmek, bükmek.
çember ----->> çember.
çembil ----->> 1.kaplara ve diğer şeylere takılan kulp. 2.kulp.
çemçik ----->> kepçe.
çemçîr ----->> küçük taneli, siyah renkli bir üzüm türü.
çemçûr ----->> bağ böceği.
çemîn ----->> eğilme, bükülmek.
çempal ----->> ek yük.
çen ----->> çene.
çenberî ----->> binek arabası.
çenbil ----->> kulp.
çençûz ----->> cimri.
çend ----->> kaç, birkaç.
çend roj berê ----->> bir kaç gün önce.
çendek ----->> birkaç.
çendekek berê ----->> bir süre önce.
çendemî ----->> uzun süreli olmayan.
çenebaz ----->> geveze.
çenebazî ----->> gevezelik.
çeng ----->> 1.kulaç. 2.arp, harp. 3.avuç.
çeng kirin ----->> avuçlamak.
çengal ----->> çengel, kanca.
çengal kirin ----->> çengellemek.
çengî ----->> dansöz, rakkase.
çênî ----->> küçük et parçası, dilim.
çente ----->> çanta.
çente dest ----->> el çantası.
çente pelikan ----->> evrak çantası.
çentik ----->> 1.çentik. 2.el çantası.
çep ----->> sol.
Çepaxçûr ----->> Bingöl.
çepek ----->> sapa.
çepel ----->> pis, pislikten kendini sakınmayan kimse.
çeper ----->> çeper, siper.
çepgir ----->> solcu.
çepik ----->> .
çepik hatin lêdan ----->> lanmak.
çepik lêdan ----->> lamak.
çepil ----->> kolun dirsekle omuz arasındaki bölüm, kol.
çepok ----->> solak.
çeprast ----->> çapraz, çapraşık.
çeprastî ----->> çaprazlama, çapraşıklık.
çeqçeqok ----->> 1.mantar tabancası. 2.değirmen taşının ayar çubuğu.
çeqel ----->> çakal.
çeqilandin ----->> ayıklamak.
çeqilîn ----->> ayıklanmak.
çeqîn ----->> patlama, çatlama sesi, çatırdama.
çeqmeq ----->> çakmak.
çeqûber ----->> yarı otomatik.
çêr ----->> küfür, sövgü.
çêr kirin ----->> küfretmek, sövmek.
çêrandin ----->> otlatmak.
çêrbaz ----->> küfürbaz.
çerçî ----->> çerçi, kentlerden eşya alıp köylerde satan kimse.
çêre ----->> otlak.
çêregeh ----->> otlak.
çêreger ----->> otlayan.
çerez ----->> çerez, lezzetli yemekler.
çêrî hev kirin ----->> sövüşmek.
çêrîn ----->> otlamak, otlanmak.
çerixîn ----->> kendi ekseni etrafında dönmek.
Çerkez ----->> Çerkez.
Çerkezî ----->> Çerkezce.
çerm ----->> cilt, deri.
çermik ----->> zar.
çermsor ----->> Kızılderili.
çerx ----->> 1.çark. 2.dönence, burç.
çerxe ----->> tekerlek.
çerxefelek ----->> dönme dolap.
çerxetûn ----->> tava.
çerxî ----->> beş kuruş.
çerxwan ----->> çarkçı.
çesp ----->> rabt.
çespandin ----->> raptetmek.
çespik ----->> raptiye.
çespîn ----->> rapt olunmak.
çeşnet ----->> çeşit.
çeşte ----->> çeşit.
çetare ----->> ipekli elbise.
çete ----->> çete.
çetel ----->> çatal.
çetel bûn ----->> çatallanmak.
çetin ----->> çetin.
çetir ----->> paraşüt.
çêtir ----->> daha iyi, ehven.
çêtir dîtin ----->> yeğlemek, tercih etmek.
çêtir girtin ----->> yeğlemek, tercih etmek.
çêtir kirin ----->> daha iyi hale getirmek.
çetirbaz ----->> paraşütçü.
çetrefîl ----->> çetrefil
çewal ----->> çuval.
çewder ----->> çavdar.
çewênder ----->> şeker pancarı.
çewlîg ----->> ırmak dirseklerindeki alüvyonlu toprak.
çews ----->> baskı.
çewsandin ----->> 1.sıkmak, sıkıştırmak. 2.baskı yapmak. 3.kasmak.
çewsax ----->> körlere kılavuzluk yapan kişi.
çewsîner ----->> baskıcı.
çewt ----->> yanlış, çarpık.
çewtî ----->> yanlışlık.
çexer ----->> yolda herhangi bir şeyin bıraktığı iz.
çêyî ----->> iyilik.
çi ----->> ne?
çi demî ----->> ne zaman.
çi heye ku ----->> ne var ki.
çi li me qewimîn ----->> ne oldu bize.
çi rind ----->> ne güzel.
çîç ----->> arı peteğinin her gözü.
çîçek ----->> çiçek.
çîçekdank ----->> çiçeklik.
çîçî ----->> iffet, namus.
çiçik ----->> insan memesi.
çift ----->> çift.
çiftexas ----->> patiska.
çik ----->> 1.dik. 2.köşe.
çîk ----->> kıvılcım.
çikal ----->> çok zayıf hayvan.
çikandin ----->> 1.suyunu kesmek, kurutmak. 2.suyun kurutulması ya da nefesin tüketilmesi.
çikilî ----->> dikili, saplanmış.
çikiyan ----->> çeşmenin veya kuyunun suyunun kuruması nefesin kesilmesi.
çiklandin ----->> dikmek.
çîkolate ----->> çikolata.
çikot ----->> cimri.
çikrim ----->> yere çakılan ya da dikilen ve dik duran herhangi bir şey.
çil ----->> kırk.
çîl ----->> çil.
çilag ----->> 1.tekstil. 2.tekstilci.
çilagî ----->> tekstilcilik.
çîlan ----->> elbisenin uzun kolu, yen.
çilanger ----->> çilingir.
çile ----->> kış ve yazın en sert kırk günü.
çîle ----->> 1.çile, yumak. 2.sıkıntı.
çîle parêz ----->> çilekeşçi.
çîle parêzî ----->> çilekeşçilik.
çîleçep ----->> dağlardaki zikzaklı ve dolambaçlı yol.
çilek ----->> pisboğaz.
çîlekêş ----->> çilekeş.
çîlekêşî ----->> çilekeşlik, acıcılık.
çilk ----->> damla.
çilkav ----->> su damlası.
çilkîn ----->> damlamak.
çilm ----->> sümük.
çilmêre ----->> sürgü.
çilmêre kirin ----->> sürgülemek.
çilmîsî ----->> solgun.
çilmîsîn ----->> solmak, pörsümek.
çilo ----->> 1.nasıl? 2.yaprakları dökülmeden kesilen ağaç dalları.
çiltûg ----->> çeltik, kabuğundan soyulmamış pirinç.
çilûr ----->> sarkıt.
çilvir ----->> çılbır (yemek).
çîm ----->> 1.çim. 2.bacağın diz kapağından topuğa kadarki bölümü.
çima ----->> neden, niçin, niye.
çiman ----->> bir şeyin bir parçasının kesilmesi anlamında fiil.
çimçîr ----->> çocuk salıncağı.
çîmen ----->> çimen.
çîmento ----->> çimento.
çîmenzar ----->> çimenlik.
çimkî ----->> çünkü.
çîn ----->> 1.oya, işleme, nakış. 2.Çin. 3.sınıf, tabaka.
çinar ----->> çınar.
çindik avêtin ----->> çimdiklemek.
çing kirin ----->> fırlatmak.
çingdan ----->> fırlamak.
çingîn ----->> çınlamak, şıngırdamak.
çingul ----->> bakraç.
çingulîn ----->> çökmek.
Çînî ----->> Çinli.
çînik ----->> kadınların alınlarına sarkıttıkları saçlar, perçem.
çinîn ----->> biçmek.
çînîn ----->> nakşetmek.
çînko ----->> çinko.
çîp ----->> baldır, incik.
çipborî ----->> tüp.
çipilandin ----->> dal ve yapraklarını kesmek.
çipizk ----->> fiske.
çîplaq ----->> çıplak.
çîprût ----->> baldırı çıplak.
çiq ----->> ağaç dalının uçlarındaki budak.
çîqal ----->> zayıf ve cılız hayvan.
çiqas ----->> ne kadar.
çiqil ----->> dal.
çir ----->> yumuşak ve esnek şeyler.
çîr ----->> kayısı, erik, zerdali kurusu.
çira ----->> çıra, fener, fanus.
çirandin ----->> hallaçlamak, yırtmak.
çirax ----->> çırak.
çirb ----->> yağlı yemekler.
çirçîrok ----->> masal.
çirg ----->> toprağı az olan taşlı arazi.
Çirî ----->> 1.Ekim-Kasım ayları. 2.ölüm haberi.
çirik ----->> çıkrık.
çirîn ----->> yırtılmak.
çirisîn ----->> parıldamak.
çirîş ----->> tutkal.
çirîşî ----->> tutkallı.
çirîşî kirin ----->> tutkallamak.
Çirîya Paşîn ----->> Kasım ayı.
Çirîya Pêşîn ----->> Ekim ayı.
çirk ----->> saniye.
çirkîn ----->> çirkin.
çîrok ----->> hikâye, öykü.
çîrokbêj ----->> öykücü.
çîroknivîs ----->> hikaye yazarı.
çîrokvan ----->> öykücü.
çirp kirin ----->> kırpmak.
çirpî ----->> yere dikilerek üzerine üzüm asmasının dallarının bırakıldığı çubuk.
çirpîn ----->> çırpmak.
çirto virto ----->> abuk sabuk.
çirûsk ----->> kıvılcım, parıltı.
çirvan ----->> hallaç.
çişt ----->> element.
çît ----->> 1.çit. 2.kalıp basılarak renklendirilen yazmalar. 3.bir yaşını doldurmamış horoz.
çîtik ----->> 1.kura. 2.saz, kamış.
çîtik kişandin ----->> kura çekmek.
çîtog ----->> sıkıcı.
çiv ----->> dolambaç, zikzak.
çivanek ----->> dolambaçlı, viraj.
çivgeh ----->> dönemeç.
çivîk ----->> kuş.
çiya ----->> dağ.
çiyakêş ----->> dağcı.
çiyarêz ----->> sıradağlar
Çiyayê Agirî ----->> Ağrı Dağı.
çiyayê agirîn ----->> yanardağ.
çiyayê Sîpanê ----->> Süphan Dağı.
çîzok ----->> mızmız.
ço ----->> çubuk, değnek.
çoç ----->> bağdaş.
çoç bûn ----->> bağdaş kurmak.
çoçik ----->> kepçe.
çogan ----->> 1. asa, baston. 2.çelik çomak oyunu.
çok ----->> diz.
çokdan ----->> çömelmek, çökmek.
çokdanîn ----->> çömelmek, çökmek.
çokşkestin ----->> takati kırılmak.
çolax ----->> çolak.
çolik ----->> çökelek.
çolistan ----->> kır, sahra.
çong ----->> diz.
çopandin ----->> gasp etmek.
çopî ----->> gasp.
çor ----->> sülün.
çorek ----->> çörek.
çors ----->> patavatsız.
çortan ----->> çökeleğin kurutulmuşu.
çov ----->> çubuk, değnek.
çovik ----->> çubuk, değnek.
çowar ----->> trafik.
çûçik ----->> küçük kuş.
çudarî ----->> menzil.
çûk ----->> kuş.
çûkreş ----->> karakuş.
çûle ----->> komedyen, mizahçı.
çûn ----->> gidiş, gitmek, varış.
çûn ava ----->> batmak (güneş ve ay için).
çûn geştê ----->> seyahate çıkmak.
çûn pêrgînê ----->> karşılamaya gitmek.
çûn pêşewaziyê ----->> karşılamak.
çûn ser heqiya xwe ----->> vefat etmek.
çûnbar ----->> taşıt.
çûr ----->> 1.açık sarı. 2.bir keçi türü.
çûx ----->> çuha.
çuxtî ----->> sokak serserisi.
çuxur ----->> çığır.
çûyî ----->> giden, gitmiş olan.
çûyîn ----->> gidiş, gitmek, varış
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-06-2009   #10 (permalink)
Vip Üye
Welat_Parêz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 89
Konular: 22
Rep Puanı : 30
Kıdemi : Welat_Parêz is on a distinguished road
Standart

d ----->> Kürt alfabesinin beşinci harfi.
da ----->> "1.önek olarak kelimeye alçaltıcı, indirici anlamını verir. 2.sıfat eki olarak, ""de"",""da"", ""den"", ""dan"" anlamını verir. 3.""dan"" fiilinin dili geçmiş zamanı. 4.anne."
dabarîn ----->> yağdırmak yaylım ateşine tutmak.
dabaş ----->> bahis, konu.
daberizîn ----->> saldırmak, taaruz etmek.
dabestin ----->> bağlamak, sona erdirmek.
dabeş ----->> kısım, parça.
dabeş kirin ----->> taksim etmek, bölmek, pay etmek.
dabeşandin ----->> bölmek.
dabeşîn ----->> bölünmek.
dabeşker ----->> bölücü.
dabeşkerî ----->> bölücülük.
dabiristin ----->> safa girmek, dizi haline gelmek.
daçek ----->> edat.
daçekî ----->> deyim edatlar.
daçiklandin ----->> (ağaç ya da direk) dikmek.
dad ----->> adalet, hukuk.
dada bazirganiyê ----->> ticaret hukuku.
dada gişkî ----->> kamu hukuku.
dada malbatiyê ----->> aile hukuku.
dada Romayê ----->> Roma Hukuku.
dada xwezayî ----->> doğal hukuk.
dadan ----->> 1.kapamak, örtmek. 2.kapmak.
dadgeh ----->> mahkeme.
dadgeha Bilind ----->> Yüksek Mahkeme. Temyiz Mahkemesi.
dadgeha cezayê ----->> ceza mahkemesi.
dadgeha dageriyê ----->> Sayıştay.
dadgeha lihevanînê ----->> sulh mahkemesi.
dadibarand ----->> yağdırmak yaylım ateşine tutmak.
dadibarîne ----->> yağdırmak yaylım ateşine tutmak.
dadiberizand ----->> saldırmak, taaruz etmek.
dadiberize ----->> saldırmak, taaruz etmek.
dadibeşe ----->> kısım, parça.
dadibeşîne ----->> kısım, parça.
dadik ----->> mürebbiye, dadı.
dadipale ----->> damıtılmak, süzülmek.
dadmend ----->> adaletli, meşru.
dadmendî ----->> adli, hukukî.
dadparêz ----->> hukukçu.
dadrês ----->> hakim, yargıç.
dadrêsa jêpirsinê ----->> sorgu hakimi.
dadrêsî ----->> muhakeme, yargı, yargıçlık.
dadwer ----->> adil, adaletli.
dadwerxane ----->> adliye.
dager ----->> 1.denetçi, müfettiş. 2.yokuş aşağı iniş.
dager kirin ----->> denetleme, teftiş etme.
dagerî ----->> denetçilik, müfettişlik.
dagir kirin ----->> istila etmek, işgal etmek.
dagirtî ----->> 1.dolu. 2.istila edilmiş.
dagirtin ----->> 1.doldurmak. 2.istila etmek.
dahatin ----->> iniş, inmek, yağmak.
dahatû ----->> gelecek, müstakbel.
dahelîn ----->> sarkmak.
dahelînandin ----->> sarkıtmak.
dahênan ----->> yaratmak, icat etmek.
dahêner ----->> yaratıcı, mucit.
dahî ----->> dâhi.
dahiştin ----->> üzerinde düşünmek, mütalaa etmek.
dahol ----->> davul.
dahol lêdan ----->> davul çalmak.
daholjen ----->> davulcu.
dahûrîn ----->> analiz, analiz etmek, çözümleme, tahlil etmek.
dak ----->> tuzak.
dak danîn ----->> tuzak kurmak.
dakêşan ----->> çekmek.
daketin ----->> inmek, aşağı inmek, iniş.
daketinî ----->> inik.
dalak ----->> sünnetçi.
dalan ----->> dehliz.
daleqandî ----->> asılı, asılmış.
daleqandin ----->> asmak.
dalît ----->> kütük.
damalîn ----->> süpürülmek.
daman ----->> etek.
damarî ----->> üvey anne.
dame ----->> dama.
damezrandin ----->> kurmak, tesis etmek, vücuda getirmek, yaratmak.
damezranêr ----->> kurucu, müessis.
damezrek ----->> kurum.
damilandin ----->> (göz) yummak.
damilîn ----->> yumulmak (göz için).
damûsk ----->> yele.
dan ----->> 1.vermek. 2.ödemek. 3.dövülmüş buğday. 4.günün üçte biri, öğün, vardiya.
dan bawer kirin ----->> inandırmak.
dan ber çav ----->> göz önüne sermek, göz önüne getirmek.
dan ber hey ----->> 1.karşılaştırma, mukayese etmek. 2.kıyas, tasım.
dan bêrî kirin ----->> özletmek.
dan bihîstin ----->> duyurmak.
dan birîn ----->> kestirmek.
dan cihê kirin ----->> ayırtmak.
dan çap kirin ----->> bastırmak.
dan dadgehê ----->> mahkemeye vermek.
dan demanê ----->> kiraya vermek.
dan der ----->> dışa vurmak.
dan derbaz kirin ----->> geçirtmek.
dan girî kirin ----->> ağlatmak.
dan gotin ----->> söyletmek.
dan guhêrbar ----->> değiştirtmek.
dan hev ----->> biriktirmek, toplamak.
dan hilavêtîn ----->> atlatmak.
dan hûr kirin ----->> ufaltmak, bozdurtmak.
dan kirin ----->> yaptırmak.
dan leke kirin ----->> lekeletmek.
dan lîstikin ----->> oynatmak.
dan mêr ----->> kocaya vermek.
dan nivîsîn ----->> dikte ettirmek.
dan pey ----->> kovalamak.
dan pîs kirin ----->> pisletmek.
dan ser hev ----->> üst üste koymak, toparlamak.
dan standin ----->> aldırmak.
dan veqet ----->> ayırtmak.
dan vexwarin ----->> içirmek.
dan xwarin ----->> yedirmek.
dan xwendinê ----->> okutmak, tahsile vermek.
danasîn ----->> tanıtmak.
danasînname ----->> tanıtma belgesi.
dane ----->> veri.
daneberizîn ----->> saldırmazlık.
danezan ----->> bildiri, beyanname, bildirge, duyuru, ilan, tebligat.
dang ----->> bir hissenin altıda biri.
dangî ----->> dışarıda hayvanlara yem verilen yer.
danîn ----->> 1.indirmek. 2.koymak.
danîn holê ----->> ortaya koymak.
danisqe ----->> müstesna (insan için).
daniştin ----->> 1.oturum, celse, duruşma. 2.oturmak, ikamet etmek, yerleşmek.
danok ----->> ödenti.
dansal ----->> mevsim, sezon, sömestr.
danû ----->> kaynatılmış buğday.
danûstandin ----->> alışveriş, teati.
danxav ----->> çiğköfte.
danzanîn ----->> bilgisine sunmak, ilan etmek, tebliğ etmek.
danzanînname ----->> tebligatname.
dapalîn ----->> damıtılmak, süzülmek.
dapalînandî ----->> damıtılmış, süzülmüş.
dapalînandin ----->> damıtmak, süzmek.
dapalînîn ----->> damıtılmak.
dapêçîn ----->> örtbas etmek.
daperîn ----->> terslemek.
dapîr ----->> büyükanne, nine.
dapîrk ----->> oyunda ebe.
dapîtin ----->> budamak.
daqurtandin ----->> yutmak.
dar ----->> 1.sonektir. veren, emreden, hükmeden anlamına gelir, fermandar (buyuran gibî). 2.meyve isimlerine göre ağaçları isimlendirir. 3.idam sehpası. 4.ağaç, odun.
dara gaxendê ----->> Noel ağacı.
dara mêwîyan ----->> meyve ağacı.
daraş ----->> kartal.
daraz ----->> hüküm, yargı.
daraz ajotin ----->> hüküm sürmek.
daraz danîn ----->> hüküm kurmak.
darazdar ----->> yargıç, karar mercii.
darazkirî ----->> hükümlü, mahkûm.
darazname ----->> ilam.
darazxwarî ----->> hükümlü, mahkûm.
darben ----->> bıtım ağacı.
darbend ----->> inşaat iskelesi, darboğaz.
darbenîşt ----->> sakız ağacı.
darberû ----->> mazı ağacı.
darbest ----->> sedye.
darbir ----->> kunduz.
darcixare ----->> ağızlık.
darçîn ----->> tarçın.
dardakirin ----->> asmak.
dardarok ----->> pandül, sarkaç.
darêj ----->> döküm.
darêjk ----->> form.
darêjnivîs ----->> kompozisyon.
darêjxane ----->> dökümhane.
darijandin ----->> mobilize etmek.
darîn ----->> ahşap.
daring ----->> hammadde.
daristan ----->> orman, ormanlık.
darizandin ----->> yargılamak, hüküm vermek, hükmetmek.
darizîn ----->> yargılanmak, hakkında hüküm verilmek.
darkutik ----->> ağaçkakan.
darmazî ----->> mazı ağacı.
daroxa ----->> vergi memuru.
darqesp ----->> palmiye.
darsêv ----->> elma ağacı.
darteraş ----->> marangoz.
dartewên ----->> ağaç dallarına yetişmek için kullanılan uzun kanca.
das ----->> orak.
dasî ----->> kılçık.
daskêş ----->> orakçı.
daşir ----->> tuvalet.
davek ----->> kayış.
daw ----->> etek.
dawerîvandî ----->> duru.
dawerîvandin ----->> durulamak.
dawerivok ----->> imbik.
daweşandin ----->> silkelemek, silkmek.
daweşîn ----->> silkinmek.
dawet ----->> düğün, davet.
dawî ----->> akıbet, son, sonuç, nihayet, final.
dawî dan ----->> son vermek.
dawî hatin ----->> sonu gelmek, sonuçlanmak
dawîn ----->> sonuncu, nihai.
dawîyandin ----->> sonuçla(ndır)mak.
dawk ----->> bahis için konan para.
dawpiçûk ----->> mini etek.
dawudî ----->> kasımpatı.
dax ----->> dağ.
dax dan ----->> dağlamak.
daxistin ----->> indirim, indirmek, indirgemek, iskonto, tenzilât.
daxuyanameya bêşê ----->> vergi beyannamesi.
daxuyandin ----->> belirtmek.
daxuyanî ----->> belirti, açıklama.
daxwarin ----->> (bir sözü) yutmak.
daxwaz ----->> arzu, dilek, talep, istek.
daxwaz kirin ----->> dilemek.
daxwazî ----->> istem.
daxwazname ----->> dilekçe.
dayende ----->> veren, verici.
dayik ----->> ana, valide.
dayîn ----->> 1.tevdi, tevdî etmek. 2.vergi, vermek. 3.sütanne.
dayîna Xwadê ----->> Allah vergisi.
dayîtî ----->> annelik.
daz ----->> pense.
dê ----->> ana, valide.
dê bav ----->> ebeveyn.
debar ----->> geçim, maişet.
debara malê ----->> aile geçimi.
debarî ----->> nafaka.
debax ----->> sepi, tabak.
debax kirin ----->> sepilemek.
debaxî ----->> sepicilik.
debaxker ----->> sepici.
debdebe ----->> debdebe, görkem.
debeng ----->> 1.ahmak. 2.çakırkeyif, hafif meşrep.
debirandin ----->> geçindirmek.
debîş ----->> yapışkan şeyler, ağda.
def ----->> davul.
def kirin ----->> defetmek, savmak.
defne ----->> defne.
defter ----->> defter
deftera bîreweriyê ----->> hatıra defteri
defterdar ----->> defterdar.
degel ----->> ihtiyatlı.
degel bûn ----->> ihtiyatlı olmak.
degelî ----->> ihtiyat.
deh ----->> on.
dêh ----->> köy.
dehandin ----->> sindirim, hazmetmek.
dêhane ----->> ökse otu.
dêhat ----->> köy.
dehbe ----->> vahşi.
dehemîn ----->> onuncu.
dehî ----->> adak, kurban.
dehifandin ----->> itmek, itelemek.
dehkî ----->> ondalık kesir.
dêhl ----->> kancık.
dehlîz ----->> dehliz.
dêhn ----->> dikkat.
dêhn dan ----->> dikkat etmek.
dêhn kişandin ----->> dikkat çekmek.
dek ----->> hile, entrika
dekan ----->> dekan.
dekbaz ----->> hileci, hilekâr.
dekor ----->> dekor.
dêla ----->> yerine.
delal ----->> sevgili, aziz.
delav ----->> 1.su kenarı. 2.yalak.
delew ----->> kova burcu, 21.Ocak-19 Şubat.
delewêre ----->> dalavere.
delfîn ----->> yunus balığı.
Delhî ----->> Delhi (paytextê Hindê).
dêlî ----->> (üzüm) asma.
delîl ----->> kanıt.
dêlmar ----->> kertenkele.
dêlû ----->> davulcu.
Dêlûk ----->> Antep.
delûv ----->> kova.
dem ----->> 1.an, zaman, esna, çağ, dönem, lahza, müddet, süre, mühlet, vakit. 2.dem, kıvamına gelmek.
dêm ----->> 1.susuz arazi. 2.yanak.
dem borîn ----->> zaman aşımı.
dem girtin ----->> demlenmek.
dem kirin ----->> demlemek.
dema dahatû ----->> gelecek zaman.
dema pêşîn ----->> ilk çağ.
demagojî ----->> demagoji.
deman ----->> 1.zaman. 2.kira, icar.
dêman ----->> yerleşik, ziraatçı.
deman kirin ----->> kiralamak.
demançe ----->> tabanca.
demandar ----->> kiracı.
demandêr ----->> kiralayan.
dêmar ----->> bir kertenkele türü.
demarabor ----->> geçmiş zaman.
dêmarî ----->> üvey anne.
demdiyar ----->> vade, mühlet.
demek ----->> bir süre.
demet ----->> demet.
dêmî ----->> kadife.
demîn ----->> vadeli.
deminan ----->> bir zaman(lar).
demjmêr ----->> saat.
demjmêr çend e ----->> saat kaç?
demjmêr pênc e ----->> saat beş.
demjmêra zendê ----->> kol saati.
demjmêrsaz ----->> saat tamircisi.
demkar ----->> mesai saati.
demokrasî ----->> demokrasi
demsal ----->> mevsim, sezon, sömestr.
demsalî ----->> mevsimlik.
den ----->> küp.
dendik ----->> çekirdek
deng ----->> 1.ses, seda. 2.oy, rey. 3.denk, eşit, eşdeğer, muadil.
deng dan ----->> 1.ses vermek. 2.oy vermek.
deng derxistin ----->> ses çıkarmak.
deng kirin ----->> seslenmek.
deng lê kirin ----->> seslenmek.
deng vedan ----->> akis, yankı, aksetmek.
dengbej ----->> şarkıcı.
dengbir ----->> susturucu.
dengdar ----->> sesli, ünlü.
dengdêr ----->> sesli, ünlü.
dengdêra dirêj ----->> uzun sesli.
dengdêra kurt ----->> kısa sesli.
dengegaz ----->> ketum.
dengûbahs ----->> ajans, haber.
dengweş ----->> mikrofon, ahize.
Denîmark ----->> Danimarka.
Denîmarkî ----->> Danimarkalı.
denk ----->> balya.
dep ----->> tahta, kereste.
depîn ----->> ahşap, doğrama.
deq ----->> 1.benek. 2.vücuda yapılan dövme. 3.büyük aşık kemiği. 4.puan.
deqaq ----->> ütü.
der ----->> 1.hariç, dış. 2.yer.
dêr ----->> kilise, manastır.
der kirin ----->> çıkartmak, kovmak.
derabe ----->> kepenk.
deramet ----->> yeşillik, sebze.
derandin ----->> çıkarmak, ihraç, ihracat, ihraç etmek.
deranîn ----->> çıkarmak, ihraç, ihracat, ihraç etmek.
derav ----->> su tevzi yeri.
derb ----->> 1.darb. 2.vuruş, darbe.
derb lêdan ----->> darbe vurmak.
derbar ----->> hakkında.
derbaz be ----->> geçmiş olsun!
derbaz bûn ----->> geçme, aşma, intikal etme.
derbaz kirin ----->> aşırtmak, geçirmek.
derbazbûnî ----->> geçiş.
derbazbûyî ----->> geçen.
derbazî ----->> geçiş.
derbe ----->> darbe.
derbend ----->> derbent, iki dağ arasındaki dar geçit.
derbest ----->> kapalı, mahfuz.
derbider ----->> derbeder, hırpani.
derbûn ----->> yara, sivilcelerin patlayarak cerahatin çıkması.
derbxane ----->> darphane.
derd ----->> dert, gaile, illet.
derd girtin ----->> dertlenmek.
derdekopan ----->> tetanos.
derdest ----->> el altında ele geçirilmiş.
derdest kirin ----->> yakalamak, tutmak, ele geçirmek.
derdestî ----->> görülmekte olma, incelenmekte olan, yapılmakta olma, hemen yakalama, tutuklama.
derdestname ----->> yakalama müzekkeresi.
derdnak ----->> dertli.
dereng ----->> geç.
dereng xistin ----->> geciktirmek, tehir etmek, sürüncemede bırakmak.
derengman ----->> gecikmek, geç kalmak.
derew ----->> yalan, palavra, martaval.
derew gotin ----->> yalan söylemek.
derew kirin ----->> yalan söylemek.
derewandin ----->> yalanlamak, tekzip etmek.
derewkarî ----->> yalancılık.
derf ----->> tulum.
derfet ----->> olanak, imkân.
dergeh ----->> giriş kapısı, büyük kapı, tekke.
dergevan ----->> kapıcı.
dergistî ----->> nişanlı.
dergûş ----->> beşik.
derhûd ----->> kefil.
derhûdî ----->> kefillik.
derhûdname ----->> kefaletname.
derî ----->> kapı.
derî xêvê ----->> bilinç dışı.
derîçe ----->> kapakçık.
deridîn ----->> dertleşmek.
dêrîn ----->> geleneksel, ananevi, eski, asil, soylu.
derince ----->> basamak, mertebe.
derindêz ----->> merasim.
dêris ----->> viran olmuş, talan edilmiş.
derîyê hawarê ----->> imdat kapısı.
derîyê sereke ----->> anakapı.
derizandin ----->> çatlatmak.
derizîn ----->> çatlamak.
derk ----->> çatlak.
derkandin ----->> çatlatmak.
derkenar ----->> ilişikteki not.
derkerina bêhndanê ----->> teneffüse çıkmak.
derketin ----->> çıkış, çıkmak, zuhur etmek.
derketin holê ----->> ortaya çıkmak.
derketin sertext ----->> tahta çıkmak.
dermale ----->> besi hayvanı.
derman ----->> ilâç, derman.
derman kirin ----->> ilaçlamak, pansuman yapmak, tedavi etmek.
derman xwarin ----->> ilaç içmek.
dermanfiroş ----->> eczacı.
dermankarî ----->> pansuman.
dermanxane ----->> eczahane.
dermatolojî ----->> cildiye.
derpê ----->> külot, don.
derpêgore ----->> külotlu çorap.
derpêş ----->> öngörme, göz önünde tutma, aklından geçirme.
derpêş kirin ----->> öngörmek, göz önünde tutmak, aklından geçirmek.
dersal ----->> eski zaman, eski yıllar.
dersik ----->> ibret.
Dêrsim ----->> Tunceli, ve kısmen Sivas, Erzincan ve Elazığ’ı kapsayan bölge.
dersok ----->> yazma.
derûdor ----->> etraf, çevre.
derûnî ----->> iç aleme mensup olan.
derve ----->> dışarı, dışarıda, dış, hariç.
derveşandin ----->> dışarı göndermek.
derveşandinî ----->> ihracat.
derveyî ----->> dışarıdaki, dışla ilgili.
derveyî vênê ----->> irade dışı.
derveyîn ----->> dışarlık.
derwêş ----->> derviş.
derwêşxane ----->> tekke.
derxistin ----->> çıkarmak.
derxistin holê ----->> meydana çıkarmak.
derxistinî ----->> ihracat.
derya ----->> deniz.
deryaberfireh ----->> engin deniz.
deryavan ----->> denizci, bahriyeli.
deryavanî ----->> denizcilik.
deryaya Qezwînê ----->> Hazar Denizi.
deryaya Reş ----->> Karadeniz.
deryaya Sipî ----->> Akdeniz.
derz ----->> çatlak, yarık.
derzî ----->> iğne.
derzî lêdan ----->> iğnelemek.
derzîdeq ----->> toplu iğne.
derzîvan ----->> terzi.
derzîxane ----->> terzihane.
dêse ----->> yabani koyun.
dest ----->> el.
dest avêtin ----->> el atmak, sataşmak, sarkıntılık yapmak, taciz.
dest bi karberdanê kirin ----->> greve başlamak.
dest çirpandin ----->> el çırpmak.
dest dirêjî ----->> tecavüz hırsızlık.
dest girtin ----->> el sıkmak.
dest hilanîn ----->> el kaldırmak, cesaret etmek.
dest jê kişandin ----->> vazgeçmek, feragat etmek.
dest kêşan ----->> el çekmek, feragat.
dest kiş ----->> el çekmek.
dest lêdan ----->> dokunmak, ellemek.
dest pê kirin ----->> başlamak, girişmek.
dest vekirî ----->> eli açık.
dest xistin ----->> edinmek.
destan. ----->> destan
destar ----->> el değirmeni.
destavxane ----->> abdesthane, tuvalet.
destbelav ----->> savruk, savurgan, müsrif.
destbelavî ----->> savurganlık, israf.
destbelavî kirin ----->> israf etmek.
destbend ----->> kelepçe (el için).
destbeste ----->> elpençe.
destbira ----->> sağdıç, kan kardeşi.
destdan ----->> temas.
destdan ser ----->> el koymak, müsadere etmek.
destdirêjî ----->> müdahale.
destdirêjî kirin ----->> müdahalede bulunmak.
deste ----->> 1.buket, deste. 2.takım (ask.).
destê hev girtin ----->> tokalaşmak
destegir ----->> yardımsever.
destek ----->> 1.dayanak, takviye, yardım. 2.arkadaş grubu.
destekdan ----->> desteklemek.
desteng ----->> dar gelirli.
destgeh ----->> atölye, tezgah.
destgehdar ----->> tezgahtar.
destgîn ----->> dizgin.
destgirtî ----->> nişanlı.
desthelatî ----->> yetki, otorite.
desthilatdar ----->> otoriter, yetkili.
desthilatdarî ----->> otoriterizm.
destik ----->> tutamak, kol, kabza, kulp, sap.
destkar ----->> elişi.
destkarî ----->> el sanatları.
destkişandin ----->> feragat.
destmal ----->> mendil, el havlusu.
destmaye ----->> elde kalan.
destnîgar ----->> ressam.
destnîgarî ----->> ressamlık.
destnimêj ----->> abdest.
destnimêj girtin ----->> abdest almak.
destnimêj şikandîn ----->> abdest bozmak.
destnivîs ----->> el yazması, el yazısı.
destpêk ----->> başlangıç, giriş, bidayet.
destpeling ----->> el yordamı.
destpelixî ----->> sakar.
destrêşk ----->> kıskaç.
destşok ----->> lavabo.
destûr ----->> 1.izin, cevaz, rıza, muvaffakat. 2.Zerdüşti dininde ruhani başakn. 3.kanun, köter.
destûr dan ----->> izin vermek, rıza göstermek, muvaffakat etmek.
destûrname ----->> izin belgesi, diploma, ruhsatname.
destûryar ----->> mezun.
destûryar bûn ----->> mezun olmak.
destûryarî ----->> mezuniyet.
destvala ----->> eli boş.
destxet ----->> el yazısı.
destxwîn ----->> eli kanlı.
destxwişk ----->> kadının en yakın kadın arkadaşı.
destyar ----->> cana yakın, sempatik, yardımcı.
dêş ----->> dini müzik, ilahi.
deşt ----->> ova.
dev ----->> ağız.
dev avêtin ----->> laf atmak.
dev jê berdan ----->> vazgeçmek.
devaluasyon ----->> devalüasyon.
devang ----->> tıkaç.
devberedayî ----->> abuk sabuk konuşan.
devbigotin ----->> sözüne sadık.
devbiken ----->> güler yüzlü, güleç.
devcaris ----->> ağzı bozuk.
devdevî ----->> abuk sabuk konuşan.
devdevkî ----->> ağız üstü, yüz üstü.
devênî ----->> münakaşa.
dever ----->> bölge, yöre, havali.
deverî ----->> mahalli, yerel.
deverû ----->> yüzgöz.
devî ----->> çalılık.
devik ----->> kapak.
devîstan ----->> çalılık.
devjenî ----->> ağız tartışması.
devken ----->> güleç, güler yüzlü.
devkî ----->> sözlü, şifahi.
devling ----->> paça, paçalı don.
devok ----->> ağız, şive.
devtî ----->> nişasta.
dew ----->> ayran.
dêw ----->> dev.
dewa ----->> deva.
dewar ----->> sığır
dewara reş ----->> büyük baş hayvanlar.
dêwendam ----->> dev boylu.
dewisandin ----->> bastırmak, basmak, sıkıştırmak.
dewisîn ----->> sıkılmak, sıkışmak, basılmak.
dewl ----->> kuyu kovası.
dewlemend ----->> varlıklı, zengin.
dewlemend bûn ----->> zenginleşmek.
dewlemendî ----->> zenginlik, varlık.
dewlet ----->> devlet.
dewleta dadmend ----->> hukuk devleti.
Dewleta Federe ya Kurdistanê ----->> Kürdistan Federe Devleti.
Dewletên Yekbûyî yên Amerîka ----->> Amerika Birleşik Devletleri.
dewletparêzî ----->> devletçilik.
dewr ----->> devir, dönem.
dewr kirin ----->> devretmek.
dewran ----->> 1.dönem. 2.şans talih
dews ----->> iz, yer.
dewsde ----->> vekil.
dewx ----->> baş dönmesi.
dexel ----->> sahte.
dexelî ----->> sahtekârlık.
dexes ----->> kıskanç.
dexesezar ----->> hırçın, huysuz.
dexesî ----->> kıskançlık.
dexisîn ----->> kıskanmak, kıskandırmak.
dexl ----->> tahıl, hububat.
deyn ----->> borç, ödünç, verecek, borç, veresiye.
deyndan ----->> borç vermek.
deyndar ----->> borçlu.
deyndêr ----->> alacaklı.
deynstandin ----->> borç almak.
dezgeh ----->> tezgah, kuruluş, teşkilat.
dezgehên dewletê ----->> devlet kuruluşları.
dezî ----->> iplik
Welat_Parêz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Acem Kürdi Md altyapıLar ciwan_24 Türkçe MD Altyapılar 0 03-02-2010 01:30 AM
Faşîstîye û Rebenîye DiLXwin Zazaca GeneL 0 02-22-2010 04:41 PM
Hişyarê Botî - Gazind ( Kurdi U Tirki ) !!Oremar!! Kürtçe Sarki SözLeri 1 02-05-2010 03:49 PM
Kurtedîroka Çîroka Kurdî DerdoCan Çiroken Kurdi, 1 01-08-2010 08:17 PM


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:29 PM.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO