Register | Sifrenizi'mi Unutunuz ?
Close Panel
Kürtçe Radyo - Kürtçe Mp3 - Kürtçe Chat

f
Go Back   Kürtçe Radyo - Kürtçe Mp3 - Kürtçe Chat >
Kültür ve Sanat Dünyası > Sanat Kültür Edebiyat > Köşe Yazıları

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Gerçek Partileşme Fedai Ruhla Katılımla Gerçekleşir
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
182

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Bookmark and Share Seçenekler
Alt 20.01.10, 10:09 AM   #1
Kullanıcı Profili
EWiN@ DıL@
ZiL@n - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: ÖnEmLi Mi?
Üye No : 1277
Yaş: 38
Mesajlar: 12.162
Rep Puanı : 488
Rep Derecesi : ZiL@n is a glorious beacon of lightZiL@n is a glorious beacon of lightZiL@n is a glorious beacon of lightZiL@n is a glorious beacon of lightZiL@n is a glorious beacon of light
Standart Gerçek Partileşme Fedai Ruhla Katılımla Gerçekleşir

Gerçek Partileşme Fedai Ruhla Katılımla Gerçekleşir
Gerçek Partileşme Fedai Ruhla Katılımla Gerçekleşir MURAT KARAYILAN Arkadasin Sehit Servan SASOn PKK 8. Egitim Devresinde Yaptigi Acilis Konusmasidir.
Icerisinden Gectigimiz Surec Goz Onune alindiginda Bir PKK Militaninin Ve Bu Ruhu Kendisinde Yasatmak Isteyen Bireyin Uzerine Dusen Gorev Ve Sorumlulukari Cok Acik Bir Bicimde Ortaya Koyuyor.

Simdiden Iyi Okumalar Hevalno ---------------------------------------------
Murat KARAYILAN



Bir PKK militanı Önderliğe, döneme, eyleme nasıl yaklaşması gerektiğini bilmelidir. Militan kişi mücadelenin daha geliştirilerek, tıkanıklığın aşılması için gerektiğinde her şeyini feda etmesini bilen kişidir. Herkesin bildiği gibi Şehit Zilan yoldaş mektubunda; ***8220;Keşke canımdan daha değerli bir şeyim olsaydı da verseydim,***8221; diyor. ***8220;Canımı veriyorum ama keşke canımdan öte bir şey olsaydı da verseydim, ne var ki yapabildiğim tek şey bu onurlu yolda canımı vermektir. Anlamlı bir yaşamın ve büyük bir eylemin sahibi olmak istiyorum.***8221; diyor.
Bugün Zilan arkadaşın fedai eylemi yaptığı, onun şahsında fedai ruhun somutluk kazandığı gündür. Bizler de Zilan arkadaşın anısına, fedai bir ruhla PKK Ocağı***8217;nın 8. Eğitim Devresi olan Şehit Şervan Devresi***8217;ni böylesi anlamlı bir günde başlatıyoruz.

Fedai ruhun şahlandığı, Önder Apo çizgisinde fedakârlığın ve fedailiğin yükselişe geçtiği gündür 30 Haziran. Böylesi bir günde büyük şehitler anısına ve kendisi de PKK Ocağı***8217;nın militan bir öğrencisi olan Şervan Sason adıyla eğitim devresinin açılışını gerçekleştirmek oldukça anlamlı olmaktadır. Şehit Şervan Sason Eğitim Devresi***8217;nin Şehit Zilan ve kahraman şehitlerin çizgisinde önemli bir derinleşmeyi yaşayacağına inanıyorum. Kahraman şehitlerin ve Zilan çizgisinin takipçisi olmak, onların yaşam amaçlarını yaşamın derinliklerinden yeniden ve daha güçlü yaratabilmek oldukça önemli ve anlamlı olmaktadır.

Önder Apo***8217;nun büyük özgürlük çıkışı, fedai bir ruhla olmasaydı, dönemin Kürdistan koşullarında öylesi bir çıkışı gerçekleştirmek mümkün olamazdı. Kürdistan'ın o karanlık koşullarında PKK ideolojisini dile getirmek tek başına büyük bir cesaret ve fedailik gerektiriyordu. Zaten o dönem Önderlik yeni fikirlerini ve parti ideolojisini bazı çevrelerle paylaştığında, kendisine; ***8220;sen çok zeki, akıllı ve cesursun ama senin için üzülüyoruz, senin bu söylediklerini MİT duyarsa ömrün üç ayı bile bulmaz,***8221; diyorlar. Hatta aynen şöyle bir cümle kullanıyorlar; ***8220;seni duman ederler,***8221; diyorlar. Bu daha Önderlik fikirlerini ilk dile getirdiği dönemde söylenen sözdür. Yani Kürdistan'da PKK***8217;nin fikirleri ve ideolojisinin çıkışı kendi başına bir fedailik gerektiriyor. İlk fedai elbette ki Önder Apo***8217;dur. Her şeyi göze alarak adım atıyor. Herkes biliyor ki, Önder Apo bu duruşunu bugün de devam ettiriyor.

Eritilen, yok edilmeye çalışılan, on yıllarca üzerinde asimilasyon yürütülen, bu asimilasyonun ileri bir aşamaya ulaştırıldığı ve sömürgeci Türk Devleti***8217;nin Ağrı İsyanı***8217;ndan sonra ***8220;muhayyel Kürdistan burada meftundur***8221; dediği o dönemin Kürdistan koşullarında böylesi bir çıkışı gerçekleştirmek her şeyden önce fedailik gerektiren bir durumdu. Bu nedenle hareketimizin çıkışı fedaicedir ve fedai ruh daha baştan itibaren vardır. Bu temelde Mazlum Doğan yoldaş hareketin varlığını ve çizgisini savunmak için Amed zindanı koşullarında ilk fedai eylemi gerçekleştirdi. Ardından da 14 Temmuz direnişçileri; Hayri Durmuş, Kemal Pir, Akif Yılmaz ve Ali Çiçek yoldaşlar aynı fedai ruhla parti çizgisini yaşamsallaştırmak için kendilerini feda ettiler. Sonrasında mücadelenin tüm alanlarında; dağda, zindanda bu ruh gittikçe daha da gelişti. AGİT***8217;ler (Mahsun Korkmaz***8217;lar) şahsında fedai ruh gürleşerek tüm ARGK savaşçı gücünde temel bir alt yapı oluşturdu.

Zilan yoldaşın çıkışı bu temel değerler üzerinden gerçekleşti. Bilindiği gibi 1996 yılı düşmanın Önder Apo***8217;ya yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir yıldır. 6 Mayıs 1996***8217;da Şam***8217;da etkili bir bomba patlatarak suikast yapılmak istendi. Bununla düşmanın Önder Apo***8217;yu imha planlarını hazırladığı açığa çıktı. O dönem gerilla çalışması merkezi bir çalışmaydı ve bu çalışma sahasında taktik düzeyde önemli bir tıkanma durumu yaşanıyordu. Örgütsel ve taktiksel alanda kendini tekrarlama söz konusuydu. Tam da böylesi bir dönemde Zilan yoldaşın gerçekleştirdiği eylem oldukça anlamlıydı. Her şeyden önce fedai ruhu temsil etme ve bu ruhu yükseltme anlamına geliyordu. Önderliğe sahip çıkma ve yaşanılan taktik tıkanıklığı aşmada yeni bir çıkış oldu. Zilan yoldaşın eylemi gerçekleştiği dönem itibariyle mücadelede çok önemli bir rol oynadı. Şemdin Sakık gibileri hareket içinde yoz yaşamı örgütlemenin adı olurken Şehit Zilan yoldaş bu harekette ***8220;nasıl yaşamalı?***8221;nın ve hakikatlere nasıl yaklaşılması gerektiğinin ifadesi oldu ve bunu eylemiyle gösterdi, kanıtladı. Bundan dolayı anlamlı bir çıkış gerçekleştirerek döneme esas bir perspektif olmayı başardı.
Zilan yoldaşın eyleminin üzerinden 13 yıl geçti. Zilan yoldaş en başta da iradeli kadın duruşu ve özgür kadın çizgisi için büyük bir semboldür. Bir tanrıçadır. Kürdistan devriminin Kürt kadını şahsında nasıl bir kararlılıkla ve ruhla sürdüğünü herkese gösteren güçlü bir ruhsal çıkıştır. Bu hem kadın özgürlük mücadelesini yükseltmede hem de Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesini geliştirmede bir güç yarattı. Çünkü bu bir iradedir, temsildir, bilinçli ve planlı bir çıkıştır. O açıdan oldukça anlamlıdır ve o dönemde de büyük bir rol oynadı. Sonrasında mücadelemizde Zilanların ruhuyla onlarca fedai eylem sahipleri ortaya çıktı. Burada birkaç ismi saymak yetersiz kalacaktır. Şehit Zilanların çizgisi hareketimizde bir tarz, bir sistem oldu. Fedai örgütü, özel kuvvetler bu temelde kuruldu, gelişti, bugün bir sistem halini aldı. Bugün de mücadelemizin temelinde bu fedai ve fedakâr ruh vardır. Hareketimizin geliştirdiği 1 Haziran hamlesi de Zilanların ruhuyla geliştirilen bir hamledir. Bizim de böylesi bir ruhu kazanmaya, elde etmeye ve çalışmalarımızı bu ruhla sürdürmeye ihtiyacımız vardır.
Bu doğru partileşme ruhudur. Bir PKK militanı Önderliğe, döneme, eyleme nasıl yaklaşması gerektiğini bilmelidir. Militan kişi mücadelenin daha geliştirilerek, tıkanıklığın aşılması için gerektiğinde her şeyini feda etmesini bilen kişidir. Herkesin bildiği gibi Şehit Zilan yoldaş mektubunda; ***8220;Keşke canımdan daha değerli bir şeyim olsaydı da verseydim,***8221; diyor. ***8220;Canımı veriyorum ama keşke canımdan öte bir şey olsaydı da verseydim, ne var ki yapabildiğim tek şey bu onurlu yolda canımı vermektir. Anlamlı bir yaşamın ve büyük bir eylemin sahibi olmak istiyorum.***8221; diyor. Çok derin bir anlam içeren, bir tarih, bir felsefe, bir ruh ve bir duruştur bu. Bundan dolayı hem güç alabileceğimiz bir kaynak hem de bir perspektiftir. Ulaşmamız gereken perspektif ve üzerinden kendimizi yenileyeceğimiz ruhtur. Mutlaka bu ruha ulaşarak, döneme, görevlere ve Önderliğe cevap olmalıyız. Zilan yoldaşın eylemi bu gerçekliğin perspektifidir.

Bu eğitim devresini de bu temelde geliştirmek istiyoruz. Her türlü tasfiyeciliğe, düşürülmüşlüğe, zayıflığa ve yaşanılan dağınıklığa karşı PKK bir cevap olarak yeniden kuruldu. Bilindiği gibi Önderlik, uluslar arası komplocu güçlerin örgüt içindeki hain bir grup eliyle tasfiyeciliği içten geliştirmeye çalıştıklarını, yaşamı bozarak meşrulaştırmak istediklerini ve kadro ölçülerine yönelik bir saldırının olduğunu görünce, buna karşı güçlü bir ideolojik mücadeleyi yürütmenin yolunu PKK***8217;nin yeniden inşasında buldu. Bunlara karşı yeni yaşamı yaratmanın yolunu PKK***8217;yi inşa etmede buldu. Tasfiyeciliği tasfiye etmek, örgüt yaşamı üzerindeki saldırıları boşa çıkarmak, tam bir militan yaşamı hakîm kılmak, örgütü bütün kötülüklerden kurtarmak için PKK***8217;yi yeniden kurdu. İdeolojiye ve militan yaşama yönelik geliştirilen saldırıları boşa çıkarmak için PKK***8217;nin yeniden inşasını tek çare olarak gördü.

PKK çalışmaları demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü paradigma temelinde başlayınca ilk olarak tasfiyeciliğin tasfiyesi üzerinde durdu. Denilebilir ki yozlaşmaya, ihanete ve tasfiyeciliğe karşı PKK bir kez daha cevap olarak gündeme geldi. PKK***8217;yi yeniden inşa çalışmaları bu temelde başlatıldı. Çalışmalar tasfiyeciliğe karşı mücadeleyle başlatıldı. PKK***8217;nin yeniden inşa çalışmaları kendisini her türden tasfiyeciliğe ve örgüt dışı anlayışlara karşı örgütledi ve kuruluşunu gerçekleştirdi. Bilindiği gibi bu süreç bir yıl sürdü. Elbette çalışmada eksik kalan yönler de oldu. Ancak önemli olan Önderliğin çizdiği çerçevede yeniden inşayla tasfiyeciliğin tasfiyesini gerçekleştirmekti ve bu çerçeve kesinlikle yerindeydi. Bu hakikati netleştirdi, içimizdeki tasfiyeciliği ortaya çıkararak tasfiye etti ve bizi güçlü kıldı. Bu temelde uluslar arası komplonun geliştirdiği büyük saldırı boşa çıkarıldı. PKK bu esaslar üzerinde kendi kuruluşunu yeniden ilan etti.

Partileşme bununla daha güçlü bir şekilde gündemimize girdi. Eski klasik yaklaşımlarla partileşmenin gerçekleşmeyeceği anlaşıldı. Zaten daha 1998 yılında Önder Apo, parti ölçülerinin geriye çekilmiş olmasından, tıkanıklığın yaşanmasından ve militan ölçülerin zayıflamasından dolayı ***8220;ben PKK***8217;den istifa ediyorum***8221; demişti. Militanlık bu şekilde kötü bir duruma düşürülmüştü. Yeniden yapılanan PKK bütün bu tecrübeler üzerinden sade bir yöntemle, temiz bir ruhla, fedai tarzında, kariyer hırsı gütmeden, hesapçılık, bencillik yapmadan, özerkliğe kaçmadan, başka amaçlar peşine düşmeden Mazlumların, Kemallerin, Hayrilerin, Zilanların ve Beritanların fedai ruhlarını temel alarak militanlık yapmayı esas almalıdır. Tek amaç devrime hizmet etmek, kendini tümüyle Önderliğin felsefesine adamak, duruşunda bozulmaya ve çizgi dışılıklara kesinlikle izin vermemek, bu felsefeye göre yaşamak için doğru ve gerçekçi bir temelde Önderliği temsil edebilmek olmalıdır. Çizgiye, yoldaşlığa, Önderliğe ve şehitlere bağlılık temelinde PKK***8217;lilik gerçekleştirilmelidi r. Yeniden yapılanan PKK, bunu kendisine esas alarak Önderliğin perspektiflerini pratikleştirmek için bir çabanın içine girdi. Bunun için eğitim devrelerini gerekli gördü. İlk devre Viyan ve Nuda arkadaşların sorumluluğunda gerçekleşti. Birinci devre bittikten sonra başka bir devre daha hazırlandı, ancak biraz kısa süreli bir devre şeklinde oldu. PKK***8217;yi yeniden inşa kongresi çalışmaları o arkadaşların sorumluluğunda gelişti ve inşa süreci bu şekilde tamamlanarak PKK***8217;nin ilanı gerçekleştirildi. Bu iki devrede yer alan arkadaşlar ve diğer bazı arkadaşların da katılımıyla kongre gerçekleştirildi. Yeniden yapılanma kongresi 205 arkadaşın katılımıyla bu esaslar üzerinden gerçekleşti. Yeniden yapılanmanın birinci, PKK***8217;nin geleneksel 9. Kongresi***8217;ydi.

PKK***8217;nin yeniden inşası devreyle başlatıldı. Amaç eski militanlığın devamı değil, yeni paradigma temelinde yeni bir katılımla, yeni bir ruhla PKK***8217;lileşmekti. 98***8217;deki gibi olmamalıydı. Bildiğiniz gibi 98***8217;den sonra devrimci yaşam ve militan duruş adeta darmadağın edildi. Yaşamımız saldırı altına alınmıştı. Aslında daha önce de iyi bir durumda değildi. Çetecilik, bölgecilik, eyaletçilik, bireycilik vb. anlayışlar vardı. Uluslar arası komplonun geliştirdiği saldırılar ihanetçi grupların eliyle daha da pervasızlaşınca, geliştirilince var olan değerler de tehlikeye girdi. Bu hususta tasfiyecilik daha da derinleştirildi. Ancak bunun zemini daha önce de vardı. Önderliğin 98 yılında yapmış olduğu tespitler ortadadır. Bu durumlar daha o zaman vardı.
Yeni paradigma temelinde gerçekleşen ve tüm bunlardan dersler çıkarmaya çalışan PKK***8217;nin yeniden inşası, tamamen yeni bir yöntemle ve sade bir ruhla yeniden partileşmeyi gerçekleştirmeyi hedefliyor. Tabi bütün bu çalışmalar eğitimle gerçekleşmez, ama bunları gerçekleştirecek merkez de PKK Ocağı***8217;dır. Öncelikli olarak PKK Ocağı bunun üzerinde bir derinlik yaratıyor, bir muhasebe yaparak kendisiyle beraber bir sorgulamayı da geliştiriyor. Geliştirdiği yoğunlaşmayla Önderliğin savunmaları üzerinde önemli bir derinleşme yaratıyor. Örneğin bu devre bir yenilik yaratabilmelidir. Daha önceki yıllarda PKK devresine katılmayan bir arkadaşın PKK***8217;li sayılıp sayılmayacağı tartışmaları yapıldı. O tartışmalar sebepsiz ve temelsiz değildi. Çünkü yeniden yapılanan PKK yeni bir katılımı gerektiriyor. Yeni partileşme bu esaslar üzerinden sade, dürüst ve samimi bir şekilde örgütlendirilmelidir . Bu amaçla şimdiye kadar yedi devre gerçekleştirildi. Bu devrelerin amacı yenilik yaratarak sade, dürüst ve güçlü katılımı sağlamaktır. Bugüne dek oluşturulan tüm devrelerin dört dörtlük bir başarıyı sağladıklarını söylemek mümkün değildir. PKK devreleri de 1 Haziran hamlesi süreciyle beraber başladı. Mart ayında inşa komitesinin çalışmaları başladı. 1 Haziran hamlesinden bugüne kadar gelişen süreçte partileşme konusunda PKK Ocağı***8217;nın rolü esas olmuştur. Özellikle kadro ölçülerinin yükseltilmesi, militan yaşamın geliştirilmesi ve yeni yaşama netlik kazandırmada PKK Okulu devrelerinin rolü başat olmuştur. Şimdiye kadar birçok arkadaş bu devrelerden geçti. Bu devrelerden çıkan birçok arkadaş şehit düştü. Bu şehitler kervanının başını ise Şehit Viyan çekiyor. Önderliğin ve Zilanların, şehitlerin çizgisine nasıl layık olunacağı, yine nasıl militan yaşamın temsil edilebileceğini bu kahraman şehitlerimiz pratikleriyle ispatladılar. PKK Okulu***8217;nun ideolojik mücadelenin yürütülmesinde oynadığı rol ve tüm harekete verdiği güç de kuşkusuz oldukça önemli olmuştur.

PKK yeniden inşanın ikinci, geleneksel açıdan ise 10. Kongresini geçen yıl gerçekleştirdi. Bu kongre bundan on ay önce yapıldı. O kongrede partileşme hamlesinin geliştirilmesi kararı alındı. Bunun için herkesin bir eğitim devresinden geçemeyebileceği ama herkesin bir platformdan geçebileceği belirtildi. Çünkü herkesin bir eğitim devresinden geçmesi oldukça zordur. Şimdiye kadar devreden geçen arkadaşların sayısı 400 civarındadır. Eskiden bazı devrelerde sayı 50- 60***8217;ı buluyordu ancak daha sonra bu sayıyı azalttık. Bu açıdan bunca kadromuz var, tüm kadroları devrelerden geçirmek zordur ama herkesi platformlara tabi tutabiliriz. Herkesi devre eğitimlerinden geçirme imkânımız olmadığından eleştiri ve öz eleştiri platformlarının yapılmasına karar verdik. Her yerde konferanslar yaparak, herkesin platformlardan geçmesini sağlayarak partileşmeyi bir grup arkadaşla değil de komple geliştirelim dedik. Önderliğin PKK için 300-500 arası bir sayı verdiği doğrudur. Bu, ancak arkadaşlar arasında partileşme süreci içinde verilecek ideolojik, pratik mücadeleyle belirlenecek bir durumdur. Şimdi eğitimlerden geçen dört yüz kişi PKK***8217;lidir, diğerleri değildir denilirse olmaz. Pratik tecrübemiz bunun ancak böyle gelişeceğini gösterdi. İlk tartışmalarda düşünüldüğü gibi ele almış olsaydık, PKK azınlıkta kalacaktı. Bu açıdan bilindiği gibi tüm yapımız için özeleştiri platformları geliştirildi. Bu platformlar da hemen hemen bitti sayılır. Sanırım birkaç yerde bazı küçük guruplar kalmış. Yurt dışında ve yurt içinde genel anlamda bitti sayılır. Kuzey gibi yerlerde bir kısım daha yapılmamış olabilir, ama genel olarak platform süreci bitti sayılır. Zaten kongre bir yıl şeklinde planlamıştı. Bu bir ideolojik mücadele ve partileşme hamlesi biçiminde gerçekleşti.

Bu hamle ne anlama geliyor? Bu partileşmenin yapımızın olduğu her alana yayıldığı anlamına geliyor. Hem siyasi hem de askeri alandaki tüm kadro yapımız öz eleştirisini vermiş bulunmaktadır. Bu hamle partileşmede önemli bir adım olduğu gibi militanlaşmaya da güçlü bir temel oluşturdu. Sonuçları göz önüne alındığında, hareketimizde güçlü bir gelişme yarattığı rahatlıkla görülebilmektedir. Tasfiyeciliğin bu kadar yıkıcılığı geliştirdiği ve sarstığı bir dönemden sonra ilk defa kadromuzda yaşanan gizli kırılma bu biçimde giderilerek yeni bir atak başlatılıyor. Harekete güven, başarıya güven bu temeller üzerinden daha da güçleniyor. Bugün pratikte bu açık bir şekilde görülebiliyor. Gerçekten de önemli bir gelişme yaşandı. Denilebilir ki son on yılda ilk defa bu aşamada PKK***8217;de militan ölçülerde sorgulama ve bu yönlü gelişme yaşanıyor. Ancak bu tespitleri yaparken kendimizi kandırmayalım. Bu tüm eksikliklerimizi, yetmezliklerimizi giderdiğimiz ve tam olarak partileşmeyi sağladığımız anlamına gelmiyor. Halen de birçok eksiklik mevcuttur. Şimdi iyi bir niyet olumlu bir çaba yaşanıyor, ancak bununla birlikte halen eksik kalan, zayıf kılan, militanlığı geriye çeken yönler de mevcuttur. Eleştiri ve öz eleştiri platformları gerçekleşti, yanlış anlayış ve yaklaşımlar deşifre edildi ve bu temelde kadroda bir netleşme yaşandı. Ancak halen geriye çeken birçok eksiklik de mevcuttur. Mesela fedailik kavram olarak feda etmekten gelmektedir. Bireyin kişiliğinde fedakârlık ruhu o kadar gelişir ki bu kişi canını da feda edebilecek düzeye ulaşır. Şehit Zilan böyle bir fedai kişiliktir. Yaşamının tümünü bu işe vermiş. PKK budur, militanlık budur. Önderlik daha başlangıçta böyle başlıyor. İlk başladığında tüm yaşamını göze alıyor. Tabiî ki PKK***8217;ye dürüstçe katılan militanlar da böyledir. Bunun böyle olduğuna dair hiçbir şüphe yoktur. Ancak bunu geri çekenler de vardır. Halen bireysel kaygılar ve hesaplar yapanlar, kendisine göre yaşamı örgütlemeye çalışanlar, özerkliği esas alanlar, hatta bireysel hesap ve kariyerizmi yaşamının temel bir tarzı haline getirenler bile vardır.

PKK ideolojik ve yaşamsal açıdan hiyerarşiyi, iktidarı ve devletçiliği aşmıştır. PKK***8217;li biri kariyer yapmak için PKK***8217;li olmaz. Çünkü PKK iktidarı, hiyerarşiyi eleştiriyor, insanın büyüklüğünü hizmette ve fedakarlıkta görüyor. PKK toplumsal öncü bir güçtür, ama bunu militanlarının fedakarlığıyla gerçekleştirmek durumundadır. Bu da fedakârlık ve hizmetle sağlanır. PKK bu felsefe temelinde öncülük yapmayı esas alıyor. Bu yönüyle PKK***8217;de fedakârlık katılımın esasıdır. Fedailik ise bu katılımın en doruk noktasıdır. Ancak dediğimiz gibi tüm bunların yanında özerkliği esas almalar, hesapçı yaklaşımlar da halen bulunmaktadır. Bu tür yaklaşımlar tümden aşılmış değildir.
Hepimiz Medya Savunma Alanları***8217;nda bulunan gerillalarız. Bugün Medya Savunma Alanları***8217;nda hareketli değil sabit bir yerleşme tarzı vardır. Böyle bir yaşamda ister istemez nasıl daha rahat yaşarız, nasıl daha iyi yer buluruz, nasıl daha sulak, yollara yakın yer buluruz gibi yaklaşımlar gelişiyor. Bir süredir bu tür yaklaşımlar karşısında bir mücadele de yürütüyoruz. Her fırsatta eleştiriler yaptık, hatta bu konuda yazılar yazıldı. Bir süre bu yönlü kısmi düzelme de yaşandı. Ancak fırsat bulunduğunda, biraz düzelme yaşandığında aynı eski duruma geri dönülüyor.

PKK kadrosunda olması gereken fedakâr, militan kadro anlayışına ters bir şekilde rahatı arayan bir yaklaşım gelişiyor. Kendi noktasının yol kenarında olmasını ve köylere yakın olmasını istiyor. Nerdeyse bazılarını zorla o tür yerlerden çıkarıyoruz. Bu da PKK***8217;deki fedakârlığa aykırıdır. Bu öyle basit bir şey değildir. Yaşamı bozan, gittikçe insanları rehavete sürükleyen bir durumdur. PKK***8217;deki bir insan, rahatlığı ararsa militan ölçüleri fazla geliştiremez. PKK***8217;lilik fedakarlıktır. Her PKK***8217;li büyük bir fedakârlık yaparak bugün burada yer almaktadır. Hiçbir yönetimin fedakârlık yapan PKK***8217;lileri rahatlığa alıştırmaya hakkı yoktur. Mevcut koşullarda rahat yaşam aslında düşürülmüş yaşamdır. Biz bu tür yaşam ve yaklaşımları doğru görmüyoruz ve eleştiriyoruz. Bunun yanında özerk tarzlar yaratılıyor. İnsanlardan uzaklaşma yaşanıyor. Bir yerde sayı ne kadar çok olursa o denli paylaşım yaşanır. Bizim arkadaşlara izin versen her üç kişi bir noktaya yerleşir. Bir bakıyorsunuz dört kişilik bir kurum gidip kendilerine bir nokta yapmışlar ve bilmem ne grubuyuz veya kurumuyuz diyorlar. Arkadaşlar bir araya gelin diyoruz, talimatlarla bir araya getiriyoruz bir bakıyorsunuz ki çeşitli bahanelerle bir daha birbirlerinden uzaklaşmışlar. Bu özerk yaşam arayışının bir sonucudur. Toplumsal yaşamda normal sivil bir insan bile paylaşım için birileriyle bir arada olmasını ister. Ama bizim arkadaşlar birkaç kişi tek başlarına olmak istiyorlar. Bu bir özerk yaşam özentisidir.

Böyle bir yaklaşımın savaşa yansıması nasıl oluyor? Savaşa yansıması kayıp şeklinde oluyor. Geçen yıl yürümeyle değil arabayla gidişler sonucu yollarda birçok şahadet yaşandı. Sadece bir kerede 8 arkadaş şehit düştü. Ondan önce de sonra da şahadetler yaşandı, tutuklamalar oldu. Bundan dolayı örgüt bunu yasakladı. Medya Savunma Alanları***8217;nda kaldığından rahatlığa alışmış, fedakârlık azalmış ve gözleri sürekli rahatlığı arıyor. Bir yolu yürürken dahi kendisini sağlam yere ulaştıramıyor. Bir grup giderken arkadaşlar ***8220;gidip sağlam bir yere ulaşmalıyız***8221; diyor, ama gruptan bazıları ***8220;hayır biz yürüyemiyoruz, yorulduk gidemeyiz***8221; diyorlar. Arkadaşların bütün ısrarlarına rağmen arazide kalıyorlar, bunun sonucu olarak o arazide çıkan çatışmada iki şehit veriliyor. Bu daha yeni yaşandı. Tüm bunların nedeni nedir? Medya Savunma Alanları***8217;ndaki sabit yaşam, rahat hareket etmekten dolayı hantallaşma var ve kendini yormak istememe var. Fedakarlığın zayıflığı var. Uzun bir yola girdiğinde ise kendisini güvenli bir yere ulaştıracağına ***8220;ben yoruldum, gidemem***8221; diyor. Ovanın ortasında kalırsan, düşman seni tasfiye eder.

Biz daha önce bunun örneklerini yüzlerce kez gördük. Birçok kişi kendisini biraz yormadığından, fedakârlık yapmadığından, kendisini güvenli yerlere ulaştıramadığından arazide kalarak düşmanla çatışmaya girmiş ve kaybetmiştir. Bundan dolayı biz bu nokta meselesini ve rahatlığı arama işini öyle basit ele alamayız. Birisi bu yaşama alıştıktan sonra Kuzey***8217;e ya da Doğu***8217;ya gittiği zaman kayıp veriyor. Biz bir gerilla hareketiyiz. Ne kadar da siyasi çalışmaları geliştirmeye çalışsak meşru savunma temelinde mücadele yürütüyoruz. Siyasi ve örgütsel çalışmalar büyük önem taşıyor, ama biz her şeyden önce gerillayız. Bir gerilla buradan durmadan 3 ay boyunca Dersim***8217;e kadar yürüyorken, bir diğeri ise burada noktasını bir kilometre dahi yoldan uzaklaştırmıyorsa, bu büyük bir çelişkidir ve kabul edilemez. Bu kadar tezatlık olabilir mi? Bu denli birbirine ters iki şey olmaz, yanlış bir durumdur. Bu, yaşamı geriye çekmektir. Bu ne demektir? Bu rahatlığı öne çıkarmak, özerkliği geliştirmektir, aslında parti yaşamından uzaklaşmayı yaşamaktır. Bu örgüt ve gerilla yaşamından bir tür uzaklaşmadır. Taktiksel anlamda köylere dayalı ve rahatlığı esas alan bir gerilla, her kim olursa olsun daha baştan kaybetmiştir.
Gerillada fedakarlık esastır. Yaşamımızda fedakârlık esas alınmak durumundadır. PKK***8217;liliğin kendisi fedakarlıktır. Eğer PKK***8217;liysek kendi yaşamımızda fedakarlığı esas almak durumundayız. Partileşme çalışmaları bu platformlar, 10. Kongre***8217;nin ortaya çıkardığı perspektif, sürecin netleşmesi ve Önderliğin savunmaları gerçekten bir netleşme yarattı, militan ve partileşme ölçülerinde eskiye göre önemli bir düzey yakalandı. Ama verdiğim örnek de gösteriyor ki hala yaşam ölçülerini, militan yaşamı ve fedakârlık ruhunu geri çeken, durumu kendilerine göre ayarlamak isteyen, yaşamımızda kendilerine göre özerk duruşlar geliştirmek isteyen, yaşamı liberalize eden ve rahatlığa yatanlar da az değildir.

Bu da daha fazla ideolojik mücadele geliştirmemiz ve bu konuda daha fazla çaba sahibi olmamız gerektiğini gösteriyor. Partileşmede daha ciddi bir şekilde derinleşmeyi yakalamalıyız. Eleştiri yüzeysel olmamalıdır. Öz eleştiri sadece verilmiş olmak için değil, gerçekten değişim için, fedakârlıkla militanlığı, yoldaşlığı geliştirmek, daha doğru bir katılımı gerçekleştirmek için verilmelidir. Partileşme bu çerçevede derinleşmelidir. Partileşmeye yüzeysel ya da tek yönlü tutumlarla yaklaşılmaz, bu kendini kandırmak olur. Ciddi, sağlam, fedaice ve Zilanların ruhuyla partileşme yaşanmalıdır. İşte Viyan arkadaş birinci devrenin gerçekleştirilmesind e önemli bir rol oynadı. Tabi biz Viyan arkadaş gibi kendini yakma eylemlerini tasvip etmiyoruz, ama o dönemde yapılmasını gerekli gördüğü çağrı için tereddütsüz bir şekilde eylem yaptı. Bunu büyük bir fedakarlıkla gerçekleştirdi. Zilan arkadaş için söylediklerimiz Viyan arkadaş için de geçerlidir. Viyan arkadaşın eylemi tüm yönetim ve yapı için bir çağrı oldu. Herkes bu yöntemi uygularsa doğru olmaz, ama her şey yerinde ve zamanında doğrudur, etkilidir. PKK budur; fedakarlıktır, fedailiktir, ruhtur, Zilanlaşmak***8217;tır. Zilan bir ruhun temsilidir. PKK***8217;liliğin ruhudur. Ondan dolayıdır ki Önderlik Zilan arkadaş için ***8220;benim komutanımdır***8221; dedi. ***8220;Komutan Zilan***8217;dır***8221; dedi. Çünkü onun ruhu PKK ruhudur. Biz de bu ruhu geliştirmekle yükümlüyüz. Bir zorlukla karşılaşıldığında, biraz zor bir yol yüründüğünde ben yapamam deniliyor. Fedakarlık zayıfsa hiçbir iş yürümez. Bilinmelidir ki PKK***8217;deki fedakârlık bugüne kadar gelmemizi sağladı. Hareketimiz gelişen tüm ağır saldırılara, uluslar arası komploya ve yine bölge güçlerinin saldırılarına direnebiliyorsa, bu PKK***8217;nin temelinde var olan derin fedakârlık ruhundan kaynaklanmaktadır. Bu ruh PKK***8217;yi güç yapan, öncü yapan, varlık bulmasını sağlayan ve zafere götürecek ruhtur. Bundan dolayı partileşmeyi daha ciddi geliştirip derinleştirmek istiyoruz. PKK***8217;nin bu devresi kendisinden evvelki devreleri tekrarlamamalı. Daha fazla derinleşmeli ve gelişme sağlamalıdır. Diğer devreler nasıl idiyse bu da öyle olacak demek olmaz, bu devre daha fazla gelişme sağlamak durumundadır. Bu devrenin temel görevi partileşmenin esaslarını oturtmaktır.

Ocağın kendi çalışmalarını hangi yöntemle geliştireceği konusunda birkaç kez tartıştık, ancak bu konuda halen bir netlik sağlanmış değildir. Devre bunu da tartışabilir. Bu devre partileşmenin düzeyini daha da geliştirmelidir. Bu konuda zaten bir düzey yakalanmıştı. 10. Kongre bir çerçeve yaratmıştı, bu devre bu çerçevede partileşmenin daha fazla nasıl geliştirileceği konusunda daha bir derinleşme yaratmalıdır. Belki burada sınırlı bir bileşimle bir yoğunlaşma yaşanıyor, ancak bu tüm hareket açısından oldukça önem arz etmektedir. Burada olacak olanlar sadece katılan arkadaşları değil, tüm hareketi, tüm militanlığı ilgilendirir. Dönem görevlerine doğru cevap olmak için, harekete yönelik gelişen tüm saldırılar karışsında doğru bir duruş ve taktik geliştirebilmek için her şeyden önce doğru bir partileşmeyi sağlamalıyız. Öncüyü sağlamlaştırmamız gerekiyor. Öncü; siyasi, diplomatik, askeri, toplumsal, ideolojik vb tüm alanlarda Önder Apo'nun çizgisini doğru temsil edebilmelidir. Bu şekilde şehitleri doğru takip edebilmeli. Bunun için partileşmek gerekir. Bu açıdan partileşmede ulaşılan düzeyi daha geliştirmelidir. Yaşamda, yoldaşlıkta, taktikte, tarzda yaşanan eksiklikleri aşmada rol oynamalıdır.

Eksik yoldaşlar durumunda olduğumuzdan ulusalar arası komplonun önüne geçemedik. Önderlik eksik yoldaşlar ve sahte dostlar yüzünden bu duruma düştüğünü belirtti. Tüm çabalarımız eksik yoldaşlığımızı aşmaktır. Bunca yıldır çabalıyoruz, belki bunu tam aştığımızı söyleyemeyiz, ama bu yönlü önemli bir çaba da mevcuttur. En son görüşme notundaki belirlemeler, Önderliğin hareketimizin direnişi geliştireceğine dair bir güveninin oluştuğunu gösteriyor. Zaten buna duyduğu güvenle kendisinden bu kadar emin konuşabiliyor. Önderliğimiz dünyanın en zor zindan koşullarında tutulmaktadır. Kimsenin yaklaşmasına izin verilmeyen, üzerinden kuş uçurtulmayan bir yerde olmasına rağmen yine de en güçlü kişi pozisyonundadır. Bu kadar duvarın ve kapının ardında yine de en güçlü kişi Önderliktir. Özellikle Türkiye ve Kürdistan sorunları konusunda kuşkusuz en güçlü kişidir. Bu bağlılıktır, partileşmektir, büyük bir güvendir. Öyle birkaç sözle anlatılacak, dile getirilecek bir şey değildir. Oldukça anlamlıdır. Burada kutsal bir amaç mevcuttur. Doğrusu bizim de eksik yoldaşlığı aşmamız için partileşmeyi derinleştirip geliştirmemiz gerekir. Fakat bu yönlü halen birçok eksiğimiz bulunmaktadır.

Örneğin HPG***8217;de halen kaza üstüne kaza yaşanıyor. Tüm kazalar düzensizlikten kaynağını alır. Askerlikte kazaların yaşanmaması için bizden önce askerlik sisteminde geliştirilen tedbirler vardır. Hatta Türk karakollarına girdiğinizde önünüze ilk çıkan levhada ***8220;doldur, kapat, boşalt***8221; diye yazılır. Kaza yaşanmaması için silahın ağzına mermi vermezler. Bu levha ilk girişte bulunur. Neden? Çünkü ordularda kazalar çok yaşanmış. Bunların olmaması için bu uygulamalar getirilmiştir. Bizde de kazalar yaşanıyor. Kazalar kesinlikle kuralsızlıktan kaynaklanıyor. Bu böyledir. Doğal ve mecburi yaşanacak kazalar yoktur. Eğer mecburi olacaksa o zaman o işi yapma. Eğer bir yerde kaza yaşanıyorsa, oradaki kadrolarınız, komutanlarınız bu işin ehli değillerdir. Hatta daha fazla eksiklik dile getirilebilir. Örneğin çalışma, yoğunlaşma, ilgilenme konularında birçok eksiklik yaşanıyor. Zafere yürüdüğümüz bu dönemde, yapımızın ve halkımızın yakalamış olduğu üstün moral gücü karşısında tek bir kişinin bile kopmaması gerekir. Ama komuta temsil gücüne sahip değil, ideolojik yoğunlaşması, ilgilenmesi zayıftır.

Kısacası hem askeri hem de toplumsal alanda yine kadro yapımızda halen de eksikliklerimiz bulunmaktadır. Eskiye oranla güçlü bir gelişmenin yaşandığından söz edebiliriz. Fakat başarmak için bu yetmemektedir. Buralarda yaşamak için yetebilir, ama biz kazanmak istiyoruz. Biz uluslar arası ve bölgesel çapta Kürdistan üzerinde gelişen sömürgeciliği yıkmak ve inkârı ortadan kaldırmak istiyoruz. Bu bir ya da birkaç devletin geliştirdiği sömürgecilik değil, uluslar arası çapta geliştirilmiş bir sömürgeciliktir, işgaldir. Dışarıdan birisi baktığında sadece Türk Devleti***8217;nin ve bölge devletlerinin Kürdistan'ı sömürgeleştirdiğini sanır. Oysa öyle değildir. Bugün biz işin içindeyiz. Yürüttüğümüz faaliyetle her gün karşımıza çıkan engeller ve duvarlarla Kürdistan***8217;ın sadece Türk Devleti değil dünya sistemi tarafından parçalandığını ve sömürüldüğünü açıkça görüyoruz. Siyasal süreci bir yere kadar götürüyoruz bir de bakıyoruz ki yeni bir şey ortaya çıkıyor. Biz pratikte bunu görüyoruz. Bundan dolayı Kürt sorununun çözümü oldukça ağır bir sorundur. Öyle basit değil. Şimdiye kadar Önderliğin geliştirdiği mevcut mücadele yöntemleriyle çoktan sorun çözülmüş ve özgürlük kazanılmış olurdu. Ama Kürdistan sorunu çok ağır bir sorun.

Dünya sistemi Kürtlerin inkâr ve imhası üzerine kurulmuş. Bütün bunlar engeldir ve aşmak gerekiyor. Bir Kürt sözünde, ***8220;dil çetel***8221; denilir, yani çatal yürekli, bu korkusuz, çetin öncü olmak anlamına geliyor. Askeri, siyasi ve toplumsal tüm alanlarda bu gereklidir.
Bilindiği gibi bu süreçte bir adım attık. Bu adımı neyin üzerinden geliştirdik? Hareketimizin elde ettiği askeri ve siyasi başarılar üzerinden bu adımı geliştirdik. Özellikle 29 Mart yerel seçimlerinden Kürt halkının da iradesini beyan etmesiyle siyasi bir çözümün gelişmesi için bir eylemsizlik sürecini geliştirdik. Kuzey***8217;e yönelik eylemsizlik kararını aldık, ama özünde Kürt sorununun tüm parçalarda çözümü için böyle bir süreci öngörüyoruz. Bunun için KCK Doğu Kürdistan için de çağrı yaptı. Bu çağrı üzerine PJAK da Doğu***8217;da eylemsizlik sürecini başlattı. Amacımız Kürt sorununu Ortadoğu***8217;da savaşla değil, diyalog yoluyla ve siyasi yöntemlerle çözmektir. Hareketimiz bunu gündeme getirmiştir. Önderliğimiz de bu çerçevede çağrılarda bulundu. Bu amaçla nisan ayından beri bu süreci geliştirmeye çalışıyoruz. Önderliğin ortaya koyduğu çerçeve, hareketimizin yaptığı bazı açıklamalar, gerillanın Kuzey***8217;de ve Doğu***8217;da her yerde geliştirdiği eylemsizlik pozisyonu, bu yönlü bir gündemin oluşmasını sağladı. Bununla siyasi bir süreci geliştirmek istiyoruz. Ama görüyoruz ki bu sürecin sabote edilmesi, siyasi yöne evirilmemesi için Türkiye içinde bazı müdahaleler yaşanıyor. Bu müdahaleyi devlet mi yoksa devletin içindeki bir kanadın mı yaptığı başka bir tartışma konusudur. Ancak bu yönlü müdahaleler vardır. Örneğin biz siyasi bir süreç başlatmak, geliştirmek isterken onlar da tüm siyasi kadroları tutuklamak istiyorlar. Kuzey***8217;de bulunan Kürt yurtseverlerini, özgürlükten yana olan herkesi PKK***8217;li olarak gösteremezsiniz, bunlar Kürdistanlı insanlardır. Fakat şimdi bunların hepsini tutuklamışlar. Yine gerillaya yönelik askeri saldırılar halen devam etmektedir. Devlet resmi açıklamayla ***8220;ben de operasyon yapmayacağım***8221; dememiş. Ama devleti yönetenlerin bazı açıklamaları oldu. Sonra da sorunlar ortaya çıkmaya başlandı. İç çelişkiler baş gösterdi. Karşılıklı hamleler geliştiriyorlar. Sistem içerisinde birbirlerine karşı pozisyon almış bulunuyorlar. Özellikle Kürt sorununda hemfikir değiller. Abdullah Gül her ne kadar ***8220;biz bu konuda mutabıkız***8221; dese de bunun böyle olmadığı anlaşıldı.

Halen 15 Temmuz***8217;a kadar zaman var. Kısa bir zaman kaldı. Bunun için bazı şeylerin üzerinde şimdiden durmak gerekir. Mevcut durumda Türkiye iki ayrı plan üzerinde çalışma yürütmektedir. Birincisi; süreci reddetmeden, açık bir kapı bırakarak uğraştırmak. Yani ne tam umut veren ne de tümden umut kıran siyasi bir pozisyondur bu. Ne tümden evet ne de hayır diyen, belirsiz bir duruş var ortada. Biri ***8220;iyi şeyler olacak tarihi bir fırsat var***8221; derken, diğeri ***8220;ben gidip bulur yok ederim***8221; diyor. Yani böylesi karışık bir süreç yaşanıyor. Ama ben gider, arar bulur, yok ederim diyen yalan söylüyor. Hiç de öylesi bir arayışı yoktur. Ama böylesi bir plan çerçevesinde uğraştırma, uluslar arası kamuoyunu yanına çekme, bir şeyleri kendine göre ayarlama duruşu vardır. İkincisi; yeni bir imha konseptini geliştirmek için durmadan gizli diplomasi yürütme temelinde gelişiyor. Biliyoruz ki bu aybaşında Genelkurmay İkinci Başkanı komutasında bir heyet Irak***8217;a geliyor. Irak***8217;ta Savunma Bakanı, Güvenlik Bakanı ve Irak Genelkurmay Başkanı***8217;ndan oluşan bir heyetle görüşmeler yapıyorlar. Türk heyetinin orada gündeme getirdiği teklif oldukça ilginçtir. ***8220;Biz Kuzey***8217;den saldıralım, İran Doğu***8217;dan saldırsın, Suriye ise sınırlarını kapatsın, siz de Güney***8217;den saldırın, bu şekilde hep birlikte PKK***8217;yi tasfiye edelim***8221; deniliyor. ***8220;PKK hepimiz için sorundur, aramızdaki tüm sorunların tek sebebi PKK***8217;dir, bu sorundan hep birlikte kurtulalım***8221; deniliyor. Bu yapılan bir tekliftir. Kabul olup edilip edilmemesi ayrı bir konu, ama Türk Devleti***8217;nin niyetini ortaya koyması bakımından ilginçtir. Irak tarafından bazıları kabul ederken bazıları da kabul etmiyor, dolayısıyla o toplantı sonucu belirsizdir. Bunun nasıl sonuçlandığı o kadar da önemli değildir. Önemli olan Türkiye'nin yaptığı bu iki yüzlülüktür. Bir taraftan umut vaat eden bir görüntü çizerken, diğer taraftan heyetler göndererek imha planlarını hayata geçirmek istiyorlar. Asıl önemli olan budur. Aynı zamanda bu heyetler diğer devletlere de gidiyorlar. Biz bu tür gizli heyetlerin bir sürü yeri dolaştıklarını biliyoruz. Güney Kürdistan'a da gelip gidiyorlar. Tartışıyorlar, vaatler veriyorlar. Tüm vaatleri Kürdistan Özgürlük Hareketi***8217;nin tasfiyesi üzerinden gelişiyor. Diğer taraftan da iyi şeyler olacak, diyorlar. Dolayısıyla iki plan devrede bulunuyor.

Amerika***8217;ya gidiş de aynı temeldedir. Türkiye Genelkurmay Birinci Başkanı Amerika***8217;ya, İkinci Başkan ise Irak***8217;a gelmiş. Öyle anlaşılıyor ki aynı şeyler Amerika***8217;da da tartışılmış, ama Amerika***8217;nın onaylayıp onaylamadığını bilmiyoruz. Ancak görülüyor ki genelkurmaylık bu görüşmeden biraz da cesaret almış. Bu cesaret veren sinyaller nasıl verilmiş, hangi yöntemler uygun görülmüş, bu konuda şu anda bir şey söyleyemeyiz. Bu yönlü tam bilgi sahibi değiliz, ancak kendileri açısından bazı olumlu sinyalleri aldıkları da anlaşılıyor. O tür sert konuşmaları, barış politikamızı reddeden konuşmaları o görüşmelerden sonra yaptılar. Bölge devletlerini bu temelde dolaşıyorlar. Bir taraftan siyasi bir sürece açık olduklarını gösterirlerken, diğer taraftan da bir imha konseptini hazırlamak istiyorlar. Hangisi doğru, hangisi devletin esas politikası olacak onu zaman gösterecektir. Ama diyebiliriz ki her ikisini de paralel bir biçimde esas alacaklardır. Çünkü onlar PKK***8217;yi güçten düşürerek kendi çözümlerini geliştirmek istiyorlar. Bunun için güçlü bir PKK***8217;yi istemiyorlar. Güçlü PKK onların planları önünde engeldir. PKK***8217;yi güçsüzleştirme kendi çözüm planlarının yolunu açacağını düşünüyorlar. Bunun için bu tarz bir yöntemi esas alıyorlar.
Türk Devleti ve bölge devletlerinin şu anki durumu budur. Buna göre biz de siyasi sürecin gelişmesi için ısrarcı olacağız ki gerçek yüzleri ortaya çıksın. Fakat kendimizi kandırmamalı, hazırlıklarımızı da ciddi temelde yapmalıyız. Meşru savunma temelinde hazırlıklı olalım, ama en başta partileşmeyi sağlam geliştirelim. PKK Ocağı***8217;nın görevi partileşmeyi sağlam geliştirmektir. Partileşme sağlam gelişirse komutanlık da sağlam gelişecektir, siyaset de diplomasi de güçlü olacaktır. Bunların hepsinin güçlü olması da militanlığın güçlü oluşuna bağlıdır. O açıdan dışarıda zaferi aramamak gerekir. Zafer buradadır, bizim yanımızdadır. Kendi içimizde zaferi gerçekleştirirsek her yönden zaferi yakalayabiliriz. Bu açıdan şaşırmamak, net olmak gerekir.
30 yılı aşkın örgütsel, ideolojik, siyasi askeri tecrübemiz var.

Önderliğimiz bu tecrübeler üzerinden her fırsatta perspektifler geliştiriyor. Dolayısıyla hiçbir şeyi tesadüflere bağlamadan en sağlıklı yolu esas almak gerekir. Bunun için de partileşmeyi sağlıklı ve güçlü geliştirmeliyiz. Öncü kişilik, militan kişilik sağlıklı ve güçlü gelişmelidir. Komuta bu esaslar üzerinden güçlenmeyi yaşamalıdır. Örgütsellik, siyasetçilik yine bu esaslar üzerinden geliştirilmelidir. Bunlar hem uzun vadeli hem de güncel, kısa vadeli görevlerdir. Bu konular üzerinde ciddiyetle ve önemle durmak gereklidir. Anlaşılıyor ki her şey göründüğü gibi değildir. Çeşitli planlar mevcuttur, arayışlar gelişiyor. Bu açıdan biz de buna göre hazırlıklı olmak durumundayız. Siyasi sürecin gelişmesinde ısrarcı olacağız, umutlarımızı tümden kesmeyeceğiz, götürebildiğimiz yere kadar götüreceğiz. Ama her türlü olasılığa karşı da hazırlıklı olmak durumundayız.

Siyasi sürecin gidişatına, Türk devletinin yine bölge devletlerinin duruşuna baktığımızda Kürt özgürlük mücadelesinin kritik bir merhaleden geçtiğini açıkça görebiliyoruz. Bu kritik süreçte kadrolar, öncüler her alanda rollerine doğru sahip çıkarlarsa, görevlerini yerine getirirlerse zafere ulaşma olanakları her zamankinden daha fazladır. Siyaseten uyanık olmazsak, kadroluk görevlerimize yüzeysel yaklaşırsak bize karşı geliştirilen planlarla ciddi darbe yememiz de olasılık dahilindedir. Bu dönemde zafer olanakları olduğu gibi düşman saldırılarının da gelişme olasılıkları da vardır. Buna karşı tedbirlerimizi almazsak, düşmanın bu saldırılarda sonuç alması da muhtemeldir. Bu açıdan yapacağımız planlamalar tümden bu çerçevede hazırlık temelinde olacaktır. Siyasi çözüme hazırlıklı olmak açısından yeni kararlarımız olacaktır. Bilindiği gibi Önderliğimiz ağustos sonunda çözümün yol haritasını taraflara ve kamuoyuna sunacak. Önderlik bununla siyasi bir süreç geliştirmek ve çözümü olmazsa olmaz kılmak istiyor. Diğer taraftan en şiddetli saldırılara karşı da siyasi, örgütsel, ideolojik ve askeri hazırlıklarımızı yapmak durumundayız. Bütün bu olasılıklara cevap olmak, hazırlıklarımızı ciddi ve güçlü kılmak için kadroda, komutada netleşmeyi yüzde yüz yaratmak zorundayız.

Dönem perspektiflerini doğru temsil edip yaşamsallaştırmak açısından, kadro duruşu başat bir role sahiptir. Bu da burada geliştirilecektir. PKK Ocağı***8217;nın bu hususta merkezi bir sorumluluğu vardır. Hem bu devrede bulunan, hem önceki devrede önemli bir yoğunlaşma süreci yaşayan arkadaşlar dönemin ciddiyetini bilmek, farkında olmak durumundalar. Bu süreç zafere yaklaştığımız bir süreçtir. Bu süreç her türlü olasılığa gebe bir süreçtir. Tüm gücümüz ve çabamızla dönemin gereklerine doğru cevap olmak durumundayız. Her türlü fedakârlık için hazırlıklı olmalıyız. Bu açıdan da yukarıda fedakarlıktan yoğunca söz ettik. Zilan fedai ruhu bu hususta bizim için bir perspektiftir. Şehit Zilan***8217;ın eylemi bizim için yaşamsal bir örnektir. Mektubunda söylediği sözlerin her biri tarihi anlamdadır. Bunları dikkate alarak devre boyunca önemli bir derinleşme yaşanmalıdır.

Her arkadaşın sorumlu yaklaşıp tartışmalara katılmasıyla devre zengin kılınmalıdır. Burada herkes hem eğitimini görecek hem de yaşamdaki tüm sorumlulukları, görevleri en iyi şekilde yerine getirecektir. Kimin yönetim olup olmadığı önemli değildir. Herkes bu yaşamdaki sorumluluklarını yerine getirmek durumundadır. Herkes bir yönetim gibi kendisini sorumlu görmelidir. Sorumluluk sadece yönetimlerde değildir. Örneğin yaşanacak bir tartışmanın başarıya gitmesi için herkes sorumlu yaklaşıp katılım sağlamalıdır. Herkes bu şekilde yaklaşırsa tamamlayıcı olur, çözümlemeler güçlü gelişir ve sonuç alıcı olur. Devre bu şekilde sorumluluklarına doğru sahip çıkmalıdır. Belirli bir örgütlülük içerisinde bir duruşa sahip olunmalıdır. Vasat olmamalı, önemli bir düzeyin yakalanması için herkes çaba sahibi olmalıdır. İçerik ve şekil birbirini tamamlamalıdır.

Şehit Şervan Sason Devresi ismiyle devreyi açmayı uygun gördük. O da bu ocağın öğrencisiydi. Başarılı sorumlu, duyarlı, yanlışlıklara karşı tavır sahibi bir kadroydu. Yine Zilan arkadaşın şahadet yıl dönümünde devrenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu iki durumun da önemli bir anlamı vardır. Militanlık düzeyini geliştirmek, askeri düzeyi geliştirmek açısından devreyi kendiniz için esas bir çalışma olarak görmelisiniz. Partileşmede yakalanan düzeyi daha da geliştirmelisiniz. Burada yaşanılacak yoğunlaşmalar, ortaya çıkarılacak düzey partileşmeyi geliştirmeli, yaşanan eksiklikleri gidermelidir. Bu devreden çıkarılacak sonuçlar sadece burada bulunan arkadaşlar açısından değil herkes için önemli bir etki yaratacaktır. Hem ortaya çıkarılacak materyaller hem de devre sonrasında çalışma sahalarına gidecek arkadaşlar vasıtasıyla yakalanan düzey tüm örgüte mal olacaktır.

Biraz vicdanlı olan herkes bu önemli tarihi süreçte Zilan yoldaş çizgisinde iradeleşmeyi mutlaka yaşamalıdır. Özgür kadın ideolojisi temelinde herkes kendisini sorumlu görmelidir. Tüm arkadaşlar böyle bir yaklaşımın sahibi olmalıdırlar. Yaklaşım böyle olursa Önder Apo'nun çizgisinde, kahraman şehitler izinde önemli bir düzey yakalanacak, partileşme daha güçlü geliştirilecektir. Bu inanç ve kararlılıkla PKK yönetimi adına devrenin tüm öğrencilerine şimdiden üstün başarılar diliyorum
ZiL@n isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.02.10, 12:12 AM   #2
Kullanıcı Profili
Büyük Amaç Uğruna Ölmek Her Zaman Yaşamaktır..Özgürlügün Direnişçisiyiz
DerDoCan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2009
Üye No : 2115
Mesajlar: 17.090
Rep Puanı : 551
Rep Derecesi : DerDoCan is a name known to allDerDoCan is a name known to allDerDoCan is a name known to allDerDoCan is a name known to allDerDoCan is a name known to allDerDoCan is a name known to all
Standart

paylaşımın için saol hewal
__________________
http://e1202.hizliresim.com/u/x/33l47.gif
DerDoCan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Paylaş

Etiketler
fedai, gerçek, gerçek partileşme, gerçekleşir, katılımla, partileşme, ruhla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:04 PM.


Powered by vBulletin® Version (Kapalıyız)
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Türkçe Çeviri : Kürtçe Mp3 İndir
Tasarim MirBey