|
|
ç ----->> Kürt alfabesinin dördüncü harfi.
çadir ----->> çadır.
çak ----->> iyi.
çakbîn ----->> hoşgörülü, optimist, iyimser.
çakêt ----->> ceket.
çaktir ----->> âlâ.
çakûç ----->> çekiç.
çal ----->> çukur.
çal kirin ----->> gömmek.
çalab ----->> çalab.
çalabî ----->> çelebi.
çalak ----->> aktif, atılgan, çevik, etkin, eylemci, faal.
çalakî ----->> aktivite, eylem, etkinlik, faaliyet.
çalav ----->> fosseptik çukuru.
çalik ----->> küçük çukur, girinti.
çam ----->> çam.
çameçar ----->> ister istemez, mecburen.
çan ----->> çan.
çand ----->> kült.
çande ----->> kültür.
çandeyar ----->> kültürlü.
çandeyarî ----->> kültürel, ekili.
çandin ----->> ekmek, ekim, hasat, tarım.
çandinî ----->> tarımsal, zirai.
çankoç ----->> kilise çanı.
çankûş ----->> Hıristiyanları, kiliseye gitmelerini sağlamak için kapılarını çalarak ya da seslenerek uyandıran kimse, zangoç.
çanqil ----->> çengel, kanca.
çanqol ----->> çengel, kanca.
çanqol kirin ----->> çengellemek.
çap ----->> 1.basım, baskı. 2.bir hububat ölçüsü.
çap kirin ----->> basmak.
çapdêrî ----->> basın-yayın.
çapemenî ----->> basın-yayın.
çapgêrî ----->> basın-yayın.
çaplûkî çûn ----->> emeklemek.
çaplûs ----->> yaltakçı, dalkavuk.
çaplûsî ----->> yaltaklık.
çaplûsî kirin ----->> yaltaklanmak.
çapxane ----->> basımevi, matbaa.
çar ----->> dört.
çarax ----->> çarık.
çarçek ----->> tepeden tırnağa silahlı kişi.
çarçik ----->> kare.
çarçove ----->> çerçeve.
çarçove kirin ----->> çerçevelemek.
çardar ----->> tabut.
çardax ----->> çardak.
çarder ----->> kapı çerçevesi, kapının takıldığı kasa.
çare ----->> çare.
çare dîtin ----->> çare bulmak.
çarem ----->> dördüncü.
çarenîn ----->> kaçınılmaz.
çareser ----->> çözüm, imkan.
çareser kirin ----->> çözmek.
çareserî ----->> çözüm.
çariçî ----->> köylerden azar azar koyun satın alıp, kente götüren ve orada kesip satan kimse.
çarik ----->> kadın çarşafı.
çarîn ----->> dörtlük.
çarkoşe ----->> dörtgen, dört taraf.
çarmedor ----->> dört taraf, etraf.
çarmêrkî ----->> bağdaş.
çarmix ----->> çarmıh.
çarnikar ----->> dörtgen, dört taraf.
çarpê ----->> dört ayaklı.
çarpêkî ----->> dört ayaklı olarak.
çarşem ----->> çarşamba.
çarşev ----->> çarşaf, nevresim.
çarşî ----->> çarşı.
çartag ----->> yüksek eyvan.
çartil ----->> tırmık.
çarwe ----->> raks edenlerin parmaklarına taktıkları madeni parçalar, zil.
çaryek ----->> çeyrek.
çav ----->> göz.
çav beloq ----->> patlak gözlü.
çav berdan ----->> göz dikmek, göz koymak.
çav birçî ----->> aç gözlü.
çav gewher ----->> çakır göz.
çav miçandin ----->> göz yummak.
çav pê ketin ----->> gözüne ilişmek.
çav têr ----->> tok gözlü.
çavdamilandin ----->> göz kapamak.
çavdêr ----->> gözetleyici, gözcü.
çavdêrî ----->> gözlem.
çavdêrxane ----->> gözetim evi, gözlemevi.
çavengî ----->> cimrilik.
çavgeş ----->> dostça bakış.
çavhebîn ----->> nazik.
çavî ----->> 1.göze, gözenek. 2.bölme, bölüm.
çavik ----->> lens.
çavinî ----->> nazar.
çavinî kirin ----->> nazar etmek.
çavînok ----->> kem göz sahibi.
çaviya bilêtan ----->> bilet gişesi.
çavkanî ----->> kaynak, kaynakça.
çavmark ----->> kuşkonmaz.
çavnebar ----->> kıskanç.
çavnebarî ----->> kıskançlık, çekememezlik.
çavnêr ----->> gözetleyici.
çavnêrî ----->> gözetim, nezaret, gözlem, gözetlemek.
çavnifş ----->> kıskanç.
çavnifşî ----->> kıskançlık.
çavreşî ----->> garaz, kıskançlık.
çavsor ----->> gözü kan bürümüş kişi.
çavşkestî ----->> yılgın.
çavteng ----->> pinti.
çavtengî kirin ----->> kıskanmak.
çavtêr ----->> tok gözlü, cömert.
çavtirsandin ----->> gözünü korkutmak.
çavtirsyayî ----->> çekingen, gözü korkmuş.
çavzêlk ----->> meraklı, yumuk gözlü.
çavzîq ----->> bön.
çawa ----->> nasıl?
çawa be ----->> nasılsa.
çawîş ----->> çavuş.
çax ----->> çağ.
çaxa navîn ----->> orta çağ.
çaxa nêzik ----->> yakın çağ.
çaxa nû ----->> yeni çağ.
çaxa pêşîn ----->> ilk çağ.
çay ----->> çay.
çaydank ----->> çaydanlık.
çayxane ----->> çayevi.
çê ----->> iyi.
çê bûn ----->> düzelmek, olmak, oluşmak, meydana gelmek, vücut bulmak.
çê kirin ----->> 1.iyileştirmek. 2.yapmak.
çêbûnî ----->> oluş.
çehre ----->> çehre, sima.
çêj ----->> lezzet, tat, zevk.
çêj jê derxistin ----->> tadını çıkarmak.
çêj kirin ----->> tatmak, tadına bakmak, çeşni.
çêjî ----->> tat.
çêjtin ----->> tatmak, tadına bakmak, çeşni.
çek ----->> 1çek. 2.silah. 3elbise, üniforma, zırh.
çek danîn ----->> silah bırakmak, mütareke.
çekem ----->> ardıç.
çêker ----->> yapıcı, tamirci.
çêkirî ----->> 1.yapılmış durumda olan. 2.suni, yapay.
çêkirin ----->> 1.onarmak, iyileştirmek. 2.yapmak, imal etmek, imalat.
çêkirnoka zanistî ----->> bilim kurgu.
çêkirvan ----->> imalâtçı.
çekû ----->> 1.ibare. 2.iki yüz elli kiloya eşit odun.
çel ----->> kırk.
çelak ----->> ucu çengelli değnek.
çelefîk ----->> çene kemikleri.
çêlek ----->> inek.
çelem ----->> kırkıncı.
çelem girtin ----->> lades tutuşmak.
çeleme ----->> lades kemiği, lades oyunu.
çeleng ----->> 1.yakışıklı, görkemli. 2.güçlü ve hızlı yürüyen kimse. 3.çelenk.
çêlî ----->> 1.yavru. 2.nesil.
çelîg ----->> çelik.
çêlik ----->> civciv, yavru.
çêlik anîn ----->> yavrulamak.
çelitandin ----->> sıyırmak.
çelitîn ----->> sıyrılmak.
çelpandin ----->> şaklatmak.
çelpîn ----->> şapırdamak, şapırtı.
çelqandin ----->> çalkalamak.
çelt ----->> sıyrık.
çeltik ----->> omuz çantası.
çeltûk ----->> çeltik.
çelûz ----->> çok soru soran ve sorusunda ısrar eden kimse.
çem ----->> 1.çay, ırmak, nehir. 2.çolak
çemandin ----->> eğmek, bükmek.
çember ----->> çember.
çembil ----->> 1.kaplara ve diğer şeylere takılan kulp. 2.kulp.
çemçik ----->> kepçe.
çemçîr ----->> küçük taneli, siyah renkli bir üzüm türü.
çemçûr ----->> bağ böceği.
çemîn ----->> eğilme, bükülmek.
çempal ----->> ek yük.
çen ----->> çene.
çenberî ----->> binek arabası.
çenbil ----->> kulp.
çençûz ----->> cimri.
çend ----->> kaç, birkaç.
çend roj berê ----->> bir kaç gün önce.
çendek ----->> birkaç.
çendekek berê ----->> bir süre önce.
çendemî ----->> uzun süreli olmayan.
çenebaz ----->> geveze.
çenebazî ----->> gevezelik.
çeng ----->> 1.kulaç. 2.arp, harp. 3.avuç.
çeng kirin ----->> avuçlamak.
çengal ----->> çengel, kanca.
çengal kirin ----->> çengellemek.
çengî ----->> dansöz, rakkase.
çênî ----->> küçük et parçası, dilim.
çente ----->> çanta.
çente dest ----->> el çantası.
çente pelikan ----->> evrak çantası.
çentik ----->> 1.çentik. 2.el çantası.
çep ----->> sol.
Çepaxçûr ----->> Bingöl.
çepek ----->> sapa.
çepel ----->> pis, pislikten kendini sakınmayan kimse.
çeper ----->> çeper, siper.
çepgir ----->> solcu.
çepik ----->> .
çepik hatin lêdan ----->> lanmak.
çepik lêdan ----->> lamak.
çepil ----->> kolun dirsekle omuz arasındaki bölüm, kol.
çepok ----->> solak.
çeprast ----->> çapraz, çapraşık.
çeprastî ----->> çaprazlama, çapraşıklık.
çeqçeqok ----->> 1.mantar tabancası. 2.değirmen taşının ayar çubuğu.
çeqel ----->> çakal.
çeqilandin ----->> ayıklamak.
çeqilîn ----->> ayıklanmak.
çeqîn ----->> patlama, çatlama sesi, çatırdama.
çeqmeq ----->> çakmak.
çeqûber ----->> yarı otomatik.
çêr ----->> küfür, sövgü.
çêr kirin ----->> küfretmek, sövmek.
çêrandin ----->> otlatmak.
çêrbaz ----->> küfürbaz.
çerçî ----->> çerçi, kentlerden eşya alıp köylerde satan kimse.
çêre ----->> otlak.
çêregeh ----->> otlak.
çêreger ----->> otlayan.
çerez ----->> çerez, lezzetli yemekler.
çêrî hev kirin ----->> sövüşmek.
çêrîn ----->> otlamak, otlanmak.
çerixîn ----->> kendi ekseni etrafında dönmek.
Çerkez ----->> Çerkez.
Çerkezî ----->> Çerkezce.
çerm ----->> cilt, deri.
çermik ----->> zar.
çermsor ----->> Kızılderili.
çerx ----->> 1.çark. 2.dönence, burç.
çerxe ----->> tekerlek.
çerxefelek ----->> dönme dolap.
çerxetûn ----->> tava.
çerxî ----->> beş kuruş.
çerxwan ----->> çarkçı.
çesp ----->> rabt.
çespandin ----->> raptetmek.
çespik ----->> raptiye.
çespîn ----->> rapt olunmak.
çeşnet ----->> çeşit.
çeşte ----->> çeşit.
çetare ----->> ipekli elbise.
çete ----->> çete.
çetel ----->> çatal.
çetel bûn ----->> çatallanmak.
çetin ----->> çetin.
çetir ----->> paraşüt.
çêtir ----->> daha iyi, ehven.
çêtir dîtin ----->> yeğlemek, tercih etmek.
çêtir girtin ----->> yeğlemek, tercih etmek.
çêtir kirin ----->> daha iyi hale getirmek.
çetirbaz ----->> paraşütçü.
çetrefîl ----->> çetrefil
çewal ----->> çuval.
çewder ----->> çavdar.
çewênder ----->> şeker pancarı.
çewlîg ----->> ırmak dirseklerindeki alüvyonlu toprak.
çews ----->> baskı.
çewsandin ----->> 1.sıkmak, sıkıştırmak. 2.baskı yapmak. 3.kasmak.
çewsax ----->> körlere kılavuzluk yapan kişi.
çewsîner ----->> baskıcı.
çewt ----->> yanlış, çarpık.
çewtî ----->> yanlışlık.
çexer ----->> yolda herhangi bir şeyin bıraktığı iz.
çêyî ----->> iyilik.
çi ----->> ne?
çi demî ----->> ne zaman.
çi heye ku ----->> ne var ki.
çi li me qewimîn ----->> ne oldu bize.
çi rind ----->> ne güzel.
çîç ----->> arı peteğinin her gözü.
çîçek ----->> çiçek.
çîçekdank ----->> çiçeklik.
çîçî ----->> iffet, namus.
çiçik ----->> insan memesi.
çift ----->> çift.
çiftexas ----->> patiska.
çik ----->> 1.dik. 2.köşe.
çîk ----->> kıvılcım.
çikal ----->> çok zayıf hayvan.
çikandin ----->> 1.suyunu kesmek, kurutmak. 2.suyun kurutulması ya da nefesin tüketilmesi.
çikilî ----->> dikili, saplanmış.
çikiyan ----->> çeşmenin veya kuyunun suyunun kuruması nefesin kesilmesi.
çiklandin ----->> dikmek.
çîkolate ----->> çikolata.
çikot ----->> cimri.
çikrim ----->> yere çakılan ya da dikilen ve dik duran herhangi bir şey.
çil ----->> kırk.
çîl ----->> çil.
çilag ----->> 1.tekstil. 2.tekstilci.
çilagî ----->> tekstilcilik.
çîlan ----->> elbisenin uzun kolu, yen.
çilanger ----->> çilingir.
çile ----->> kış ve yazın en sert kırk günü.
çîle ----->> 1.çile, yumak. 2.sıkıntı.
çîle parêz ----->> çilekeşçi.
çîle parêzî ----->> çilekeşçilik.
çîleçep ----->> dağlardaki zikzaklı ve dolambaçlı yol.
çilek ----->> pisboğaz.
çîlekêş ----->> çilekeş.
çîlekêşî ----->> çilekeşlik, acıcılık.
çilk ----->> damla.
çilkav ----->> su damlası.
çilkîn ----->> damlamak.
çilm ----->> sümük.
çilmêre ----->> sürgü.
çilmêre kirin ----->> sürgülemek.
çilmîsî ----->> solgun.
çilmîsîn ----->> solmak, pörsümek.
çilo ----->> 1.nasıl? 2.yaprakları dökülmeden kesilen ağaç dalları.
çiltûg ----->> çeltik, kabuğundan soyulmamış pirinç.
çilûr ----->> sarkıt.
çilvir ----->> çılbır (yemek).
çîm ----->> 1.çim. 2.bacağın diz kapağından topuğa kadarki bölümü.
çima ----->> neden, niçin, niye.
çiman ----->> bir şeyin bir parçasının kesilmesi anlamında fiil.
çimçîr ----->> çocuk salıncağı.
çîmen ----->> çimen.
çîmento ----->> çimento.
çîmenzar ----->> çimenlik.
çimkî ----->> çünkü.
çîn ----->> 1.oya, işleme, nakış. 2.Çin. 3.sınıf, tabaka.
çinar ----->> çınar.
çindik avêtin ----->> çimdiklemek.
çing kirin ----->> fırlatmak.
çingdan ----->> fırlamak.
çingîn ----->> çınlamak, şıngırdamak.
çingul ----->> bakraç.
çingulîn ----->> çökmek.
Çînî ----->> Çinli.
çînik ----->> kadınların alınlarına sarkıttıkları saçlar, perçem.
çinîn ----->> biçmek.
çînîn ----->> nakşetmek.
çînko ----->> çinko.
çîp ----->> baldır, incik.
çipborî ----->> tüp.
çipilandin ----->> dal ve yapraklarını kesmek.
çipizk ----->> fiske.
çîplaq ----->> çıplak.
çîprût ----->> baldırı çıplak.
çiq ----->> ağaç dalının uçlarındaki budak.
çîqal ----->> zayıf ve cılız hayvan.
çiqas ----->> ne kadar.
çiqil ----->> dal.
çir ----->> yumuşak ve esnek şeyler.
çîr ----->> kayısı, erik, zerdali kurusu.
çira ----->> çıra, fener, fanus.
çirandin ----->> hallaçlamak, yırtmak.
çirax ----->> çırak.
çirb ----->> yağlı yemekler.
çirçîrok ----->> masal.
çirg ----->> toprağı az olan taşlı arazi.
Çirî ----->> 1.Ekim-Kasım ayları. 2.ölüm haberi.
çirik ----->> çıkrık.
çirîn ----->> yırtılmak.
çirisîn ----->> parıldamak.
çirîş ----->> tutkal.
çirîşî ----->> tutkallı.
çirîşî kirin ----->> tutkallamak.
Çirîya Paşîn ----->> Kasım ayı.
Çirîya Pêşîn ----->> Ekim ayı.
çirk ----->> saniye.
çirkîn ----->> çirkin.
çîrok ----->> hikâye, öykü.
çîrokbêj ----->> öykücü.
çîroknivîs ----->> hikaye yazarı.
çîrokvan ----->> öykücü.
çirp kirin ----->> kırpmak.
çirpî ----->> yere dikilerek üzerine üzüm asmasının dallarının bırakıldığı çubuk.
çirpîn ----->> çırpmak.
çirto virto ----->> abuk sabuk.
çirûsk ----->> kıvılcım, parıltı.
çirvan ----->> hallaç.
çişt ----->> element.
çît ----->> 1.çit. 2.kalıp basılarak renklendirilen yazmalar. 3.bir yaşını doldurmamış horoz.
çîtik ----->> 1.kura. 2.saz, kamış.
çîtik kişandin ----->> kura çekmek.
çîtog ----->> sıkıcı.
çiv ----->> dolambaç, zikzak.
çivanek ----->> dolambaçlı, viraj.
çivgeh ----->> dönemeç.
çivîk ----->> kuş.
çiya ----->> dağ.
çiyakêş ----->> dağcı.
çiyarêz ----->> sıradağlar
Çiyayê Agirî ----->> Ağrı Dağı.
çiyayê agirîn ----->> yanardağ.
çiyayê Sîpanê ----->> Süphan Dağı.
çîzok ----->> mızmız.
ço ----->> çubuk, değnek.
çoç ----->> bağdaş.
çoç bûn ----->> bağdaş kurmak.
çoçik ----->> kepçe.
çogan ----->> 1. asa, baston. 2.çelik çomak oyunu.
çok ----->> diz.
çokdan ----->> çömelmek, çökmek.
çokdanîn ----->> çömelmek, çökmek.
çokşkestin ----->> takati kırılmak.
çolax ----->> çolak.
çolik ----->> çökelek.
çolistan ----->> kır, sahra.
çong ----->> diz.
çopandin ----->> gasp etmek.
çopî ----->> gasp.
çor ----->> sülün.
çorek ----->> çörek.
çors ----->> patavatsız.
çortan ----->> çökeleğin kurutulmuşu.
çov ----->> çubuk, değnek.
çovik ----->> çubuk, değnek.
çowar ----->> trafik.
çûçik ----->> küçük kuş.
çudarî ----->> menzil.
çûk ----->> kuş.
çûkreş ----->> karakuş.
çûle ----->> komedyen, mizahçı.
çûn ----->> gidiş, gitmek, varış.
çûn ava ----->> batmak (güneş ve ay için).
çûn geştê ----->> seyahate çıkmak.
çûn pêrgînê ----->> karşılamaya gitmek.
çûn pêşewaziyê ----->> karşılamak.
çûn ser heqiya xwe ----->> vefat etmek.
çûnbar ----->> taşıt.
çûr ----->> 1.açık sarı. 2.bir keçi türü.
çûx ----->> çuha.
çuxtî ----->> sokak serserisi.
çuxur ----->> çığır.
çûyî ----->> giden, gitmiş olan.
çûyîn ----->> gidiş, gitmek, varış
|